Gelişmiş Arama
Ziyaret
16565
Güncellenme Tarihi: 2012/05/16
Soru Özeti
Kadınların aylık adet görmesinin felsefesi nedir?
Soru
Bakara suresinin 222. ayeti şöyle buyurmaktadır: Ve senden kadınların aylık adet görmesi hakkında soruyorlar, bunun kadınlar için bir meşakkat olduğunu söyle. Aylık adet görme, kadınların cinsel organının işleyişi ve özel hormonların işlevinin tabii neticesini göstermekten başka bir şey midir? Bu kan akışının hedefi kadınlar için bir meşakkat midir? Eğer böyleyse bizim kötü niyetli bir tanrımız yok mudur?
Kısa Cevap

Adet kanının kaynağı, rahim damarlarının sıkışması ve kanla dolması, ardından onun salgısının pıhtılaşması ve mevcut kanların akışıdır. Kadının adet görme kanı, sağlıklı bir kadının beden sisteminin yapısı ve işleyişinin gereğidir ve onda kadın için bulunan acı, rahatsızlık ve zahmetlere rağmen, kanın çıkması şefkatli olan yüce Allah’ın kadınlara olan lütuflarından biridir. Ama kadınlar için şiddetli acı ve diğer sorunlarla birlikte olan bu çıkış, maddi dünya ve tabiatın gereğidir. Zira her zaman geceyi gündüz, faydayı zarar, huzuru zorluk, mutluluğu mutsuzluk ve sevinci hüzün ile birlikte kılan şey tabiat ve madde âleminin bu kanunudur. Bunların maddi dünya ve tabiatta birbirinden ayrılması mümkün değildir. Dikkat edilirse ayet sadece bu kan akmasının meşakkate neden olduğunu buyurmaktadır; Allah’ın kadınların acı çekmesi için böyle bir sistemi planlamış olması ise söz konusu değildir.  

Ayrıntılı Cevap

Bu sorunun sorulmasının nedeni, ilgili ayetin manasının doğru anlaşılmamasıdır. Meselenin hakikatinin aydınlanması için ayeti, manasını ve tefsirini beraberce gözden geçireceğiz. Yüce Allah bu ayette şöyle buyurmaktadır: “Sana kadınların ay hâlini sorarlar. De ki: “O bir ezadır (rahatsızlıktır). Ay hâlinde kadınlardan uzak durun. Temizleninceye kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri vakit, Allah’ın size emrettiği yerden onlara yaklaşın. Şüphesiz Allah çok tövbe edenleri sever, çok temizlenenleri sever.”[1] Bu ayet adet halindeyken kadınlar ile cinsel ilişkiye girmekten sakınma hükmünün felsefesini beyan etmektedir; zira böyle bir durumda cinsel ilişkiye girmek, nefrete sebep olmakla birlikte, bugün tıbbın da ispat ettiği üzere birçok zararlara neden olmaktadır. Erkek ve kadının akim olması, cinsel hastalıklar mikrobunun gelişmesi için ortam oluşması, kadının cinsel organının iltihap tutması, erkeğin cinsel organı içine kirli kanın girmesi ve tıp kitaplarında belirtilmiş olan hususlar bu kabildendir.  Bundan dolayı doktorlar bu durumda olan kadınlar ile cinsel ilişkiye girmeyi yasaklamıştırlar. Öte taraftan bu kanın akması ve çıkması kadınları için şiddetli bir meşakkat ve acıyı beraberinde getirir. Adet görme kanının ortaya çıkmasının sebebi, rahim damarlarının daralması ve kanla dolması, ardından salgısının pıhtılaşması ve mevcut kanların akışıdır. Aylık adet görme esnasında dışarıya atılan kan, her ay muhtemel bir ceninin beslenmesi için rahmin içindeki damarlarda toplanan kandır; zira kadın rahmi her ay bir tohum üretir ve onunla eş zamanlı olarak rahmin içindeki damarlar hazır hale gelerek embriyoyu beslemek için kanla dolar. Eğer tohumun rahme girdiği bu esnada erkeğin embriyosu olan sperma orada bulunursa, embriyo ve cenin şekillenir ve rahmin damarlarındaki mevcut kanlar onu beslemek için kullanılır. Aksi takdirde rahim salgısının pıhtılaşması neticesinde ve damar duvarlarının yarılması neticesinde, mevcut kan dışarıya çıkar ve bu adet görme kanıdır. Burada bu haldeyken cinsel ilişkinin yasak olmasına dair başka bir delil elde edilmektedir; zira kadın rahmi bu kanları dışarıya atarken embriyoyu kabul etmek için hiçbir tabii hazırlık taşımaz ve bu yüzden ondan zarar görür.[2] Bundan dolayı kadınsal adet görme kanı, sağlıklı bir kadının beden sisteminin yapı ve işleyişinin gereğidir ve ondan kanın çıkması kadın için acı, rahatsızlık ve zahmetler taşısa da şefkatli Allah’ın kadınlara yönelik lütuflarındandır. Bu kanın çıkması kadın sağlığında çok etkilidir; öyle ki erginlik yaşından sonra ve yaşlanmadan önce kadınsal âdetin olmayışı kadın sağlığının negatif oluşuna ve onun tedavi edilmesi gerektiğine delalet eder; zira bu kan bedenden çıkmazsa ve kadın cenini beslemeyi gerektiren hamile halde de olmazsa, kadın damarlarında kanın varlığı onun sağlığı için çok tehlikeli olacaktır. Ama kadınlar için şiddetli acılar ve diğer sorunlar ile birlikte olan bu faydalı ve hayat bahşeden çıkış, madde dünyası ve tabiatın bir gereğidir; zira her zaman geceyi gündüz, faydayı zarar, huzuru zorluk, mutluluğu mutsuzluk ve sevinci hüzün ile birlikte kılan şey, tabiat ve madde âleminin bu kanunudur ve madde dünyası ve tabiatta bunların birbirinden ayrılması mümkün değildir. Madde dünyasında salt menfaat ve salt zevk (zorluk, meşakkat ve acı olmaksızın) beklentisi içinde olmamalıyız; zira böyle bir beklenti ne rasyonel ve ne de pratiktir. 

 


[1] Bakara, 222.

[2] Tefsir-i Numune, c. 2, s. 138-139.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ebu Said Hudri hakkında bilgi verir misiniz? Bu zat Ehl-i Beyt'in dostlarından mıdır? Hz. Ali'nin imametini kabul emiş midir?
    6929 تاريخ بزرگان 2008/05/13
    Ebu Said El-Hudri Peygamber’in yarenlerindendi ve bu zat bilgin bir kişi idi. Resulullah’tan birçok hadis ezberlemiş ve onları nakletmiştir.Ebu Said diyor ki Handek savaşında 13 yaşımda idim. Babam elimden tutup Resullah’ın huzuruna çıkardı ve “Ey Allah’ın Resulu! Bu oğlum ...
  • Kur’an ayetleriyle mukayese ettiğimizde hadislerin itibar derecesi ne ölçüdedir?
    4668 Kur’anî İlimler 2009/06/06
    Kur’an-ı Kerim ve muteber hadislerin her ikisi dini kaynaklardan sayılırlar ve her ikisi de şer’i hüccettirler. Kur’an hakkında senet yönünden inceleme yapılmaz Çünkü Kur’an’ın tümünün Allah katından indiğinde ve aynı şekilde Peygamber (s.a.a) tarafından bize ulaştığında bir şüphe yoktur. Sadece Kur’an ayetleri ifade ettikleri mana bakımından ...
  • Neden cennetin kilidi namazdır?
    5421 Teorik Ahlak 2012/03/12
    İnsanın yaratılış hedefi Yüce Allah’a kulluk etmek ve O’nu tanımaktır. İnsan ancak Allah’a tapmanın gölgesinde kemale ve ilahi yakınlık makamına erer. Namaz, aşkın yaratıcıya ibadet ve kulluk etmenin en güzel göstergesidir. Beş öğün namaza bağlılık, ruhun erdemliliğine ve gücüne sebep olur, insanı günaha ve çirkin davranışlara bulaşmaktan ...
  • Kabirde soru ve sual nasıldır ve gayri Müslimler için hangi şekildedir?
    6368 Eski Kelam İlmi 2011/08/17
    Berzah sözlükte iki şey arasında yer alan perde ve engel anlamındadır. Istılahta ise Yüce Allah’ın dünya ve ahiret arasında karar kıldığı ve ölümden sonra insanın ilk menzili olan âleme denmektedir. Berzah âleminden kastedilen, kabir âlemidir; bu âlemde insan kıyamete dek özel bir tür yaşam sürecektir. Burada kabirden kastedilen şey ...
  • Nusayrilerin temel inançları nedir? Onların İmamiye Şiası hakkında görüşleri nedir? Şia'nın bu mektep hakkındaki görüşü nedir?
    21508 Eski Kelam İlmi 2010/09/12
    Bugün Suriye ve diğer bazı Müslüman ülkelerde yaşamakta olan Müslüman fırkalardan biri Nusayriye fırkasıdır. Bunlara "Aleviler" de denir. İran'da "Alevilik" hakkında bağımsız bir araştırma yapılmış değildir. Genelde milel ve nihal yazarlarının görüşleri bu hususta kaynak alınır. Ancak bize göre genelde "Aleviler" on iki imam Şiasıdırlar ve Şia'nın inanç temelleri ...
  • Salâvat getirirken Al-i Muhammed’i demezsek niçin savat eksik sayılır?
    8468 Tefsir 2009/07/23
