Gelişmiş Arama
Ziyaret
155788
Güncellenme Tarihi: 2011/05/21
Soru Özeti
Nazarı engellemek için üzerlik otu dumanını saçmanın dinî bir kanıtı var mıdır?
Soru
Nazarı engellemek için üzerlik otu dumanını saçmanın dinî bir kanıtı var mıdır?
Kısa Cevap

Bazı hakikat ve gerçekleri anlamada insan aklı ve bilgisi yetersizdir. Nazar en azından bugüne kadar insan aklı ve bilgisinin ispat edemediği ve aynı şekilde onu reddetmeye dönük bir kanıt bulamadığı bir fenomendir. Kur’an ve rivayetleri içeren dinî metinlere müracaat ederek nazarı ispat eden deliller bulmak mümkündür. İnsan akıl ve bilgisi kesin olarak henüz nazarın hakikatine ulaşamadığından onu tedavi etmek için bir çözüm geliştirememekte ve reçete yazamamaktadır. O halde nazarı tedavi etmek ve engellemek için de yine dinî metinlerden yardım dilenmelidir. Dinsel öğretilerde nazar için hiçbir maddî tedavi belirtilmemiştir. Bu yüzden nazarı defetmek için üzerlik otundan istifade etmenin dinî bir kanıtı yoktur. Elbette İslamî rivayetlerde bazı ruhî ve cismanî hastalıkların tedavisi için üzerlik otu tavsiye edilmiştir. Rivayetlerde nazarı engellemek için Allah’ı anmak ve özel bir takım dualar tavsiye edilmiştir. Bir hadiste İmam Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır: “Üzerliğin kökünde kıskançlık panzehiri ve teninde yetmiş iki hastalığın şifası mevcuttur.”[i] Ama bu rivayet senet açısından muteber değildir.



[i] Kufi, Muhammed b. Muhammed, el-Caferiyat, Mektebet-ü Neynevi el-Hadise, Tahran, Bi Ta; Temimi, Mağribi, Numan b. Muhammed, Deaimu’l-İslam, c. 2, s. 150, çap-ı Daru’l-Maarif, Mısır, 1385 h. k; Müstedrekü’l-Vesail, c. 16, s. 460.

Ayrıntılı Cevap

Şüphesiz insanlar hem gerçekler ve hem de gerçeklik kostümü giymiş hurafelerle meşguldürler. Akıllı insan hakikatlere ulaşmak, hakikatlere göre yaşamak ve edebildiğince hurafelerden uzak kalmayı ister. Elbette bu çok zor bir iştir. Bazı hakikatler hurafe addedilmekte ve bazı hurafeler de halkın gözünde her gerçekten daha gerçek görünmektedir. Bazı hususlar da ciddi bir tasfiyeye ihtiyacı olan hurafe ve gerçekliğin sentezinden müteşekkildir. Halk kültüründe bulunan, yaygınlık kazanmış ve hurafeden de nasibini alan hususlardan birisi nazar ve gözdür; bu bir insanın hiçbir şey yapmaksızın sadece özel bir bakışla bir başkasına zarar vermesidir. Nazarın gerçekleşmesinde karşı tarafın iyiliğini görmek ve şaşırmak gereklidir. Bu hususta İslam’ın bakış ve perspektifi faydalı ve ipham giderici olabilir.

Kur’an Perspektifinde Nazar

Birçok müfessir Kur’an’daki iki ayeti nazar ile ilişkili bilmişlerdir.

1. Yusuf Suresi 67. Ayet: Bu ayette Yüce Allah şöyle buyuruyor: “Sonra da, ey oğullarım! Bir kapıdan girmeyin, ayrı ayrı kapılardan girin. Ama Allah’tan gelecek hiçbir şeyi sizden uzaklaştıramam. Hüküm ancak Allah’ındır. Ben O’na tevekkül ettim. Tevekkül edenler de yalnız O’na tevekkül etsinler dedi.”[1] Bu ayetin tefsirinde zikredilmiş ihtimallerden birisi nazardır. Yusuf’un kardeşleri güzel yüzlü ve endamlı ve sayılarının da çok olması nedeniyle babaları Yakub (a.s) Mısır halkının onları nazar edeceğinden korktu. Bu yüzden nazar değmemesi için evlatlarına bir kapıdan girmemelerini, dağılmalarını ve değişik kapılardan girmelerini tavsiye etti.[2]

2. Kalem Suresi 51. Ayet: Bu ayet halkın genel kültüründe “in yekadu” olarak meşhurdur ve nazar değmesini engellemek için onların sığınağıdır. Yüce Allah bu ayette şöyle buyuruyor: “Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir diyorlar.”[3] Allame Tabatabai kendi tefsirinde şöyle buyuruyor: “Birçok müfessir “seni gözleriyle devirecekler” cümlesini nazar olarak yorumlamıştır. Nazarı reddetmek için hiçbir aklî delil mevcut değildir, aksine nazara uyarlanacak birçok örnek mevcuttur.”[4] Bu ayetin nüzul sebebi hakkında tefsirlerde belirtildiğine göre Kureyş’ten bir grup nazar vurmada ve gözde meşhur olan Beni Esed kabilesinden bazı şahısları Allah Resulü’nü (s.a.a) nazar etmeleri için kiralarlar. Beni Esed kabilesindeki bazı şahısların kötü nazar vurması hakkında belirtildiğine göre, bu kabilenin bazı fertleri çok kötü nazar sahibi olmaları yüzünden başkalarına zarar vermemeleri için zindana atılmıştı. Bu fertler Peygamber (s.a.a) Kur’an okurken onun yanına gelmekte ve “bu ne kadar fasihtir ve ne kadar güzel konuşmaktadır” diye söylemekteydiler. Ama Allah kendi elçisini onların nazarından korudu.[5]

Rivayetler Perspektifinden Nazar

Nazar hakkında bulunan rivayetler az değildir. Bu rivayetler iki kısma ayrılabilir:

1. Nazarın gerçek olduğunu ispatlamayı hedefleyen rivayetler.

Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Nazar gerçektir ve dağın zirvesini aşağıya indirir.”[6] Bu rivayet nazarın gerçek olduğu vurgulanmakla birlikte kinayeyle onun etki derecesine de işaret etmiştir. Bu rivayetlerin çoğunda nazarın gerçek olduğu vurgulanmakla birlikte onun etki derecesine de atıfta bulunulmuştur. Bir başka hadiste yine Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyor: Nazar insanı kabre ve deveyi kazana sokar.”[7] Peygamberin (s.a.a) yaşamı da onun nazarı gerçek bildiğini, ona karşı koymak için bir takımlar çözümler belirttiğini ve kendisinin de bu çözümleri uyguladığını göstermektedir. Nakledildiğine göre İmam Hasan ve İmam Hüseyin (a.s) nazarın etkisiyle hastalanırlar ve Peygamber (s.a.a) onların iyileşmesi için Cebrail’in tavsiyesiyle özel bir muska ve duadan istifade eder.[8]

2. Nazara karşı koyma yollarını beyan eden rivayetler:

Nazara karşı koymak ve onu engellemek için rivayetlerde hiçbir maddî tedaviye işaret edilmemiştir. Rivayetlerin tümünde bir tür Allah’ı anmanın faydalı olacağı belirtilmiştir. Nitekim Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyurmaktadır: “Nazar gerçektir ve kardeşi hakkında bir şeye şaşıran herkes Allah’ı anmalıdır; Allah’ı anarsa kesinlikle nazar ona bir zarar vermeyecektir.”[9] Bir hadiste İmam Sadık’tan (a.s) nazardan korunmak için üç defa “maşallah la havle ve la kuvvete illa billahi’l-aliyi’l-azim” söylenmesini tavsiye etmiştir. Nazarın etkisiyle hastalanan Hasan ve Hüseyin’in (a.s) tedavisi için Peygamber (s.a.a) Cebrail’in (a.s) tavsiyesi üzerine şu muskadan istifade etmiştir:

« اللٌهمٌ یا ذا السلطان العظیم و المنٌ القدیم و الوجه الکریم ذا الکلمات التامٌات و الدعوات المستجابات عاف الحسن و الحسین من انفس الجنٌ و اعین الانس».

