Gelişmiş Arama
Ziyaret
19235
Güncellenme Tarihi: 2011/07/13
Soru Özeti
Diğer namazlar sesli kılındığı halde öğle ve ikindi namazları neden sessiz kılınmaktadır?
Soru
Diğer namazlar sesli kılındığı halde öğle ve ikindi namazları neden sessiz kılınmaktadır?
Kısa Cevap

Bu iki namazın sessiz kılınmasının asıl delili Allah Resulünün (s.a.a) sünnetidir. Zira Resulullah (s.a.a) namazlarını bu şekilde kılmıştır. Allah Teala’da Onu (s.a.a) bizlere bir örnek tayin etmiştir. Peygamberimiz (s.a.a) ‘Ben nasıl namaz kılıyorsam öyle namaz kılın’ diye buyurduğundan bizde namazlarımızı Onun (s.a.a) gibi kılıyoruz. Bu konu için başka delillerde getirilmiştir. Örneğin: Sabah, akşam ve yatsı namazları sırasında hava karanlık olduğundan insanlar namaz kılınan yeri bulabilsinler diye sesli kılınmaktadır. Ama öğle ve ikindi namazlarında hava aydınlık olduğu için böyle bir şeye gerek yoktur. Bizim bilmediğimiz başka deliller de olabileceğinden bunlar ancak bir hikmet olarak değerlendirilebilir.

Ayrıntılı Cevap

Allah, elçilerini ve kanunlarının birçoğunu yalnızca kulların itaatlarının ne ölçüde olduğunu ölçmek için göndermiştir. Bunun kendisi yalnız başına münasip bir delil olup bu kanunların uygulanması gerektiğinden başka bir delile ihtiyaç yoktur. Örneğin Talut, savaşa gidecerken ordusuna şöyle seslendi: ‘Allah sizi bir nehirin suyuyla imtihan etmek istiyor. Kim onun suyundan bir avuçtan fazla içerse benim ordumdan çıksın.’[1] Onun için Allah neden böyle bir emir verdi diye delil peşinde koşmaya gerek yoktur; çünkü itaat edenle etmeyenleri ortaya çıkarmanın kendisi bu iş için yeterli ve ikna edici bir delildir. Ancak bu demek değildir ki, Allah’ın hükümleri için kulların imtihanından başka bir delil yoktur. Aksine bu hükümlerin çoğunun başka birçok değerli faydaları vardır ki, insanlığın ilerlemesi ve yücelmesi için önemli bir rol oynamaktalar. Yukarıda söylenenler de ‘Allah’ın hükümleri için herhangi bir delil bulamasak bile ona karşı ihmalkar davranamayız’ konusuna vurgu yapmak içindir. Nitekim bu konuda araştırma yapmak ve ibadetlerin bazı delillerini anlamak güzel bir şey olup ilahi emirlerin karşısında tam teslim olmakla çelişmez.  

Aşağıda öğle ve ikindi namazlarının sessiz okunması, sabah, akşam ve yatsı namazlarının sesli okunması hakkındaki şu hadisi özetle getiriyoruz:

Fazl b. Şazzan, bazı namazların sesli, bazılarınında sessiz kılınması hakkında İmam Rıza (a.s)’ın şöyle buyurduğunu rivayet eder: ‘Sesli kılınan namazlar hava karardığı zaman kılınan namazlardır. Dolayısıyla o çevreden geçen birinin cemaat namazının farkında olabilmesi ve cemaata katılabilmesi için namazda sesin yükseltilmesi lazımdır. Zira karanlıktan dolayı namaz kılanları göremese bile onların sesini duyarak cemaat namazının olduğunu anlar. Havanın aydınlık olmasından dolayı sessiz kılınan namazlarda böyle bir gereklilik yoktur ve herhangi bir ses duyulmadan da namaz kılınan mekan bulunabilir.’[2]   

Günümüzde elektrik nimeti var, dolayısıyla geceyle gündüz arasında fazla bir fark kalmadığı için namazlarda sesimizi yükseltip alçatmaya fazla gerek kalmadı veya bu hadis cemaat namazıyla ilgilidir öyleyse başkalarıyla ilgisi olmayan insanın tek başına kıldığı namazlar, hatta akşam ve yatsı namazları da sessiz kılınabilir veyahut gündüz körlerin de anlaması için öğlen ve ikindi namazlarını sesli kılalım gibi düşünceler ortaya çıkarsa demek gerekir ki, böyle bir ayırım eskisi gibi devam etmelidir. Çünkü birincisi, rivayette gelen delilin sadece bu gibi yerlerle sınırlı olduğundan emin değiliz ki delil ortadan kalktığında manada ortadan kalksın. Aksine bizim bilmediğimiz başka delillerde mevcut olabilir.[3] İkincisi bazı bölgelerde ve bazı vakitlerde henüz bile namazın yüksek sesle kılınmasına ihtiyaç duyulabilir. Dolayısıyla başta da söylediğimiz gibi Allah’ın fermanlarına itaat etmek ve Resulullah’ın (s.a.a) sünnetine amel etmek maksadıyla her zaman bu tutumumuzu korumalıyız.

Bu alanda başka deliller sunan rivayetler de vardır. Örneğin, Peygamberimiz (s.a.a) miraca çıkarken melekler bazı namazlarda O’na iktida ettiler. Allah-u Teal’da bu namazların diğer namazlardan üstün olduğunu göstermek için onların yüksek sesle kılınmasını emretti.[4]

Son olarak yine vurguluyoruz ki, böyle işlerde asıl delil ilahi emirlerin karşısında teslim olmaktır. Yoksa islami vazifelerde böyle sorular karşımıza çok çıkar. Örneğin: Neden bütün namazlarda Fatiha suresi şarttır, ama ondan sonra okuncak sureyi seçmek insanın kendisine bırakılmıştır? Namazda neden yüzümüzü kıbleden çevirmemeleyiz? Cemaat neden Fatiha ve ardından gelen sureyi okumaz ama değer zikirleri okurlar?... gibi.

Böyle yerlerde asıl delil (Kur’an’da eğer açıklanmamışsa) Resulullah’ın sünnetidir. Çünkü Resulullah’ın fiileri böyle idi. Ve Allah-u Teala, O’nu (s.a.a) bize örnek ve rehber tayin etmiştir. peygamberimiz de buyuruyor: ‘Benim kıldığım gibi namaz kılın.’[5] Bu yüzden bizde O’nun gibi yapıp, O’nun gibi namaz kılmalıyız.



[1] -Bakara/249

[2] -Muhammed B. el-Hasan hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.6, s.82-83, hadis: 7406, Müessese-i Al’ul Beyt, Kum, H.K.1409

[3] -Usulcuların deyimiyle neden belirtilmemiştir.

[4] -Muhammed B. el-Hasan hür Amuli, Vesail-uş Şia, c.6, s.82-83, hadis: 7407.

[5] -Allame Meclisi, Bihar-ul Envar, c.82, s. 279, Müesseset-ül Vefa, Beyrut, Lübnan, H.K. 1404; İhsai b. Ebi Cumhur, Aval-il Leali, c.3, s. 85, İntişarat-ı Seyyid-i Şüheda (a.s), Kum, H.K. 1405

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İslam Dinin Zarurileri Nelerdir?
    665 Genel Konular Ve Istılahlar 2014/06/23
    Dinin zarurileri din sahibi tarafından açık bir şekilde tespit edilmiş şeylerdir. Dinin zaruri has ve genel olmak üzere iki kısımdır: Has zaruriler din sahibi tarafından o dinin genel insanları için değil, belki has kişileri için açık bir şekilde sabit olunmuş şeylerdir. Genel zaruriler ise söz konusu dine giren, o dinin adap ...
  • Evlenmekle insanın mali durumu iyileşiyor iddia edilmektedir. Eğer gerçekten bu doğru ise neden evli olup fakir olanların sayısı oldukça fazladır?
    2535 Eski Kelam İlmi 2011/07/18
    İnsanların yaşam ve servet bakımından farklı olmaları yaratılışın başından beri Allah tarafından takdir edilmiş durumlardan bir durumdur. Ve Allah u Teâlâ insanları imtihana tabi tutmak için rızıklarında var olan bu farklılığı vesile kılmış. Bu esas gereğince dini rehberlerin (a.s.) evlenmeyi tavsiye ve teşvik etmelerinin delili insanların servetinin diğer insanların güdümüne ...
  • İnsanlardaki güzellik, çirkinlik, hidayet, sapma, rızık vs. şeylerdeki farklılıkların felsefesi nedir?
    4567 Tefsir 2010/01/27
    Adalet şu manalara gelmiştir: Bir bütünün parçalarının yerli yerinde olması, bireylerin haklarını gözetmek, hakkı hak sahibine vermek, varlık feyizi verirken hakka riayet etmek ve son olarak da bazen adalet kavramı eşitlik ve her türlü ayrımcılığı reddetmek anlamında kullanılır. Soruya uygun olan mana bu son mana yani, eşitlik ve her türlü ...
  • Peygamberler ve Masumlar tüm kemallere sahip miydiler, yoksa kemalin bazı mertebelerini bu dünyada mı elde ediyorlar?
    1799 Yeni Kelam İlmi 2009/08/25
    Kur'an-ı Kerim’de de açıkça belirtildiği gibi peygamberler (a.s) ve İmamlar (a.s) bir takım kemalleri sonradan elde etmek yönünden diğer insanlar gibidirler. Dolayısıyla masumlar mümkün olan tüm kemallere sahip olarak dünyaya gelmezler. Bazı kemalleri bu dünyada iken ilahi imtihanları, fikri ve bedensel ibadetleri, riyazet, seyr-u sülük ve Allah'a yakınlaşmayı yerine getirerek kazanırlar. Ancak ...
  • Tek bir kapısı olan Camiye hayız ve cünüp bir kimsenin girmesinin hükmü nedir?
    1430 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/30
    Hayız halinde olan kadın ve cünüp bir kimsenin Camide durması caiz değildir. Ama eğer bir kapıdan girip bir diğer kapıdan çıkıyorsa ya Camide var olan bir şeyi kaldırmak için Camiye giriyorsa sakıncası yok.[1] Buna binaen eğer Caminin tek bir kapısı varsa Camide var olan bir şeyi alıp dönmek için giriyorsa ...
  • Namazını doğru kılmayan bir kimseye tabi olmak caiz midir?
    1591 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/18
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Kur’an’da kaç tane kelime vardır?
    4665 Kur’anî İlimler 2011/04/28
    Müslümanlar, İslamın başlangıcından bu yana semavi kitapları Kur’an’a her yönüyle büyük önem vermiş, onun bütün kelimelerini hatta Mekki ve Medeni olanları bile ayrı ayrı saymışlardır. Bu sayımdan elde edilen rakamlar şöyledir:Mekki kelimeler 45653, Medeni kelimeler 32154’tür. Buna göre Kur’an-ı Kerim’deki kelimlerin toplamı: 77807’dir.[1] [1]- Bkz: Merkez-i Ferheng ve Maarif-i Kur’an’ ...
  • Bir malın humusu verildikten sonra ona yeniden humus vacip olur mu?
    1214 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/04/07
    Bilindiği üzere humus, füru-u dinden olup İslam’ın önemli farzlarından biridir ve ibadet sayılmaktadır. Bu yüzden kurbet kastıyla (Allah’ın emrini yerine getirmek niyetiyle) yerine getirilmelidir.Mal ve sermayeye humus geldiğinde bir kere humusları verilirse üzerinden uzun yıllar geçse de ona artık humus gelmez. Ama mal hep artan şeylerden olsa veya değeri yükselse ...
  • Ehl-i Sünnetin Bilal hakkındaki görüşü nedir?
    1661 تاريخ بزرگان 2008/05/13
    O müşriklerin işkencelerine karşı direniş göstermiş, Peygamber’in müezzini ve savaşlarda Peygamber’le birlikte savaşmış Resulullah’tan sonra Medine’yi terketmiştir, Şam’a yerleşmiş ve orada da vefat etmiştir. Ehl-i Sünnet kaynaklarına göre o Ebubekir tarafından azat edilmiştir. ...
  • Maddî varlıklara varlık bahşeden nedenin maddi şeylere yönelik sezgisel bilgiye sahip olması gibi, maddî varlıkların da kendilerine varlık bahşeden nedenlere yönelik sezgisel bilgisi var mıdır?
    1656 Teorik Ahlak 2011/10/22
    Maddî varlıkların bilgi sahibi olduğunu ispatlamanın yollarından birisi şudur: Varlıklar varlık olmaları ve varlıktan nasiplenmeleri nedeniyle, her ne kadar çok zayıf olarak olsa da kendi hadlerince varlıksal kemallerin tümünü taşırlar ve bu kemallerden birisi de bilgidir. Başka bir ifadeyle, tüm varlıklar Hz. Hakk’ın mazhar ve tecellisi olması hasebiyle, O’nun birer ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    106702 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, kendisine haksızlık yapılan ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    90425 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). Eğer evlenmek mümkün değilse, toplum fertlerinin cismi, ruhi ve psikolojik etkilerinden korunması için spor yaparak, oruç tutarak ve ...
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    43014 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    39612 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’ ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    37787 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin isimlerine gelince bu ismin özel bir anlamı ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    37759 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Nafile namaz nedir ve onu kılma şekli nasıldır?
    34428 Pratik Ahlak 2011/11/21
    Nafile namazı, müstehap namaza denir ve nafilelerden kastedilen müstehap namazlardır; yani her Müslüman’a gündüz ve gece farz olan (on yedi rekât) namazlar dışındaki namazlardır. Rivayetlerde değişik müstehap namazlarına işaret edilmiş ve tavsiyede bulunulmuştur. Biz burada sadece kılınması daha çok tavsiye edilen gece ve gündüz nafilelerine işaret ediyoruz. Cuma günü dışında ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    34179 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan birinden kaynaklanmaktadır. Uhud savaşı İslam’ın ilk dönemindeki en zor savaşlardan biridir. Bu tehlikeli savaşta herkesten daha çok fedakârlık yapan ve düşman ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    30212 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    29045 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. Uykuda ya başka ...

Linkler