Gelişmiş Arama
Ziyaret
15835
Güncellenme Tarihi: 2011/06/21
Soru Özeti
Eğer birisi kuranla yemin eder ve sonra yeminine uymazsa günah işlemiş olur mu?
Soru
Birisi falan kes (hanımla) ile irtibat kurmayacağım diye kuran ile yemin eder ama daha sonra geçici nikâhla o hanımla irtibat kurarsa bu kişi günah işlemiş oluyor mu?
Kısa Cevap

Yemin etmenin bir takım şartları vardır. Bütün bu şartlar tahakkuk bulduğu zaman yemin eden kişi ettiği yeminine amal etmekle yükümlüdür. Bu durumda yeminine amel etmezse kefaret gerekecektir. Ama söz konusu olan şartlardan her hangi birisi tahakkuk bulmazsa yemin gerçekleşmemiş oluyor ve dolayısıyla yerine getirme yükümlüğü ve sorumluluğu da söz konusu olmuyor dolayısıyla günahkâr olmaz. Yeminin nasıllığı, gerçekleşmesi için gerekli şartlar ve … hakkında detaylı bilgiler detaylı cevapta gelecektir. Sorduğunuz sorunun cevabı bağlamında şunu demek lazım: Falan kadınla artık irtibat kurmayacağım diye yemin etmeniz kendi başına güzel bir iştir. Ama bu yemin hak Teâlâ'nın celal ismiyle yani "Allah" kelimesiyle olmadığı için şer'i yemin sayılmıyor. Ama sorudaki geçici nikâh kısmıyla ilgili kısmın cevap şu: Yeminin kendisi kadını sizin için haram kılmıyor ve netice itibariyle yemini bozmak kefareti gerektirmez. Bu bağlamda daha fazla bilgi edinmek için detaylı cevapta verilen adreslere müracaat edebilirsiniz.

Ayrıntılı Cevap

Her hangi bir işi yapmak ve terk etmek için kişi yemin ederse; örneğin oruç tutmaya veya sigara içmemeye yemin ederse kasti olarak bu yeminine bağlı kalmazsa kefaret vermelidir. Yani ya bir köleyi azat etmeli, ya on fakiri duyurmalı veya giydirmeli, bunlardan hiçbirisini yapamazsa üç gün oruç tutmalıdır.[1] Elbette kefaret durumu aşağıdaki şartların tahakkuku dâhilinde söz konusu olacaktır.

Yemin Etmenin Şartları:

Bir: Yemin eden kişi akıllı ve erginlik çağına girmiş olmalı. (kendi malına yönelik yemin etmek istiyorsa erginlik çağına girmesinin yanı sıra sefih olmamalı ve hâkimi şer'i onu kendi malında tasarruf etmekten alı koymuş bir durum olmamalı). İsteyerek ve bilerek yemin etmelidir. Buna binaen çocuğun, zihinsel özürlünün (delinin), sarhoş ve her hangi bir dayatma doğrultusunda yemin yapmaya mecbur kılınmış kimselerin yemini doğru ve şer'i değildir. Hakeza; kızgın ve asabi durumlarda istemeyerek yapılan yeminde doğru ve şer'i değildir.

İki: Yemin yaparak yerine getirmek istediği işler haram ve mekruh şeylerden olmamalı. Hakeza; yemin yaparak terk etmek istediği şeyler vacip ve müstahap şeylerden olmamalıdır. Yerine getirmek istediği iş toplumun nezdinde yerine getirilmesi daha iyi olan şeylerden olmamalı. Hakeza; terk etmek istediği iş toplumun nezdinde yerine getirilmesi daha iyi olan işlerden olmamalıdır. Aksi takdirde onun bu yemini şer'i yemin kapsamına giremez.

Üç: Yemin hak Teâlâ'nın isimlerinden birisiyle yapılmalıdır ki bu isimler Ondan başka kimse için kullanılmayacaktır. Farsçada "huda" ve "Allah" gibi. Veya başkası için kullanılıyor ama Allah için kullanılması daha çok dolayısıyla bu isim kullanıldığında zihinler başkasına değil Allaha yöneliyor şeklinde olan isimlerden olmalıdır. Razık ve yaratıcı anlamında olan "halık" gibi isimler bu türden olan isimlerdir ki onlarla yemin edile bilinir. Hatta eğer bir isim Allah'ın ismidir olduğu anlaşılması için karineye ihtiyaç duyuyor şeklinde olsa bile Allahın ismidir kastiyle yemin ederse ihtiyat gereğince bu yemine amel edilmelidir.

Dört: Yemin dile getirilmelidir. Dolaysıyla eğer kalemle yazar veya kalbinde onu kast ederse sahih değildir. Ama eğer kişi dilsel özürlü ise işaret ederek yemin ederse yemini sahihtir.

Beş: Yemin amel edilmesi mümkün olan bir iş için yapılmalıdır. Dolayısıyla eğer yemin ettiği esnada emel edilmesi mümkün ama daha sonra mümkün halden çıkmış veya birçok zorluklara neden olur duruma gelmiş ve belirtmiş olduğu vakit gelip dolarsa bu yemin yeminine amel edemediği durum gerçekleştiği vakitten itibaren bozulmuş olur.[2]

İstisnai Durular:

Kendini veya başka bir Müslüman kimseyi zalim olan bir kimsenin şerrinden kurtarmak için yalandan yapılan yeminin bir işkallı yok ve sakıncalı değil. Hatta bezen bu yalan yemin vacip olur. Bu türden olan yemin yukarıda anlatılan konulardan istisna edilmiştir.[3]

Netice:

Buna binaen eğer Allahın isimlerinden her hangi birisiyle yemin eder ve yukarıda anlatılan şartlara haizse yeminine amel etmelidir. Aksi taktirde günahkar ve yukarıda anlatıldığı şekilde kefaret vermelidir.

Ama sizin sormuş olduğunuz soru hakkında şöyle denilmeli: Yapılan bu yemin Allahın herhangi bir ismiyle olmadığı için (zira kuranla yemin edilmiş) şer'i açıdan bu yemin sahih ve doğru yemin sayılmaz ve dolayısıyla her hangi bir sorumluluk getirmiyor. Ama falan hanımla ilişki kurmayacağım diye yapıldığı için haddizatında çok güzel ve iyi bir iştir. Ama bu yemin Allahın isimlerinden her hangi bir ismiyle olmadı için şer'i yemin sayılmaz.

Ama geçici nikâh kısmıyla ilgili cevaba gelince yanıt şu: Yeminin kendisi kadını sizin için haram kılmıyor ve netice itibariyle yemini bozmak kefareti gerektirmez. Bu bağlamda daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki linklere bakabilirsiniz.

1-   Nemaye: Şert-i sihat der izdivaji muvakat, sual no: 1290 (sayt: 1275).

2-   Nemaya: Felsefeyi niyazmendi bı izni peder der izdivaj muvakat-i dohter, sual no: 2074 (sayt: 2125).

3-   Nemaye: İzdivaji muvakat ba dohteri bakire, sual no: 610 (sayt: 667).

4-   Nemaye: Arabi buden der sıgayı izdivaj muvakat, sual no: 1098 (sayt: 1150).

5-   Nemaye: Avakıbı kesem-i duruğ, sual no: 2724 (sayt: 2981).



[1] İMAM HUMEYNİ "tevziu'l-mesail (el-muhaşi)" , c. 2, s. 623.

[2] A.g.e. s. 624.