Başka bir hadiste « تبارک الله احسن الخالقین اللهم بارک فیه»[10] söylemek ve Hamd, Tevhid, Nas, Felak ve Ayetü’l-Kürsi tilavet edilmesi tavsiye edilmiştir.[11]

Üzerlik Otu Ve Nazar

Üzerlik, daha çok çöl bölgelerinde yetişen bir ottur. İlaç bitkilerinden sayılır ve eskiden beri dünyanın değişik bölgelerinde tıbbi olarak kullanılmıştır.[12] Arapçada “harmal” olarak adlandırılan üzerlik otu rivayetlerde ruhî ve cismanî hastalıklar için tavsiye edilmiştir; ama özellikle nazarı engellemek için tavsiye edilmemiştir. Üzerlik otu hakkında nakledilen rivayetlerde bu otun ilaç boyutuna değinilmiştir. Korku gibi bazı ruhsal hastalıkların tedavisi için bu ottan istifade etmek faydalı sayılmıştır.[13] Aynı şekilde rivayetlerde cüzam[14] ve idrar rahatsızlıkları[15] gibi hastalıklar için yararlı olduğu belirtilmiştir. Bir hadiste İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “Üzerlik otunun kökünde kıskançlık panzehiri ve teninde de yetmiş iki hastalığın şifası mevcuttur.”[16] Ama bu rivayet senet açısından muteber değildir. Netice itibariyle direkt bir şekilde nazarı engellemek veya onu tedavi etmek için üzerlik otunun etkili olduğunu bildiren hiçbir rivayet mevcut değildir.



[1] Tercüme-i İlahi Kumşei, Mehdi, çap-ı dovvom, Lika, 1381 ş.

[2] Tabarsi, Fazl b. Hasan, c. 3, s. 248, Dar-u İhyai’t-Turasi’l-Arabi, Beyrut, 1379 k.

[3] Tercüme-i İlahi Kumşei.

[4] Tabatabai, Muhammed Hüseyin, el-Mizan Fi Tefsiri’l-Kur’an, c. 20, s. 50, çap-ı pencom, Daru’l-Kütübi’l-İslamiye, Tahran, 1372 ş.

[5] Kaşani, Fethullah, Minhecü’s-Sadikin, Fi ilzami’l-Muhalifin, c. 9, s. 390, çap-ı dovvom, Kitap Furişi İslamiye, Tahran, 1344 ş, Kumi, Abbas, Sefinetü’l-Buhar, c. 6, s. 590, çap-ı dovvom, Daru’l-Üsve, İran, 1416 k.

[6] Şerif Rezi, el-Mucazatu’l-Nebeviye, s. 367, Menşurat-ı Mektebet-i Basireti, Kum, Bi Ta.

[7] Mecidi, Ğulam Huseyin, Nehcü’l-Fesaha, c. 2, s. 704, çap-ı evvel, Müessese-i Ensaryan, Kum, 1379 h.ş; Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, c. 60, s. 39, çap-ı evvel, Müessesetü’l-Vefa, Beyrut, 1404 h.k.

[8] Biharu’l-Envar, c. 92, s. 132 ve c. 60, s. 18.

[9] Biharu’l-Envar, c. 60, s. 25.

[10]Nehcü’l-Fesaha, c. 2, s. 701; Nisai, es-Sünenü’l-Kübra, c. 6, s. 256, çap-ı evvel, Daru’l-Kütübi’l-İlmiye, Beyrut, 1411 k.

[11] Biharu’l-Envar, c. 60, s. 25.

[12] Bkz: Kitabhane-i Dicitali Merkez-i Dairetü’l-Maarif-i Bozorg-ı İslamî.

[13] Biharu’l-Envar, c. 59, s. 234.

[14] Biharu’l-Envar, c. 59, s. 234.

[15] Biharu’l-Envar, c. 59, s. 188; Nuri, Hüseyin, Müstedrekü’l-Vesail, c. 16, s. 446, çap-ı Müessese-i Âlu’l-Beyt, Kum, 1408 h.k.

[16] Kufi, Muhammed b. Muhammed, el-Caferiyat, Mektebet-ü Neynevi el-Hadise, Tahran, Bi Ta; Temimi, Mağribi, Numan b. Muhammed, Deaimu’l-İslam, c. 2, s. 150, çap-ı Daru’l-Maarif, Mısır, 1385 h. k; Müstedrekü’l-Vesail, c. 16, s. 460.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar