Gelişmiş Arama
Ziyaret
3842
Güncellenme Tarihi: 2012/05/08
Soru Özeti
Arkadaşlıkta yaş, bedensel ölçüler vb. gibi fiziksel uyumluluk gerekli midir?
Soru
Hatiplerden biri diyordu ki: İki arkadaş her yönden uyumlu olmalıdır. İnançlarının aynı olmasının dışında fiziksel olarakta uyumlu olmaları gerekir. Yani yaşları, cüsseleri birbirine yakın olmalı (biri küçük ve zayıf, diğeri büyük ve cüsseli olmamalı), biri çocuk görünümlü diğeri yetişkin biri gibi olmamalıdır. Kısacası bütün yönlerden birbirlerine benzemeleri gerektiğini söylüyordu. Zira böyle olmazsa toplum onların hakkında yanlış düşünür. Böyle bir şey doğru mudur?
Kısa Cevap

Her ne kadar toplumda insanı töhmet altında bırakacak kimselerle arkadaşlık yapmak gibi bazı maddi ve fiziki özelliklere riayet etmek gerekse de İslamın arkadaşlık için başlangıçta önemsediği şey maddi özellikleri değil, maneviyattır. İmanlı olmak, maddi ve manevi ihtiyaçları karşılamak vb. şeyler maneviyatın özelliklerdendir.

Ayrıntılı Cevap

Arkadaş, insanın yalnızlığının paylaşan, dertlerine ve sevinçlerine ortak olan, muhtaç olduğunda yardım eden, sorunlarda, sıkıntılarda sağlam bir dayanak, şüphelerde, şaşkınlık anlarında iyi bir istişarecidir. Ancak herkesin dostu, insanın ahlak ve kişiliği hakkında başkalarının hüküm vermesine neden olduğu ve çeşitli yaş gruplarında insan arkadaşlarından etkilendiği için arkadaş seçerken güzel ahlak ve davranışlara yardımcı olacak kimse seçilmelidir. Nitekim İmam Ali (a.s): ‘Arkadaş, toplumda yama gibidir. Öyleyse kendinize uygun birini seçin.’[1] diye buyurmaktadır.

İnsanların birbirleriyle olan deruni ilişkileri kişilerin ruhunda ve ahlakında etki bırakan dış ve toplumsal ilişkilere bağlıdır. Ulvi düşünceye ve güzel ahlaka sahip olmak, nefis tezkiyesi yapıp kişiliklerinin gelişmesini isteyenler, dini ölçülere ve kimi arkadaş olarak seçeceklerine önem vermek zorundalar. Dolayısıyla İslam açısından arkadaş seçiminde birinci derecede önemli olan arkadaşın zahiri ve maddi özellikleri değil, onun manevi özellikleridir.

Aşağıda bir arkadaşta olması gereken manevi özelliklerinden birkaçına değiniyoruz:

1. İman: Arkadaşlığın en sağlam temeli.

Temeli ve sağlamlığı olan tek şey usul-i dine ve inançlara iman etmektir. İnsanın başkalarıyla yaptığı arkadaşlık Allah için olursa sağlam temel üzerine kurulduğu için kopmaz. Bu, her şeyi iman temeli üzerine kuran yüce İslam dininin özelliğidir. Yüce İslam dini, yalnızca Allah için olan ve iman temeli üzerine kurulan dostluk ve düşmanlıkları, alemlerin Rabbiyle yaratılmışlar arasında güçlü bir bağ sayar.

Kur’an-ı Kerim çeşitli ayetlerde müminlerin, kafirler, müşrikler ve münafıklarla dost olmasını yasaklamıştır: ‘İnananlar iman edenleri bırakıp da kafirleri dost edinmesinler. Bu işi yapan, Allah'tan bir şey beklemesin, fakat kafirlerden çekinmeniz gerekse o başka.’[2]

2. Arkadaş, akıllı ve bilgili olmalıdır:

Akıl ve bilgi insanın dünya gerçeklerini anlamasına vesile olurlar. Akıl, yaşamın sönmeyen meşalesi olduğu, insanın saadeti tedbir ve düşüncenin sayesinde gerçekleştiği için İslam dini akılı arkadaşlığın şartlarından biri saymış, vefalı, akıl sahibi ve bilgin kimselerle arkadaş olmayı önemle tavsiye etmiştir.

Bir rivayette İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Akıllı kimsenin, cömertliğini beğenmesende (bu açıdan ondan faydalanmasan da onunla) arkadaşlık etmenin sakıncası yoktur. Onun aklından faydalan ve kötü ahlakından uzak dur. Cömertliği olan birinin aklından faydalanmasan da asla arkadaşlığını koparma ve kendi aklınla onun cömertliğinden faydalan. Akılsız ve alçak kimseyle arkadaş olmaktan sakın (çünkü o ne cömerttir ne de akıllı).’[3]

Yine şöyle buyurmaktadır: ‘Akıllı kimseyle beraber olmak ruha hayat verir.’[4]

Cahil dost ise, insanın bedenini ve ruhunu her an kemiren bir kurt gibidir.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Ahmakla arkadaşlık yapmaktan sakınmayan onun ahmakça işlerinin etkisinde kalır ve çok çabuk onun ahlakıyla ahlaklanır.’[5]

3. İyi bir arkadaş hatalarımızı yüzümüze karşı söyleyen kimsedir:

İslam açısından değerli olan arkadaşlık insanın bireysel ve toplumsal yaşamına ışık saçan ve ilerleten arkadaşlıktır. Arkadaşının hatalarını görüpte ıslah etmesi için ona söylemeyen kimse iyi bir dost değildir. İyi dost rivayetlerde, ıslah etmemiz için ayıplarımızı ayna gibi gösteren kimse diye tanıtılmıştır. Çünkü böyle biri dostunun saadetini samimiyetle isteyen, hayır bir niyetle ayıbını söyleyen ve ıslah etmesi için bilgilendiren kimsedir. Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ‘Erkek ve kadın müminler, birbirlerinin velileridir; iyiliği emrederler, kötülükten sakındırırlar, namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Peygambere itaat ederler. Allah'ın rahmet edeceği insanlar, bunlardır. Şüphe yok ki Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.’[6]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘En iyi dostum ayıplarımı ve kusurlarımı bana hediye eden kimsedir.’[7]

4. İyi bir dost, din kardeşlerinin maddi ve manevi ihtiyaçlarını gidermek için çaba gösterir.

İmam Hasan Müçteba (a.s) bu konuda şöyle buyuruyor: Öyle biriyle dost ol ki:

I- Onunla beraber olmak sana süs olsun.

II- Ona hizmet ettiğinde seni (onurunu) korusun.

III- Yardım istediğinde sana yardım etsin.

IV- (Hak) Söz söylediğinde seni tasdik etsin.

V- (Düşmana) Saldırdığında (gücüyle) sana yardım etsin.

VI- İyilik elini uzattığında o da sana elini uzatsın (yardımcı olsun).

VII- Bir sorunun olduğunda onu gidersin.

VIII- Senden iyilik gördüğünde onun kadrini bilsin.

IX- Ondan bir şey istediğinde sana versin.

X- Sustuğunda (bir şey istemediğinde) kendisi sorsun (ihtiyacını gidersin).[8]

Bunlar iyi bir dostta olması gereken özelliklerdir.

*

Biriyle arkadaş olurken toplumsal ölçü ve özelliklere dikkat etmek, toplumun örfünü de göz önüne almak gerekir. Burada onlardan bazılarına işaret ediyoruz:

a) İki arkadaşın yaşları:

Arkadaşlıkta yaş konusu iki açıdan önemlidir:

1- İnsanın arkadaş edindiği kimsenin yaşı kendisinden büyükse bir din kardeşi ve bir büyük olarak onun tecrübe ve maneviyatından faydalanmalı, saygınlığını korumalı ve kendi yaşıtlarına karşı yaptığı davranışları ona yapmamalıdır. Kısacası böyle bir dostlukta halkın kınamasına neden olacak şeyleri yapmamalıdır.

