Ziyaret
303
Güncellenme Tarihi: 2018/01/24
Soru Özeti
Neden esir düşmüş evli kadınlar hakkında Müslümanlara helal olduğuna dair ayet nazil olmuştur?
Soru
Neden esir düşmüş evli kadınlar eşleri oldukları halde savaşta esir düşmüşselerse savaşcılara helal olduğuna dair ayet nazil olmuştur?
Kısa Cevap
Kutsal islam şeriati evli kadınlarla evlilik yapmayı haram bilmektedir. Bu hükümden sadece savaşta esir düşmüş ve belirli şartlara haiz olanlar istisna edilmiştir.
Allah teala kafirlerden esir düşmüş esir kadınlar batıl inançlarından beraat ettikten sonra ve rahimleri önceki eşlerinden arınmış ise nikah kıymayı helal etmiştir. Başka bir tabirle evli olan kafir bir kadın Müslümanların elinde esir düşmüş ise kadın esir düşmesiyle birlikte memluk olduğu için önceki eşiyle olan evliliği batıl olur.[1] Bu kölenin sahibi kadın iddet süresini doldurduktan sonra onunla birlikte olabilir veya sahibinin izniyle başka başka birisiyle evlilik yapabilir.
Elbette tekrar vurgulamak isteriz bu hüküm sadece kafir kadınlar hakkındadır. Milleti müslüman olan iki taraf arasındaki savaşta bu hüküm cari olmaz. Hatta savaşın taraflarından biri zalim ve işgalci olsa bile.
Esir kadınlarla cinsel ilişkinin helalliğinin felsefesi ve delili hakkında şunu söyleyebiliriz:  Esir kadınların helal olması o dönemin toplumsal gerçeklerinden biriydi. Zira bu kadınların bu halde serbest bırakılmaları düşman cephesinin takviyetine yol açmaktaydı. Zindana atılmaları ve hapsedilmeleri doğru bir yöntem değildi. Cinsel isteklerini doyurma haklarını görmezden gelip onları tarlalarda ve madenlerde çalıştırmak tehlikeli sonuçlar doğurabilir ve aralarında fesadın yayılmasına yol açabilirdi. Diğer bir taraftan toplumda toplumun bir parçası olmadan yaşayan büyük bir çoğunluk oldukca olumsuz sonuçlar doğuracaktır. Ezcümle soysuz bir nesil ortya çıkmasına yol açabilir. Bütün bunların ötesinde bu kadınların bu şekilde ortada kalmaları toplumsal değerlerin ve inançların karşısında bir yapı oluşturur. Daha açık söyleyecek olursak; bu halde bu insanlar düşmanın düşüncesel ve fikri temsilcilerine dönüşerek bu toplumun kabul görmüş değerleriyle uyuşmayan bir topluluğun ortaya çıkmasına yol açacaktır. İslam dini bu kadınlarla evlilik ilişkisine belirli şartlar altınta resmiyet tanıyarak islam toplumunda doğa bilecek bütün olumsuzlukları ortadan kaldırmıştır. Bu kadınlar İslam toplumununa uyum sağlamalarıyla hem topluma kazandırılmış, hemde toplum olumsuz etkilerinden korunmuş olur.[2]
 
 

[1] Amuli, Beha'uddin, Muhammed bin. Hüseyin ve Savici, Nizam bin Hüseyin, Cami Abbasi, 671.s, defter intişarat İslami, Kum, 1.bk, 1429.
[2] 1076 (site: 2541) nolu soru cevaptan istifade edilmiştir.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bir mercii taklit etmede kendisinin rızası gerekli midir?
    2485 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/30
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin bu husustaki görüşü şudur:Eğer şerî muteber yollardan (açık delil, şöhret ve vicdanî ilim) bir şahsın taklit için salahiyeti olduğu tespit edilirse, onu taklit etmek caiz olur ve kendisinin onayına gerek duyulmaz. Daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki adrese müracaat ediniz:
  • İnsan cennette düşünür mü?
    5993 Eski Kelam İlmi 2011/11/22
    Akıl ve düşünce her zaman insan ile beraber olmuştur. İnsan maddî âlemden geçtikten sonra düşünme gücünü kaybetmeyecektir. Aksine bazı hicap ve engellerin kalkmasıyla hakikat ve gerçekleri daha keskin ve kesin bir bakışla kavrayacaktır. Kur’an-ı Kerim’de bulunan birçok ayeti okumayla, insanların hem kıyamet gününde, hem cennette ve hem de cehennemde ...
  • Kocası ve aile reisi olmasa bile kendisine kalan miras vasıtasıyla Mekke’ye gitmek kadına farz olur mu?
    2731 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/08
    Hac dinin rükün ve zorunluluklarından biridir. Haccın farz olduğunu kabul etmekle birlikte onu terk etmek büyük günahlardan biridir ve inkâr ederek onu terk etmek de dinden çıkmaya neden olur. Şeyh Kuleyni (r.a) muteber bir kanalla Hz. Sadık’tan (a.s) şöyle nakletmektedir: “Zorunlu bir ihtiyaç veya hasta olarak ...
  • Şirk nedir?
    14902 Eski Kelam İlmi 2009/10/10
    Şirk lügatte, pay vermek anlamındadır, Kur’ani kullanışta ise şirkten kasıt Allah-u Teala’ya ortak ve benzer koşmaktır. Şirk, tevhit ve “hanifliğin karşısında yer almaktadır. Hanif yani, istikamet ve itidale yönelmek. Muvahhit insanlar şirkten yüz çevirip tevhit esasına yöneldikleri için onlara hanif denir.
  • Nazardan korunmak nasıl mümkündür?
    6767 Tefsir 2011/05/09
    Nazar, nefsin oluşturduğu tesirlerindendir ve onun inkar etmeğe bir delil yoktur. Hatta bazı hadiseler nazarın varlığına delil sayılır. Merhum Şeyh Abbas Kummi, nazardan korunmanın yolları hakkında Kalem Suresi'inin 51. ayetini okumayı tavsiye etmiştir. Bu ayetin nüzul sebebine bakıldığında onun nazara karşı etkili olduğu ...
  • Acaba içinde humus payı olan veya borç olarak verilen para değer kaybına uğrarsa zaminliğe neden oluyor mu?
    5089 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/04
    Aşağıdaki noktalara dikkat etmek sorulan sorulara cevap verme hususunda bize yardımcı oluyor: 1-   Ukala (akıl sahibi olanlar) nezdinde mal olarak kabul edilen her şey İslam anlayışında mal olarak kabul görülmekte ve şeraitin istisna ettiği yerler ...
  • Bütün fakihler diyorlar ki: ‘İki adil âlimin tastik etmeleriyle müçtehitlerin en bilgili olanı belirlenir ki, bu da diğer iki adil âlimin onların sözlerine karşı çıkmamasıyla olur.’ Bu durumda her müçtehit iki adil alim tarafından onaylanırsa en bilgini taklit etmenin hükmü ne olacaktır?’
    2856 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/10
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi’nin bu konudaki görüşü şöyledir:Bir kısım fakihin ilmi seviyesi eşit veya birbirine yakın olursa mukallid, isterse fetvaları kendi isteğine uygun olan müçtehidi bile seçebilir. Daha önceki meselelerde ilmi seviyeleri birbirine eşit olan bazı büyük müçtehitlerin isimleri zikredilmiştir.
  • Akıl din ile neden çelişir?
    7682 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Ezgi ve müzik yoluyla İslam dini ve Peygamberin hayat şeklini yaymak caiz midir?
    4636 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/08
    Genel anlamıyla İslam dini ve özel anlamıyla da Peygamberin (s.a.a) yaşam şeklini tebliğ etmek kendileri ve tebliğ yolları ve onları icra etme şekilleri hakkında düşünülmesi gereken en önemli konulardandır. Elbette bu hususla ilgili dikkat edilmesi gereken bir takım meseleler vardır:1. İslam ...
  • Hatim merasimi ve mezarlığa çocukları götürmenin bir keraheti var mıdır?
    14872 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Çocukları dinsel meclis ve merasimlere ve de mescide veya Muharrem ayındaki matem merasimlerine götürmek veyahut bayram namazı ve dinsel bayramlara katılmasını sağlamak kendilerinin dinsel duygularının gelişmesi için çok önemlidir. Ergin gençleri hatim merasimi ve mezarlığa götürmek hakkında ise, rivayetlerde ve fıkhi kitaplarda yaptığımız inceleme neticesinde bu işin ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    293281 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    183215 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    111800 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    106449 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    100623 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99311 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    86826 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    81585 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    80672 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73489 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...