Gelişmiş Arama
Ziyaret
34898
Güncellenme Tarihi: 2012/02/18
Soru Özeti
İbrahim makamı nedir? Ondan kastedilen nedir?
Soru
İbrahim makamı nedir? Ondan kastedilen nedir?
Kısa Cevap

Mekke’deki belirgin işaretlerden birisi, İbrahim makamıdır; zira orası İbrahim’in (a.s) durduğu bir makamdır. İbrahim makamının tefsir ve manası hakkında bazıları tüm haccın İbrahim makamı olduğu görüşündedir. Bir grup İbrahim makamının “Arafe”, Meş’aru’l-Haram” ve “üçlü cemerat” olduğuna inanmaktadır. Bazıları da tüm Mekke hareminin İbrahim makamı sayıldığı görüşünü taşımaktadır. Ama mevcut deliller ve ilgili ayetin zahirini göz önünde bulundurmayla, bilinen İbrahim makamının kastedildiği ve onun Kâbe yakınında bulunan bir nokta olduğu anlaşılmaktadır. Şimdi de İbrahim’in ayak izinin üzerinde bulunduğu özel bir taş orada yer almaktadır ve hacılar tavaf yaptıktan sonra onun ardından gitmekte ve tavaf namazı kılmaktadır. Nakledildiği üzere Hz. İbrahim ve Hz. İsmail (a.s) Kabe’yi inşa ederlerken İbrahim elinin ulaşamadığı bir yere ulaşmak isteyince ayağı altına bir taş koyar ve kendisinin ağırlığı ayak altına yansır ve ayak izi taş üzerinde kalır. Yahut İbrahim, İsmail’e görmeye gidince İsmail’in eşi İbrahim’e şöyle der: Baş ve yüzünde toz ve toprağı almam ve yıkamam için başını aşağı ey. İbrahim sağ ayağını öne atar ve bir taşın üzerine koyar ve ayak izi o taşın üzerinde kalır. Elbette çok açık olduğu üzere bu mesele her ne şekilde gerçekleşmişse, Hz. İbrahim’in mucizelerinden biridir. Bu yüzden eğer bir olağanüstülük gözlemlenirse normal karşılanacaktır.

Ayrıntılı Cevap

Mekke ve Mescidü’l-Haram çevresinde Allah’a tapma, tevhit ve maneviyat göstergeleri göze çarpmaktadır. Bu göstergelerin tarih boyunca bunları yıkmak isteyen güçlü düşmanlar karşısında süreklilik ve bekasını koruması bir mucize sayılmaktadır. İbrahim (a.s) gibi büyük bir peygamberden Zemzem, safa, merve, rükün, hatim, siyah taş, hicr-i İsmail gibi eserler kalmıştır ve bunların her biri geçmiş asır ve çağların mücessemleşmiş bir tarihi mesabesindedir. Bu açık göstergelerden birisi, İbrahim makamıdır. Makam iki ayak yerine söylenmektedir.[1] Kâbe’nin inşası veya hac merasiminin yapılması veyahut halkı bu büyük merasimi yapmaya davet etmek için İbrahim’in durduğu yer olması nedeniyle, ona İbrahim makamı denmiştir.[2] İbrahim makamının tefsir ve manası hakkında bir görüş bulunmamaktadır, bilakis değişik ve farklı sözler bulunmaktadır. Bu sözlerin bazılarına işaret ediyoruz.

A. Bazıları baştan sona tüm haccın (tüm amellerinin) İbrahim makamı olduğu görüşündedir.

B. Bir grup, İbrahim makamının haccın tümü olmadığı ve onun sadece Arafe, maş’aru’l-haram ve üç cemerattan ibaret olduğu görüşündedir.

C. Bazıları, tüm Mekke hareminin İbrahim makamı sayıldığı görüşündedir.

D. Her ne kadar zikredilen tüm bu hususlar Hz. İbrahim’in (a.s) özveri ve fedakârlıklarını hatırlatsa da sunduğumuz bu deliller ve ayetin zahirini göz önünde bulundurmayla, İbrahim makamının İbrahim’in bilinen makamı olduğu anlaşılmaktadır ve orası Kâbe yakınlarında bulunan ve şimdi İbrahim’in ayak izinin belirgin olduğu özel bir taştır. Hacılar tavaf yaptıktan sonra oranın yakınına gitmekte ve tavaf namazı kılmaktadır.[3] Muteber kitaplarda masum imamlardan (a.s) nakledilen rivayetler, son görüşe işaret etmektedir. Burada bu rivayetlerin bazılarına işaret ediyoruz. Kâfi’de İmam Sadık’tan (a.s) “onda apaçık ayetler vardır” ayetinin tefsiri hakkında şöyle zikredilmiştir: Bir şahıs bu apaçık ayetler nedir diye sorar. İmam şöyle buyurur: “Birisi, İbrahim’in üzerinde durduğu ve ayak izinin taşta kaldığı makam, diğeri siyah taş ve üçüncüsü ise hicr-i İsmail’dir.”[4] İbrahim Teyimi şöyle demektedir: İmam Sadık bana yaslandı ve şöyle buyurdu: “Ey İbrahim! Tavafın ecrini bilmek istiyor musun? Sana feda olayım evet diye cevap verdim. Buyurdu ki: Herkim Allah’ın evine marifetle gelir, yedi defa tavaf eder ve İbrahim makamında iki rekât namaz kılarsa, Yüce Allah ona on bin iyilik verir ve onu on bin derece yukarıya çıkarır…”[5] Bu iki rivayete dikkat edildiği takdirde İbrahim makamından kastedilen yerin hacıların tavaf ettikten sonra arkasında durduğu ve iki rekât tavaf namazı kıldığı meşhur makam olduğu anlaşılacaktır. Fahri Razi bu konuyu ispatlama doğrultusunda bir takım deliller öne sürmüştür ve biz onların bazılarına işaret ediyoruz.

1. Rivayet edildiği üzere Cabir tavafını tamamladıktan sonra makam tarafını doğru gitmiş ve "وَ اتَّخِذُوا مِنْ مَقامِ إِبْراهِیمَ مُصَلًّى" ayet-i şerifesini okumuştur. Bu, İbrahim makamının bilinen meşhur makam olduğuna delalet etmektedir.[6]

2. Bu ad halkın örfünde belirtilen mekâna özgüdür ve bunun delili de şudur: Eğer Mekke ehlinden bir kimse İbrahim makamını sorarsa, bu yeri kendisini göstermektedirler.

3. Hz. İbrahim’in ayağının bir taşta iz bırakması, Allah’ın birliği ve İbrahim’in mucizesinin en açık delillerindendir. Bu esas uyarınca, eğer bu taşı İbrahim’e özgü kılacak olursak (İbrahim makamı olarak değerlendirirsek), bu başka bir mekânı İbrahim’e özgü bilmemizden daha iyidir.

4. Yüce Allah şöyle buyuruyor: “İbrahim makamından kendiniz için ibadetgâh seçiniz.” Haremin hiçbir yerinde (makam olarak bilinen yer dışında) ibadete özgü özel bir yer bulunmamaktadır. O halde bu mekânı İbrahim makamı olarak kabul etmeliyiz.

5. İbrahim makamı, onun kalktığı yerdir ve rivayetler ile ispatlandığı üzere kendisi (bir görüşe göre) ayağını yıkarken bu taş üzerinde durmuştur. Lakin kendisinin başka bir yerde durduğu ispat edilmemiştir.[7]

Bundan dolayı, İbrahim makamı Hz. İbrahim’in (a.s) ayak izinin kaldığı taştır. Birçok rivayetin delalet ettiği üzere, Kâbe’nin duvarını yükseltmesi için Hz. İbrahim’in üzerinde durduğu asıl taşın şimdi makam olarak adlandırılan yerin altında defnedilmiştir ve İbrahim makamı tavaf yerinin kenarında ve bağlı tarafın karşısında yer almaktadır.[8]   



[1] İbn. Manzur, Lisanü’l-Arab, c. 12, s. 498.

[2] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 3, s. 15, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1374, h.ş, çap-ı evvel, az bir tasarrufla.

[3] Razi, Ebu Abdullah, Fahruddin Muhammed b. Ömer, Miftahü’l-Ğayb, c. 4, s. 44, Dar-ı İhyai’t-Turası’l-Arabi, çap-ı Beyrut, 1420, k, çap-ı sevvom; Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 1, s. 448, bazı eklemeler ve değişiklikler ile.

[4] Kuleyni, Kafi, c. 4, s. 223, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1365 h.ş.

[5] Hilli, İbn. Fahd, İddetü’d-Dai, s. 192, Daru’l-Kütrübi’l-İslamiye, 1407 h.k.

[6] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharü’l-Envar, c. 21, 403, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut-Lübnan, 1404 h.k; Sahih-i Müslim (Hac 147. Hadis), be nakl az İbn. Kesir Demeşki, İsmail b. Ömer, Tefsirü’l-Kur’ani’l-Azim, c. 1, s. 293, Daru’l-Kütübi’l-İlmiye, Menşurat-ı Muhammed Ali Beyzun, çap-ı Beyrut, 1419 k.

[7] Razi, Ebu Abdullah Fahruddin Muhammed b. Ömer, Miftahü’l-Ğayb, c. 4, s. 44.

[8] Tabatabai, Muhammed Hüseyin, tercüme-i el-Mizan, c. 3, s. 546, mütercim: Musevi Hemedani, Seyid Muhammed Bakır, Naşir: Defter-i İntişarat-ı İslamî Camia-i Müderrisin-i Hovze-i İlmiye-i Kum, Kum, 1374 h.ş, çap-ı pencom.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Künye ne demektir? İslam Peygamberinin (s.a.a) künyesi olan Ebu’l-Kasım’ın manası nedir?
    29123 تاريخ بزرگان 2012/02/18
    Arap kültüründe Eb (erkekler için) ve Ümm (kadınlar için) takılarıyla başlayan isimlere künye denir. Künye kalıbında isim vermek Arap kabilelerinde insanı bir çeşit yüceltmek sayılmaktadır.[1] Ebu’l-Kasım, Ebu’l-Hasan, Ümmü Seleme, Ümmü Kulsüm vb. gibi. İslam da künyeye ...
  • Acaba benim bu dünyada vücut bulmam zorunlu olmuş mudur?
    3976 Eski Kelam İlmi 2012/03/10
    Görünür ve zahiri alemde insanların çoğu ilahi fıtratlarındaki misakı ve sözleşmeyi unuturlar. Allah tarafından kendilerine bağışlanan vücudu ve varlığı kabul ettiklerini hatırlamıyorlar. Kendilerine yönelik olan kendi yaşamlarının zorunlu olduğunu sanırlar. Oysaki gafletin perdelerinin kenara itilmesi, kendi vücudunun bütün boyutlarına yönelik marifetinin ve bilgisinin fazlalaşmasıyla tedrici olarak ...
  • İslâm dışındaki diğer dinler sayesinde kemale erişilebilir mi? Tevhide ulaşmak nasıl?
    6325 Yeni Kelam İlmi 2008/10/27
    Bugün dünyada var olan dinlerde bazı hakikatler vardır. Ama hakikatin kâmil şekli olan tevhit sadece İslâm dininde görülebilmektedir. Bu iddianın ispatlanmasındaki en açık delil, güvenilir kaynakların olmaması, tahrifin olması ve bu dinlerin metni kaynaklarındaki aklî çelişkiler ve bunun karşısında ise Kuran’ın tahrif olmaması, güvenilir kaynak ve tarihin olması, dinin evrensel ...
  • Eğer su yoksa ve idrar yapılırsa namazı nasıl eda etmek gerekir?
    2063 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    İdrarın çıktığı yer su dışında başka bir şey ile temizlenmez ve eğer az su ile yıkanırsa iki defa yıkanması farzdır ama kur suyuna bağlı olan musluk suyuyla yıkanırsa bir defa yeterlidir.[1] Bundan ötürü biri idrar yaptığında idrarın çıkış yerini ...
  • Saçlarım döküldüğü için peruğu başıma yapıştırmak zorundayım. Bu durumda abdest ve guslümün hükmü nedir?
    5209 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/11
    Ayetullah el-Uzma Mehdi Hadevi Tahrani’nin cevabı: 1- Ekilen saç, doğal ve uzayan türden olur ve bedenden sayılırsa insanın kendi saçı hükmündedir. 2- Ekilen saç, sentetik elyaftan olur veya doğal ama uzamayan türden ise onu kaldırmak mümkün olmaz ve deriye değecek şekilde mesh de ...
  • Acaba İran'da idam cezasının kaldırılmasına ve işkencenin yasaklanmasına dair ümit var mıdır?
    4304 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/06/14
    İdam cezasının ve hadler türünden olan diğer cezaların kaynağı kuranı kerim ve rivayetlerdir. Onları kâmil bir şekilde ilga etmek imkânsızdır. Kısas ile ilişkin had eğer diye sahibi olan kişi tarafından bağışlanırsa veya diğer cezai konularda eğer İslam hükümeti tarafından bazı maslahatlar fark edilirse daha ...
  • Masum olmayan bir kimse Allah’ın halifeliğinin örneği olabilir mi?
    3080 Eski Kelam İlmi 2011/01/20
    Allah’ın halifeliğinin örneklerine değinmeden önce Allah’ın halifesinin kim ve vasıflarının ne olduğunu açıklamak gerekir. Hilafet ve halifelik kavramının batınında halife kılanın halifede zuhur etmesi manası saklıdır ve halife ise halife kılan özneye kimliği bağlı olan kimsedir. Halifenin ondan ayrı bir mana ve hakikati yoktur. ...
  • Yahudilerin vasıflarının zikredildiği ayetleri açıklar mısınız?
    8646 Tefsir 2011/08/14
    Kuran-ı Kerim, Yahudilerin tarihleri, ahlakları, inançları, vasıfları ve özellikleri konusunu geniş bir şekilde beyan etmiştir. Öyle ki diğer hiçbir semavi din bu kadar açıklanmamıştır. Bu yüzden Yahudilik meselesi, Kuran’daki birçok ayeti kendisine has kılmış ve her bir ayet İsrail oğullarının özellik, üslup, tarz, adet ve inançlarına ait ...
  • Hz Masume’nin (s.a) hareminin tarihçesi nedir?
    6477 زیارت قبور و بنای مراقد 2012/06/14
    Hz. Masume (s.a) Şiilerin yedinci İmamı Hz. Musa bin Cafer’in (a.s) değerli kızıdır. Onun saygıdeğer annesi Hz. Necme hatundur. Hz. Masume (s.a) hicri-kameri 173. yılın Zilkade ayının ilk gününde Medine’de doğmuştur. Hicri-kameri 200’de Abbasilerden Memun’un ısrar ve tehdidi üzerine İmam Rıza (a.s) sürgünü andırır bir şekilde Merv’e ...
  • Cırlak sıçanının idrar ve dışkısı necis midir?
    4207 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/03
    Bütün büyük taklit mercilerinin görüşüne göre insan ve kanı fırlar nitelikte olup damarı kesildiğinde fışkıran eti haram her hayvanın idrar ve dışkısı necistir. Ama sivrisinek ve sinek gibi eti olmayan küçük hayvanların dışkısı temizdir.[1] Bundan dolayı cırlak sıçanı eti ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    237531 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    154915 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    84542 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    82806 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    78276 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    72093 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    65706 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    62809 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...
  • İmam Ali’nin Zülfikar’ı şimdi nerededir?
    60073 تاريخ بزرگان 2011/10/30
    Zülfikar, Allah Resulü’nün (s.a.a) kılıcının adıdır.[1] Bu kılıcın bununla adlandırılması hakkında şöyle demişlerdir: Kılıcın arkasında insanın belkemiği gibi kısa ve uzun çıkıntılar bulunmaktaydı.[2] Zülfikar’ın macerası İslam’ın ilk yıllarındaki savaşlardan ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    58991 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...

Linkler