Gelişmiş Arama
Ziyaret
6089
Güncellenme Tarihi: 2012/04/15
Soru Özeti
Ben kız ve erkeğin yükümlülük yaşının hangi esasa göre belirlendiğini öğrenmek istiyorum.
Soru
Merhaba. Ben kız ve erkeğin yükümlülük yaşının hangi esasa göre belirlendiğini öğrenmek istiyorum. Neden Ehli Sünnet kızların yükümlülük yaşışını tabii erginlik zamanına eş bilmekte, biz Şiiler ise bunun dokuz yaş olduğunu söylemekteyiz? Lütfen delilleri ile birlikte kapsamlı bir açıklama yapar mısınız?
Kısa Cevap

İslam’da yükümlülük yaşı erginlik esasınca belirlenmiştir. Yani erginlik alametleri (bu alametlerin en azı erkekler için cünüp olmak ve kızlar için adet görmektir) hâsıl olduğunda insan yükümlülük yaşına girmiş olur. Ama İslam dininde tabii alametler dışında erkek ve kızların erginliği için yaş ölçüsü de göz önünde bulundurulmuştur. O halde eğer kız ve erkek erginliğin tabii alametlerini taşımazlarsa ve şeriatta onların yükümlülüğü için belirlenmiş yaşa ayak basarlarsa, bir yükümlü gibi şer’i görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Bundan dolayı, Ehli Sünnetin kızların erginlik yaşını tabii erginlik ile eş bilmesi ve Şia’nın ise bunu dokuz yaşı olarak bilmesi diye bir şey söz konusu değildir. Eğer kız adet görürse veya hamile olursa bütün mezheplere göre ergin olmuş sayılır ve Ehli Sünnetin kızın yükümlülüğünün başlaması için belirttiği yaşa ulaşılmasının burada bir önemi yoktur.

Ayrıntılı Cevap

Erginlik tabii ve yaratılışsal bir durum olup kadın ve erkek demeden tüm insanlar hayatlarının bir merhalesinde ona ulaşır. Bu merhalede insan bedeninde somut bir takım değişiklikler meydana gelir. Bu bedensel değişikler fertlere, muhite, su ve havaya ve de beslenme türüne göre farklılık gösterir. Bu değişikliklerin bazıları sesin kalınlaşması, tenasül organı üzerinde katı tüylerin türemesi, erkeklerde meni çıkması ve kızların adet olmasıdır. İslam’da yükümlülük yaşı erginlik esasınca belirlenmiştir. Yani erginlik alametleri (bu alametlerin en azı erkeklerin cünüp olması ve kızların adet görmesidir) hâsıl olursa insan yükümlülük yaşına erer. Ama İslam dininde tabii alametlerin dışında erkek ve kızların erginliği için yaş ölçüsü de gözetilmiştir. O halde kız ve erkek erginliğin tabii alametlerini taşımazsa ve onlar için şeriatta belirlenen yaşa ererlerse, bir yükümlü gibi şer’i görevlerini yerine getirmeleri gerekir. Tüm Ehli Sünnet mezhepleri ve Şia’nın ittifak ettiği üzere[1] kız adet görürse[2] erginlik yaşına erer. Bu alamet dışında birtakım başka alametler de belirtilmiştir ve mezheplerin tümünün bu konuda görüş birliği taşımaması nedeniyle onları zikretmekten kaçınıyoruz. Bundan dolayı Ehli Sünnetin kızların yükümlülük yaşını tabii erginliğin başlamasına eş bilmesi ve Şia’nın ise sadece kızların dokuz yaşına ermesiyle yetinmiş olmasını söylememiz doğru değildir (elbette bazı ortamlarda kızlar dokuz yaşında bile tabii erginliğe ermektedir). Eğer kız adet görürse veya hamile kalırsa tüm mezheplerin görüşüne göre ergin olmuş demektir. Hatta bu durumda Ehli Sünnetin kızın yükümlülüğünün başlaması için belirttiği yaşa ermemiş olması bile önem haiz etmez.[3] O halde erginlik alametleri açısından Ehli Sünnet ile Şia arasında bir fark bulunmamaktadır. Sadece burada bulanan fark, Şia’nın kızların erginlik yaşı hususunda Ehli Sünnet ile ihtilaf etmesidir.