2- Yukarıda söylenenler, yaşları aynı olan iki arkadaş içinde geçerlidir. Zira insanların konumları önemlidir ve saygınlıklarının korunması gerekir.

b) Arkadaş olunacak kimsenin geçmişi önemlidir. Mesela iyi bir toplumsal konuma sahip olan kimseyle iyi bir konuma sahip olmayan kimse arasında seçim yaparken ikincisi seçilmemelidir. Her ne kadar hidayet etmek amacıyla bazılarına karşı sevgi duyulsa da başkalarını hidayet etme risaleti, emr-i maruf ve nehy-i münker özel bir arkadaşlığa bağlı değildir.

c) İki kişinin arkadaşlığı, toplumda şüphe uyandıracak şekilde olmamalıdır. Böyle bir şeyden kaçınılmalı ve insan kendisini töhmet altında bırakmamalıdır. Nitekim İmam Ali (a.s) buyuruyor: ‘Töhmet altında bırakacak ve halkın kötü zanda bulunacağı yerlerde bulunmayın. Çünkü kötü arkadaş insanı kandırır.’[9]

Daha fazla bilgi için bkz:

-Müminin Özellikleri, Soru: 12537 (Site: tr12378)

-Müminlerin Birbirlerine Karşı Davranışları Soru:11824 (Site:13365)

-Başkalarıyla İlişkilerin Yolu, Soru:8795 (Site:8752)

-Toplumsal ve Bireysel Yaşantı, Soru:8351 (Site:8370)

 

 


[1] -Temimi Amedi, Abdulvahid b. Muhammed, Gurer-ul Hikem, s.423, Defter-i Tebliğat-ı İslami, Kum, HŞ.1366.

[2] -Al-i İmran/28

[3] -el-Kafi, c.2, s.638, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, HŞ.1365.

[4] -Gurer-ul Hikem, s.429, hadis:9771

[5] -Muhaddis Nuri, Müstedreku’l-Vesail, c.8, s.336, Müessese-i Alu’l-Beyt (a.s), Kum, HK.1408.

[6] -Tövbe/71

[7] -Kuleyni, Muhammed b. Yakup, el-Kafi, c.2, s.639

[8] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.44, s.139, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1404.

[9] -Amuli, Şeyh Hür, Vesail-uş Şia, c.12, s.36, Müesseset-ü Alu’l-Beyt (a.s), Kum, HK.1409

