Gelişmiş Arama
Ziyaret
2475
Güncellenme Tarihi: 2012/05/08
Soru Özeti
Arkadaşlıkta yaş, bedensel ölçüler vb. gibi fiziksel uyumluluk gerekli midir?
Soru
Hatiplerden biri diyordu ki: İki arkadaş her yönden uyumlu olmalıdır. İnançlarının aynı olmasının dışında fiziksel olarakta uyumlu olmaları gerekir. Yani yaşları, cüsseleri birbirine yakın olmalı (biri küçük ve zayıf, diğeri büyük ve cüsseli olmamalı), biri çocuk görünümlü diğeri yetişkin biri gibi olmamalıdır. Kısacası bütün yönlerden birbirlerine benzemeleri gerektiğini söylüyordu. Zira böyle olmazsa toplum onların hakkında yanlış düşünür. Böyle bir şey doğru mudur?
Kısa Cevap

Her ne kadar toplumda insanı töhmet altında bırakacak kimselerle arkadaşlık yapmak gibi bazı maddi ve fiziki özelliklere riayet etmek gerekse de İslamın arkadaşlık için başlangıçta önemsediği şey maddi özellikleri değil, maneviyattır. İmanlı olmak, maddi ve manevi ihtiyaçları karşılamak vb. şeyler maneviyatın özelliklerdendir.

Ayrıntılı Cevap

Arkadaş, insanın yalnızlığının paylaşan, dertlerine ve sevinçlerine ortak olan, muhtaç olduğunda yardım eden, sorunlarda, sıkıntılarda sağlam bir dayanak, şüphelerde, şaşkınlık anlarında iyi bir istişarecidir. Ancak herkesin dostu, insanın ahlak ve kişiliği hakkında başkalarının hüküm vermesine neden olduğu ve çeşitli yaş gruplarında insan arkadaşlarından etkilendiği için arkadaş seçerken güzel ahlak ve davranışlara yardımcı olacak kimse seçilmelidir. Nitekim İmam Ali (a.s): ‘Arkadaş, toplumda yama gibidir. Öyleyse kendinize uygun birini seçin.’[1] diye buyurmaktadır.

İnsanların birbirleriyle olan deruni ilişkileri kişilerin ruhunda ve ahlakında etki bırakan dış ve toplumsal ilişkilere bağlıdır. Ulvi düşünceye ve güzel ahlaka sahip olmak, nefis tezkiyesi yapıp kişiliklerinin gelişmesini isteyenler, dini ölçülere ve kimi arkadaş olarak seçeceklerine önem vermek zorundalar. Dolayısıyla İslam açısından arkadaş seçiminde birinci derecede önemli olan arkadaşın zahiri ve maddi özellikleri değil, onun manevi özellikleridir.

Aşağıda bir arkadaşta olması gereken manevi özelliklerinden birkaçına değiniyoruz:

1. İman: Arkadaşlığın en sağlam temeli.

Temeli ve sağlamlığı olan tek şey usul-i dine ve inançlara iman etmektir. İnsanın başkalarıyla yaptığı arkadaşlık Allah için olursa sağlam temel üzerine kurulduğu için kopmaz. Bu, her şeyi iman temeli üzerine kuran yüce İslam dininin özelliğidir. Yüce İslam dini, yalnızca Allah için olan ve iman temeli üzerine kurulan dostluk ve düşmanlıkları, alemlerin Rabbiyle yaratılmışlar arasında güçlü bir bağ sayar.

Kur’an-ı Kerim çeşitli ayetlerde müminlerin, kafirler, müşrikler ve münafıklarla dost olmasını yasaklamıştır: ‘İnananlar iman edenleri bırakıp da kafirleri dost edinmesinler. Bu işi yapan, Allah'tan bir şey beklemesin, fakat kafirlerden çekinmeniz gerekse o başka.’[2]

2. Arkadaş, akıllı ve bilgili olmalıdır:

Akıl ve bilgi insanın dünya gerçeklerini anlamasına vesile olurlar. Akıl, yaşamın sönmeyen meşalesi olduğu, insanın saadeti tedbir ve düşüncenin sayesinde gerçekleştiği için İslam dini akılı arkadaşlığın şartlarından biri saymış, vefalı, akıl sahibi ve bilgin kimselerle arkadaş olmayı önemle tavsiye etmiştir.

