Gelişmiş Arama
Ziyaret
8229
Güncellenme Tarihi: 2011/04/11
Soru Özeti
Yaşamımda sürekli sorun ve buhranlarla karşı karşıyayım, benim için bir çözüm yolu var mıdır?
Soru
Bir müddet önce başladığım işte zarar ettim. Aile fertlerim devamlı hastalar. Ailede çalışan sadece benim ve yaşam yükünü yalnız başıma omuzlamaktayım. Lütfen benim için bir çözüm yolu önerin.
Kısa Cevap

İnsanlar sürekli değişik yollarla Allah’ın sınamasına tabi tutulur ve başarılı şahıslar ancak bu sınamalardan yüz akıyla çıkanlardır. Bu esas uyarınca Allah’ın rahmetinden meyus olmayın ve Allah’a dua etmeyle, O’ndan rızık talebinde bulunmayla ve sorunları gidermeyi istemeyle birlikte mevcut durumunuzun iyilileşmesi için çalışın. Her halükarda sabır göstererek ve şükretmeyle Allah’tan iyi bir ödül alacağınızı bilin.

Ayrıntılı Cevap

Ahiret ve uhrevî daimî yaşama inanan her imanlı insan saadet ve mutluğunu yalnız bu dünyada aramaz. Elbette bu dünyada ona sahip olmanın veya onu istemenin bir engeli yoktur. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: Servet ve evlatlar bu dünya için faydalıdır, ahiret içinse iyi işler değerledir. Ama Allah her ikisini birden nadiren insana hediye etmektedir.[1] Aynı şekilde şöyle buyurmuştur: Dünya mümin için bir zindan gibidir ve zindan yaşamanın onun için hoş geçmesi beklenebilir mi?[2] İmam Hasan Mücteba’nın (a.s) buyurduğuna göre ise, zahirde zengin ve nimetler içinde olan imanlı fertler, Allah’ın ahiretteki vaatlerini gözünde bulundurarak ve onu dünyanın sınırlı ve gidici servetiyle mukayese ederek kendilerini zindandaymış gibi hissederler.[3] Bu esas uyarınca ilk merhalede ahireti düşünmeli ve sonraki merhalede Allah’tan dünya yaşamını da bizim için daha kolay kılmasını istemeliyiz. Bununla birlikte, eğer Allah bir şahsa üstün ekonomik imkânlar vermişse ve onu hastalık, derbederlik ve buna benzer sorunlardan uzak kılmışsa, o halde Allah onu daha çok sevmektedir, diye bir düşünceye kapılmamalıyız. Allah’ın, mümin kulunun iyiliğini herkesten daha iyi bildiğine ve onun için aldığı her kararda bir hayır olduğuna kesin bir şekilde inanmalıyız. İmam Sadık (a.s) şöyle buyurmaktadır: Ben mümin kul hakkında hayrete düşmekteyim; zira Allah onun için neyi mukadder etmişse, sonunda bu kul için hayırdır. Eğer onu makasla parça parça etmeleri mukadder ise, onun için iyidir ve eğer dünyanın doğu ve batısının onun olması mukadder ise, yine onun faydasınadır![4] Bu farklılıkları hatta peygamberler arasında bile müşahede etmekteyiz. Mesela Süleyman (a.s) gibi bir peygamber engin bir alana hükmetmekteydi ve cinler, insanlar ve kuşlar kendisinin hizmetindeydi.[5] Rüzgârlar onun emrindeydi ve istediği yere kendisini götürmekteydiler.[6] Öte taraftan Eyüb (a.s) gibi bir peygamber ise birçok zorluk ve sorun içinde yer almaktaydı.[7] Oysaki bu, Allah’ın Süleyman’ı (a.s) Eyüb’e tercih ettiğine bir delil olamaz. Sadece her kulun ayrı bir şekilde sınandığına delil teşkil eder. Bu meseleyi ve Allah nezdinde kullar için bir takım makamlar olduğu ve malları verme veya şahsa bedensel bir zararın gelmesi dışında bu makamlara ulaşmanın mümkün olmadığı[8] veyahut yaşamın zorlukları ne kadar çok olursa bunun karşılığında Allah’ın vereceği mükâfatın daha çok olacağı ve Allah’ın bir kulu sevdiği zaman onu büyük zorluklara müptela kıldığını[9] bilmekle zorluklar bizim için daha kolay olacaktır. Ama tüm bu belirtilenler, sadece köşeye kapanıp zorluklara tahammül etmemizi ve Allah’tan dünyevî yaşamımızı iyileştirmesi için yardım talebinde bulunmamamızı gerektirmez. Aksine zorluklara tahammül etmenin bir mükâfatı ve onların bertaraf olması için dua etmenin de ayrı bir mükâfatı bulunmaktadır. Bu esas uyarınca, yüce imamlarımızdan (a.s) sorunların bertaraf edilmesi hakkında bir takım tavsiyeler nakledilmiştir ve biz onları size bildiriyor ve sizi bekleyen uhrevî mükâfatın yanı sıra, dünyevî sorunlarınızın da azalmasını arzuluyoruz.

1. Çok az miktarda olsa da sadaka vermek, Allah’ın rahmetine nail olmanıza neden olabilir. İmam Sadık (a.s) şöyle buyuruyor: Hastalar kendinizi sadaka ile tedavi edin, dualarınız ile kendinizi belalardan uzak kılın ve rızık ve azığınızı sadaka vererek Allah’tan isteyin.[10] Başka bir tabirle sadaka bir çeşit Allah ile ticaret sayılmaktadır. Bu hususta İmam Sadık (a.s) evlatlarına şu miktarda sadaka verin diye buyurmuş ve evlatları eğer bu miktarda sadaka verirsek bizim için bir şey kalmayacaktır dediklerinde de Allah onun karşılığını bize verecektir, çünkü sadaka rızkın kilididir, diye söylemiştir.[11]

2. Yaşamdaki bereketin yollarından birisi de istiğfardır. İmamlarımız (a.s) Kur’an ayetlerine[12] isnatta bulunarak istiğfarın mal, evlat ve dünya ve ahiret hayrının çoğalmasına neden olduğunu belirtmişlerdir.[13]

3. Rivayet ve dua kitaplarında Allah’tan rızık dilemek için değişik dualar bulunmaktadır.[14] Kendi çabalarınızın yanı sıra bu dualardan da yararlanabilirsiniz. Bu cümleden olmak üzere aşırı fakirliği bertaraf etmek için tavsiye edilen[15] “la havle vela kuvvete illa bilah” zikrini devamlı söylemeye işaret edilebilir.

4. Ümitsiz Olmamak: En büyük günahlardan birisi Allah’ın rahmetin ümitsiz olmaktır.[16] Bu esas uyarınca, her ne kadar Eyüb (a.s) gibi yoksulluk, hastalık ve mal ve evlatların elden gitmesine duçar olsak ve Yakub (a.s) gibi yıllarca beklesek de Allah’tan yüksek çevirmemeli ve ümitsiz olmamalıyız. Çünkü zorluklardan sonra rahatlıklar pekâlâ gelebilir.[17] Elbette fakirlik, hastalık ve diğer yaşam sorunları insan hayatında kesinlikle rahatsız edici etkiler oluşturmaktadır. Bu tabiidir ve ilahi kazaya razı olmayla da çelişmemektedir. Nitekim Yakub’un (a.s) gözleri aşırı rahatsızlıktan dolayı görmez olmuştu, ama o yüce şahsiyet hiçbir zaman Allah’ın rahmetinden ümitsiz olmamıştı.

5. Sürekli Çabalamak: Medine Şiilerinden birisi aşırı bir fakirliğe duçar oldu ve durumu vahimleşti. İmam Sadık (a.s) bu durumu görünce kendisine şöyle buyurdu: Pazara git, kendin için bir yer seç, tezgâhını ser, bir testi su kenarına koy ve kazanç yerinden ayrılma! İmamın (a.s) bu buyruğunu yerine getirdikten sonra bu şahsın durumu tedricen iyileşmeye başladı.[18] İmamın (a.s) o şahsa buyurduğu şeylerin ona özgü olduğunu biliyoruz ve tüm fertlerin böyle bir şey yapması gerektiği düşünülmemelidir. Ama İmamın (a.s) buyruklarından elde edilen nokta şudur: Allah’tan rızık istemekle birlikte, aynı halde ciddiyet ve çaba göstermeli ve de gevşeklik ve tembellikten de kaçınmalıyız.

6. Yaşam harcamalarında dengeye riayet etmek de yaşama bereket katan yollardan biri olabilir. Çünkü geliri az olmasına karşın maalesef gelirleriyle uyuşmayan harcamalar yapan insanlar da gözlemlenmektedir. Oysaki bu harcamalar olmadan da hayata devem edilebilir. Bir rivayette dört grubun duasının kabul edilmeyeceği belirtilmiştir. Bunlardan iki grup daha önce kendilerine işaret edilen evinde oturup hiçbir çaba göstermeden Allah’tan rızık isteyen kimselerden ve diğer grup ise malı olan ama onu boş şeylere harcayan ve sonra Allah’tan rızık talebinde bulunan kimselerden oluşmaktadır. Yüce Allah bu gruba “ben yaşamda size dengeli davranmayı emretmedim mi” diye buyurmaktadır. Bu rivayette hatta mallarını diğerlerine senetsiz olarak borç veren insanlar da bu grupta yer alan insanlardan sayılmıştır.[19]

7. Başkalarına ve özellikle de anne ve babaya kendileri hayattayken veya vefat ettikten sonra yapılan iyilik rızkın çoğalmasına neden olur.[20] Rivayetlerde rızkın çoğalmasına neden olan başka birçok husus daha sayılmıştır. Ezan okurken müezzine eşlik etmek[21], tırnak ve bıyık kesmek, başı gül suyu ile yıkamak[22], bakımlı ve güzel kokulu olmak, yaşanan yeri temiz tutmak[23], komşulara iyi davranmak[24], İmam Hüseyin’in (a.s) kabrini ziyaret etmek[25] vb.[26] hususlara işaret edilebilir.         



[1] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu’l-Envar, Müessese-i el-Vefa, Beyrut, 1404 h.k, c. 67, 225.

[2] a.g.e., c. 65, s. 221, rivayet. 11.

[3] a.g.e., c. 43, s. 346.

[4] Hür Amıli, Muhammed b. el-Hasan, Vesailü’ş-Şia, Müessese-i Âlu’l-Beyt, Kum, 1409 h.k, c. 3, s. 250, rivayet. 3544.

[5] Neml, 17.

[6] Sebe, 12.

[7] Enbiya, 83.

[8] Vesailü’ş-Şia, c. 3, s. 262, rivayet. 3587.

[9] a.g.e., c. 3, s. 252, rivayet. 3553.

[10] a.g.e., c. 9, s. 375, rivayet. 12276.

[11] a.g.e., c. 9, s. 369, rivayet. 12260.

[12] Nuh, 10 ve 11.

[13] Biharu’l-Envar, c. 88, s. 336, rivayet. 20, c. 92, s. 293.

[14] Örnek olarak, Biharu’l-Envar, c. 92, s. 293, bap. 11 (Duaheye rızk ve ruzi).

[15] Vesailü’ş-Şia, c. 17, s. 218, rivayet. 9159.

[16] Yusuf, 87.

[17] İnşirah, 5-6.

[18] Vesailü’ş-Şia, c. 17, s. 56, rivayet. 21966.

[19] a.g.e., c. 7, s. 124, rivayet. 8908.

[20] a.g.e., c. 18, s. 381, rivayet. 23874.

[21] a.g.e., c. 1, s. 314, rivayet. 828.

[22] a.g.e., c. 2, s. 60, rivayet. 1480.

[23] a.g.e., c. 5, s. 7, rivayet. 5746.

[24] a.g.e., c. 12, s. 123, rivayet. 15831.

[25] a.g.e., c. 14, s. 413, rivayet. 19483.

[26] a.g.e., c. 15, s. 347, rivayet. 20704.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar