Gelişmiş Arama
Ziyaret
17068
Güncellenme Tarihi: 2012/02/14
Soru Özeti
‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark nedir?
Soru
‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark nedir?
Kısa Cevap

Bazı rivayetlerde ‘Ya Hu’ ‘Ya Men La Huve İlla Hu’ zikirinin İsm-i A’zam olduğu belirtilmiştir. Kur’an’da gelen ‘La İlahe İlla Huve’ ile ‘La İlahe İllallah’ arasındaki fark gerçekte ‘Allah’ ile ‘Huve’ arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.

Huve’den (O) maksat Allah’ın her zaman gaybda olan, tanınmayan ve vasfedilmeyen sıfatıdır. Allah’tan maksat ise zatın bütün celal ve cemal sıfatlarıdır. ‘La İlahe İllallah’ denildiği zaman bunun manası ‘Bütün sıfatları kendisinde toplayan Allah’tan başka bir ilah yoktur’ demektir. Ancak bu mana ‘Zat, her sıfatın dışındadır.’ yönüne işaret etmeden yapılan manadır. Huve denildiği zaman ise Allah kastedilmektedir (İhlas suresi), yani Allah’ın sıfatları ile zatı birdir.

Ayrıntılı Cevap

Kur’an-ı Kerim buyuruyor: ‘Huvellahullezi La İlahe İlla Huve’ (O, bir Allah'tır ki ondan başka ilah yoktur).[1] Arapça terkibi açısından Huve zamir olsa da Allah’ın isimlerinden bir isimdir. Ama bu ismin manası nedir?

Bir sıfat kemal sıfatı olsa, onu Allah’a nisbet verdiğimizde isime dönüşür. Örneğin, ilimi zata nispet versek alim olur. O zamanda isim olur, yani ilim sıfattır, alimde isim; Kudret sıfattır, Kadir isim; Rahmet sıfattır, Rahman ve Rahim isim. Buna göre Huve ‘Allah’ın ismidir.’ dediğimizde hangisi sıfattır, hangisi isimdir?

Sıfat olan, mutlak gayb’da olandır. Mutlak gayb’da olmak ne demektir? Yani hiç bir varlığın zatının künhüne ihata etmesi ve zatının künhünü bilmesi mümkün değildir. Ancak buradan ‘Allah’ı tanımak’ ortaya çıkar ki Allah’ı tanımanın da aşamaları vardır. Zatın künhünü tanımak, yani Allahı öyle tanımak ki bu tanımanın ötesinde başka tanımanın olmaması meselesi ise başka bir meseledir. Bu da Allah’ın zatına mahsustur. Hatta alemin ilk arifi olan Resulullah (s.a.a) bile ‘Seni hakkıyla tanıyamadık’[2] diye buyurmaktadır. Bu cümle Huve’nin manasıdır. Yani ‘Sen’ öyle bir mertebedesin ki, benim için ne kadar ‘Sen’ olsanda yine de onun bir mertebesi Huve’dir. Yani hiç kimsenin Allah’ın zatını ihata etmesi mümkün değildir. Bu yüzden O’na ‘Gaybu’l-Guyub’ (bütün gaybların gaybı) denmektedir. Bu da ‘Allah’ın zatından başka hiç bir varlık O’na ulaşamaz ve Onu ihata edemez’ cihetine işarettir: ‘Allahım! Seni ne kadar övsemde, senin layık olduğun şekilde övmeye gücüm yetmez. Sen öyle birisin ki ancak kendin kendini vasfedebilirsin.’ İşte budur Huve’nin isim olmasının manası.[3]

La İlahe İllallah, denildiği zaman, yani Allah’tan başka (zatın bütün celal ve cemal sıfatlarını toplayandan başka) ilah yoktur demektir. Ancak bu Zat, her zaman tanınmayan olarak kalacaktır.



[1] -Haşr/23

[2] -Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c.66, s.292, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, HK.1409