Bir rivayette İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Akıllı kimsenin, cömertliğini beğenmesende (bu açıdan ondan faydalanmasan da onunla) arkadaşlık etmenin sakıncası yoktur. Onun aklından faydalan ve kötü ahlakından uzak dur. Cömertliği olan birinin aklından faydalanmasan da asla arkadaşlığını koparma ve kendi aklınla onun cömertliğinden faydalan. Akılsız ve alçak kimseyle arkadaş olmaktan sakın (çünkü o ne cömerttir ne de akıllı).’[3]

Yine şöyle buyurmaktadır: ‘Akıllı kimseyle beraber olmak ruha hayat verir.’[4]

Cahil dost ise, insanın bedenini ve ruhunu her an kemiren bir kurt gibidir.

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘Ahmakla arkadaşlık yapmaktan sakınmayan onun ahmakça işlerinin etkisinde kalır ve çok çabuk onun ahlakıyla ahlaklanır.’[5]

3. İyi bir arkadaş hatalarımızı yüzümüze karşı söyleyen kimsedir:

İslam açısından değerli olan arkadaşlık insanın bireysel ve toplumsal yaşamına ışık saçan ve ilerleten arkadaşlıktır. Arkadaşının hatalarını görüpte ıslah etmesi için ona söylemeyen kimse iyi bir dost değildir. İyi dost rivayetlerde, ıslah etmemiz için ayıplarımızı ayna gibi gösteren kimse diye tanıtılmıştır. Çünkü böyle biri dostunun saadetini samimiyetle isteyen, hayır bir niyetle ayıbını söyleyen ve ıslah etmesi için bilgilendiren kimsedir. Kur’an-ı Kerim şöyle buyuruyor: ‘Erkek ve kadın müminler, birbirlerinin velileridir; iyiliği emrederler, kötülükten sakındırırlar, namaz kılarlar, zekat verirler, Allah'a ve Peygambere itaat ederler. Allah'ın rahmet edeceği insanlar, bunlardır. Şüphe yok ki Allah üstündür, hüküm ve hikmet sahibidir.’[6]

İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: ‘En iyi dostum ayıplarımı ve kusurlarımı bana hediye eden kimsedir.’[7]

4. İyi bir dost, din kardeşlerinin maddi ve manevi ihtiyaçlarını gidermek için çaba gösterir.

İmam Hasan Müçteba (a.s) bu konuda şöyle buyuruyor: Öyle biriyle dost ol ki:

I- Onunla beraber olmak sana süs olsun.

II- Ona hizmet ettiğinde seni (onurunu) korusun.

III- Yardım istediğinde sana yardım etsin.

IV- (Hak) Söz söylediğinde seni tasdik etsin.

V- (Düşmana) Saldırdığında (gücüyle) sana yardım etsin.

VI- İyilik elini uzattığında o da sana elini uzatsın (yardımcı olsun).

VII- Bir sorunun olduğunda onu gidersin.

VIII- Senden iyilik gördüğünde onun kadrini bilsin.

IX- Ondan bir şey istediğinde sana versin.

X- Sustuğunda (bir şey istemediğinde) kendisi sorsun (ihtiyacını gidersin).[8]

Bunlar iyi bir dostta olması gereken özelliklerdir.

*

Biriyle arkadaş olurken toplumsal ölçü ve özelliklere dikkat etmek, toplumun örfünü de göz önüne almak gerekir. Burada onlardan bazılarına işaret ediyoruz:

a) İki arkadaşın yaşları:

Arkadaşlıkta yaş konusu iki açıdan önemlidir:

1- İnsanın arkadaş edindiği kimsenin yaşı kendisinden büyükse bir din kardeşi ve bir büyük olarak onun tecrübe ve maneviyatından faydalanmalı, saygınlığını korumalı ve kendi yaşıtlarına karşı yaptığı davranışları ona yapmamalıdır. Kısacası böyle bir dostlukta halkın kınamasına neden olacak şeyleri yapmamalıdır.