[3] A.g.e. s. 628.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İmam Hüseyin (a.s) mateminde çıplak bir şekilde sine vurmanın hükmü nedir?
    4067 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/17
    Taklit mercilerin İmam Hüseyin (a.s) matem merasimlerinde sine vurmak için çıplak olunması hakkında fetvalarında göze çarpan çoğunlukla namahremin gözü önünde olmaması ve fesat içermemesi halinde caiz olduğu yönündedir. Aynı şekilde hiçbir taklit merci hızlı şekilde sine vurulmasını haram bilmemektedirler. Bilakis bunun müstahak olduğunu ifade edip tekit etmişlerdir. ...
  • İslamî olmayan devletlerin bankalarından borç almanın hükmü nedir?
    5893 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/22
    “Borç almak devlet bankasından olsa dahi zatı itibariyle şerî otoritenin iznine bağlı değildir ve faizli olsa bile durum hükmü açısından doğrudur. Ancak faizli olması durumunda ister Müslüman’dan veya Müslüman olmayandan, ister İslam devletinden veya İslamî olmayan bir devletten alınmış olsun sorumluluk açısından haramdır. Harama bulaşmayı caiz ...
  • Şeytanın mı nüfuzu ve kudreti fazladır yoksa Allah’ın mı?
    6738 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Hiç şüphesiz Allah’ın kudreti her şeyin yaratıcısı olması yönüyle bütün işlerde şeytandan daha fazladır. Hz. Âdem’in Allah’ın buyruğuna uymayarak şeytan’ın sözünü dinlemesi şeytanın sözlerinin gücü ve nüfusu nedeniyle değildi, şeytanın vesvesesinin sonucuydu, çünkü insan muhtar(irade sahibi) bir varlıktır. Kendi seçimlerinde değişik unsurların etkisi altındadır.
  • İslam Peygamberinin berzah yaşamı, ilmi ve bu dünyayı görmesi hakkındaki görüşünüz nedir?
    8665 Eski Kelam İlmi 2011/11/21
    Şii inancına göre Peygamber Efendimizin (s.a.a), vefat ettikten sonra fiziki olarak maddi alemle irtibat kurmasının ve onu müşahede etmesinin imkanı yoktur, ama Allah’ın bu büyük elçisinin takipçileriyle manevi irtibat kurması mümkündür. Peygamberimizin şu anda dünyadan ve onda olup bitenlerden haberi vardır; Efendimiz selam ve ziyaretlerimizi kesinlikle duymakta ve bunlar birçok ...
  • Mübarek Tekvir suresindeki yıldızların ‘kuvviret’ ve ‘inkederet’ olmalarının manası.
    7813 Tefsir 2011/04/28
    Kuvviret, dürülmek, toplanmak, atılmak veya kararmak manalarına gelmektedir. Buradaki maksat Güneşin ışığının sönmesi, kararması ve onun hacminin küçülmesi demektir. Aynı şekilde ‘inkederet’ kelimesi ‘inkidar’ kökünden olup düşmek ve dağılmak demektir. Yine kararmak ve karanlık demek olan ‘küdüret’ten de gelmektedir. Dolayısıyla ayetin manası şöyle olur: Kıyamete yakın zamanda yıldızlar ...
  • ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ (Müzemmil/5) ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat nedir?
    6883 Tefsir 2012/02/14
    ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat Kur’an-ı Kerim’dir. Müfessirler ‘Ağır Söz’ü değişik boyutlardan çeşitli şekillerde tefsir etmişlerse de anlaşılan o ki onun Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. ‘Ağır Söz’ün çeşitli yönleri vardır. Ağır ...
  • ilahi yakınlığın (kurb) anlamı nedir? Kısımları nelerdir? Nasıl elde ediliyor.
    16195 Pratik İrfan 2010/12/14
    kurb lügatte; bir şeyin başka bir şeye yakınlığı anlamındadır. Bu yakınlık bazen mekânsal, bazen de zamansaldır. Bu nedenle yakınlık, ya mekânsaldır veya zamansal. Geleneksel ve genel örfte yakınlılık (kurb) başka bir anlamda da kullanılıyor. Oda şudur ki; bir kimsenin başka birisinin yanında değerli olmak ve ...
  • Bir Hindu, Kur’an’ı araştırmak ve okumak isterse ona Kur’an hediye etmenin şer’î hükmü nedir?
    6021 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/19
    Büyük taklit mercilerinin görüşlerine geçmeden önce bazı noktaları dikkatlerinize sunuyoruz:1- Hindular kafirler sınıfındandır.2- Kafirin Kur’an’a saygısızlık veya necis edeceği bilinse (ihtimal demiyoruz) taklit mercilerinden hiç biri bunu caiz bilmemekteler.3- Kafir, okumak maksadıyla ...
  • Allah-u Teâlâ’nın hilesinin anlamı nedir?
    8370 Tefsir 2012/06/11
    Arap lügatinde hile (mekr), bir kimseyi hedefin­den (hedef iyi ya da kötü olsun) alı koymaktır. Bu anlam esasınca hile her zaman ve her yerde kötü değildir. Bu kelimenin Allah-u Teâlâ’ya nispet verilmesi, zararlı komployu hünsa etmek anlamındadır ve bozguncular hakkında kullanıldığında, programları ıslah etmenin önünün ...
  • Hz Peygamber’den (s.a.a) sonra kızı Hz Fatıma Zehra’nın (s.a) başına neler gelmiştir?
    12197 تاريخ بزرگان 2012/04/15
    Hz Peygamberin vefatından sonra kızı Fatıma’nın yaşadığı musibet ve sorunlar hakkında birçok söz ve rivayet vardır. Bu hususta Ehli Sünnetin en muteber kitabı olan Sahih-i Buhari’deki bir rivayete dikkatinizi çekiyoruz. ...

En Çok Okunanlar