Gelişmiş Arama
Ziyaret
8373
Güncellenme Tarihi: 2011/01/25
Soru Özeti
Mümin bir kimsenin saygınlığını gidermek hangi günah ile mukayese edilmiştir. Hangi şartlarda müminin saygınlığını gidermek caizdir. Bu günahtan nasıl tövbe edilir?
Soru
Mümin bir kimsenin saygınlığını gidermek hangi günah ile mukayese edilmiştir? Müminin saygınlığını gidermek insanın kanını dökmek gibidir şeklindeki söz doğru mudur? Bazı hakikatlerin açığa çıkması için bu işi yapan bir kimse acaba günah işlemiş midir? Vicdanın azabından kurtulmak ve tövbenin yolu nedir? Ayet, rivayet ve kaynaklarla cevap verilmesi rica olunur. Zira bu konu benim için önemlidir. Teşekkür ederim.
Kısa Cevap

Mümine ihtiram peygamber (s.a.a.), Ehlibeyt (a.s.) ve Kabeye yapılan ihtiram seviyesinde değerlendirilmiş be düzede karar kılınmıştır. Öyle ki müminin malının ihtiramı bile müminin kanının değeri ve ihtiramı kadar nazara almışlardır. Hakikatleri ve gerçekleri yaymak tenha mümini değersizleştirmek ve saygınlığını gidermek için bahane olamaz. Bu büyük günahtan tövbe etmenin yolu ihtiramı giderilmiş kimsenin kendisinden helalık dilemek ve kendisine vurulan manevi zararı telafi etmek ve hakeza onun niyetine iyi işler yapmak ve onun için dua etmektir.

Ayrıntılı Cevap

İmam Bakır (a.s) şöyle buyuruyor: “Peygamber (s.a.a.) miraca çıktığı gece Allah u Teâlâ’dan şöyle sordu: Mümin bir kimsenin senin yanındaki değeri ne kadardır? İşittiği cevap şöyle idi: Ey Muhammed! Her kim benim dostuma hakaret ederse adeta banimle mübarezeye kalkışmıştır ve ben kendi dostlarımın yardımına hemen suratla koşarım... .[1]

İmam Sadık (a.s.) da bu doğrultuda şöyle buyuruyor: “Yeryüzünde Allahın beş tane harimi vardır: Peygamber Harimi, Ehlibeyt Harimi, Kur’an Harimi, Kabe harimi ve Müminin Harimi”.[2]

Müminin değeri ve ihtiramı o denli değerlidir ki onun malı da kendisi gibi değerlidir. Peygamberden nakledilmiştir ki mümin bir kimseye sövmek kişinin fasık olmasına neden olmuştur. Mümin bir kimseyle savaşmak küfür gibidir. Onun etini yemek (gıybetini yapmak) günahtır. Onun malı da onun kendisi gibi harim sahibidir ve muhteremdir”.[3]

Tabiidir ki eğer müminin malı bu denli muhterem ise malından daha muhterem olan kendisi de böyleli ihtirama ve saygınlığa sahip olması kesindir.  

Müminin ihtiramıyla alakalı rivayetler o kadar fazladır ki tümünü bu kısacık makaleye sığdırılamaz. İlgi duyanlar rivayi kitaplarda bu bağlamdaki rivayetleri araştırabilirler. Örneğin allame Meclisi “Biharul-Envar” adlı eserinin 71. Cildin 221. Sayfasında “Ebvab-u Hukukil-Müminin” (yani müminlerin hukuku) unvanını seçmiş ve bu babın zeylinde konuyla ilgili birçok rivayet nakletmiş. İlgi duyanlar buraya müracaat edebilirler.  

Ama bazı hakikatlerin ve gerçeklerin açığa çıkması bahanesiyle bir müminin saygınlığı ve ihtiramı bozulabilinir mi? Sorusunun cevabında şöyle demek gerekir: Böyleli bir bahane bir müminin gıybetini yapabilmek için yeterli değildir. Bir müminin gıybetini yapabilmek için o hakikatler ve gerçekler o denli zaruri ve önem arz etmeleri gerekir ki o müminin gıybetini caiz edebilsin. Veya gelecekte başka bir müminin ihtiramı bu müminin gıybetini yapmakla ancak korunabiliyor olması gerekir. Bu durumda ihtiyatın tüm etraflarını dikkate alarak gizli kalan bazı hakikatler söylenebilinir. Bu konu artık konu edilen gıybetten istisna edilmiştir ki istisna edilmiş konuların bir örneği çok önemli olan evlilik konusunda istişare etmektir.

Müminin ihtiram ve saygınlığını gidermek türünden yapılmiş büyük günahtan tövbe etmenin yolu ilk merhalede özür dilemek, halalık dilemek ve yapılmış olan bu günahtan dolayı gıybeti yapılarak mümine vurulan manevi zararı telafi etmektir. Eğer böyle bir şey mümkün değilse veya yapılırsa daha fazla kin ve nefretlere neden olacaksa Allaha yönelip ona yalvarmak gerekir. Allahtan saygınlığını gidermiş olduğu kişi için dua yapıp onun adına iyi işler yaparak onun manevi olarak kayıp ettiği şeyleri telafi etmeye çalışmak gerekir.

 


[1] KÜLEYNİ, Muhammed b. Yakup, “Kafi”, Tahran: darul-Kutubul-İslamiye, hicri şemsi, 1365, c. 2, s. 352, hadis no: 8. 

[2] A.g.e., c. 8, s. 107, hadis no: 82.

[3] A.g.e., c. 2, s. 359, hadis no: 2.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bazen kıbleye doğru oturuyor ve temiz imamlar (a.s) ile sohbet ediyorum ve bu esnada bedenimde özel bir hal hissediyorum ve deyim yerindeyse tüm tüylerim ürperiyor. Bu hal neyin işaretidir?
    9831 Pratik Ahlak 2012/01/18
    Bildiğiniz gibi masum hazretler (a.s) bizim amellerimizi gözetlemektedir ve rivayetlerde de bu konuya işaret edilmiştir. Kesinlikle bu ilgi onların haremindeyken veya dikkatle kendilerine sevgi ifadesinde bulunduğumuzda daha çok ve belirgindir. Öte taraftan bedenin heyecanlıyken ve manevi hallerde reaksiyon göstermesi, hepimiz için vuku bulmuştur ve ayet ve rivayetlerde de bunun ...
  • Birbirini seven ve ilişkilerinde günaha düşmek istemeyen kız ve oğlan hangi şer’i yolla sorunlarını giderebilirler?
    16977 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    İslam’a göre kadın ve erkek birbirlerinin tamamlayıcısıdır. Hekim olan Allah bu ikisini birbiri için yaratmıştır. Çünkü onlar birbirinin huzur kaynağıdır, birbirlerinin duygusal, ruhsal ve cinsel isteklerini karşılamaktadırlar.İslam iki tarafın da ihtiyaçlarının karşılanması için evliliğin (geçici veya daimi) çerçevesini belirlemiştir. Kadınla erkek ...
  • Niçin Abdulmuttalib oğlunun adını Abduluzza koymuştur?
    22722 تاريخ بزرگان 2008/07/22
    Abdulmuttalibin oğlu Ebu leheb (Haşim oğlu Abdulmuttalib oğlu Abduluzza) künyesi Ebu utbe’dir, Peygamber (s.a.a) efendimizin amcası ve aynı zamanda onun en katı düşmanlarından biridir. Annesi Beni Huzae kabilesinden Lubna ve eşi Harb ibn-i Umeyye’nin kızı ve Ebu süfyanın kız kardeşi, Ümm-i cemil adıyla tanınan Arvi veya Avra’dır. ...
  • Şia, Ömer b. Hattab’ın eşcinsel olduğuna mı inanmaktadır?
    14387 تاريخ بزرگان 2013/12/19
    Şia’nın raşit halifeler ve özellikle Ömer b. Hattab’a yönelik bakışı, imamların (a.s) bakışıdır. Şia’nın muteber hadis kitaplarının hiçbirinde Ömer b. Hattab’ın eşcinsel oluşu hakkında bir rivayet nakledilmemiştir. Şia’ya atfedilen bu tür sözlerin çoğu temelsizdir, esassızdır ve Şia âlimlerinin inancı değildir. ...
  • Ne zaman baba ve anne adına (onlardan vekalet ve niyabet olarak) namaz kılmak mümkündür?
    7573 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/28
     Diri bir kimse adına (onlardan naip ve vekil olarak) farz namaz ve oruç yerine getirmek caiz değildir. Mükellef olan her kes kendi farz namazlarını mümkün olan her şekilde yerine getirmelidir. (İster ayakta, ister oturarak, ister yatarak hatta işaret ile)İmam Humeyni ve diğer taklit ...
  • Şerî mesafe miktarı ne kadardır?
    5524 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/23
    A. Şerî mesafenin miktarı hakkında birkaç görüş vardır: Bazıları mesafe miktarının 22/5 km olduğu görüşündedir.[1] Bazıları şerî mesafenin 21/5 km olduğu fikrini taşımaktadır.[2] Bir grup da şerî mesafenin 22 ...
  • Cenabet olan kimse gusül almadan banyodan çıkarsa bütün bedeni necis sayılır mı?
    24678 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sorunun cevabını vermeden önce şu noktayı hatırlamamız gerekir: Cenabetten maksat necasetle bütün bedenin necis olması değildir. Cenabet gerçekte manevi necasettir. Meni bedenin tümünü değil yanlızca bedenin değdiği yeri necis eder, yıkamakla ve necasetin gidermesiyle değdiği yer pak olur. Örneğin cenabet olan ...
  • Kuran’a göre gençlerin toplumdaki rolü nedir?
    2910 Tefsir 2020/01/20
  • Nevruz bayramı hakkında ne gibi bir şerî delil mevcuttur?
    12947 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/08/21
    Bu bayram, İslam öncesi yaygın olan İranlıların antik bayramlarındandır. Rivayet kitaplarında İmam Sadık’tan (a.s) nevruzun fazileti hakkında bir rivayet nakledilmiş ve son dönemdeki meşhur fakihler bununla amel etmiş ve de nevruzda gusül almanın müstehap olduğuna fetva vermişlerdir. Lakin bazıları da bu rivayet hakkında münakaşa yapmıştır. Bu nedenle, yüzde yüz ...
  • Nafile namazlarını hangi zamanlarda kılmak gerekir?
    10895 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Nafile namazlarını kılmak, farz namazları kılmak için hazırlık oluşmasına ve insanda farzları ve farz namazları yerine getirmeye dönük bir rağbet meydana gelmesine neden olur. Nafilenin en önemli etkisi, yakınlık hadisi adındaki hadiste belirtilen şeydir: İmam Sadık (a.s) büyük atası Peygamberden (s.a.a), Peygamber (s.a.a) Cebrail’den ve Cebrail de Yüce Allah’tan ...

En Çok Okunanlar