Gelişmiş Arama
Ziyaret
7315
Güncellenme Tarihi: 2011/03/01
Soru Özeti
arapça dilinin en kamil dil olduğuna dair delil var mıdır?
Soru
acaba sadece kuranın kamilliğinden dolayı arapça dilinin en kamil dil olduğunu söylemek mümkün mü?
Kısa Cevap

Arapça dilinin kuran dili olarak seçilmesi elbette ki bu dilin değerli ve şerefli olmasına neden olamuştur. Ancak arapça dilinin kamilliği kuranın kamil olduğ için değildir. Lügat ve kavramdaki genişliği, dilsel sisteminin mühkemliği, türlü tabirlere haiz olması, irabı (kelimenin cümledeki farklı konumlarını belirtilmesi içun son harfının üzerindeki harkenin farklılaşmayı) ve iştikakı (farklı manalar elde etmek için masdar olan kelinden farklı kelimelere türemeyi) kabullenmesi ve… gibi kendisine has ve özgün özellik ve niteliklere haiz olması, bu dili en kamil bir dil konumuna getirmiştir.

Ayrıntılı Cevap

Arapça dilinin kuran dili olarak seçilmesi elbette ki bu dilin değerli olmasına neden olamuştur. Ancak arapça dilinin kamilliği kuranın kamil olduğ için değildir. Balakis arapça diline munhasır ve kendisine özgü olan özellikler ve niteliklere sahip olması arapça dilinin en kamil veya en kamil olan dillerden birisi olmasına neden olmuştur. Allahu teala kendi ayet ve nurani kelimelerini bu dilin kalıbına sokarak beşeriyete sunmasının sırrı ve hikmetlerinden (birçok hikmetin yanı sıra) birisi, bu dilin bu özelliklere ve nitelliklere sahip olmasından dolayı olabilir. Şimdi burada arapça diline has ve kendisine munhsır olan birkaç özelliğe işaret ediyoruz:

1-   Lügat ve istılah bakımından en geniş dillerdendir.

2-   Farklı tabirlere sahip olma bakımından çok çeşitlidir. Bir mana veya birbirine yakın manlar için çok farklı tabirlere shiptir.

3-   Mühkem ve çok güçlü dilsel sisteme sahiptir.

4-   İrabı kabul etme kabiliyetine sahiptir. Diğer dillerde olmayan bu özelliğin anlamı şudur: kelimeinin son harfı üzerindeki halet ve hareke değişiyor. Kabul ettiği bu değişim gereğince ona mutabik bir şekilde kelimenin cümledeki konumu ve yeri belirleniliyor. Bu vesileyle cümleyi söyleyen kişi; konuşan ile dinleyen kişi; muhatap, beraberce sözlerde ve konuşmada yapılması mümkün olan hatalardan korunurlar.

5-   Manalarla harfler arasında bir uyumluluğa sahiptir. Bu konu bazı geçmişteki ve bazı çağdaş lügat alimleri tarafından ortaya atılmış. Bu anlayışa göre elfaz ile manalar arasında özel bir tenasüp ve uyumluluk söz konusudur. Örneğin ibni Farıs şöyle yazıyor: "(ق) ve (ط) harfleriyle başlayan üç harflı olan kelimerin tümü; "قطع, قطف, قطل, قطم " ve… kesmek anlamındadırlar".[1] Böyleli konular arapça dilinde oldukça fazladır.

6-   İştikak özelliğine sahiptir; iştikak, asıl olan bir kelimeden (masdardan) bir çok mana elde etmek için farklı ve sayılı kelimeyi türetmek anlamındadır.

7-   Daha başka özellikler; manadaki zerafet ve dikkat, eş anlamlı (muteradif) ve çok manalı tek kelimelerin oldukça fazla olması ve tek mana için birçok lafzın olması ve…

Araşpça dili bu ve buna benzer kendisine özgü olan niteliklere sahip olduğu için kamil bir dil olmuştur. Kuranın bu dille nazil olmasının hikmetlerinden birisi de bu olabiliyor.



[1] "Mikyasu'l-luga".

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bir malın humusu verildikten sonra ona yeniden humus vacip olur mu?
    5411 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/04/07
    Bilindiği üzere humus, füru-u dinden olup İslam’ın önemli farzlarından biridir ve ibadet sayılmaktadır. Bu yüzden kurbet kastıyla (Allah’ın emrini yerine getirmek niyetiyle) yerine getirilmelidir.Mal ve sermayeye humus geldiğinde bir kere humusları verilirse üzerinden uzun yıllar geçse de ona artık humus gelmez. Ama mal ...
  • Kur’an’da gelen ‘Sadugatihinne ve ‘Ucurehunne’ neyin hakkındadır?
    6206 Tefsir 2012/02/22
    ‘Sadugatihinne’[1] daimi evlilik hakkındadır ve mehir için ‘Sıdak’ denmiştir.[2] Bu kelimenin geçtiği ayet, kadınların kesin haklarının birinden bahsetmekte ve koca, karısı bağışlamadığı sürece[3] karısının mehrini ödemesi ...
  • Hz Ali’nin kendi hilafeti döneminde omzunda kırbaç taşıyarak sokak ve çarşıda hareket ettiği ve suçluları cezalandırdığına dair nakledilen hadis doğru mudur?
    6452 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/15
    Hz Ayetullah Uzma Mekarim Şirazi’nin (Allah ömrünü uzatsın) Bürosu: Bu içerikte nakledilen rivayet sadece Hz Ali’nin Küfe’de bulunduğu, çarşıda gezdiği ve halkın tavsiyeleri ciddiye alması için yanında belirtilen kırbacı yanında taşımasıyla ilgilidir. Hz. Ayetullah Uzma Safi Gülpeygani’nin (Allah ömrünü uzatsın) Bürosu:
  • Ehl-i beyt’i neden birkaç kişide sınırlıyorsunuz?
    6841 Eski Kelam İlmi 2008/02/18
    Ehl-i Beyt’in on dört masumlarda sınırlandırılması, beşeri bir sınırlandırma değildir. Tathir ayetinden ve Peygamber (s.a.a.)’den gelen rivayetlerden anlaşılan bir sınırlamadır.Bu iddianın ispatlanması için birçok rivayet delil olarak getirilebilir.1) Kuran-ı Kerim, Peygamber (s.a.a)’e Arapça olarak indirilen ilahi bir kelamdır. Allah’ın ...
  • Eğer taklit mercileri zamanın imamı (a.s) tarafından seçiliyorsa müçtehit ve veliyy-i fakihi tanıtan diğer kaynakların rolü nedir?
    5068 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Dikkatleriniz için teşekkür ederiz. 1393. sorunun yanıtında işaret ettiğimiz gibi İmam belirgin bir şahsı hâkimiyete atamamış, sadece fakihleri genel bir şekilde atamıştır. Bundan dolayı zamanın imamı (a.s) tarafından mercilerin seçilme ve teyit edilmesinden kasıt, özel bir şahsın seçilmesi ve teyit edilmesi değildir. Sadece masum (a.s) ...
  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    6900 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Dört seçkin kadın ve babalarının ismi nedir?
    19865 تاريخ بزرگان 2010/05/19
    İnsanlık tarihi boyunca tevhid yolunda ve ilahi hedefler uğruna büyük fedakârlıklar gösteren Evliya ve Salihlerin içinde kadınlarda vardır. Onların namı insanlığın karanlık tarihinde parlamaktadır. İslami rivayet ve kaynaklarda büyüklük, fazilet ve yüce makamlarından ötürü en üstün kadınlar ve cennet kadınlarının en üstünleri olarak yad edilen, yücelikle övülen ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    5088 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Bütün amellerimizi nasıl halis niyetle yerine getirebiliriz?
    10593 Teorik Ahlak 2009/12/20
    İhlâs; yapılan her işte ve kullukta asıl hedefin, başkalarının değil de Allah-u Teâlâ’nın rızasını kazanmak için olmasıdır. Bunun için öncelikle ihlâsa mani olan şeyleri yani; riyakârlığı, dünyaya bağlılığı ve şeytanın vesveselerini ortadan kaldırmak gerekmektedir. Sonra imanı güçlendirme, Allah-u Teâlâ’yı tanıma, ihlâsın değeri ...
  • Mecbur kalınca günah işlemenin hükmü nedir?
    8733 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/03/07
    Dini öğretilere göre şer’i sorumluluklar insanın ihtiyar ve özgür iradesine bağlıdır; yani insan özgür iradesiyle güzel bir ameli yaparsa mükafatı hakkeder. Dolayısıyla şia fıkhında sorumluluğun kaldırıldığı yerlerden biri mecburiyettir. Müslüman biri haram müzik dinlemek gibi özgür iradesiyle yapmayacağı bir ameli mecburiyetten dolayı yaparsa burada ...

En Çok Okunanlar