Gelişmiş Arama
Ziyaret
30836
Güncellenme Tarihi: 2009/08/20
Soru Özeti
Niçin Kabil Habil’i Öldürdü?
Soru
Niçin Kabil Habil’i Öldürdü?
Kısa Cevap
Kur’an ayetlerinden anlaşıldığı kadarıyla Habil’in kardeşi Kabil tarafından öldürülmesinin sebebi Kabil’in ruhuna kök salmış ve onun varlığına egemen olmuş haset (kıskançlık) vasfıdır. İşte bu kötü sıfata sahip oluşu onu kardeşini haksız yere öldürmeye sevk etmiştir.
Ayrıntılı Cevap

Kur’an-i Kerim, Hz. Adem’in oğullarının öyküsünü ve onlardan birinin diğeri tarafından haksız yere katledilmesini şöyle anlatır: Hani o ikisi, (Allah'a yakın olmak için) birer kurban sunmuştu; birininki kabul edilmiş; ötekisininki kabul edilmemişti. (Kurbanı kabul olmayan,) "Mutlaka seni öldüreceğim." demişti.”[1]

Habil kardeşinin tehdidine karşı onu nasihat etmiş ve: Senin kurbanın kabul olmamışsa bu benim suçum değil senin kendi suçundur; bir işin Allah katında kabul olması onun takva ile yapılmasına bağlıdır. Çünkü: "Allah yalnız takvalı olanların çabasını kabul eder."[2] demişti. Sonra şöyle devam etmişti:

"Eğer beni öldürmek için bana el uzatsan, ben seni öldürmek için sana el uzatacak değilim.[3] Çünkü ben, âlemlerin Rabbi olan Allah'tan korkuyorum."[4]

Üstelik ben senin günah yükünü üstlenmek istemiyorum "İstiyorum ki benim günahımı da, kendi günahını da taşıyarak (Allah'ın huzuruna) geri dönesin ve cehennemliklerden olasın. İşte bu, zalimlerin cezasıdır." (diye eklemişti.)[5] (Çünkü bu tehdidi gerçekleştirdiğin takdirde hayat hakkını benden almış olursun bu yüzden bedelini vermelisin ve bu bedel benim günahlarımı taşıman olacaktır. Böylece cehennemlik birisi olacaksın.)

Bu ayetlerden iyice anlaşılıyor ki insanlık aleminde ihtilafların, haksızca öldürmelerin ve saldırıların kaynağı haset ve kıskançlıktır. Buna göre toplumsal ilişkilerin sağlıklı olması insanların bu kötü sıfattan arınmalarına bağlıdır.[6]



[1] Maide: 27

[2] Maide: 27

[3] Maide: 28

[4] Maide: 28

[5] Maide: 29

[6] Bk. Tefsir-i Numune, c. 4 s. 346; Tercüme-i El-Mizan, c. 5 s. 491; Min Huda’l-Kur’an c. 2 s. 253 Muhammed Taki el-Muderrisi’ye ait Min Huda’l-Kur’an tefsirinde şöyle bir açıklama yer alır:

ان قابیل لم یقتل أخاه من أجل الصراع على البقاء کما یزعم المذهب الداروینی، و لا من أجل الحصول على بنت أجمل کما یزعم المذهب الفرویدی، و لا من أجل سوء التربیة و ضغوط الاجتماع، أو الصراع الطبقی أو غیرها مما تزعمها المذاهب الاجتماعیة المختلفة، کلا، و لکنه قتله لحب الاستعلاء و الحسد، و إذا سیطرت البشریة على غریزة الاستعلاء فی ذاتها فقد وفقت للعیش بسلام مع بعضها و انتزعت من نفسها فتیل الحروب.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Cenabet guslü alması gereken biri namaz kılabilmek için guslün yanı sıra abdestte alması gerekir mi?
    5959 Gusül Şekli Ve Hükümleri
    Cenabet guslü yerine getirmiş olan kimse normal şartlarda abdesti bozan bir durumla karşılaşmadığı takdirde (tuvalete çıkma, yellenme gibi…)aldığı cenabet guslü ile namaz kılabilir ve namaz için abdest almaması gerekir. Eğer abdesti bozan bir durumla karşılaşmadığı halde gusülden sonra namaz için abdest alırsa haram olan(yapmaması gereken ) bir ...
  • Hz. Fatıma’nın (a.s) düğünü gibi Peygamber (s.a.a) zamanında yapılan düğünleri göz önünde bulundurulursa, şimdiki düğün merasimleri nasıl yapılmalıdır?
    22162 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Boş ve oyun meclisleriyle bağdaşır olması durumunda müzik, ezgi ve şarkı söylemek İslam’ın bakışında şüphesiz haramdır. Ama bu amel düğün veya diğer eğlencelerde istisnaya tabi tutulmuş mudur, tutulmamış mıdır? Peygamber zamanındaki düğünlerde def çalmak ve dans etmek hakkında elimize ulaşan tarihi rivayetlerin senedi zayıf olmasından ve bazı muteber rivayetlere ...
  • Cemaat namazında mezhebi Sünni olan bir imama iktida etmek caiz midir?
    5842 Varie
    Ehlisünnetin cemaat namazına katılmak ve onlara uymak sakıncasızdır. Bazı nakledilen muteber hadislerde onların namazlarının ilk safında durup onlara katılanlar Allah Resulü’nün (s.a.a) arkasındaki ilk safta durup namaz kılan kimseye benzetilmiştir.[1] Ama imkân dâhilinde Şialar gibi namaz kılınmalıdır. Eğer bir takiye durumu bulunmuyorsa ve Ehlisünnet ...
  • Eğer taklit mercileri zamanın imamı (a.s) tarafından seçiliyorsa müçtehit ve veliyy-i fakihi tanıtan diğer kaynakların rolü nedir?
    3088 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Dikkatleriniz için teşekkür ederiz. 1393. sorunun yanıtında işaret ettiğimiz gibi İmam belirgin bir şahsı hâkimiyete atamamış, sadece fakihleri genel bir şekilde atamıştır. Bundan dolayı zamanın imamı (a.s) tarafından mercilerin seçilme ve teyit edilmesinden kasıt, özel bir şahsın seçilmesi ve teyit edilmesi değildir. Sadece masum (a.s) ...
  • İtikâf nedir?
    6913 İtikâf
    Lügatte itikâfın anlamı bir yerde durmak, ikamet etmek, orada kalmak ve bir şeye bağımlı kalmaktır. İslam şeri’atinde ise mukaddes bir yerde Allaha yaklaşmak niyetiyle durmak ve orada ikamet etmektir. İtikâf İslam dinine has bir şey değildir. Diğer ilahi dinlerde bu ibadet var idi. İslam dininde de bu ...
  • Şia mezhebi neden en iyi mezheptir?
    30645 Eski Kelam İlmi
    Şia mezhebinin üstünlüğü onun ‘Hak’ olmasından kaynaklanıyor. Hak yol her dönemde yanlızca birdir. Diğer dinler ya temelden batıl ve asılsızdır ya da kaybolmuş ve değişmişlerdir. Bugün hak din İslam’dır. Asıl ve gerçek İslam ise Şia mezhebinde tecelli bulmuştur. Yanlızca Şia öğretileri öz Muhammedi İslam’ın göstergesi olabilir. Bunu ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    5814 تاريخ بزرگان
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Nisa suresi 29. ayette “ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka” diye buyrulmuştur. Neden “aranızdaki rıza” tabiri kullanılmamıştır?
    10981 Tefsir
    “Ey iman edenler! Mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka…”[1] ayeti şerifesi, muamelat ve ticaret ile ilgili meselelerde geçerli İslamî kanunlardandır. Bu yüzden İslam fakihleri muamelat meselelerinde onu referans göstermişlerdir. “Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaretle olursa başka” ...
  • Örfün geçerliliği ne ölçüdedir ve onu belirlemek kime aittir? Acaba örf değişebilir mi?
    4458 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Örfün lügatte iki manası vardır:a) Beğenilen işb) Marifet ve TanımaFakihler ...
  • Bazı Kuran ayetleri, ilahi peygamberlerin masumluğuyla çelişiyor mu?
    11665 Eski Kelam İlmi
    Yukarıdaki soruya şöyle cevap verilebilir:1. “İsmet” masum olan bir şahısta ruhla özleşmiş ve onu günah, unutkanlık, kötü işler ve hata yapmaktan engelleyen ve koruyan bir sıfattır. Bununla beraber masum olan şahıs mecbur kılınarak iradesi elinden alınmamaktadır.2) Peygamberlerin masum olmalarının sırrı, Allah’a olan aşk, inanç, kâmil bir iman ve ...

En Çok Okunanlar