2- Yukarıda söylenenler, yaşları aynı olan iki arkadaş içinde geçerlidir. Zira insanların konumları önemlidir ve saygınlıklarının korunması gerekir.

b) Arkadaş olunacak kimsenin geçmişi önemlidir. Mesela iyi bir toplumsal konuma sahip olan kimseyle iyi bir konuma sahip olmayan kimse arasında seçim yaparken ikincisi seçilmemelidir. Her ne kadar hidayet etmek amacıyla bazılarına karşı sevgi duyulsa da başkalarını hidayet etme risaleti, emr-i maruf ve nehy-i münker özel bir arkadaşlığa bağlı değildir.

c) İki kişinin arkadaşlığı, toplumda şüphe uyandıracak şekilde olmamalıdır. Böyle bir şeyden kaçınılmalı ve insan kendisini töhmet altında bırakmamalıdır. Nitekim İmam Ali (a.s) buyuruyor: ‘Töhmet altında bırakacak ve halkın kötü zanda bulunacağı yerlerde bulunmayın. Çünkü kötü arkadaş insanı kandırır.’[9]

Daha fazla bilgi için bkz:

-Müminin Özellikleri, Soru: 12537 (Site: tr12378)

-Müminlerin Birbirlerine Karşı Davranışları Soru:11824 (Site:13365)

-Başkalarıyla İlişkilerin Yolu, Soru:8795 (Site:8752)

-Toplumsal ve Bireysel Yaşantı, Soru:8351 (Site:8370)

 

 


[1] -Temimi Amedi, Abdulvahid b. Muhammed, Gurer-ul Hikem, s.423, Defter-i Tebliğat-ı İslami, Kum, HŞ.1366.

[2] -Al-i İmran/28

[3] -el-Kafi, c.2, s.638, Daru’l-Kütübi’l-İslamiyye, Tahran, HŞ.1365.

[4] -Gurer-ul Hikem, s.429, hadis:9771

[5] -Muhaddis Nuri, Müstedreku’l-Vesail, c.8, s.336, Müessese-i Alu’l-Beyt (a.s), Kum, HK.1408.

[6] -Tövbe/71

[7] -Kuleyni, Muhammed b. Yakup, el-Kafi, c.2, s.639

[8] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.44, s.139, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1404.

[9] -Amuli, Şeyh Hür, Vesail-uş Şia, c.12, s.36, Müesseset-ü Alu’l-Beyt (a.s), Kum, HK.1409

