Gelişmiş Arama
Ziyaret
6750
Güncellenme Tarihi: 2012/04/16
Soru Özeti
Guslün felsefesi nedir?
Soru
Merhaba, kolay gelsin. Lütfen guslün felsefesini açıklar mısınız?
Kısa Cevap

Cenabet guslünün felsefesi, nefsin cenabetten temizlenmesi ve arındırılması ve de bedenden pislik ve kiri gidermektir; zira cenabet tüm bedenden çıkar. Bu yüzden insanın tüm bedeni temizlemesi farz olur. Bilginlerin araştırmalarına göre, insan bedeninde tüm beden faaliyetlerini kontrol eden iki bitkisel sinir sistemi mevcuttur. Bazen bedende bu dengeyi bozan birtakım akımlar gerçekleşir. Bu akımlardan birisi “orgazm” yani cinsel zevkin zirveye çıkmasıdır. Bu genellikle meninin çıkmasıyla eşzamanlıdır. Öte taraftan sempatik sinirleri harekete geçirebilen ve yitirilen dengeyi sağlayabilen şeyin suyun beden ile temas kurması olduğu da ispatlanmış bir konudur. Elbette guslün faydası bununla sınırlı değildir. Buna ek olarak gusül almak, bir tür ibadet ve tapınma da sayılır ve bunun ahlakî etkileri inkâr edilemez. Bu yüzden eğer beden niyetsiz olarak ve Allah’a yakınlaşma ve O’nun emrine itaat kasti güdülmeksizin yıkanırsa, bu doğru gusül sayılmaz.

Ayrıntılı Cevap

Cenabet ve Cuma guslünü de içine alacak şekilde guslün felsefesi hakkında İmam Rıza’dan (a.s) bir hadis nakledilmiştir. Bu rivayette aktarıcı şöyle bir soru sorar: İnsan kendi helaliyle yakınlık kurmaktadır ve helal de kirlenmeye neden olmaz; o halde cenabet guslünün nedeni nedir? İmam (a.s) şöyle cevap verir: Cenabet guslünün felsefesi, nefsin cenabetten temizlenmesi ve arındırılması ve de bedenden pislik ve kiri gidermektir; zira cenabet tüm bedenden çıkar. Bu yüzden insanın tüm bedeni temizlemesi farz olur. İdrar ve dışkı hükmünün hafifliğinin nedeni, bu ikisinin cenabetten daha çok vuku bulmasındadır; bu yüzden kutsal şeriat sahibi çok vuku bulması, meşakkat barındırması ve irade ve şehvetsiz olması nedeniyle, abdest hükmüyle yetinmiştir. Meni ise ancak zevk istemiyle çıkmaktadır; bu yüzden onun için guslü farz kılmıştır. Ramazan bayramı, Kurban bayramı, Cuma ve diğer gusüllerin nedeni ise bu vesileyle kulun Rabbini yüceltmesi, Yüce Allah’a yönelmesi ve O’nun dergâhında günahlarının bağışlanmasını istemesidir. Artı, bu bayramlar inananlar için meşhur bayramlardır ve bu zamanlarda onlar bir araya gelip Allah’ı anarlar. Bu yüzden, bu vesileyle müminlerin bu günleri yüceltmesi, diğer günlerden üstün tutması ve Cuma gününde gusül aldıklarında bir sonraki Cumaya kadar manevi olarak temiz kalmaları için, gusül bu zamanlarda şeri olarak dinileştirilmiştir.[1] İnsandan meninin çıkmasının durumsal bir davranış (idrar ve dışkı gibi) olmadığı hatırlatılmalıdır; çünkü guslün etkisi tüm bedende aşikâr olmakta ve bedenin tüm hücreleri onun çıkmasından sonra özel bir gevşeklik haline bürünmektedir. Bu da onun tüm beden azalarına etki ettiğinin delilidir. Bilginlerin araştırmalarına göre, insan bedeninde tüm beden faaliyetlerini kontrol eden iki bitkisel sinir sistemi mevcuttur. Sempatik sinirler ve parasempatik diye anılan bu iki sinir sistemi, tüm insan bedeninde ve tüm dâhili ve harici organların etrafında yayılmış bulunmaktadır. Sempatik sinirlerin vazifesi, bedenin değişik organlarını harekete geçirmektir ve parasempatik sinirlerin vazifesi ise onların faaliyetlerini yavaşlatmaktır. Bazen bedende bu dengeyi bozan birtakım akımlar gerçekleşir. Bu akımlardan birisi “orgazm” yani cinsel zevkin zirveye çıkmasıdır. Bu genellikle meninin çıkmasıyla eşzamanlıdır. Bu esnada parasempatik sinir sistemi (frenleyen sinirler), sempatik sinir siteminin (hareketlendirici sinirler) önüne geçer ve denge olumsuz bir şekilde bozulur. Öte taraftan sempatik sinirleri harekete geçirebilen ve yitirilen dengeyi sağlayabilen şeyin suyun beden ile temas kurması olduğu da ispatlanmış bir konudur. Orgazmın etkisi tüm beden azaları üzerinde hissedilir bir şekilde göründüğünden ve bu iki grup sinir sisteminin dengesi tüm bedende bozulduğundan cinsel ilişkiden veya meninin çıkmasından sonra tüm bedenin suyla yıkanması emredilmiş ve suyun hayat bahşedici etkisi sayesinde tüm bedende bu iki sinir sistemi arasında tam bir dengenin sağlanması hedeflenmiştir. Elbette guslün faydası bununla sınırlı değildir. Buna ek olarak gusül almak, bir tür ibadet ve tapınma da sayılır ve bunun ahlakî etkileri inkâr edilemez. Bu yüzden eğer beden niyetsiz olarak ve Allah’a yakınlaşma ve O’nun emrine itaat kasti güdülmeksizin yıkanırsa, bu doğru gusül sayılmaz. Gerçekte meninin çıkması veya cinsel ilişki esnasında hem ruh ve hem beden etkilenmektedir. Ruh, maddi şehvetlere ve cisim ise gevşeklik ve hareketsizliğe doğru eğrilmektedir. Cenabet guslü ise hem cismin yıkanması ve hem de yakınlık kastinin gerçekleşmesi nedeniyle ruhun arındırılmasıdır. Ortak bir anda hem cisim ve hem ruh üzerine ikili bir etki bırakır. Böylece ruhu Allah ve maneviyata ve cismi de temizlik, sevinç ve faaliyete doğru yönlendirir.

Fıkıh Hükümlerinin Felsefe Ve Hikmeti, 8593 (Site: 9135).

 


[1] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharü’l-Envar, c. 6, s. 95, Müessese-i el-Vefa, Beyrut, 1409 k.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Ali’nin (a.s.) Peygamber (s.a.a.) hakkında söylemiş olduğu şu sözün; “Tabib’un devvarun bı tıbihi” anlamı nedir?
    9067 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    İmam Ali (a.s.) İslam peygamberini (s.a.a.) doktor ve tabiplere benzetmiştir. Ki Peygamber (s.a.a.) doktorluk ve tıbbıyla şiddetli bir şekilde ruhi hastalıklara müptela olup tedaviye muhtaç olan kimseleri tedavi etmek arayışı içindedir. Allah tarafından Peygamberin (s.a.a.) kendisine yüklenmiş olan risaleti insanların ruhunu tedavi eder şeklinde beyan eder ve şöyle buyuruyor: “Tabib’un ...
  • Vaktin başında namaz kılmak mı iyidir yoksa iki doğuş arasında yatmamak mı?
    5063 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Her şeyden önce bir noktaya dikkat etmeniz lazımdır:Kerahete neden olan uyku ister sabah namazından sonra olsun, ister ondan önce olsun iki doğuş arasındaki uykudur. Bu yüzden sorunuza göre siz iki doğuş arasında uyuduğunuzdan dolayı her iki durumda da kerahete mürtekip olmuş bulunmaktasınız. ...
  • İranlılar, Ömer’in eliyle mi Müslüman olmuştur?
    16488 تاريخ بزرگان 2012/01/18
    Eğer tüm İranlıların Ömer’in hâkimiyeti döneminde Müslüman oluşu kastediliyorsa, bu ihtimal kabul edilir değildir; zira İran Arap ve Müslümanlar tarafından fethedilmeden önce bir grup İranlı diğer ülkelerde bulunuyordu ve onlar İslam’ın doğuşunun ilk yıllarında Müslüman olmuştu. Ama Ömer’in hâkimiyeti döneminde İslam’ın İran’a girmesi ve Müslümanların davranışları nedeniyle bazı İranlıların ...
  • Namazın mana ve faydaları nelerdir?
    11449 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/04/28
    Salat lügatte dua, ateşi körüklemek vs. manalara gelmiştir. Istılahta ise tekbirle başlayıp selamla biten ameller bütünüdür. Namazın bazı kısımlarında dua olmasından dolayı veya insanı alevli ilahi ateşten kurtarmaya neden olduğu için ona ‘salat’ denmiş olabilir.Namaz, günahların karşısında bir siper olup, kötülüklerden sakındıran, günahlardan temizleyen, kibiri ...
  • Zatı âlinizin Kur’an’ın tahrif edildiği hadisler konusundaki görüşünüz nedir?
    5498 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Hz. Ayetullah Mehdi Hadevi Tahrani’nin bu bağlamdaki görüşü şöyledir: Kur’an’ın tahrif edildiğini söyleyen hadisler ya senet bakımından zayıftırlar ya da sadır olma cihetinden hüccet değildirler veya delaletleri kabul edilebilinir durumda değildir. Kur’an-ı Kerim hiçbir zaman tahrif olmamış ve olmayacaktır. Kur’anın tahrif ...
  • Neden İslam’da uyuşturucu maddeler hakkında açık bir hüküm belirtilmemiştir?
    10817 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/27
    Eğer bir konu kanun koyucu zamanında var ise veya bu konu hakkında soru sorulmuş ise, özel bir şekilde onun hükmü beyan edilmiştir. Bir konunun dile getirilmediği yerlerde ise onun hükmü genel olarak belirtilmiştir. Örneğin alkollü içecekler arasında o zamanda bulunan üzüm şarabı veya hurma şarabının hükmüne özel ...
  • bi'setten önce ( peygamber olmandan) peygambere (s.a.a.) itaat edilmesi vacip miydi?
    6977 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Söz konusu soruya cevap vermek için birkaç noktanın açıklanılması gerekli görülmektedir: 1-   İtaatin vacipliliğinin hükmü nedir? Bu hüküm şer'i midir yoksa akli midir?
  • Amr b. As nasıl bir çehreye sahipti?
    7220 تاريخ بزرگان 2010/06/12
    Asıl adı Amr b. As b. Vail Sehmi’dir. Fırsat düşkünü ve hilekardı. Nabiğa adlı bir kadından dünyaya geldi ve babasının As b. Vail’dir (ona oğlu olduğu söyleniyor). As b. Vail Sehmi, Peygamberimizin (s.a.a) oğlu Hz. Kasım vefat edince Ona (s.a.a) ebter (sonu kesik) diyen ve ...
  • Zifaf gecesinin adabı nasıldır?
    22779 Pratik Ahlak 2011/07/18
    Zifaf gecesi gelinle güveyin (damat) şer’i yolla karı koca olama akdini yaptıktan sonra birlikte kalacakları ilk gecedir. Bu gece her fert için kendi hayatında çok önemli ve çok mübarek bir gecedir. Bu nedenle İslami kaynaklarda bu gece için birçok adap zikredilmiştir. Mübarek oluşuna kaynaklık yapan evlilik hakkında ...
  • Karidesin helal, ıstakozun haram olmasının felsefesi nedir? Oysa ikiside aynı cinstendir?
    15971 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2011/01/17
    Bütün hükümler fayda ve zarar esası üzerinedir ve her hükmün bir felsefe ve nedeni vardır; ama bu nedenlerin ayrıntılarını bilmek çok zordur. En fazla hükümler için genel kaideler söylenebilir. Ancak buradaki genellik istisnaları olan çoğunluk manasına gelmektedir. Karidesin yenmesinin caiz olması konusunda bazı rivayetlerde onun balık cinsinden (pullu) ...

En Çok Okunanlar