Gelişmiş Arama
Ziyaret
46
Güncellenme Tarihi: 2018/10/01
Soru Özeti
Hz. Musa (a.s) ulü’l azm bir peygamber olmasına rağmen neden Hz. Hızır’ın ilmi ondan daha fazlaydı?
Soru
Kuran’ı Kerim’de Hz. Musa (a.s) ile Hz. Hızır arasında geçen vakıa’da Hz. Hızır’ın Hz. Musa (a.s)’ın haberi olmadığı konulardan haberdar olduğu geçmektedir. Hz. Musa (a.s)’ın ulü’l azm peygamber olduğu Hz. Hızır’ın ise olmadığı göz önünde bulundurulursa bu nasıl mümkün olabilir?
Kısa Cevap
Hz. Musa (a.s) ulü’l azm peygamber ve risaletin öncülerinden olmasına rağmen Hz. Hızır’dan bazı noktaları öğrenmesi bu büyük peygamberin ilmi eksikliği olarak görülmemelidir. Bunun açıklığa kavuşması için aşağıdaki noktalara dikkatiniz çekmek isteriz:
  1. Hz. Musa (a.s) ile Hz. Hızır ilk defa karşılaştıklarında Hz. Hızır Hz. Musa (a.s)’ın selamına şöyle cevap veriyor: «السلام عليك يا عالم بنى اسرائيل» Esselam’u Aleykum ey İsrailoğulları’nın alimi.[1] Bu tabir Hz. Musa (a.s)’ın ilmi makamının izanı ve kabulünü göstermektedir.
  2. Ezcümle İmam Sadık (a.s)’dan nakledilen hadisten ve bazı rivayetlerden anlaşılan Hz. Musa kendisini nazil olan levhalarda bütün ilimlerin ve bilinmesi gereken her şeyin var olduğu ve kendisinin herkesten daha bilgili olduğu kanaatindeydi.[2] Allah Teala hikmeti ve maslahatı üzere bu kanaati düzeltmeyi irade etti. Kaderin cilvesi öyle gelişti ki gizemli bir olay sayesinde hazret bu kanaatinin sahih olmadığına vakıf olsun.
  3. Hz. Hızır bazı konularda irfan sahibiydi lakin toplamda ilmi Hz. Musa (a.s)’dan daha fazla değildi. Yani bu ulü’l azm peygamberin ilmi Hz. Hızır’dan daha fazlaydı. İşte bu yüzden İmam Sadık (a.s) Hz. Musa (a.s)’ı Hz. Hızır’dan daha alim ve bilgin bilmektedir.[3]
Başka bir ifadeyle Hz. Musa (a.s) ve Hz. Hızır vakıasının geçtiği ayet ve rivayetlerin bütünden anlaşılan Hz. Hızır’ın nezdinde olan ilim marifet türünde olup tekvini ve insanların kaderleri hakkındaydı. İlahi velayet, mutlak ve özel rahmet ışığında kendisine nasip olmuştu. Bu marifet Hz. Musa (a.s)’ın risaleti, nübüvvetine bir helallik getirmemekteydi. Hz. Musa (a.s)’ın Hz. Hızır’a itirazı şeriat, dini ritüeller ve zahir ilimler esasındaydı.   İşte bu şekilde Allah Teala kendi peygamberini bazı gaybı ilimlerle ve perde arkasındaki hakikatlerle aşina etti. Kendi has kullarından bir kul olan Hz. Hızır’ın dilinden beyan etti.[4]
  1. Hz. Hızır’ın ilminin kaynağıyla Hz. Musa (a.s)’ın ilminin kaynağı birdir. Her ikisi de ilahi öğretiler ve Allah tarafından aşikâr edilmiş hakikatlerdir. Hz. Hızır’ın Hz. Musa (a.s)’ın haberdar olmadığı bazı meseleleri ve mısdaklarını bilmesi ona has bir fazilet mahsup değildir. Zira bütün ilim Allah katındandır belirli bir hikmet ve maslahat doğrultusunda aşikar olur.
  2. Yapılan açıklamalara teveccüh edecek olursanız bazı sırların Hz. Hızır tarafından Hz. Musa (a.s)’a öğretilmesi Hz. Hızır’ın üstünlüğünden ve faziletinden daha çok Hz. Musa (a.s)’ın ruhsal yeterliliği ve zati liyakatini bizlere göstermektedir. Allah Teâlâ bu şekilde ona bilmediklerini bildirmiştir. Elbette böylesi özel bir rahmete ve ilahi feyze nail olmak içsel ve dışsal etkenler ve faktörler sayesinde mümkündür. Hz. Musa (a.s) için bu inayet dışsal bir faktör olan Hz. Hızır sayesinde muhakkak olmuştur. İşte bu sebeptendir Hz. Hızır söylediği her şeyin kendisinden olmadığını ve ilahi irade olduğunu vurgulamaktadır. Kendisi vesilesiyle bu hakikatler Hz. Musa (a.s)’a beyan olunmuştur.[5]
 

[1] Feyzi Kaşani, tefsir safi, 3.c, 251.s, bihar’ul-envar, 13.c, 278-286. s.
[2] Feyzi Kaşani, tefsir safi, 3.c, 252.s, bihar’ul-envar, 13.c, 278-286. s.
[3] Feyzi Kaşani, tefsir safi, 3.c, 252.s, bihar’ul-envar, 13.c, 303-309. s.
[4] Kehf/65.
[5] Feyzi Kaşani, tefsir safi, 3.c, 257.s,
 
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ehlisünnet Kur’an’da velayeti nasıl tefsir etmektedir?
    4009 ولایت، برترین عبادت 2012/08/12
    Şia’nın inancına göre, müminlerin önderi Hz. Ali’nin (a.s) velayeti A’li İmran suresinin 55. ayetinde açıkça beyan edilmiştir. Belirtilen veli ve velayetten ne kastedildiği hususunda Şii ve Sünni âlimleri arasında ihtilaf vardır. Ehlisünnet bunu sevgi ve dostluk velayeti manasında yorumlamış, Şiiler ise yönetim ve imamet velayeti manasında değerlendirmiştir.
  • Bidat ve onun İslam’daki ölçüsü nedir?
    4971 Eski Kelam İlmi 2010/11/08
    “Bidat” sözlükte yeni ve geçmişi olmayan iş manasındadır. Istılahta ise “dinde olmayan bir şeyi dine sokmak” anlamındadır; yani din ve şeraitin bir cüzü olmayan ve de hiçbir İslam kanun ve buyruklarıyla uyuşmayan bir şeyi dine isnat etmektir. Bu yüzden İslam’ın tümel buyruklarını yeni ve modern hususlara ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    7977 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Takva ne demektir?
    35567 Teorik Ahlak 2012/01/29
    Takva, insanı yanlış işlere yönelmekten koruyan caydırcı bir güçtür. Tam bir takva, insanı günahlara ve haramlara düşmekten korumanın yanı sıra, şüpheli şeylerdende uzaklaştırır. Takvanın merhaleleri, dalları ve etkileri var ki ayrtıntılı cevap bölümünde onlara değineceğiz. ...
  • Kadir gecesi bir gece midir yoksa bir geceden fazla mıdır? Gündüz de kadir gecesinden sayılır mı?
    14793 Tefsir 2010/03/09
    Kadir gecesi, mübarek ve önemli bir gecedir. Kur'an'ın nassıyla ramazan ayının içindedir. Bu soru birkaç ihtimali içermektedir:1- Kadir gecesinin çokluğundan maksat halkın bildiği şey olan bir ...
  • Allah bir işi yapamayacak kadar güçsüz müdür ve bir başkasının O’nun işini yapması gerekir mi?
    3543 پروردگار. نامها و ویژگی ها 2012/06/23
    Bu soruda dile getirilen iddia ve varsayım şudur: Her nerede Allah’ın zatı bir işi yapmaya güç yetirebiliyorsa O’nun kendisi bu işi yapar ve eğer buna güç yetiremezse sebeplerden istifade eder. Allah’ın her işe güç yetirebildiğini bildiğimizden dolayı O’nun fillinin nedenler kanalıyla gerçekleşmesi muhaldir ve her kim bir ...
  • Din tebliği (gayri Müslimleri ve başkalarını eğitmek ve onlara kılavuzluk etmek) tüm Müslümanlara farz mıdır?
    6149 Pratik Ahlak 2011/12/19
    İslam evrensel, herkesi kapsayıcı ve en kâmil bir din olup dinlerin en sonuncusudur. Bu nedenle tüm ulus ve milletlerden herkes onunla tanışmalıdır. Diğer halkların bu insan yetiştirici dinle tanışmasının tek yolu, İslam hakikatleri, emirleri, hükümleri ve öğretilerini tebliğ etmektir. Bu esasla Kur’an-ı Kerim’in değişik ayetlerinde din tebliğine önem verilmiş ...
  • Ehlisünnetin kadınları kabirleri ziyaret etmekten men etmesinin nedeni nedir?
    4461 زیارت قبور و بنای مراقد 2012/08/21
    Ehlisünnet kitaplarında kadınların kabir ziyaretinde bulunmasının mekruh veya haram olduğunu yansıtan bir takım rivayetler mevcuttur. Lakin böyle ziyaretlerin caiz olduğunu belirten daha güçlü hadislerin varlığı ve birinci grup hadislerin senet ve muhtevasındaki zayıflık, birçok Ehlisünnet âlimini şer’i şart ve durumlara riayet etmesi halinde kadınların da erkekler gibi ...
  • İmam Hüseyin’in (a.s) Rukayye adında bir kızı var mıydı?
    15398 تاريخ بزرگان 2011/12/20
    Fedakarlık ve insani kemallerle dolu Kerbela gibi bir olayda yaşı küçük olan kimseler fazla dikkat çekmemiş olabilir. Hz. Rugayye’nin (s.a) yaşamı, babası, amcası, halası gibi yüce şahsiyetlerin nurlarının ışığı arkasında kaldığından tarih kitaplarında İmam Hüseyin’in (a.s) Rugayye adında küçük bir kızı olduğu konusuna değinilmemiştir. Bazı maktellerde İmam ...
  • Diriler tarafından müstahap amelleri yerine getirmek caiz mi? Diriler adına hangi amelleri yapmak doğru olmaz?
    2730 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/06
     Başkasını niyet ederek yapılan müstehap ameller, eğer yapılan amelin sevabını ona hediye etmek türünden olursa bu bütün müstehap amellerde caizdir.[1] Aama niyabet şeklinde olursa Peygamber'in ve imamların mezarını ziyaret etmek, müstahap hac veya ümre yerine getirmek konularında sakıncasızdır. ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    288067 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    173822 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    109832 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    103012 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    98511 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    97704 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    81396 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    79748 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    78128 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    72736 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

Linkler