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. İmam Hüseyin’nin (a.s) suresi hangi suredir?
    2319 Tefsir 2010/07/28
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • İçtihat kaynaklarının aynı olması göz önüne alındığında neden bazı meselelerde bazı müçtehitlerin görüşleri birbirinden farklıdır?
    1669 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/03/07
    Müçtehitler arasında görüş ve fetvanın aynı olması birkaç şeye bağlıdır: 1- İçtihat kaynaklarının aynı olması.2- İçtihadın bağlı olduğu öncül ilimlerde ekol birliği.3- İçtihat kaynaklarından aynı şeyi anlamak. 4- Mevzuları olaylara uygulamada görüş birliği. Şia fıkhında içtihat kaynakları müçtehitler arasında ortak olmasına rağmen ilmi meselelerde içtihat etmek için ihtiyaç duydukları temel ilmi ...
  • Kur’an meclislerinde veya namaz esnasında Kur’an okunurken susmak mı yoksa okumaya eşlik etmek mi daha iyidir?
    2910 Ahlak 2011/04/11
    Kur’an okumanın adaplarından birisi, manasını anlamada dikkat ve özen göstermek için Kur’an ayetlerine kulak vermektir. Ayetin zahiri bu hükmün genel ve kuşatıcı olduğunu yansıtmaktadır. Ama değişik rivayetler ve âlimlerin görüş birliğinden anlaşıldığı üzere bu hüküm genel anlamda müstehap bir hükümdür. Kur’an’ın okunduğu her yer ve durumda diğer insanların Kur’an’a saygı ...
  • Erkeğin küpe takması caiz midir?
    6791 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2007/11/05
    Erkeklerin ziynet eşyalarından kullanmadaki İslam’ın kural ve ölçüsü iki şeyden ibarettir:1. Ziynet eşyasının altından yapılmamış olması. Çünkü altın takmak süs olsun veya olmasın erkeklere haramdır.2. Kadınlara mahsus olan ziynetlerden olmaması.Buna göre eğer bir bölge veya şehirde küpe kadınlara özgü bir ziynet sayılmazsa altından yapılmadığı takdirde erkeklerin onu kullanmasının bir sakıncası ...
  • Hz Zeyneb’in (s.a) defnedildiği mekân hangi ülkededir?
    5793 تاريخ بزرگان 2012/06/16
    Hz Zeynep’in (s.a) temiz kabrinin mekânı hakkında üç ihtimal mevcuttur[i]: Medine, Şam ve Kahire. Bu üç ihtimalden her birinin taraftarları mevcuttur ve onlar kendi görüşlerini ispatlamak için bir takım deliller getirmişlerdir. Kesin bir şekilde Hz. Zeyneb’in (s.a) kabrinin nerede olduğu belli olmasa bile, bu büyük şahsiyete isnat edilen ziyaret ve ...
  • Eğer yanlış hayallere dalarak ya da namahrem birisiyle çet yaparak insandan bir su çıkarsa ona gusül etmesi farz olur mu?
    1828 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/06
    Ehl-i Beyt’ten gelen hadislere dayalı olarak değerli taklid mercilerinin yazmış oldukları fetva ve ilmihal kitaplarında meninin tespiti için birkaç belirti ve alamet zikredilmiştir. Taklid mecileri şöyle demişlerdir:“Eğer insanın meni olup olmadığını bilmediği bir sıvı ondan çıkarsa şu belirtileri taşıdığı takdirde meni olduğuna hükmedilir:1-       Şehvetle dışarı çıkması2-       Sıçrayarak çıkması3-       Çıktıktan sonra ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) kırkı hakkında açıklamada bulunabilir misiniz?
    2875 تاريخ بزرگان 2012/03/12
    Kırkıncı gün merasimi hakkında kültürümüzde yer alan şey, Sefer ayının yirmisine denk gelen Şehitlerin Efendisinin (a.s) şahadetin kırkıncı gününü anmaktır. İmam Hasan Askeri (a.s) bir hadiste müminin alametlerinin altı tane olduğunu buyurmuştur: Elli bir rekât namaz, kırk duası, sağ ele yüzük takmak, toprağa secde etmek ve namazda bismillah’ı yüksek sesle ...
  • Eğer bir kimse temiz ve necis olan iki şey arasındaki ıslaklığın birbirine ulaşmasından şüphe ederse temiz olan şey necis olur mu?
    1564 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/12
    Eğer bir şeyin temiz olduğunu kesin bilirseniz, ona necaset intikal ettiğini ve necis olduğunu kesin olarak bilmediğiniz sürece o şey temizdir.[1] Daha fazla bilgi için Bkz:808. Soru (Site: 872), İndeks: Temiz Şeylerin Necis Olması. [1]Risale-i Meraci’, c. 1, s. 87, mesele. 123. ...
  • Velayet-i fakihi dile getiren rivayetler veliyy-i fakihin bir olmasını da yansıtmakta mıdır?
    1400 Düzenler 2012/06/16
    Rivayetler ve velayet-i fakihin kelam eksenli diğer referanslarından veliyy-i fakihin bir veya çok oluşu anlaşılmamaktadır. Düzenin korunması ve kaosun engellenmesi durumunda birkaç fakihin ayrı bir şekilde veya şura şeklinde velayetlerini icra etmesi mümkündür. Şura türü İslam cumhuriyetinin ilk anayasasında (1980) mevcut idi, lakin bir takım sorunların önüne geçmek için anayasanın ...
  • Zekât düşen bir mala humus da taalluk eder mi? Nelere zekât düşer? Zekât ve humus arasındaki fark nedir?
    3547 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Zekât düşen şeylerin, zekâtı verildikten sonra yıllık harcamalardan geriye fazlası kalmışsa bunların humusu verilmelidir.[1] Dokuz şeye zekât düşer: 1. Buğday, 2. Arpa, 3. Hurma, 4. Kuru üzüm, 5. Altın, 6. Gümüş,[2] 7. Deve, 8. İnek, 9. Koyun. Bu dokuz şeyin birisine sahip olan bir kimse, belirtilen şartlara haiz ise belirtilen miktarı ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    101120 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, kendisine haksızlık yapılan ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    89015 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    41430 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    38234 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’ ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    36704 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    36266 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı ...
  • Nafile namaz nedir ve onu kılma şekli nasıldır?
    33685 Pratik Ahlak 2011/11/21
    Nafile namazı, müstehap namaza denir ve nafilelerden kastedilen müstehap namazlardır; yani her Müslüman’a gündüz ve gece farz olan (on yedi rekât) namazlar dışındaki namazlardır. Rivayetlerde değişik müstehap namazlarına işaret edilmiş ve tavsiyede bulunulmuştur. Biz burada sadece kılınması daha çok tavsiye edilen gece ve gündüz nafilelerine işaret ediyoruz. Cuma günü dışında ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    33200 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    28721 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    28671 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. Uykuda ya başka ...

Linkler