Gelişmiş Arama
Ziyaret
12589
Güncellenme Tarihi: 2011/12/19
Soru Özeti
Yahudilerin Hz. İsa’nın dönmesi veya vaat edilen Mesih’in gelmesine yönelik inanç ve imanı nedir?
Soru
Yahudilerin Hz. İsa’nın dönmesi veya vaat edilen Mesih’in gelmesine yönelik inanç ve imanı nedir?
Kısa Cevap

Yahudiler de kavim ve mezheplerin çoğu gibi, kesin bir şekilde, son zamanda bir kurtarıcının geleceğine inanmaktadır. Mevcut Tevrat kitabında dünya kurtarıcısının geleceği ve zuhur edeceği hakkında birçok müjde mevcuttur. Bugün Yahudiler tarafından İsrail adında bir Yahudi devletinin kurulması, bu Yahudi ülküsünden kötü şekilde istifade edilerek gerçekleşmiştir. Hem Yahudiler ve hem Hıristiyanlar, son zamanda gelmesi vaat edilen şahsın İshak’ın zürriyetinden olduğuna inanmaktadır. Hıristiyanlar, onun Yahudilerin eliyle öldürülmüş Mesih b. Meryem olduğuna, Allah’ın kendisini diriltip göğe yükselttiğine ve dünyanın sonunda vaadinin gerçekleşmesi için göndereceğine inanmaktadır. Yahudiler ise onun (vaat edilen önder) henüz doğmadığını söylemektedir.

Ayrıntılı Cevap

Yahudiler de kavim ve mezheplerin çoğu gibi, kesin bir şekilde, son zamanda bir kurtarıcının geleceğine inanmaktadır. Mevcut Tevrat kitabında dünya kurtarıcısının geleceği ve zuhur edeceği hakkında birçok müjde mevcuttur. Mister “Hakes” Yahudiler arasında dünya çapında büyük bir kurtarıcının zuhuru ve gelmesi inancının yaygınlaşması hakkında şöyle yazmaktadır: “İbraniler eski nesillerden bugüne dek Mesih’in kutlu gelişini beklemektedir ve o mübarek varlığın gelme vaadi defalarca “Zebur”, peygamberlerin kitapları ve özellikle de “Eşiya” kitabında verilmiştir. “Vaftiz eden Yahya gelince onun kutlu adımlarını müjdeledi, ama Yahudiler bu öngörüleri anlamadılar, sürekli Mesih’in zamanın sultanı olacağını, kendilerini zalim ve zorbaların zulmünden kurtaracağını ve en yüce kemal derecesine çıkartacağını düşünmekteydiler.”[1] Tevrat ve onun değişik kitaplarında kurtarıcının geleceği ve ondan önce ve sonra dünyanın şartları hakkında birçok haber verilmiştir. Davud’un Zebur’unda “Mezmurları” adı altında “Eski Ahit” kitaplarının arasında kurtarıcı hakkında değişik tabirlerle müjdeler verilmiştir. Kur’an-ı Kerim’in[2] Hz. Mehdi’nin (a.c) zuhuru hakkında Zebur’dan naklettiği konular mevcut Zebur’da aynen mevcuttur, tahrif ve yorum tasarrufundan korunmuştur. Zebur’da şöyle yer almaktadır: “… Kötüler bitecektir. Ama Tanrıya tevekkül edenler, yeryüzünün varisleri olacaktır.”[3] “Peygamber Hagay” kitabında şöyle yer almaktadır: Yahova şöyle demektedir: Bir kez daha gökleri, yeri, denizi ve karayı sarsacağım, tüm milletleri sarsacağım ve tüm ulusların erdemi gelecektir… Bu evi celalim ile dolduracağım.”[4] “Peygamber Danyal” kitabında da şöyle yer almaktadır: “… Senin kavmin için duran büyük önder gelecek. Yeryüzü toprağında uyuyanların birçoğu uyanacak.”[5] “Peygamber Zekeriya”, “Peygamber Amos” ve “Peygamber Hazekiel” kitaplarında da müjdeler verilmiştir.[6] O halde Yahudiler kurtarıcının geleceğine inanmaktadır. Hatta bugün Yahudiler tarafından İsrail adında bir Yahudi devletinin kurulması, bu Yahudi ülküsünden kötü şekilde istifade edilerek gerçekleşmiştir. Yaklaşık yüz yıl boyunca bir grup Yahudi düşünür, ulusumuz bunca yıl Mesiha’yı bekleyerek zillete tahammül etmektedir, ama ondan bir haber çıkmadı. Artık bekleyişimiz bitmekte ve sabrımız tükenmektedir. Mevcut duruma son vermek için kendimizin hareket etmesi daha yerindedir. Onlar Siyonizm ekolünü tesis etti ve Filistin’i almamız gerekir dedi. Yahudilerin ekseriyeti buna muhalefet etti; zira onların inancına göre sadece Mesiha (soz zaman kurtarıcısı) böyle bir iş yapabilirdi. Siyonistler, biz Mesiha’nın kıyam etmesi için Filistin’de bir karargâh kuruyoruz dedi. Elbette asırlarca bu düşünceyle yaşamış bir ulusu ikna etmek zor idi, ama onlar bu işi sabır ve tahammül göstererek tebliğ etti ve göçmenleri Filistin’e taşıdılar. Henüz bir grup Yahudi, önceki inançlarını esas alarak Siyonist devletin kurulmasını Yahudiliğin Mesiha ülküsüne aykırı bilmekte ve bekleme geleneğini sürdürme gerektiğini söylemektedir. Bugün “Guşimonim” gibi Siyonist grupların en radikali ve “Nitvarikarya” gibi Siyonizm karşıtı grupların en radikali, Mesiha’nın gelişini beklemektedir.[7]

Yahudilerin Beklediği Mesiha

Hem Yahudiler ve hem Hıristiyanlar, son zamanda gelmesi vaat edilen şahsın İshak’ın zürriyetinden olduğuna inanmaktadır. Hıristiyanlar, onun Yahudilerin eliyle öldürülmüş Mesih b. Meryem olduğuna, Allah’ın kendisini diriltip göğe yükselttiğine ve dünyanın sonunda vaadinin gerçekleşmesi için göndereceğine inanmaktadır. Yahudiler ise onun (vaat edilen önder) henüz doğmadığını söylemektedir. Yaratılış kitabının on yedinci bölümünün yirminci ayetinde Tanrının İsmail’e vaadine işaret edilmiştir. Yahudi müfessir “Hannan İl” bu ayetin tefsirinde şöyle yazmaktadır: Bu ayetin öngörüsünden 2337 yıl geçmektedir ve Araplar (İsmail’in sülalesi) İslam’ın ortaya çıkmasıyla büyük bir ümmete dönüştü, ama İshak’ın zürriyeti olan bizler hakkında ise ilahi vaat günahlarımız yüzünden gecikti. Lakin gelecekte bizim hakkımızdaki ilahi vaat gerçekleşecektir.[8] Bazı yazılardan Yahudilerin Mesih’i bekledikleri ve Hıristiyanlar gibi son kurtarıcının Mesih olduğuna inandıkları sanılmaktadır. Gerçi Hz. İsa gelmeyinceye dek bu bir varsayım idi, ama son zaman kurtarıcısı hakkında böyle bir tasavvurun yanlış olduğunu bilmemiz gerekir; zira Yahudilerin beklediği vaat edilen kişi, “Maşeyh” (Mesih, mesh edilmiş) olarak okunmaktadır ve Maşeyh İsrailoğullarının kadim krallarının lakabıydı. Ama Mesih sözü Hz. İsa için kullanıldığından, araştırmacılar Yahudilerin vaat edilen şahsına işaret etmek için, İbranice “Maşeyh” kavramı üzerinden Latince telaffuz edilerek oluşturulan “Mesiha” kavramını kullanmaktadır.[9]       



[1] Kamus-ı Kitab-ı Mukaddes, s. 806, be nakl az mecelle-i tahassusi İntizar, şımare-i 15, s. 139.

[2] Enbiya, 105.

[3] Aht-i Atik, Kitab-ı Mezamir, Mezmur, 37, be nakl az: Tunei, Müçteba, Mevudname, s. 320, Kum, 1384.

[4] Kitab-ı Mukaddes, Hegay nebi, s. 1367, bab. 2, benhaya-i 6 – 9, be nakl az Mevudname, s. 232.

[5] Kitab-ı Mukaddes, Hegay nebi, s. 1309, bab. 1 - 12, benhaya-i 6 – 9, be nakl az Mevudname, s. 232.

[6] Ferheng-i Elifbayi, Mehdeviyet, s. 231 ve 232.

[7] Tevfiki, Hüseyin, Aşinayi Ba Edyan-i Bozorg, s. 124 ve 125, Sazman-ı Semt, Tahran, 1386.

[8] Mecelle-i tahassusi İntizar, şımare-i 15, s. 146 – 147.

[9] a.g.e. s. 121.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar