Gelişmiş Arama
Ziyaret
3341
Güncellenme Tarihi: 2015/06/29
Soru Özeti
Selamun Aleyküm. Eğer bir kimsenin baba ve annesi ölmüşse onun kız kardeşleri ve erkek kardeşleri kendisinden miras alır mı yahut mirasın tümü evlatlarına ve eşine mi kalır?
Soru
Selamun Aleyküm. Eğer bir kimsenin baba ve annesi ölmüşse onun kız kardeşleri ve erkek kardeşleri kendisinden miras alır mı yahut mirasın tümü evlatlarına ve eşine mi kalır?
Kısa Cevap
Kur’an-ı Kerim’in ayetleri ve masumların hadisleri eksen alınarak fakihler bir takım kaide ve usulleri mirası taksim etmek için tedvin etmiş ve ilmihallerde onları beyan etmişlerdir. Mirası taksim etmeyle ilgili konuların aydınlanması için her tabakadaki varislere, mirasın asıl ve fer’i kaidelerine ve aynı şekilde matematiğe aşina olmak gerekir. Genel olarak varisler üç tabakada yer alırlar:
Birinci Tabaka: Baba, anne ve evlatlar (vasıtasız veya vasıtalı).
İkinci Tabaka: Büyün baba ve büyük anne (vasıtasız veya vasıtalı), (vasıtasız veya vasıtalı olmak üzere) erkek kardeş, kız kardeş, erkek ve kız kardeşten olan yeğenler.
Üçüncü Tabaka: Amca, hala, dayı, teyze ve onların evlatları (burada amca, hala, dayı ve teyzeden maksat ya şahsın bizzat amcası, halası, dayısı ve teyzesidir veya babanın veya annenin veyahut amcanın, büyük babanın veyahut büyük annenin amcası, halası, dayısı ve teyzesidir. Onların evlatlarından maksat da vasıtasız veya vasıtalı tüm evlatlardır).
Karı ve koca bu üç tabakada yer almazlar; zira karı ve koca tüm tabakalar ile birlikte miras alır ve hiçbir tabakanın miras almasına engel olmazlar. Her tabaka mirasın başka bir tabakaya ulaşmasına engeldir ve onun varlığıyla sonraki tabakaya miras geçmez.
 
Ayrıntılı Cevap
Mirasın payları ve taksim edilme niteliği Nisa Suresinin 13 ve 14. ayetlerinde zikredilmiştir. Ama yüce Allah bu surenin 11 ve 12. ayetlerinde şöyle buyurmaktadır: “Allah, size, çocuklarınız(ın alacağı miras) hakkında, erkeğe iki dişinin payı kadarını emreder. (Çocuklar sadece) ikiden fazla kız iseler, (ölenin geriye) bıraktığının üçte ikisi onlarındır. Eğer kız bir ise (mirasın) yarısı onundur. Ölenin çocuğu varsa, geriye bıraktığı maldan, ana babasından her birinin altıda bir hissesi vardır. Eğer çocuğu yok da (yalnız) ana babası ona varis oluyorsa, anasına üçte bir düşer. Eğer kardeşleri varsa, anasının hissesi altıda birdir. (Bu paylaştırma, ölenin) yapacağı vasiyetten ya da borcundan sonradır. Babalarınız ve oğullarınızdan, hangisinin size daha faydalı olduğunu bilemezsiniz. Bunlar, Allah tarafından farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” “Eğer çocukları yoksa karılarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen karılarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, halimdir (hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)”[1]
Bu ayet ve diğer ayet ve rivayetlere binaen mirası bölüştürmek için fakihler bir takım kaide ve usuller tedvin etmiş ve onları ilmihallerde beyan etmişlerdir. Miras ile ilgili konularda varislerin üç tabakada sınıflandırıldığına dikkat etmek gerekir. Birinci ve ikinci tabakaların her biri iki sınıftan oluşur ama üçüncü tabakanın tümü bir sınıftan meydana gelir. Birinci tabakanın iki sınıfı şunlardır:
1. Baba ve anne
2. Evlatlar (vasıtasız veya vasıtalı).
İkinci tabakanın iki sınıfı şunlardır:
1. Büyük anne ve büyük baba (vasıtasız veya vasıtalı).
2. Erkek kardeş, kız kardeş, erkek ve kız kardeşten olan yeğenler (vasıtasız veya vasıtalı).
Üçüncü tabakanın tümü bir sınıftır ve amca, hala, dayı, teyze ve onların evlatlarından oluşur.
