Gelişmiş Arama
Ziyaret
22607
Güncellenme Tarihi: 2010/10/07
Soru Özeti
Kendini savunmak için birini yaralayan ya da öldüren kimsenin şer’i hükmü nedir?
Soru
Sorun çıkaran veya ihanet ve saygısızlıkta bulunan kimselerle kavga etmenin, yaka paça olmanın hükmü nedir? Evinin dışında kendisini savunurken sinirden ya da cehaletten dolayı istemeden birini yaralayan yahut katleden kimsenin şer’i hükmü nedir?
Kısa Cevap

Anlaşmazlıklarda insanın anlaşamadığı kimseyle kavga etmeye ve ona fiziki zarar vermeye hakkı yoktur.[1] İslama göre anlaşmazlıkları gidermenin ve hakları almanın tek yolu iyi niyetli insanlara veya İslami yargıya başvurmaktır. Dolayısıyla hak sahibi biri, hakkını zayi eden kimseyle kavga eder, yaralar vb. şekillerde ona zarar verirse zarar gören İslamî ceza kanununa göre kısas etme veya diyet alma hakkına sahiptir. Evet hırsız, katil vs. kimselere karşı mal, can ve ırzın savunulması gerekli ve meşrudur.[2] Ancak bu savunmada caydırıcılığa neden olacak merhaleler uygulanmalı ve en düşük dereceyle yetinilmeye çalışılmalıdır.

Saygıdeğer fakihlerin bazıları bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Muharibin dışında farz veya caiz savunmada merhalelerin zorluk ve kolaylıklarına riayet edilmelidir. Kurtulmak için hiçbir imkan kalmamışsa teslim olmanın haramlığı ve teslim olmamayı (imkan dahilinde) gerektiren farz ve savunmalar düşündürücüdür.’[3]

Bununla birlikte canını, malını ve ırzını savunan kimse istemeden birini yaralar veya katlederse yeterli delil ve şahitlerle geçerli bir mahkemede savunma halinde olduğunu ispat edebilmelidir. Eğer savunma halinde olmazda kasıtsız bir öldürme ve yaralamada bulunmuşsa bunuda istemeden yaptığını ispat edebilmelidir. İspat edebilsede diyet ödemek zorunda kalacaktır. Bunun dışında eldeki deliller ve zahir başka bir şeyi gösterirse onun iddiası kabul edilmez, mahkemede onu eldeki delillere ve zahire göre kısas etmeye mahkum eder.

Sonuç olarak rivayetlerden ve fakihlerin görüşlerinden şunlar çıkıyor:

1-Can, mal ve ırzı savunmak caizdir.

2-İnsan savunma halinde ölürse şehidin sevabını alır.

3-Savunmanın merhaleleri var. Savunma saldırganı öldürmeyle sınırlı olsa saldırganın kanı heder olmuştur ve katil diyet ödememeli veya kısas edilmemelidir. Ancak mali konularda Masum İmamlar (a.s), insanın malından geçip, ölüme varmaması için azami çabasını göstermesini tercih vermişlerdir. Örneğin hırsız vs. kaçarken onların öldürülmesini caiz bilmemişlerdir.

4-Mahkemede, savunmada olduğunu ispat etmek onun caizliğiyle ilgili değildir.[4]

Bu meselenin birçok ayrıntısı var ki onları başka bir zamanda ele almak gerekir. Ama genel olarak cevap yukarıda söylediğimiz şekliyledir.        



[1] -Hatta İslam Cumhuriyeti Nizam’ının olduğu günümüzde emr-i maruf ve nehy-i münker yapılırken kişinin yalnızca sözle irşad etme hakkı vardır, emr-i maruf ve nehy-i münker’in sonraki merhaleleri (fiziki karşılık verme merhalesi) emniyet ve yargının vazifesidir.

[2] -İnsanın mecbur olduğu, hatta başkasının emaneti bile olsa korumak zorunda olduğu bir malı savunması farzdır, teslim etmesi ise caiz değildir. Bunun dışında birini öldürmek ihtimali olmazsa caizdir. (Ayetullah Behçet (r.a), Cami-ul Mesail, c.5, s.212)

[3] -Ayetullah Behçet (r.a), a.g.e. s.213

[4]-el-Kavaid-ul Fıkhiyye (Ayetullah Mekarim), c.2, s.32; Mebani-i Tahrir-ul Vesile, c.1, s.428; Mebani-i Tekmilet-ul Minhac, c.41, s.423; el-Mebsut Fi Fıkh-il İmamiyye, c.8, s.76; Tezkiret-ul Fukaha, c.9, s.435; Mesalik-il Efham İla Tenkih-i Şerai-il İslam, c.15, s.52; Vesail-uş Şia, c.15, s.120-123