Erginlik Yaşı

Ehli Sünnet kızın erginlik yaşı hususunda Şia ile görüş ayrılığı taşır. Nitekim Ehli Sünnet mezhepleri arasında da bu görüş ayrılıkları açıkça görülmektedir.[4] Şii fakihlerin meşhur görüşüne göre kızların erginlik yaşı 9 Kameri yıl ve erkeklerin erginlik yaşı ise 15 Kameri yıldır.[5]

Kızların erginlik yaşı hakkında Ehli Sünnetin görüşü:[6]

Hanefi mezhebi: Onlar, kızın ve erkeğin erginlik yaşını Kameri 15 yıl bilmektedir. Elbette Ebu Hanife erkeğin erginlik yaşını 18 ve kızın ise 17 yıl bilmektedir.

Maliki Mezhebi: Erkek ve kız için 18 yılın bitmesi.

Şafii Mezhebi: Erkek ve kız için Kameri 15 yılın bitmesi.

Hanbelî Mezhebi: Erkek ve kız için Kameri 15 yılın bitmesi.          

 


[1] Ceziri, Abdu’l Heman, El-Fıkh ale’l Mezahibi’l Erbea ve Mezhebi Ehli Beyt, c: 2, s: 412, Daru’s Sakaleyn, 1419.

[2] Elbette hayız yaşının en az 9 olarak farzetmişlerdir; Kitabu’t Tahare, (Li’l İmam Humeyni), c: 1, s: 9.

[3] El-Fıkh ale’l Mezahibi’l Erbea ve Mezhebi Ehli Beyt, c: 2, s: 412,

[4] El-Fıkh ale’l Mezahibi’l Erbea ve Mezhebi Ehli Beyt, c: 2, s: 412,

[5] Tusi, Muhammed bin El Hasan, El- Mebsut, c: 3, s: 37; Şerayiu’l İslam, c: 1, s: 179; Camiu’l Mekasıd, c: 5, s: 180; Tezkiretu’l Fukeha, c. 14, s: 188, ;İ’zahu’l Fevaid, c: 2, s: 50; Keşfu’r rumuz fi şerhi Muhtasaru’n Nafi’i, c: 1, s: 552. 

[6] El-Fıkh ale’l Mezahibi’l Erbea ve Mezhebi Ehli Beyt, c: 2, s: 412; Fetava El- Ezher, c:10, s: 426; El- Movsuati’l Fıkhiyye, c: 2, s: 332; Vezareti’l ovgaf ve’ş Şuunu’l İslamiye bi’l Kuveyt:

وقد اختلف في سنّ البلوغ : فيرى الشّافعيّة والحنابلة وأبو يوسف ومحمّد من الحنفيّة ، وبرأيهما يفتى في المذهب ، والأوزاعيّ ، أنّ البلوغ بالسّنّ يكون بتمام خمس عشرة سنةً قمريّةً للذّكر والأنثى ' تحديديّة كما صرّح الشّافعيّة ' ، لخبر " ابن عمر.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    117490 Masumların Siresi
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Gayri meşru (zina) yollarla doğan çocuklar hakkında kuranın görüşü nedir?
    42495 Yurtta Kalan Ve Meşruu Olmayan Çocuklar
    şeri olamayan evlilikle doğan çocuklar ya zina çocuğudur (gayri meşru ve zina yoluyla doğan çocuklar gibi) ya şüphe çocuğudur (kişi kendi hanımıdır sanısıyla başka bir hanımla cinsel ilişkide bulunmuş ve bu cinsel ilişkiden doğan çocuğa veledi şüphe deniliyor). Kuranı kerim ve masumlardan (a.s.) gelen rivayetlerde beyan edilen ...
  • Kur’an’ın diğer din mensuplarına karşı barışcıl biçimde yaklaşım konusundaki görüşü nedir?
    24425 Tefsir
    ‘Dinlerarasıbarış ve huzura dayalı yaşam’ olgusu, İslamın temel inançlarından biridir ve Kur’an-ı Kerim’in bir çok ayetinde çeşitli şekillerde buna açıkca vurgu yapılmıştır. Kur’an, bazı dinlerde görülen ve inanç farklılıklarından kaynaklanan din savaşlarını -haçlı seferleri gibi- anlamsız bulmaktadır. Kin gütmek ve başka dinlerin mensuplarına karşı düşmanlık beslemek yasaktır. Başkalarına ...
  • İbn-i Meysem Bahrani’nin kişiliği ve yaşamı hakkında bilgi verebilir misiniz?
    5079 تألیفات شیعی
    HK. 697-699’da vefat eden ve İbn-i Meysem diye meşhur olan Kemaleddin Meysem b. Ali b. Meysem Bahrani, 7. yüzyılın başlarında Bahreyn’de dünyaya gelmiştir. İlim ve fakihliğin beşiğinde, köklü ve meşhur bir ailede yetişmiştir. İlim tahsiline kendi ülkesinde başladı. Sonra daha yüksek tahsil için Bağdat’a gitti. İbn-i Meysem ...
  • Birinin insan, diğerinin ise hayvan veya bitki olmasına neden olan varlıkların yaratılışındaki farklılığın temelinde ne vardır?
    7064 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi
    Varlık âlemi, Allah’ın imkânlar dâhilinde en güzel şekilde yarattığı en üstün düzendir. Burada bulunan her şey ve her fenomen özel bir yer ve mertebeye sahiptir. Bu düzen bir dizi kanunlar ile idare edilip onda değişim ve dönüşüm geçerli değildir. Varlıktaki üstün düzen, mahlûklarda değişik mertebe ve farklı derecelerin olmasını ...
  • Müfessirlerimiz nuşüz ayetindeki (kadınları dövünüz anlamında olan) “vadribuhunne” sözcüğünü nasıl tefsir veya tevcih etmişler?
    9678 Tefsir
     İslami öğretilerde kadınlar değerli bir konuma sahiptirler. Peygamber (s.a.a) ve imamların (a.s.) rivayetlerinde kadınlar övülmüş ve temcit edilmişler. Rivayetlerimizde salih kadın, bereket ve hayır kaynağı ve en değerli varlık olarak tarif edilmiştir. Hakeza cezalandırılması ...
  • Cennette uyumak mümkün müdür?
    18670 Eski Kelam İlmi
    Uyku bedenin taşıdığı yorgunluklara verdiği tabii bir reaksiyondur ve bildiğimiz gibi cennete giren hayırsever insanlar Kur’an-ı Kerim’in açıkça belirttiği üzere orada hiçbir yorgunluğa duçar olmayacaktır. Bu nedenle, rivayetlerde açıklandığı üzere cennete giren insanlar ölüm, uyku, rahatsızlık ve fakirlik gibi maddî dünyayla irtibatlı hususlarla karşılaşmayacaktır. ...
  • Evlenmekle insanın mali durumu iyileşiyor iddia edilmektedir. Eğer gerçekten bu doğru ise neden evli olup fakir olanların sayısı oldukça fazladır?
    8151 Eski Kelam İlmi
    İnsanların yaşam ve servet bakımından farklı olmaları yaratılışın başından beri Allah tarafından takdir edilmiş durumlardan bir durumdur. Ve Allah u Teâlâ insanları imtihana tabi tutmak için rızıklarında var olan bu farklılığı vesile kılmış. Bu esas gereğince dini rehberlerin (a.s.) evlenmeyi tavsiye ve teşvik etmelerinin delili insanların ...
  • Lütfen Kadının örtünmesinin sınırları hakkında bir hadis zikredin.
    9534 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Nur suresinin 31’inci ayeti ve birçok rivayetlerde örtünmenin sınırları açıklanmıştır. Allah-u Teala, zikredilen ayette şöyle buyurmaktadır: “Mümin kadınlara da söyle: Bakışlarını kontrol etsinler ve mahrem yerlerini korusunlar. Açıkta olanı dışında süslerini açmasınlar.[i] Başörtülerini, yakalarının üzerine salıversinler. Süslerini kocaları, babaları, kocalarının babaları, ...
  • Gadir hadisini ispat eden belgeler nelerdir?
    4170 Eski Kelam İlmi
    Gadir olayı ve o günde İmam Ali’nin (a.s) Allah Resulü’nün (s.a.a) halifesi olarak tanıtılması, o kadar azametli bir olaydı ki, bu tarihi olayı Resulullah’ın 110 tane sahabesi nakletmiştir. Ancak bu demek değildir ki, o olaya şahid olan Resulullah’ın (s.a.a) binlerce sahabesinden yalnızca bu kadarı onu nakletmiştir. Bu sayı ...

En Çok Okunanlar