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Dini plüralizmi ve dinin farklı algılanışları teorilerini açılayarak bunların farklarını beyan eder misiniz?
    6102 Yeni Kelam İlmi 2008/02/17
    1) Plüralism, çoğulculuk manasındadır ve din felsefesi, ahlak felsefesi, hukuk, siyaset ve… gibi alanlarda farklı kullanımları vardır. Ama hepsinin ortak yanı çoğulculuğu tekelciliğe tercih etmektir. Dinsel plüralizm; Kurtuluşun bir tek dine özgü olmadığı ve bütün dinlerde hakikatin ve kurtuluşun var olduğuna inanmaktır.2) Çoğulculuk, dinler arasında da düşünülebilir; bir dinin ...
  • Gusül alırken bedenin mutlaka yıkanması gereken yerleri neresidir?
    3788 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/01/17
    Guslün doğru olmasının şartlarından biri suyun bedenin görünen dış yüzünün tümüne ulaşmasıdır. Nitekim Tevzih-ul Mesail’de şöyle yazar: ‘Gusül alırken bedende iğne ucu kadarda yıkanmayan yer kalırsa gusül batıldır. Ama kulak ve burun içi gibi görünmeyen yerlerini yıkamak farz değildir.’
  • Geçici evlilikte iddet beklemenin felsefesi nedir?
    4146 Ahlak Felsefesi 2009/10/18
    Kadın yaise ise iddet beklemesine gerek yoktur. Yaiseden kasıt Kureyişli ise altmış ve Kureyşli değilse elli yaşını doldurmuş olmasıdır. Kısır olan kadın yaise sayılmaz, bu yüzden evlendikten sonra iddet beklemesi gerekir.Bu hükmün felesefesine gelince ayet ve rivayetlerde hükümlerin bütün ...
  • İmam Hasan-ı Mücteba (a.s)’ın İmam Hüseyin (a.s)’den büyük olmasına karşın, niçin onun çocukları Kasım ve Abdullah, İmam Hüseyin (a.s)’in çocukları İmam Seccad ve Ali Ekber’den küçüktür?
    3493 تاريخ بزرگان 2012/02/14
    Söz konusu değerli iki imam arasında o kadar yaş farkı yoktu ve küçük kardeşin çocuklarının, büyük kardeşin çocuklarından büyük olması da o anlamda soru oluşturacak bir konum taşımaz. Zira büyük kardeşin bir takım şartlar delilince geç evlenmesi veya evlense bile geç çocuk sahibi olması ya da çocuklarının küçük yaşta ölmeleri ...
  • İslam Peygamberinin berzah yaşamı, ilmi ve bu dünyayı görmesi hakkındaki görüşünüz nedir?
    4494 Eski Kelam İlmi 2011/11/21
    Şii inancına göre Peygamber Efendimizin (s.a.a), vefat ettikten sonra fiziki olarak maddi alemle irtibat kurmasının ve onu müşahede etmesinin imkanı yoktur, ama Allah’ın bu büyük elçisinin takipçileriyle manevi irtibat kurması mümkündür. Peygamberimizin şu anda dünyadan ve onda olup bitenlerden haberi vardır; Efendimiz selam ve ziyaretlerimizi kesinlikle duymakta ve bunlar birçok ...
  • Ramazan ve Kurban bayramları arasında evlenmenin hükmü nedir?
    2735 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/04/07
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Edepsizliğin tedavi yolu nedir?
    4255 Pratik Ahlak 2012/07/24
    Edep küçük, büyük, tanıdık ve yabancılardan oluşan etrafımızdaki bireylere karşı özel ve ölçülü davranışa denir ve bu güzel bir terbiyeden kaynaklanır. Akıllıca yaşamak, konuşmada metanet sahibi olmak ve davranışlarda vakar sergilemek edebin göstergesidir. Akılsızlık, çirkin söz, kötü konuşma, sert huy, çirkin söz, küfretmek ve hakaret, hafiflik, inatçılık ...
  • Hangi namazda cemaat imamına tabi olunamaz?
    2655 2014/05/20
    Değerli kullanıcı; Müstehap namazları cemaat ile kılmak doğru değildir. Elbette yağmur namazı gibi bazı namazlar istisnadır. Aynı şekilde farz namazlar arasında tavaf namazı da cemaat ile kılınamaz. İlgili Başlık: Ehlibeyt Mezhebinde Teravih Namazı, 6313 ...
  • Namahremden suni saç ve suni tırnağı gizletmek vacip midir?
    2561 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/19
    İmam Humeyni hazretleri (kuddise sırıhu) ve diğer değerli merciler şöyle buyurmuşlardır: Kadınlar suni saçları ve gizli (kalması gereken) ziynetleri (bilezik ve gerdanlıklar gibi) de namaz dışında kapatmaları gerekir.[1] Namaz esnasında ise suni olan saçları, ...
  • Ahlakla tevekkülün arasında nasıl bir bağlantı vardır?
    4765 Teorik Ahlak 2011/03/03
    İnsanın nefsinde ‘meleke’ haline gelen sıfatlara ahlak denir. Meleke ise, insanın ruhunda nüfuz eden öyle bir sıfattır ki, o sıfata uygun amel ve davranışlar kendiliğinden yapılır. Ahlak, fazilet ve rezalet olmak üzere ikiye ayrılır. Tevekkül ise, ahlaki faziletlerden biri olup kulun Allah’a güvenmesi ve bütün işlerini ona havale ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    207578 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    144104 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    72543 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    69781 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    64437 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    60528 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    59727 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    59476 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    56062 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    48873 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...

Linkler