Gelişmiş Arama
Ziyaret
12707
Güncellenme Tarihi: 2012/05/19
Soru Özeti
İsmet perdesinin yırtılmasına, belanın nüzulüne, duanın müstecap olmamasına ve … neden olan hangi günahlar Kumeyl Duası’nda zikredilmiştir?
Soru
Selam Aleykum; Müminlerin Emiri (a.s), kumeyl duasında hangi günahlara işaret etmiştir? اَللّهُمَّ اغْفِرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتى تَهْتِكُ الْعِصَمَ؛ اَللّهُمَّ اغْفِرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتى تُنْزِلُ النِّقَمَ؛ اَللّهُمَّ اغْفِرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتى تُغَيِّرُ النِّعَمَ؛ اَللّهُمَّ اغْفِرْ لىَ الذُّنُوبَ الَّتى تَحْبِسُ الدُّعاَّءَ؛ اَللّهُمَّ اغْفِرْ لىَ الذُّنُوبَ الَّتى تَقطَعُ الرَّجاءَ؛ اَللّهُمَّ اغْفِرْ لِىَ الذُّنُوبَ الَّتى تُنْزِلُ الْبَلاَّءَ.
Kısa Cevap

Genel olarak bütün günahlar ismet perdesinin yırtılmasına sebep olur; bütün günahlar belanın nazil olmasına, duanın müstecap olmamasına, rızkın ve bereketin insandan alınmasına vb. neden olur. Aslında bu durum günahın tabii bir etkisidir ve bizim dini kaynaklarda işaret edilen bir konudur.  Ama bazı rivayetlerde bazı günahlara has olarak onların bıraktığı iz ve sonuçlara değinilmiştir. Örneğin: halka zulmetmek, güzel işleri ve başkalarına yapılan iyilikleri terk etmek, küfrü nimet etmek, nimetin azalmasına neden olan şükrü yerine getirmemek. Azap getiren günahlar; bir zalimin o sıfatla tanınmasına neden olan zulüm, başkasının hakkına tecavüz etmek ve onlarla alay etmek. İnsandan rızkın alınmasına sebep olan günahlar; fakirliği izhar etmek, namazın kaza olacağı şekilde yatsı namazı vaktinde uyumak. Perdeleri yırtan günahlar; içki içmek, kumar oynamak, insanlarla şakalaşmak, faydasız ve anlamsız konuşmak, insanların ayıbını aramak ve günahkarlarla dostluk etmek. Azabın nazil olmasına neden olan günahlar; mazlumlara yardım etmemek, mahrum kimselerin derdi ile ilgilenmemek, iyiliği emredip kötülükten sakındırma emrini terk etmek. Buna binaen İmam Ali (a.s)’ın istiğfar etmesi genel olarak bütün günahlardandır, belli bir günah için değil.

Ayrıntılı Cevap

Bu soruya cevaben şunları söylememiz gerekiyor: Aslında genel olarak bütün günahlar insanın ismet perdesinin yırtılmasına sebep olur; her günah, belanın nüzulüne, duanın müstecap olmamasına, insan hayatındaki rızkın ve bereketin alınmasına vb. sebep olabilir. Gerçekte bu günahın özelliği ve tabiatıdır. Bu bizim dini kaynaklarımızda değinilen bir konudur. Hadislerde Allah’ın (c.c) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: “Bazen kulum benden bir hacetini ister ve ben de ona icabet ederim. Ama o günahkar bir kimsedir. Ben de Meleklerime “bu kul günah vesilesiyle kendisini benim gazabımda karar kılmıştır. Kendisini onu nimetimden mahrum bırakmaya müstahak etmiştir. Bundan böyle benim katımdan, bana kulluk ve itaat göstermedikçe isteklerine nail olamayacak.”[1] Aynı şekilde İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: “ Allah’a ant olsun ki insanlara verilen hiçbir nimet onların günahlarının dışında başak bir sebeple alınmaz.”[2]

Kumeyl duasının ilk cümlelerinde takva sahiplerinin önderi (a.s), belki de bu konuya değinmek istemiştir. Bu cümlelerin tekrarı ile de belki “Allah’ım ismet perdesinin yırtılmasına, belanın nazil olmasına, duanın kabul edilmemesine sebep olan her günahtan ötürü beni bağışla.” demek istemiştir. Nasıl ki bu cümlelerin sonunda şöyle buyuruyor: “Mürtekip olduğum her cürüm ve günahtan, benden kaynaklanan her hata ve yanlıştan ötürü beni bağışla.”

Günahın, bela ve musibetlerle ilişkisi Kuran’ın da buyurduğu gibi insanın başına gelen her türlü olayın günahlardan kaynaklandığı üzeredir: “Başınıza gelen her musibet, ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. (Günahlarınızın) birçoğunu da affeder.”[3]

Buna binaen, ayet ve rivayetlerden oluşan dini öğretiler, bize şunu gösteriyor ki günah, belanın nüzulünde etkin ve önemli bir role sahiptir. Örnek olarak İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: “ Deniz canlılarının yaşamı yağmurun etkisi üzeredir. Yağmur yağmadığında hem kara hem de denizler yok olmaya yüz tutar. Bu da günahlar çoğaldığı zaman gerçekleşir.”[4]

Tüm bunlar günahın sonuçlarını belirten ve rivayetlerden elde edilen örneklerdir. Ama bazı rivayetlerde bazı günahların kendine has etki ve sonuçlarına işaret edilmiştir. Şimdi de onlardan bir numune olarak bir rivayete değineceğiz.

Ebu Halit Kabili diyor ki: İmam Seccad (a.s)’ın şöyle buyurduğunu duydum: “Nimetin değişimine neden olan günahlar şunlardır; halka zulmetmek, iyi işleri ve halka yardımı terk etmek, küfrü nimet etmek ve şükrü terk etmek. Allah’u Teala şöyle buyuruyor: [5]"إِنَّ اللَّهَ لا یغَیرُ ما بِقَوْمٍ حَتَّى یغَیرُوا ما بِأَنْفُسِهِمْ"  Allah hiçbir toplumun durumunu, onlar kendilerinde olan durumu değiştirmedikçe değiştirmez.   Azabın inmesine neden olan günahlarda şunlardır; Zalimin onunla meşhur olduğu zulüm, halkın hakkına tecavüz etmek, aşırıya kaçmak ve onlarla alay etmek. İnsandan nimetin alınmasına neden olan günahlar da; fakirliğini aleni etmek, namazın kaza olacağı şekilde yatsı vakti uyumak, aynı şekilde sabah namazı vakti, nimetleri küçümseme ve Allah’a bu konuda şikayetlenme dir. İsmet perdesinin yırtılmasına neden olan günahlar ise; içki içmek, kumar oynamak, insanlarla şakalaşmak, boş ve faydasız konuşmak, insanların ayıbını aramak, günahkar insanlarla oturup kalkmak. Azabın inmesine neden olan günahlar şunlardır; mazluma yardım etmemek, mahrum kimselere yardım eli uzatmamak, iyiliği emretme ve kötülükten nehyetme emrini, terk etmek. Düşmanın musallat olmasına sebep olan günahlar; açıkça zulmetmek, aleni günah işlemek, haramlara mürtekip olmak, iyilere isyan edip kötülere tabi olmak. İnsanları çabucak helak olmasına neden olan günahlar; sılayı rahimi terk etmek, yalan yere ant içmek, gerçek dışı sözler söylemek, zina, Müslüman’ın yolunu kapamak, layık olmamasına rağmen imamet iddiasında bulunmak. İnsanın ümitlerini yok eden günahlar; İlahi Rahmet’ten ümidi kesmek, Allah kapısından (dergahında) umutsuz olmak, Allah’tan başkasına itimat etmek, İlahi vaatleri yalanlamak… Duanın kabul olmamasına neden olan günahlar; kötü niyet, kalp kirliliği, Allah yolunda iyilikte bulunmamak, sadaka vermemek ve iyiliği terk etmek, kötü ve çirkin sözlü olmak ve …”[6]

 


[1] Deylemi, Haman, İrşad’ul-Gulup ila’s-Savab, C. 1, S. 150, Şerif Razi, Kum birinci baskı, 1412 h.k

[2] Deylemi, Haman, İrşad’ul-Gulup ila’s-Savab, C. 1, S. 150, Şerif Razi, Kum birinci baskı, 1412 h.k

[3] Şura suresi 30. ayet

[4] Meclisi, Muhammed Bakır, Bihar’ul-Envar, C. 70, S: 349,  Muesseset’ul-Vefa, Beyrut, 1409 h.k

[5] Rad suresi 11. ayet

[6] Bakınız: Hurri Amuli, Vesail’uş-Şia, C.16, S. 282-283, Âl’ul-Beyt, Kum, 1409 h.k

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Allah-u Teâlâ’nın hilesinin anlamı nedir?
    8427 Tefsir 2012/06/11
    Arap lügatinde hile (mekr), bir kimseyi hedefin­den (hedef iyi ya da kötü olsun) alı koymaktır. Bu anlam esasınca hile her zaman ve her yerde kötü değildir. Bu kelimenin Allah-u Teâlâ’ya nispet verilmesi, zararlı komployu hünsa etmek anlamındadır ve bozguncular hakkında kullanıldığında, programları ıslah etmenin önünün ...
  • Eğer Muaviye kâfir idiyse o halde neden İmam Hasan Mücteba (a.s) onun ile barış yaptı ve hilafeti ona devretti?
    10938 Masumların Siresi 2010/08/22
    Muaviye, Ehli Sünnet kitaplarının tanıklığıyla şeriat karşıtı işlere ve şarap içmek, “iki bayram” namazı için ezan okutmak bidati ve Cuma namazını Çarşamba günü kılmak gibi birçok bidate mürtekip olmuştur. Bu nedenle ona karşı hiçbir müsamaha ve tolerans gösterilemez. Öte taraftan tarihin tanıklığıyla İmam Hasan’ın (a.s) Muaviye ...
  • Acaba Rüşvet Yemek Haram mıdır?
    10709 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Rüşvet etimolojik olarak “r-ş-v” kökünden gelme ve Arapça bir kelimedir. Kelimede bulunan “r” harfı feth (e), dam (u) ve kesr (i) (yani reşeve, rüşeve ve rişeve) olmak üzere üç şekilde kullanılmıştır. Bu kelime müfrettir ve onun cemi “reşa” veya “rişa” şeklindedir. Farsçada mozd (el emeği)
  • Tefsir-i bi-Rey ile entelektüelsel bir görüşten (güvenir (müvassak) haber-i vahit) yararlanarak yapılan tefsir arasında fark nedir?
    8468 Tefsir 2012/07/21
    Bazı ilimlerin Kur’anla irtibatı öyle bir şekildedir ki onlar olmaksızın Kur’an ayetlerini tefsir ve tahlil etmek imkansızdır. Sarf ilmi, nahiv ilmi, meani, beyan lügat vb. ilimler gibi. Dolayısıyla müfessir olan bir kimse Kur’anın daha iyi anlaşılması için etkili olan ilimlerde uzman olmalıdır. Kur’anı kerimde “am-has, mutlak-mukayet, nasih-mensuh” ...
  • Ye’cüc ve Me’cüc kavmi kimlerdi? Onların akıbeti ne oldu? Zülkarneyn’in onlar karşısında yaptıkları neydi?
    9366 Tefsir 2010/11/27
    Bu husustaki Kur’an ayetleri ve Tevrat’taki konular bütününden ve de tarihi verilerden anlaşıldığı kadarıyla bu topluluk Kuzey Asya bölgesinde yaşamakta olup güney ve batıya vahşi saldırılarıyla facia yaratmıştır. Zülkarneyn setinin kapatılmasıyla onların saldırıları büyük bir müddet sona ermiştir, ama ahir-i zamanda yeniden döneceklerdir. Bazıları vuku bulan ...
  • 1- Bir Sünni erkeği nasıl şia mektebiyle tanıştırabiliriz? 2- Şia bir kız Sünni bir gençle evlenebilir mi?
    18810 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/02/28
    Hem şia hem sünni müslümandırlar. İnanç, şer’i hükümler ve diğer konularda ortak yönleri çok fazladır. Elbette inkâr edilmeyecek bir takım faklı inanç ve görüşlere de sahiptirler. Ancak bu farklı görüşler, aralarında ihtilaf ve düşmanlığa yol açmamalı ve İslami kardeşlik temeline halel getirmemelidir.Bunun yanı ...
  • Erkeğin küpe takması caiz midir?
    24881 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2007/11/05
    Erkeklerin ziynet eşyalarından kullanmadaki İslam’ın kural ve ölçüsü iki şeyden ibarettir:1. Ziynet eşyasının altından yapılmamış olması. Çünkü altın takmak süs olsun veya olmasın erkeklere haramdır.2. Kadınlara mahsus olan ziynetlerden olmaması.Buna göre eğer bir bölge veya şehirde küpe kadınlara özgü bir ziynet sayılmazsa altından yapılmadığı takdirde ...
  • Naiplikle yapılan ibadetler, ibadetleri satın almak gibi değil midir?
    5887 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/05/27
    Kanun eksenli her toplumda ve her kanun koyucunun görüşünde asıl kanunların uzantısında bir takım kanunların bulunması kesin bir husustur. Asıl kanunlardan sonraki merhalede yer alan kanunlar, kanundan kötü yararlanmanın caiz oluşu manasına gelmez. Namaz, oruç ve hac gibi yükümlülükleri her şahsın kendi hayatı döneminde ve yaşarken yapması ...
  • Acaba bebek giysi takımı almak için yatırım yapılan paraya ve hakeza! Yatırım için satın alınmış olan arsa ve apartmana humus düşer mi?
    5528 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Tüm taklidi mercilerin fetvasına göre eğer içinde oturacak eviniz varsa, arsa ve apartmanı da kendi maaşınızdan ve kendi işinizden kazandığınız parayla, sermaye etmek ve onun karından yararlanmak için satın almışsanız ona humus taalluk eder. Ama eğer içinde oturacak eviniz yok ve variyetinizin azlığı nedeniyle arsa ve apartmanı ...
  • Muta hakkında rivayet edilen bütün rivayetler güvenilir midir?
    10412 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/19
    Kuranı kerimde geçici evliliğin caiz oluşu ilan edilmiş olan islami sünnetlerdendir. Bu sünneti hasene, Peygamber Efendimiz (s.a.a) zamanında ve birinci halifenin halifelik süresinde ve ikinci halifenin döneminin belirli bir kesiminde de İslam toplumu içinde uygulanılıyor. Bu durum ...

En Çok Okunanlar