Gelişmiş Arama
Ziyaret
9680
Güncellenme Tarihi: 2010/08/22
Soru Özeti
Rükûda dua etmek müstehap mıdır?
Soru
Rükûda dua etmek müstehap mıdır? Bu hususta bir hadis var mıdır? Arif yahut âlim birinin namazında yaptığı bir amel, cemaat namazında yapmamız ve amel etmemiz için bize bir izin olabilir mi?
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

Rükû zikri hakkında insanın rükûda her zikri söylemesinin yeterli olacağını söylemeliyiz. İhtiyat olarak[1] zikrin üç defa “sübhanallah” veya bir defa “sübhane rabbiye’l-azim ve bihamdihi” ölçüsünde olması gerekir.[2] Rükûda söylenebilecek zikirler hakkında bize ulaşan bir takım rivayetler mevcuttur: Nakledilen bir rivayette Peygamber-i Ekrem (s.a.a) şöyle buyurmuştur: “Ben rükû ve secdelerde okumaktan men edildim. O halde rükûda Allah’ı yüceltin ve secdede çok dua edin; zira kabul olma olasılığı yüksektir.”[3] İmam Sadık (a.s) değerli babasından ve o da müminlerin önderi Hz. Ali’den (a.s) şöyle rivayet etmiştir: Rükû ve secdelerde okumak yoktur. Rükû ve secdelerde sadece Allah azze ve celleyi övmek ve ondan sonra da talep ve dua vardır. O halde duadan önce Allah azze ve celleyi övmek ve O’na senada bulunmak ile işe başlayın sonra da dua edin.”[4] Bundan dolayı rükûda dua etmek men edilmemiştir ve her duanın rükûda iyi olduğu söylenebilir. Allame Meclisi bu hadisin açıklamasında şöyle demiştir: Bu hadis rükûda zikir ve duanın müstehap olduğuna delalet etmektedir.[5] Zikirden önce veya sonra rükûda salâvat zikrini söylemek de müstehaptır[6] ve bunun kendisi de bir tür duadır. Aynı şekilde İmam Bakır’dan (a.s) nakledilen bir hadisteki şu dua da müstehaptır: Rükûa gitmek istediğin zaman ayaktayken Allahu Ekber söyle ve sonra rükûa git ve şöyle söyle: “Ey Allahım senin için rükûa gittim, sana teslim oldum, sana iman ettim, sana tevekkül ettim, sen benim rabbimsin ve kalbim, kulağım, gözüm, saçım, derim, etim, kanım, beynim, kemiğim, damarım ve attığım adımlarım gurur, tekebbür ve hasret olmadan sana boy eğmiştir. Sonra üç defa sübhane rabbiyel azim ve bihamdihi söyle.”[7] Son olarak belirtmeliyiz ki eğer arif ve âlim birinin namazında sahih rivayetlere isnatta bulunarak bir amelde bulunduğunu ve ilmihallerdeki taklit mercilerinin fetvaları açısından bir engel olmadığına dikkat ettiğini biliyorsak, bunun sakıncası yoktur; aksi takdirde o isnat ve esasınca amel edilemez.



[1] Bu ihtiyat, İmam Humeyni (r.a) açısından vacip olan ihtiyattır.

[2] Tevzihü’l-Mesail-ı Meraci’, c. 1, s. 562.

[3] Vesailu’ş-Şia, c. 6, s. 309: Muhammed b. Harun Zencanî’nin Ali b. Abdülaziz’den ve onun da Ebi Ubeyd b. Kasım b. Sellam’dan Peygambere (s.a.a) ulaşan bir senetle naklettiğine göre Hz Peygamber (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: Ben rükû ve secdelerde okumaktan men edildim. O halde rükûda Allah’ı yüceltin ve secdede çok dua edin; zira kabul olma olasılığı yüksektir.

[4] Abdullah b. Cafer Humeyri Kumî, Korbu’l-Esnad, s. 66. Vesailu’ş-Şia, c. 6, s. 309, h. 8047: Abdullah b. Cafer’in Korbu’l-Esnad’ta es-Sendi b. Muhammed’ten, Sendi b. Muhammed’in Ebi Bahteri’den, Ebi Bahteri’nin Cafer’den ve Cafer’in de babasından naklettiğine göre Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: Rükû ve secdelerde okumak yoktur. Rükû ve secdelerde sadece Allah azze ve celleyi övmek ve ondan sonra da talep ve dua vardır. O halde duadan önce Allah azze ve celleyi övmek ve O’na senada bulunmak ile işe başlayın sonra da dua edin.

[5] Allame Meclisi, Biharu’l-Envar, c. 82, s. 105.

[6] Seyit Yezdî, el-Ûrvetü’l-Vûska, c. 2, s. 553.

[7] Muhammed b. Yakub Kuleynî, el-Kâfi, c. 3, s. 319.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Mehdi ile irtibat ve ilişki mümkün mü?
    12089 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/20
    Birbirini tanımayan iki kişi arasında ilişkinin kurulması mümkün değildir İlişkinin meydana gelmesi için en azından iki taraftan birinin diğerini tanıması ve sonuçta ona bağlılık duyması onun mehabetini kalbinde oluşturması ile başlayabilir ve sonra karşılıklı bağ ve dostluk oluşmasına yol açabilir.
  • Cemaat namazı niyetinde namaz rekâtlarının sayısı belirtilmeli midir?
    5494 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/12
    Asıl yanıta değinmeden önce niyette iki önemli konunun dile getirildiği noktasını hatırlamak gerekir:1. Niyette söz gerekli midir?2. Niyette muteber olan şeyleri dile getirmenin lazım olmadığı açıklığa kavuştuktan sonra[1] hangi şeylerin niyette gerekli ve muteber olduğu konusu ortaya çıkmaktadır. ...
  • İslam devletinde medeni kurumların yeri nedir?
    7213 Düzenler 2010/12/04
    Toplumda halk kitleleriyle devlet arasındaki kuruluşlara medeni kurumlar denir. Köy ve şehirlerdeki kooperatifler, dernekler, spor kulüpleri ve birlikler (okul-aile birliği gibi) vb. medeni kurumlara örnek teşkil etmektedirler. Medeni kurumların varlığı halkçı düzenlerin temel özelliklerinden biridir. Bir işi ve mesleği olan herkes bu kurumlara üye olabilirler. Medeni kurumlar, toplumsal ...
  • Şefaatin kıyametteki yeri ve önemi nedir?
    9004 Eski Kelam İlmi 2009/06/17
    Şefaat, zayıf birini güçlendirmek, takviye etmek demektir. Şefi' (şefaat edici) ise ihtiyacı olana yardım eden ve onu mutedil bir duruma getirip ihtiyacını gideren kimsedir. Kıyamette şefaat etmek Allah'a mahsustur. Elbette Yüce Allah bazılarına da başkalarına şefaat etmeleri için izin vermiştir. Bu konu hakkında gelen birçok rivayetten kıyamette şefi'lerin çok olacağı ...
  • Çocukken bir defa kız kardeşimin sütünü içmiş olan amcakızım ile evlenebilir miyim?
    7506 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Niçin Abdulmuttalib oğlunun adını Abduluzza koymuştur?
    22730 تاريخ بزرگان 2008/07/22
    Abdulmuttalibin oğlu Ebu leheb (Haşim oğlu Abdulmuttalib oğlu Abduluzza) künyesi Ebu utbe’dir, Peygamber (s.a.a) efendimizin amcası ve aynı zamanda onun en katı düşmanlarından biridir. Annesi Beni Huzae kabilesinden Lubna ve eşi Harb ibn-i Umeyye’nin kızı ve Ebu süfyanın kız kardeşi, Ümm-i cemil adıyla tanınan Arvi veya Avra’dır. ...
  • İmamları (a.s) ziyaret etme felsefesi nedir?
    8535 İslam Felsefesi 2011/05/21
    Saygı ve tazim etme eşliğinde herhangi bir şahıs veya şeye yönelik duyulan içsel bir temayül ve eğilime ziyaret denir. İnsanın hakikati ruhu olduğundan ve o da hiçbir zaman fani olmadığından, bir büyük şahsı öldükten sonra ziyaret eden bir insan gerçekte diri bir varlığı ziyaret etmiş, ona eğilim ve temayül ...
  • Acaba Ehlisünnet ile Şia arasında münazaraların yapılmasına taraftar ve teyit ediyor musunuz?
    7490 Eski Kelam İlmi 2011/07/24
    Semavi dinler, özellikle İslam dini diyalog ve görüş alış verişinin yapılmasına önem vermiş/vermekte ve buna has bir ilgi göstermiş ve göstermektedir. Zira dinin temel hedefi insanları saadete tekâmüle ve doğru yola, doğru bir şekilde hidayet etmektir. Bu hedef ve maksadın gerçekleşmesi sadece ve ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    12160 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Salâvat getirirken Al-i Muhammed’i demezsek niçin savat eksik sayılır?
    15109 Tefsir 2009/07/23
    Al-i Muhammed’e salâvat getirmek bidat olmadığı gibi Kur’an ve hadis ve akıl ve irfanla da uyumludur, çünkü:Bidatin manası dinde olmayan bir şeyi dine dahil etmektir. Biz Al-i Muhammede salâvat getirmenin bidat olmadığını söylüyoruz çünkü bu konu Peygamber ve Ehl-i Beyt’ten gelen hadislerde yer ...

En Çok Okunanlar