[3] -Mutahhari, Murteza, Aşinay-ı Ba Kur’an, c.6, s.186-187, Sadra, Tahran, 14. Baskı, HŞ. 1378.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İtikâf nedir?
    5002 Teorik Ahlak 2012/05/12
    Lügatte itikâfın anlamı bir yerde durmak, ikamet etmek, orada kalmak ve bir şeye bağımlı kalmaktır. İslam şeri’atinde ise mukaddes bir yerde Allaha yaklaşmak niyetiyle durmak ve orada ikamet etmektir. İtikâf İslam dinine has bir şey değildir. Diğer ilahi dinlerde bu ibadet var idi. İslam dininde de bu ...
  • Bir mekân nasıl vatan olur? Bir mekânda bir mülk sahibi olmanın ve oraya sürekli bir şekilde gitmenin etkisi nedir?
    2892 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Mezkûr soru istediğiniz üzere, Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’den (ömrü uzun olsun) soruldu ve kendisinden alınan cevabın açıklaması şudur:Vatan örf ve akıllıların bakışında şahsın yolcu sayılmadığı ve neticede yolculuğun şerî hükümlerinin kendisi için geçerli olmadığı yerdir. Vatanın değişik örnek ve kısımları vardır: 1. Bireyin ve ailesinin doğduğu ...
  • Kur’an ayetleriyle mukayese ettiğimizde hadislerin itibar derecesi ne ölçüdedir?
    3975 Kur’anî İlimler 2009/06/06
    Kur’an-ı Kerim ve muteber hadislerin her ikisi dini kaynaklardan sayılırlar ve her ikisi de şer’i hüccettirler. Kur’an hakkında senet yönünden inceleme yapılmaz Çünkü Kur’an’ın tümünün Allah katından indiğinde ve aynı şekilde Peygamber (s.a.a) tarafından bize ulaştığında bir şüphe yoktur. Sadece Kur’an ayetleri ifade ettikleri mana bakımından ...
  • Huzurun hakikatı nedir ve ona hangi yollarla ulaşılır?
    10697 Pratik Ahlak 2010/12/04
    Yaşamda sakinlik ve düşüncenin rahatlığı demek olan huzur, İslam’ın övdüğü güzel bir hakikattır. İslam ona ulaşmak için yollar koymuştur. İslamın öngördüğü huzura ulaşmanın yollarından bazıları şunlardır: Allah’ı anmak, hüsn-ü zan, kendine güven, uzun arzulara kapılmamak, evlenmek, yaşamda ve işlerde programlı olmak, geceden istirahat etmek için faydalanmak, siyah üzüm ...
  • İlahi seferin yüce merhalelerine erişmek salt Şiilere özgü müdür yahut Ehlisünnet kardeşler de bu makama ulaşabilirler mi?
    1611 مقام شناسی 2015/06/21
    Biz masum velilerin velayeti olmaksızın hiçbir kimsenin manevi yüce makamlara erişemeyeceğine inanırız. Bu konuda daha fazla bilgi edinmek için bakınız: 222 (İmamlar ve tekvini velayet). Elbette burada birkaç noktaya dikkat edilmelidir. 1. Velayetin iki kavramı veya iki mertebesi vardır: Birincisi genel velayet ve ikincisi de özel velayettir. ...
  • Müslüman (Muslim) sözcüğünün anlamı nedir?
    40768 Tefsir 2009/10/18
    Kuran-ı Kerim’de Müslüman Allah Teala’nın emirleri karşısında mutlak bir teslimiyet içinde olan kişi anlamına gelir. Müslüman olmak kâmil halisane bir tevhit inancına sarılmayı ve her türlü şirk ve ikili tapınmadan uzak durmayı gerektirir. İşte bu yüzden Kuran-ı Kerim, Hz. İbrahim’i (a.s), Müslüman olarak tanıtmaktadır.
  • Peygamberin buyruğuna göre Kur’an’ın batın ve tefsirini açıklayan kimdir?
    4585 Eski Kelam İlmi 2011/08/17
    Bu içerik değişik tabirlerle imamlar (a.s) hakkında zikredilmiştir. Oların imanın temsilcileri, Kur’an’ın gerçek müfessirleri, konuşan Kur’an ve Kur’an’ın emirlerini aşikâr kılanlar oldukları ve başlarında da İmam Ali’nin (a.s) yer aldığı belirtilmiştir. Elbette bu hususun İslam inançlarında kanıtsal bir desteği de mevcuttur. Buna örnek teşkil edecek rivayetler vardır. Bu cümleden ...
  • Kimler masum kavramının örnekleridir?
    3957 Eski Kelam İlmi 2010/09/22
    Masumluk nefsanî bir sıfat ve derunî bir güç olup taşıyanı günaha bulaşmanın ötesinde günah işleme düşüncesi ve tasavvurundan alıkoyar. Istılahta ise hata, unutma, sürçme ve günahtan korunma ve mahfuz olma anlamındadır. Genel bir sınıflandırmayla masumiyet iki çeşittir: 1- Tümel korunma ve masumiyet; 2- Güçlü ve zayıf ...
  • Cihazla hayvanı kesmek caizmidir?
    1664 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/14
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahraninin (Allah bereketini artırsın) soruya vermiş olduğu cevap şöyledir:İşaret edilen her üç yöntem de, kesimde riayet edilmesi gereken diğer (yönleri kipleye dönük olması gibi) şartlara riayet diliyorsa hayvanların etinin helâlığına neden olması için yeterlidir. ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) hakikatı ezeli midir?
    3185 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/20
    Ezeli olmak, bir varlığın geçmişinde yokluğun olmaması demektir;[1] yani her zaman vardı. ‘Hz. Ali’nin (a.s) hakikatı ezelidir.’ sözünden maksat maddi varlığı ise Onun maddi varlığının ezeli olmadığı bellidir. Ama Hakikat’tan maksat nurdan olan varlığıysa, başka bir ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    222822 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    149646 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    77174 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    76694 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    70773 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    65241 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    62728 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    61617 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    58286 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    53569 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...

Linkler