Gelişmiş Arama
Ziyaret
4196
Güncellenme Tarihi: 2012/02/14
Soru Özeti
‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark nedir?
Soru
‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark nedir?
Kısa Cevap

Bazı rivayetlerde ‘Ya Hu’ ‘Ya Men La Huve İlla Hu’ zikirinin İsm-i A’zam olduğu belirtilmiştir. Kur’an’da gelen ‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark gerçekte ‘Allah’ ile ‘Huve’ arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.

Huve’den (O) maksat Allah’ın her zaman gaybda olan, tanınmayan ve vasfedilmeyen sıfatıdır. Allah’tan maksat ise zatın bütün celal ve cemal sıfatlarıdır. ‘La İlahe İllallah’ denildiği zaman bunun manası ‘Bütün sıfatları kendisinde toplayan Allah’tan başka bir ilah yoktur’ demektir. Ancak bu mana ‘Zat, her sıfatın dışındadır.’ yönüne işaret etmeden yapılan manadır. Huve denildiği zaman ise Allah kastedilmektedir (İhlas suresi), yani Allah’ın sıfatları ile zatı birdir.

Ayrıntılı Cevap

Kur’an-ı Kerim buyuruyor: ‘Huvellahullezi La İlahe İlla Huve’ (O, bir Allah'tır ki ondan başka ilah yoktur).[1] Arapça terkibi açısından Huve zamir olsa da Allah’ın isimlerinden bir isimdir. Ama bu ismin manası nedir?

Bir sıfat kemal sıfatı olsa, onu Allah’a nisbet verdiğimizde isime dönüşür. Örneğin, ilimi zata nispet versek alim olur. O zamanda isim olur, yani ilim sıfattır, alimde isim; Kudret sıfattır, Kadir isim; Rahmet sıfattır, Rahman ve Rahim isim. Buna göre Huve ‘Allah’ın ismidir.’ dediğimizde hangisi sıfattır, hangisi isimdir?

Sıfat olan, mutlak gayb’da olandır. Mutlak gayb’da olmak ne demektir? Yani hiç bir varlığın zatının künhüne ihata etmesi ve zatının künhünü bilmesi mümkün değildir. Ancak buradan ‘Allah’ı tanımak’ ortaya çıkar ki Allah’ı tanımanın da aşamaları vardır. Zatın künhünü tanımak, yani Allahı öyle tanımak ki bu tanımanın ötesinde başka tanımanın olmaması meselesi ise başka bir meseledir. Bu da Allah’ın zatına mahsustur. Hatta alemin ilk arifi olan Resulullah (s.a.a) bile ‘Seni hakkıyla tanıyamadık’[2] diye buyurmaktadır. Bu cümle Huve’nin manasıdır. Yani ‘Sen’ öyle bir mertebedesin ki, benim için ne kadar ‘Sen’ olsanda yine de onun bir mertebesi Huve’dir. Yani hiç kimsenin Allah’ın zatını ihata etmesi mümkün değildir. Bu yüzden O’na ‘Gaybu’l-Guyub’ (bütün gaybların gaybı) denmektedir. Bu da ‘Allah’ın zatından başka hiç bir varlık O’na ulaşamaz ve Onu ihata edemez’ cihetine işarettir: ‘Allahım! Seni ne kadar övsemde, senin layık olduğun şekilde övmeye gücüm yetmez. Sen öyle birisin ki ancak kendin kendini vasfedebilirsin.’ İşte budur Huve’nin isim olmasının manası.[3]

La İlahe İllallah, denildiği zaman, yani Allah’tan başka (zatın bütün celal ve cemal sıfatlarını toplayandan başka) ilah yoktur demektir. Ancak bu Zat, her zaman tanınmayan olarak kalacaktır.



[1] -Haşr/23

[2] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.66, s.292, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1409

[3] -Mutahhari, Murteza, Aşinay-ı Ba Kur’an, c.6, s.186-187, Sadra, Tahran, 14. Baskı, HŞ. 1378.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • peygamber efendimiz (s.a.a) kurandan daha faziletli midir?
    1569 Eski Kelam İlmi 2011/02/08
    kurandan maksat kuranın sayfaları ve kuranın yazısı ise yakinen (bilinmelidir ki), kuran peygamberden (s.a.a.) üstün olamaz. Bilakis hem peygamberin (s.a.a.) maddi boyutu ve cismi hem peygamberin manevi boyutu ve şahsiyeti kurdan üstündür. Dolayısıyla tehlikeli durumlarda peygamber kurana feda edilmemelidir. Ama kurandan maksat kuranın muhtevası, kuranın ihtiva ettiği gerçekler ve kuranın ...
  • 'Allah'ın halifesi' ile 'Rabbin halifesi' arasında ki fark nedir?
    1631 Tefsir 2009/04/08
    Bakara suresinin 31. ayeti insanın halife seçilmesinin sırrını, onun bütün ilahi isimleri bilmesine bağlıyor ve buyuruyor: 'Adem'e bütün isimleri öğretti.' Bütün bu isimleri kendisinde toplayan ve onların cilvesi olan tek isim 'Allah' lafzıdır. (Dolayısıyla) İnsan Allah'ın halifesidir, Rabbin halifesi değil; zira Rab, Esma-i İlahi'den biri ve Allah lafzının tecellisidir. Belirtmek gerekir ...
  • Din insanı dünya ve ahiret yaşamında saadete ulaştırmak için gelmişse eğer, dindar olmayan bazı toplumlar neden dünyada daha çok refah içinde yaşamaktalar?
    1534 Pratik Ahlak 2012/01/29
    İslam, insan ilişkilerini düzenlemek için gelmiştir. Kanunlar üzerine kurulu olan Medinetü’n Nebiy’de insan ilişkileri belli bir düzen içindeydi. Ve Şehid Sadr’ın (r.a) deyimiyle İslam, bu mananın gerçekleşmesi için iki tedbir düşünmüştür. Biri kanunun icrasına nezaret eden dış tedbirler, diğeri ise insanın içinde kendisini uymakla yükümlü hissetiği iç ve değersel tedbirlerdir. ...
  • Şia’nın bakışında Muharrem ayını karşılamanın bir manası var mıdır, yok mudur?
    957 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/02
    İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimi düzenlemek, imamların (a.s) teşvik ve yönlendirmesiyle tesis edilmiş geleneklerdendir[1]ve düzenlenme şekli ve tarzında harama bulaşılmadıkça da bir engeli yoktur. Netice itibariyle Muharrem ayını ilan etme, halkın dikkatini bu ayın geldiğine çekme ve de onu yüceltme ve anma gayesiyle onun için ön hazırlık yapmanın ve ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    1008 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde bu olayın Allah-u Teala’nın isteği ve ...
  • Allah zihin aracılığıyla tanınamayacağından, şirke bulaşmayacak bir şekilde O’nu nasıl tanımalıyız?
    1454 Eski Kelam İlmi 2012/04/16
    Allah’ı tanımanın doğru yolu hakkında rivayetler esasınca bu husustaki ölçünün teşbih ve durmaktan uzak durmak olduğunu söylemeliyiz. Konunun açıklaması için ayrıntılı cevaba müracaat ediniz. ...
  • İnsanın saadet ve kamalı neye bağlıdır?
    1446 Pratik Ahlak 2010/03/09
    Bu soruya cevap verebilmek için şu iki soruyu cevaplandırmamız gerekir:1) Saadet nedir? Kemalden ayrı bir şey midir? 2) İnsan nasıl bir varlıktır? Acaba sırf maddi bir varlık mı yoksa böyle değil mi? Bizce saadet ve kemal bir birlerinden ayrı şeyler değildirler ve insan her ne kadar saadet elde etmişse o ...
  • Eğer su yoksa ve idrar yapılırsa namazı nasıl eda etmek gerekir?
    699 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    İdrarın çıktığı yer su dışında başka bir şey ile temizlenmez ve eğer az su ile yıkanırsa iki defa yıkanması farzdır ama kur suyuna bağlı olan musluk suyuyla yıkanırsa bir defa yeterlidir.[1] Bundan ötürü biri idrar yaptığında idrarın çıkış yerini su ile yıkamalıdır. Banyoya gitmek ve gusül abdesti almak lazım değildir. ...
  • İlim iki tarafı keskin bir kılıç mıdır yoksa ilimden kötü istifade etmek cahillik sebebiyle midir?
    1632 İslam Felsefesi 2011/08/21
    İlmin değişik mana ve kullanımları vardır. Göründüğü kadarıyla bu soruda bu manalar birbirine karıştırılmış ve yanlışlıkla birbirinin yerine kullanılmıştır; zira kötü kullanılması imkân dâhilinde olan ilim tedvin edilmiş ve yaygın olan ilimdir. Bu ilimler her ne kadar ilim olmaları sebebiyle nur da olsalar da nurun da kötü kullanılma ihtimali mevcuttur. ...
  • ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ (Müzemmil/5) ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat nedir?
    1360 Tefsir 2012/02/14
    ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat Kur’an-ı Kerim’dir. Müfessirler ‘Ağır Söz’ü değişik boyutlardan çeşitli şekillerde tefsir etmişlerse de anlaşılan o ki onun Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. ‘Ağır Söz’ün çeşitli yönleri vardır. Ağır olmak içerik yönündendir; ağır olmak kalplerin ve gönüllerin tahammül etmesidir; ağır olmak tebliğ ...

En Çok Okunanlar

  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    54906 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve ...
  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    49217 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, kendisine haksızlık yapılan ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    22120 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’ ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    21518 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    21221 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    21201 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    17882 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman ...
  • Kehf suresinin Muhtevası ve okumasının fazileti nedir?
    17791 Tefsir 2012/04/19
    Kehf suresi kuranı kerimin diğer sureleri gibi faziletlere ve birçok nitelik ve özelliklere haizdir. Bu yücelik ve faziletler peygamberden (s.a.a.) ve İmamlardan (a.s.) nakledilen birçok rivayetlerde beyan edilmiştir. Peygamberden (s.a.a.) nakledilen bir rivayette şöyle denilmektedir: Bu sure nazil olduğunda yetmiş bin melek onunla birlikte imiştir. Her kim Kehsf suresini Cuma ...
  • Nafile namaz nedir ve onu kılma şekli nasıldır?
    15788 Pratik Ahlak 2011/11/21
    Nafile namazı, müstehap namaza denir ve nafilelerden kastedilen müstehap namazlardır; yani her Müslüman’a gündüz ve gece farz olan (on yedi rekât) namazlar dışındaki namazlardır. Rivayetlerde değişik müstehap namazlarına işaret edilmiş ve tavsiyede bulunulmuştur. Biz burada sadece kılınması daha çok tavsiye edilen gece ve gündüz nafilelerine işaret ediyoruz. Cuma günü dışında ...
  • Hz. Şuayb, Lut, Yusuf, İbrahim ve…gibi peygamberlerin kabri nerededir? Bu peygamberler nasıl vefat etmişlerdir? Bunların her birinin kabir ve türbeleri var mıdır?
    15209 تاريخ بزرگان 2012/02/14
    Tarihçiler arasında, şahsiyet ve büyük kimseler, özellikle ilahi peygamberler olmak üzere – az bir kısmının dışında büyük çoğunluğunun nasıl yaşadıkları, nasıl vefat ettikleri ve nerde yaşayıp defnedildikleri hakkında dakik tarihi bilgiler tarihi kaynaklarda dakik bilgiler bulunmamakta ve rastlanmamaktadır – birçok tarihi mesele ve konular hakkında farklı görüşler var olmaktadır.Bununla birlik ...

Linkler