    Al-i Muhammed’e salâvat getirmek bidat olmadığı gibi Kur’an ve hadis ve akıl ve irfanla da uyumludur, çünkü:Bidatin manası dinde olmayan bir şeyi dine dahil etmektir. Biz Al-i Muhammede salâvat getirmenin bidat olmadığını söylüyoruz çünkü bu konu Peygamber ve Ehl-i Beyt’ten gelen hadislerde yer ...
  • Musa (a.s.) Kısasının Kuranda Tekrar Edilmesinin hikmeti nedir?
    2003 پیامبران و کتابهای آسمانی 2015/05/20
    Hazreti Musa’nın (a.s.) kur’anı kerimde tekrar edilmesinin hikmeti için hatırlatmalıyız; evvelen; Anlamsız ve lağviyete (boş) neden olacak kâmilen bir tekrar söz konusu değildir. Belki her surede, o surede zikir edilenin muhteva ve içeriğe uygun olan kıssanın kısmına işaret edilmiştir. Saniyen; kuranı kerimde hazreti Musa’nın (a.s.) hayatının diğer ...
  • Modern dünyada dinin işlevi nasıldır?
    3413 Yeni Kelam İlmi 2010/01/14
    “Din” kelimesi, ilahi olan veya olmayan, tahrif olmuş veya olmamış (İslam dini) bütün dinleri kapsamaktadır. Bize göre, her asır ve yerde doğru işlevi olan tek din İslam dinidir; çünkü İslam dini kâmil ve son ilahi dindir. Bu yüzden, İslam dininin, bireysel olsun ...
  • Muhammed b. el-Hasan el-Saffar, müfevvizenin temsilcilerinden miydi?
    3692 Ricalu’l-Hadis (Ravilerin İncelenmesi) 2010/12/29
    Muhammed b. el-Hasan el-Saffar’ın gulat ve müfevvize olmadığını birkaç delil ve karineye dayanarak söyleyebiliriz:1-Rical alimlerinin onun hakkındaki görüşleri: Şianın büyük rical alimlerinin hepsi onu saygıyla anmış ve bazıları da onun ‘Basair-ud Derecat’ kitabını övmüşlerdir.2-Merhum Muhammed b. el-Hasan el-Saffar’ın kendisinin gulatı reddeden kitabı vardır.
  • Sorunun Özeti: Acaba “Ebu Mihnef ve bazı eserlerini ezcümle “Vakatu Taf” kitabını tanıtabilir misiniz?
    2711 Varie 2015/06/18
    Ebu Mihnef Kimdir? Lut b. Yahya b. Said ki Ebu Mihnef ile meşhurdur, imam Sadık’ın (a.s.) değerli ashaplarından birisidir. Şia ve güvenilir bir şahıstır.[1] O birinci asrın ikinci yarısında Şii bir ailede, belki de Küfe’nın en büyük Şii ailelerinden birsinde dünyaya geldi. Dedesi nebiyi ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    284474 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    172067 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    108367 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    101270 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    97746 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    95718 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    79035 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    78544 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    76613 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    72394 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

Linkler