Gelişmiş Arama
Ziyaret
7484
Güncellenme Tarihi: 2013/04/23
Soru Özeti
İbn-i Meysem Bahrani’nin kişiliği ve yaşamı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Soru
İbn-i Meysem Bahrani’nin kişiliği ve yaşamı hakkında bilgi verebilir misiniz?
Kısa Cevap
HK. 697-699’da vefat eden ve İbn-i Meysem diye meşhur olan Kemaleddin Meysem b. Ali b. Meysem Bahrani, 7. yüzyılın başlarında Bahreyn’de dünyaya gelmiştir. İlim ve fakihliğin beşiğinde, köklü ve meşhur bir ailede yetişmiştir.
İlim tahsiline kendi ülkesinde başladı. Sonra daha yüksek tahsil için Bağdat’a gitti. İbn-i Meysem orada Ebu’s-Saadat Es’ad b. Abdulkahir b. Es’ad İsfahani, Ali b. Süleyman Bahrani ve daha başka alimlerden ders almıştır. Sonra ülkesi Bahreyn’e geri döndü ve ilim hayatının bir kısmını inzivaya çekilerek geçirdi. Ama Irak alimleri, onun Irak’a dönmesi ve ilim öğrenmek isteyenlerin ondan faydalanması için ısrar edince tekrar Irak’a döndü ve ilim havzalarına ışık saçmaya başladı. Bu dönem (Irak’ta olduğu dönem) İbn-i Meysem’in yaşamının en önemli dönemi olup, en değerli ilmi eserlerini bu dönemde yazmıştır.
O, ömrünün sonuna doğru yeniden Bahreyn’e döndü ve HK. 697-699 yılları arasında vefat etti. Orada da toprağa verildi.
İbn-i Meysem, uzlete çekilen ve dünya şöhretinden uzak durarak manevi ve ilmi makamlar kazanma peşinde olan alimler sınıfındadır. O, kitap yazmakla, teşeyyü ve Ehl-i Beyt’in (a.s) öğretilerinin temellerini sağlamlaştırmak için seçkin öğrenciler yetiştirmekle meşguldü.[1]
Kemaleddin Meysem b. Ali b. Meysem Bahrani, takvalı, dünya malından yoksun ama ilim, ahlak, maneviyat ve irfan bakımından zengin bir alimdi. Bu yöntem (inzivaya çekilme) genelde birçok alimin yaptığı iş olmasa da ve Irak alimleri onu bu konuda eleştirmiş olsalar da, o bu şekilde ilim ve maneviyatını çoğaltıyor, manevi mertebeleri katediyordu. İlahi inayetler ve seyr u sülukun yardımıyla başta Şerh-i Nehcü’l-Belağa, Kavaidü’l-Meram, en-Necat olmak üzere birçok değerli eser yazmış ve şia alemine bu ilmi ve manevi sermayeleri bırakmıştır.
İbn-i Meysem’in kişiliğini çeşitli yönlerden ele almak mümkündür. Müslüman düşünür ve yazarların çoğu onun fıkıh, kelam, felsefe, hadis ve edebiyat gibi İslami ilimlerin çeşitli alanlarında uzman ve kendine özgü bir üslubunun olduğuna itiraf etmişlerdir. İbn-i Meysem ilim, ahlak ve irfanda yazdığı eserlerle İslam dünyasında özellikle Irak ve Bahreyn’de önemli etkiler bırakmıştır.
-Nehcü’l-Belağa’ya yazdığı tefsir onun derin müfessirliğine en büyük delildir. İtikadi, irfani, ilmi ve tarihi bir tefsir olan bu tefsir kendi alanında eşsiz bir eserdir. Bu özellikler, onu Nehcü’l-Belağa’ya yazılan diğer tefsirlerden ve şerhlerden daha ayrıcalıklı hale getirmiştir. O, kelam, felsefe, irfan vs. ilimlere dayanarak yazdığı bu tefsiriyle bu ilimlere olan derin bilgisini de ortaya koymuştur. Tevhid ve ilahi sıfatlar için getirdiği geniş kelami ve felsefi deliller bu iddiayı ispatlamaktadır.
Özellikle birinci hutbedeki Hz. Adem’in (a.s), göklerin, yerin, yıldızların yaratılışı hakkındaki görüşleri onun hicri 7. asırdaki ilimlerde ve astronomide ne kadar derin olduğunu göstermektedir.
-Kelamcılığı ve filozofluğu bu rabbani alimin dikkat çeken en önemli özelliğidir. O, bütün şartları taşıyan bir fakih olmasının yanı sıra Şii bir filozof ve kelamcı olarakta teşeyyünün akide ve kelam temellerini, özellikle imameti açıklamak için büyük çaba sarfetmiştir. Kavaidu’l-Meram Fi İlmi’l-Kelam, en-Necatu Fi’l-Kıyame Fi Tahkiki Emri’l-İmamet, Şerh-i Hadis-i Menzilet, Şerh ve Tefsiri Nehcü’l-Belağa vs. birçok değerli eseri onun şianın ilim ve kültürüne bıraktığı ihlaslı çalışmalarındandır.
-İrfan ve ahlak, İbn-i Meysem’in bir başka özelliğidir. Tevhid, Allah’ın mukaddes zat ve sıfatı hakkındaki görüşleri onun irfandaki makamını gösterir. Sade yaşamı ve inzivaya çekilmesi İbn-i Meysem’in irfani yönüne bir başka delildir. Onun biyografisini yazanlar, hakkında yeterli bilgi olmadığını söylemekteler. Bunun nedeni belkide inzivaya çekilmesinden dolayıdır. Bu yüzden biyografi yazanlar fazla bilgiye sahip değiller.
Onun bu inzivası hem manevi seyr u süluka zaman ayırmasına hem de önemli ve değerli eserler yazarak on iki imam şiasının ilmi temellerini sağlamlastırmasına ve teşeyyü aleminin geçmişiyle iftihar etmesine neden olmuştur.[2]  
İbn-i Meysem, sünni ve şii herkesin faydalandığı kitaplar ve risaleler yazan bir alimdir. Birçok alim ve düşünür onun eserlerinden faydalanmıştır. Özellikle Şerh-i Nehcü’l-Belağa ve Kavaidü’l-Meram gibi eserleri ilim havzalarında ders kitabı olarak okutulmuştur. Şianın büyük fakihi Şehid-i Sani şöyle yazmaktadır: Kerek-i Nuh’a gittiğimde Merhum Seyyid Hasan b. es-Seyyid Cafer’in yanında öğrenci iken ve ondan çeşitli ilimleri öğrendiğimde İbn-i Meysem Bahrani’nin Kavaidü’l-Meram kitabınıda bana okutuyordu.[3]   
 

[1] -Bkz. Bir grup araştırmacı, Name-i Danişveran, c.3, s.284, Daru’l-Fikr, Kum
[2] -İbn-i Meysem Bahrani’nin ilmi yönü hakkında daha fazla bilgi için bkz. Bahrani, Yusuf, Keşkül (es-Selafetü’l-Behiyye); Biladi, Ali, Envaru’l-Bedreyn; Şuşteri, Kadı Nurullah, Mecalisu’l-Müminin; Amuli, Seyyid Haydar, Camiu’l-Esrar ve Menbau’l-Envar; Nime, Abdullah, Felasefetü’ş-Şia Hayatuhum Arauhum; Devani, Ali, Mefahiru’l-İslam; Efendi, Abdullah, Riyazi’l-Ulema ve Hiyazu’l-Fuzela...
[3] -Zeynuddin el-Amuli, Ali b. Muhammed b. el-Hasan (Şehid-i Sani), ed-Dürrü’l-Mansur, c.2, s.159, Kitaphane-i Ayetullah Maraşi Necefi, Kum.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Ali’nin (a.s.) Peygamber (s.a.a.) hakkında söylemiş olduğu şu sözün; “Tabib’un devvarun bı tıbihi” anlamı nedir?
    9067 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    İmam Ali (a.s.) İslam peygamberini (s.a.a.) doktor ve tabiplere benzetmiştir. Ki Peygamber (s.a.a.) doktorluk ve tıbbıyla şiddetli bir şekilde ruhi hastalıklara müptela olup tedaviye muhtaç olan kimseleri tedavi etmek arayışı içindedir. Allah tarafından Peygamberin (s.a.a.) kendisine yüklenmiş olan risaleti insanların ruhunu tedavi eder şeklinde beyan eder ve şöyle buyuruyor: “Tabib’un ...
  • Vaktin başında namaz kılmak mı iyidir yoksa iki doğuş arasında yatmamak mı?
    5063 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Her şeyden önce bir noktaya dikkat etmeniz lazımdır:Kerahete neden olan uyku ister sabah namazından sonra olsun, ister ondan önce olsun iki doğuş arasındaki uykudur. Bu yüzden sorunuza göre siz iki doğuş arasında uyuduğunuzdan dolayı her iki durumda da kerahete mürtekip olmuş bulunmaktasınız. ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    16488 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Namazın mana ve faydaları nelerdir?
    11449 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/04/28
    Salat lügatte dua, ateşi körüklemek vs. manalara gelmiştir. Istılahta ise tekbirle başlayıp selamla biten ameller bütünüdür. Namazın bazı kısımlarında dua olmasından dolayı veya insanı alevli ilahi ateşten kurtarmaya neden olduğu için ona ‘salat’ denmiş olabilir.Namaz, günahların karşısında bir siper olup, kötülüklerden sakındıran, günahlardan temizleyen, kibiri ...
  • Zatı âlinizin Kur’an’ın tahrif edildiği hadisler konusundaki görüşünüz nedir?
    5498 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin bu bağlamdaki görüşü şöyledir: Kur’an’ın tahrif edildiğini söyleyen hadisler ya senet bakımından zayıftırlar ya da sadır olma cihetinden hüccet değildirler veya delaletleri kabul edilebilinir durumda değildir. Kur’an-ı Kerim hiçbir zaman tahrif olmamış ve olmayacaktır. Kur’anın tahrif ...
  • Neden İslam’da uyuşturucu maddeler hakkında açık bir hüküm belirtilmemiştir?
    10817 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/27
    Eğer bir konu kanun koyucu zamanında var ise veya bu konu hakkında soru sorulmuş ise, özel bir şekilde onun hükmü beyan edilmiştir. Bir konunun dile getirilmediği yerlerde ise onun hükmü genel olarak belirtilmiştir. Örneğin alkollü içecekler arasında o zamanda bulunan üzüm şarabı veya hurma şarabının hükmüne özel ...
  • bi'setten önce ( peygamber olmandan) peygambere (s.a.a.) itaat edilmesi vacip miydi?
    6977 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Söz konusu soruya cevap vermek için birkaç noktanın açıklanılması gerekli görülmektedir: 1-   İtaatin vacipliliğinin hükmü nedir? Bu hüküm şer'i midir yoksa akli midir?
  • Amr b. As nasıl bir çehreye sahipti?
    7220 تاريخ بزرگان 2010/06/12
    Asıl adı Amr b. As b. Vail Sehmi’dir. Fırsat düşkünü ve hilekardı. Nabiğa adlı bir kadından dünyaya geldi ve babasının As b. Vail’dir (ona oğlu olduğu söyleniyor). As b. Vail Sehmi, Peygamberimizin (s.a.a) oğlu Hz. Kasım vefat edince Ona (s.a.a) ebter (sonu kesik) diyen ve ...
  • Zifaf gecesinin adabı nasıldır?
    22779 Pratik Ahlak 2011/07/18
    Zifaf gecesi gelinle güveyin (damat) şer’i yolla karı koca olama akdini yaptıktan sonra birlikte kalacakları ilk gecedir. Bu gece her fert için kendi hayatında çok önemli ve çok mübarek bir gecedir. Bu nedenle İslami kaynaklarda bu gece için birçok adap zikredilmiştir. Mübarek oluşuna kaynaklık yapan evlilik hakkında ...
  • Karidesin helal, ıstakozun haram olmasının felsefesi nedir? Oysa ikiside aynı cinstendir?
    15971 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/01/17
    Bütün hükümler fayda ve zarar esası üzerinedir ve her hükmün bir felsefe ve nedeni vardır; ama bu nedenlerin ayrıntılarını bilmek çok zordur. En fazla hükümler için genel kaideler söylenebilir. Ancak buradaki genellik istisnaları olan çoğunluk manasına gelmektedir. Karidesin yenmesinin caiz olması konusunda bazı rivayetlerde onun balık cinsinden (pullu) ...

En Çok Okunanlar