Gelişmiş Arama
Ziyaret
12639
Güncellenme Tarihi: 2011/05/26
Soru Özeti
Allame Tabatabai ve… Olmak üzere Bazı âlimlerin ibni Arabi hakkındaki Görüşü Nedir?
Soru
Sizin ibni Arabi Hakkındaki görüşünüz Nedir? Acaba gerçekten imam Humeyni ve Şehit Sadır, ondan güzellikle yad etmişler midir?. Allame Tabatabai’nin ibni Arabi Hakkındaki görüşü nedir? Acaba onun Görüşü de ibni Arabi hakkında Müspet midir?
Kısa Cevap

Bazı âlimlerin ibni Arabi hakkındaki görüşleri hakkında bilgi edinmek için detaylı cevaba müracaat ediniz.

Ayrıntılı Cevap

Bazı âlimlerin ibni Arabi hakkındaki görüşleri hakkında bilgi edinmek için detaylı cevaba müracaat ediniz.

 

Detaylı Cevap:

Ayetullah Kazi Tabatabai (Allame Tabatabainin ustadı) ve Diğer Bazı Alimlerin İbni Arabi Hakkındaki Görüşü:

  1. Ayetullah Hasan Zade Amuli şöyle diyor: Necefi Eşrefte seyit Kazi Tabatabai’inin ünlü şakirtlerinden olan bizim bazı değerli ustatlarımız Kazı Tabatabaiden naklederek şöyle diyorlardı: “İsmet ve imamet makamından sonra raiyet (insanlar) içerisinde hiç kimse irfani ve nefsani hakikatler noktasında ibni arabinin seviyesinde değil ve hiç kimse ona yetişemez”.[1] Hakeza şöyle diyorlardı: “Molla Sadra’nın sahip olduğu her şey Muhyidin Arabidendir ve onun sofrasının kenarında oturduğundandır”.[2]
  2. Ayetullah seyit Muhammed Hüseyin Tahrani  Seyit Haşim Haddad’dan naklen şöyle diyor: “Merhum ağa (Kazi) Muhyiddin Arabi’nin kendisine ve “Futuhat-i Mekkiye” adlı eserine çok ilgi gösteriyordu ve şöyle diyordu: Muhyidin Kamillerdendir.[3]
  3. “Hakikat dergâhına vasıl olanlardan olan Seyit Ali Kazi Tabatabai Muhyiddin ibni Arabiyi çok överdi ve onu nefsi tanıma ve batini Şuhut noktasında benzeri olmayan bir kimse olarak tanıyordu”.[4] Burada bu bağlamda Ayetullah Seyit Ali Kaziy’le hemmeşrep olan bazı alimlerin görüşünü zikredeceğiz:
  1. Allame Tabatabai: “İslamda hiç kimse yoktur ki ibni Arabi gibi bir satır getirebilsin”.[5]
  2. Ayetullah Hasan Zade Amuli: ““Fusus” ve “Futuhat” ona verilen has ve özel keramettendir. Zalike fedlullahı yütihi men yeşa; Bu Allahın faziletidir, istediği kimseye verecektir”.[6]
  3. Ayetullah Cevadi Amuli: “Muhyiddin Arabi irfan öğreti ve marifetleri arasında benzersiz ve zamanın uzantısında (geçmişten günümüze kadar) benzersiz bir kimsedir… “Hikmeti Mutealiye”nin sahip olduğu birçok ilkelerinde de temelini ibni Arabi atmış olduğu irfana borçludur”.[7]
  4. Sadrul Müteellihinin (Molla Sadra) ibni Arabiye duymuş olduğu saygıyı anlatmaya gerek yok. Biliyoruz ki o hikmeti mütaliyede birçok konuda ibni Arabiye borçludur: Onun (Molla Sadra) ibni Arabiye karşı hadden fazla göstermiş olduğu saygı başka hiçbir arife ve hekime karşı göstermemiştir. İşte bu bizim iddiamızı doğrulamak için yeterlidir. Zaten Molla Sadra hikmeti mütaliyede yer alan birçok konuda ibni Arabiye borçludur”.[8]
  5. Sonuç itibariyle imam Humeyni’nin (rh) Gurbaçova yazmış olduğu mektuptan bir kısmını naklediyoruz ki bu mektupta âlimleri ve düşünürleri ibni Arabi olmak üzere büyük şahsiyetlerin kitaplarını mütalaa etmeye davet etmiştir.

“Değerli üstatlardan isteyiniz ki Sadru’l - Müteellihin’in (Allahın rıdvanı üzerine olsun ve Allah onu nebiler ve Salihlerle haşır etsin)  “Hikmeti Mutaalye” adlı mektebine müracaat etsinler. Ta malum olsun ki ilmin hakikati maddeden mücerret olan vücut hakikatidir. Her çeşit düşünce maddeden arıdır ve maddenin hükümlerine mahkum değildir. Artık sizi yormak istemiyorum. Ariflerin kitaplarından özellikle ibni Arabi’nin kitaplarından yad etmeyeceğim. Eğer bu büyük insanın konularından haberdar olmak istesen birkaç zekalı muhabirlerini ki bu konularda güçlüdürler Kum’a gelsinler. Ta kaç sene sonra Allaha tevekkül ederek kıldan daha ince olan marifetin derin ve latif menzillerini öğrensinler. Bu yolculuk dışında bu marifetler hakkında bilgi edinmek imkansızdır”[9]

Elbette bütün bunlar şu anlamda değildir ki bu değerli insanlar ibni Arabinin yazmış olduğu kitaplarda konu ettiği konuların hiçbirisine eleştirileri yoktur. Belki diğer ilmi ve dini konular gibi ibni Arabî’nin de bazı düşüncelerini kabul görmemiş olsunlar. Ama bütün bunlara rağmen onun genel şahsiyetini kabul görmüşlerdir.

Daha fazla mütalaa etmek için bakınız:

İslampidya sitesinden: «ابن عربی»

 


[1] Haşimiyan, Hadi, “Deryayi İrfan; Şerh-i Hal-i Seyit Ali Kazi Tabatabai”, Kum: müesesei Ferhengi Taha, s. 32. 

[2] “Duvumin Yadnameyi Allame Tabatabai”, s. 41; Muhammed Tayyar Meraği- Sadık Hasan Zade, “usve-i Arifan”, İntişarat-i Alı Ali, 1379, s. 65.  

[3] Hüseyni Tahrani, Muhammed Hüseyin, “Ruh-i Mücered”, tercüme ve neşri devre-i ulum ve mearif-i İslam, s. 342.

[4] Haşimiyan, Hadi, “Deryayi İrfan; Şerh-i Hal-i Seyit Ali Kazi Tabatabai”, Kum: müesesei Ferhengi Taha, s. 32. 

[5] Mutahhari, “Şerhi Manzume”, s. 239. 

[6] Bedi-i, Muhammed, “İhyageri irfan: pejohişi der zendegi ve mezhep Muhyiddin ibni Arabi”, müesesei ferhengi ve intişarati pazine,

[7] Cevadi Amuli “Avayi Tevhit, Şerhi Nemeyi İmam Humeyn bı Gurbaçov”, s. 78. 

[8] A.g.e.

[9] A.g.e., Mukadime-i Kitap.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • iffete ters olan amellerin hükmü nedir? Bu ameller zina haddine ulaşmazsa yine günah sayılıyor mu?
    12048 Yeni Kelam İlmi 2011/04/13
    Zina türünden yapılan bu amel kuranı kerim açısından büyük günah sayılmaktadır. Allah u Teâlâ konuyla alakalı şöyle buyuruyor: Zinaya yaklaşmayın. Çünkü o, son derece çirkin bir iştir ve çok kötü bir yoldur”.
  • Hz. Mehdi (a.s)'ın yaşadığına dair akli deliller nelerdir?
    17363 تاريخ بزرگان 2009/07/08
    İmamet konusunda Hz. Mehdi (a.s)'ın varlığı ve imameti hakkında yalnızca akli deliller getirmek yeterli değildir. Akli delillerden genel olarak imameti ve bir imamın her zamanda olması gerektiği konusunda faydalanıyoruz; hadisler ise bu zamanda imamın yalnızca İmam Mehdi (a.s)
  • Ebubekir, Ömer, Osman nasıl halife oldular? Kimin tarafından hilafete seçildiler? Acaba kur'anda ve ya hadislerde onların halifeliğine işaret eden bir delil var mıdır?
    21245 تاريخ کلام 2008/07/22
    Continue ...
  • İslam dini niçin var?
    14348 Eski Kelam İlmi 2011/07/14
    Din, akaid ve Peygamberlerin insanların hidayet ve saadeti için Allah’tan getirdikleri bir dizi ameli ve ahlaki hükümlerdir.Dini öğretilerde dinin gerekliliği insan fıtratıyla ilişkilendirilmiş, Kur’an-ı Kerim’de de insan fıtratı ilahi fıtrat olarak tanımlanmış ve bütün ilahi kanunların Allah’a inanma ve tapınma hissi üzerine kurulduğu ...
  • Ahlâkın zekayla ilişkisi var mı?
    6593 Pratik Ahlak 2012/02/15
    Ahlâkta diğer bir çok ilim gibi teorik ve pratik diye ikiye ayrılır:Ahlâk kurallarını ve konularını bilmenin zekayla direkt bağlantısı vardır. Yani insanın zekası ne kadar yüksek olsa öğrenme gücü de o kadar çok olur ve ne kadar aşağı olsa bu ilimden o kadar ...
  • Cabir İbn-i Hayyan’ın kısa biyografisini açıklar mısınız?
    12312 تاريخ بزرگان 2011/08/16
    Cabir İbn-i Hayyan, Ebu Abdullah veya Ebu Musa Cabir İbni Abdullah-i Tarsus-i Kufi olarak tanınanmeşhur bir sofidir (tasavvufçudur). [1]İbni Nedim “El-Fihrist” kitabında onun künyesini Ebu Abdullah olarak zikir ederek, şöyle diyor: Razi (Zekeriya-i Razi) fenni kitaplarında Cabir ...
  • İsrail bir peygamberin adı mıdır? Onun kendisine haram kıldığı şey nedir?
    18229 تاريخ بزرگان 2012/04/04
    İsrail, ilahi peygamberlerden biri olan Hz. Yakub’un (a.s) adıdır. O, bir maslahat uyarınca deve etini ve sütü kendisine haram kılmış idi. Âli İmran suresinin 93. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "كُلُّ الطَّعامِ كانَ حِلاًّ لِبَنِي إِسْرائِيلَ إِلاَّ ما حَرَّمَ إِسْرائِيلُ عَلى‏ نَفْسِهِ مِنْ قَبْلِ أَنْ تُنَزَّلَ ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    4832 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • Rehberliğin görüşüne göre “bilerek” namazı bozmanın hükmü nedir?
    32137 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    İradi olarak farz namazı bozmak ve kesmek haramdır ama bir kefareti yoktur. Eğer insan namazını doğru kılıp kılmadığına dair şüphe ederse şüphesine itina etmemeli, namazını doğru kıldığına hükmetmeli ve namazı bozmamalıdır. Ama namazını bozarsa bunun bir kefareti yoktur. Elbette farz namazı iradi olarak bozmak haramdır ama ...
  • Günahta ısrar etmek cezanında artmasına neden olur mu?
    31284 Pratik Ahlak 2010/10/07
    Günahta ısrar etmek, deyimi iki manada kullanılmaktadır: 1)Günahı tekrarlamak, 2)Günah işledikten sonra tövbe ve istiğfar etmemek.Günahta ısrar etmenin çok kötü sonuçları vardır. Ayet ve rivayetlerde bu durum şiddetle kınanmış ve küçük günahın büyük günaha dönüşmesi, takva dairesinden çıkılması, bedbahtlık, itaat etmemek, insanı küfür ve ...

En Çok Okunanlar