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Namaz kılmayan kimseler kesinlikle cehenneme mi gidecektir? Hatta onlar birçok iyi iş yapsalar da cehenneme gidecekler midir?!
    56369 Eski Kelam İlmi 2012/05/03
    Dini öğretilerimiz esasınca namaz, dinsel ameller arasında ilk ibadetsel fiildir. Eğer insanın namazı kabul edilirse, diğer ibadetsel amelleri de kabul edilir! Öte taraftan Kur’an ayetlerinin açıkça belirtmesiyle her kim zerre miktarınca iyi amel işlerse onun karşılığını alacaktır. Bu ayetler uyarınca, ölçme terazisinde hayrın miktarı fazla olacak olursa, ...
  • İmam Humeyni, İmam Hüseyin’e (a.s) ağlamanın, yas tutmanın ve Hüseyni meclisler tertiplemenin on dört asır öncesinden günümüze kadar dinin bekasına sebep olduğuna görüşünde miydi? Ve bunu neye dayanarak söylemekteydi?
    11385 Eski Kelam İlmi 2012/01/05
    İmam Humeyni (r.a) defalarca İmam Hüseyin’in (a.s) İslamı korumak için yaptığı fedakarlığın önemini dile getirmiş, adının ve hatırasının meclislerle, matemlerle vb. şekillerde yaşatılmasının Onun (a.s) yolunun sürdürülmesinde ve sapmalarla mücadele etmekte etkili olduğunu vurgulamıştır. Örneğin bir konuşmasında şöyle buyuruyordu: ‘Bu aşura toplantısının ve alemdeki şehidlerin en büyüğüne matem düzenlenmesinin o ...
  • Nusayrilerin temel inançları nedir? Onların İmamiye Şiası hakkında görüşleri nedir? Şia'nın bu mektep hakkındaki görüşü nedir?
    28026 Eski Kelam İlmi 2010/09/12
    Bugün Suriye ve diğer bazı Müslüman ülkelerde yaşamakta olan Müslüman fırkalardan biri Nusayriye fırkasıdır. Bunlara "Aleviler" de denir. İran'da "Alevilik" hakkında bağımsız bir araştırma yapılmış değildir. Genelde milel ve nihal yazarlarının görüşleri bu hususta kaynak alınır. Ancak bize göre genelde "Aleviler" on iki imam Şiasıdırlar ve Şia'nın inanç temelleri ...
  • Pazar ortamını oluşturanların işi (komisyonculuk) helal midir?
    10113 Emlak Ve Pazarlama 2012/03/14
    Hazreti ayatullah’el uzma Safi Gupayganinin (Allah yüce gölgesini devam ettirsin) defteri: Dolaysız bir şekilde simsarlık yapana yani müstakim bir şekilde alıcıyı (müşteriyi) tanıtan kimseye “cuale” ismi altında para vermenin her hangi bir işkalı yoktur. Ama eğer bu tür şirketler “guld kuvist” şirketler gibi heremsel şeklinde ...
  • Erkek altın saat kullanabilir mi?
    33057 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/27
    Boyna altın zincir asmak, altın yüzük takmak ve ele altın kaplama saat takmak gibi altınla süslenmek[1] erkeğe haramdır ve bunlarla namaz kılmak da namazı bozar.[2] Elbette altın saat ve altın zincir sadece ...
  • arapça dilinin en kamil dil olduğuna dair delil var mıdır?
    8455 Kur’anî İlimler 2011/03/01
    Arapça dilinin kuran dili olarak seçilmesi elbette ki bu dilin değerli ve şerefli olmasına neden olamuştur. Ancak arapça dilinin kamilliği kuranın kamil olduğ için değildir. Lügat ve kavramdaki genişliği, dilsel sisteminin mühkemliği, türlü tabirlere haiz olması, irabı (kelimenin cümledeki farklı konumlarını belirtilmesi içun son harfının üzerindeki ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    129869 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yaratmada tevhidin manası nedir?
    8010 Eski Kelam İlmi 2012/04/15
    Varlık âleminin yüce Allah dışında hiçbir yaratıcısının olmamasına yaratmada tevhit denir. Mümkün varlıklar, onların eserleri, fiilleri ve hatta insan ve onun tüm icat ve keşifleri hiçbir tartışmaya yer bırakmaksızın Allah’ın yaratıklarıdır. Varlık âleminde bulunan her şey O’nun mahlûkudur. Ama bazıları vasıtasız bir şekilde ve bazıları ise vasıtayladır. ...
  • İslam’ın Tebliğ Yöntemi Nasıldı?
    12879 Masumların Siresi 2011/08/17
    Tebliğ mesaj iletmek anlamındadır. Tüm ilahî peygamberlerin ve özellikle de yüce İslam Peygamberinin misyonu insanları karanlıklardan nura yöneltmek olduğundan, İslam’da tebliğ Allah’ın mesajını kullarına ulaştıran bir vesile olarak çok önemlidir. İslam’da tebliğ yöntemleri sözlü, yazılı ve amelî olarak üç kısma ayrılabilir. Bu her üç kısmın da değişik türleri vardır. ...
  • Nefis, ruh, can, akıl, zihin ve fıtrat arasında nasıl bir ilişki vardır?
    17499 İslam Felsefesi 2010/04/07
    Bazen bu kelimelerden maksat bir şeydir. Hepsi de aynı gerçeğe yani insanın varlığına ve hakikatine işarettir. Bazen de onlardan değişik manalar irade edilir ve her biri nefsin mertebe ve makamlarından birine işaret sayılır. ...

En Çok Okunanlar