Amcadan maksat, şahsın, babanın, annenin, büyük babanın veya büyük annenin amcası olabilir. Hala, dayı ve teyzeden maksat da aynı şekildedir. Evlatlardan maksat da vasıtasız veya vasıtalı evlatlardır.
Mirasla ilgili konularda evvela varislerin tabakaları ve sınıfları ile ilgili üç önemli kaideye dikkat edilmelidir:
Birinci Kaide: Her tabaka sonraki tabakadan önce gelir ve başka bir ifadeyle her tabaka mirasın başka bir tabakaya geçmesine engeldir. Birinci tabakada bir şahsın bulunmasıyla ikinci tabakaya sıra gelmez ve ikinci tabakada bir şahsın bulunmasıyla da üçüncü tabakaya sıra gelmez.
İkinci Kaide: Her sınıfta ölüye en yakın olan kimse ölüden daha uzak olan kimseye önceliklidir ama bir sınıftaki yakın akraba başka bir sınıftaki uzak akrabaya öncelikli değildir. Bundan dolayı evlat toruna ve torunda sonraki nesle önceliklidir ama baba toruna öncelikli değildir; çünkü onlar iki sınıfta yer alırlar. Aynı şekilde ölünün büyük babası ölünün babasının büyük babasına önceliklidir ve erkek kardeş erkek kardeşin evladına önceliklidir ama büyük baba erkek kardeşin evladına ve de erkek kardeş vasıtalı büyük babaya öncelikli değildir; çünkü onlar aynı sınıfta yer alırlar.
Üçüncü Kaide: Anne ve baba akrabaları, baba akrabalarına önceliklidir. Elbette her ikisinin de ölüye yakınlığının bir olması gerekir. Onların yakınlığı bir olmazsa, baba ve annenin akrabaları öncelikli değildir. Bundan dolayı daha yakın olan akraba uzak olan akrabaya önceliklidir. Daha yakın olan akraba sadece baba yoluyla ölüye ulaşsa da ve uzak akraba baba ve anne yoluyla ölüye ulaşsa durum fark etmez.
Karı ve koca yukarıdaki üç tabakada yer almazlar; zira karı ve koca tüm tabakalarla beraber miras alırlar ve hiçbir tabakanın miras almasına engel olmazlar.
 

[1] Nisa Suresi, 11 ve 12. ayetler.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İnsanların cennet ve cehennemde yaşları ne kadar olacaktır?
    4249 Tefsir 2012/02/22
    İnsanların yaşlarına göre bedende görülen değişiklikler bu dünyaya ait olan konulardandır. Ama ahirette özellikle cennette böyle şeyler söz konusu değildir. Yani öteki dünyada çocuk, orta yaş, yaşlı olmak diye bir şey yoktur. Hatta ahiretin maddi olduğuna inansak bile bugün bizim düşündüğümüz şekliyle yaş meselesi cennetlikler için olmayacaktır. ...
  • Gıybeti edilen bireyden rıza almadan tövbe edilebilir mi?
    3024 درمان رذائل اخلاقی 2014/05/20
    Gıybet kul hakkı olması nedeniyle iki merhalede başta gıybet edilenden rıza alınmalı ve sonrada Allah nezdinde bu günahtan dolayı tövbe edilmelidir. Ama gıybeti edilen bireyden herhangi bir nedenden ötürü rıza almak mümkün değilse veya ona bunu söylemek daha büyük bir probleme yol açacaksa böyle bir durumda masumların ...
  • Cemaat namazında saf nasıl tutulur? Hareket etmek namazı batıl eder mi?
    6826 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/03/07
    Karşılaştığınız olay (cemaat namazında saf oluşturmak) fıkıh kitaplarındaşöyle anlatılır:  1- Me’mum imamdan önde olmamalıdır.[1]2- Me’mum bir erkek ise imamın ...
  • Rububiyet yalnız Yüce Allah’a mı özgüdür?
    10101 Teorik İrfan 2010/05/04
    Rububiyet Arapça bir sözcük olan rab kökünden türemiştir, rab; sahip ve eğitici anlamındadır. Allah bütün yaratılış aleminin sahibi olması hasebiyle, bu alemin yöneticiliğini de Ona aittir. O, kendisinden başka her şeyin rabbidir. Yaratılış aleminin tüm varlıkları Allah’ın bir simge ve mazharıdır ama bu mazharların da bir takım temelleri ve ...
  • Beni Kureyze kabilesi hakkında Şia’nın görüşü nedir?
    5190 تاريخ کلام 2011/08/21
    Beni Kureyze Medine’de ikamet eden Yahudi kabilelerden biri olup birkaç boyutlu bir anlaşma esasınca bu şehirde Müslümanlar ile barışçıl bir şekilde yaşamaktaydı. Ahzab savaşı gelip çatınca onlar anlaşmalarını bozarak pratikte Medine’yi kuşatmış düşmanların beşinci sütunu rolünü oynadılar. Bu nedenle yüce İslam Peygamberi (s.a.a) bu savaşı başarı ile atlattıktan sonra ...
  • “Vebtelül yetama hatta iza beleğun nikahe” şeklinde olan ayetin anlamı nedir?
    4305 تاريخ کلام 2012/04/19
    Allah u Teâlâ bu ayeti kerimede yetimlerden sorumlu olan kimselere düstur veriyor ki yetimlerden sorumlu olan kimseler yetimlerin mallarına karşı dikkatli olsunlar. Onların sermayesini korusunlar, sorumlulukları döneminde buluğ ve rüşt çağına erinceye kadar onları denemeye tabi tutsunlar. Sorumlular, sorumluluklarının altında olan yetimlerin buluğ ve rüşt çağına erdiklerini ...
  • Parfüm kullanmak orucu bozar mı?
    6167 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/05/21
    Çoğu taklit merciinin görüşüne göre sadece dokuz şey orucu bozar: 1. Yemek ve içmek, 2. Cima (cinsel ilişki), 3. Mastürbasyon, 4. Allah, Peygamber (s.a.a) ve Peygamberin halifesine yalan isnat etmek, 5. Boğaza yoğun toz kaçırmak, 6. Başın tamamını suya sokmak, 7. Sabah namazı ezanına kadar cenabet, hayız ve nifas ...
  • Niçin bir erkeğin şahitliği iki kadının şahitliği ile eşittir?
    11634 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2009/07/04
    Yüce Allah tarafında insanlar için belirlenen kanunlar yaratılış âlemi, evrenin gerçekleri ve insanın yaratılışı ile uyum içindedir. Kadının yaratılışı erkeğin yaratılış ve yapısı ile farklı olduğu için Bu iki varlığın görev ve hükümleri de farklıdır. Bu görevlerden biri mahkemede şahitlik yapmaktır Bu görev hislerin etkisinde kalınmadan ve ...
  • Mehdiliği tehdit eden şeyler nelerdir?
    3588 سوء استفاده از مهدویت 2012/08/22
    Mehdiliği tehdit eden hususlar çoktur. Biz burada sadece üç önemli şeye işaret edeceğiz: 1. Eğer en üstün kanunlar ehil olmayan uygulayıcıları eline düşerse veya eğer en pahalı şeyler ehil olmayan insanların elinde bulunursa, ne kanundan ve ne de belirtilen değerli şeyden bir sonuç alınamaz. Mehdilik ...
  • Zina zade hakkında rivayet edilen hadisler hangileridir?
    4512 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/14
    Zina sonucu doğan çocuğun (zina zade) İslam nazarında Peygamber Efendimiz (s.a.a) ve masum İmamlarımızın (a.s.) rivayetlerinde beyan edilmiş, özel hükümleri vardır. O, hadislerden bazılarının adresleri şunlardır:1-   Zina zadenin mirası: “Vesailuş-Şia”, c.26, ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    289374 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    176190 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    110246 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    103551 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    98714 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    98488 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    82452 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    80125 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    78525 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73036 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

Linkler