Gelişmiş Arama
Ziyaret
12009
Güncellenme Tarihi: 2010/11/21
Soru Özeti
Neden Hz. Zehra’nın (s.a) kabri henüz gizli, Ama Hz. Ali’nin (a.s) kabri ise sonuç itibariyle belli oldu?
Soru
Hz Ali (a.s) ve Hz Zehra’ya (s.a) yönelik düşmanlık var olmasına rağmen, neden Hz Ali’nin (a.s) kabri belli bir müddet sonra belirlendi ama Hz Zehra’nın (s.a) kabri ise belirsiz kaldı?
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

Hz Ali (a.s) ve Hz Zehra’nın (s.a) kabirlerinin gizli kalmasına neden olan sebepler aynı olmadığına teveccüh edilmelidir.

Hz Ali’nin (a.s) kabrinin gizli kalmasının sebebi, bazı akılsız, cahil ve haysiyetsiz kişilerin, kalplerinde Hz Ali’ye (a.s) beslemiş oldukları düşmanlıktır. Zira onların bu düşmanlığı onları hz. Ali’nin mübarek kabrine saygısızlık yapmaya sevk etme ihtimali söz konusuydu. Ama daha sonra zamanın geçmesiyle bu tür kişilerin ortadan yok olmaları ve Ehli Beyt (a.s) mektebinin güç kazanmasıyla, hz Ali’nin mübarek kabrine saygısızlık yapılabilinir ihtimali azaldı. Diğer taraftan, Hz Ali’nin (a.s) kabrinin sahra ve kamışlıklar arasında gizli kalması, zorunlu olarak halk -takribi olsa bile- onun kabrinin yerini bilemediklerinden dolayı, onun bereket ve vücutsal feyizlerinden yararlanamazlardı. Bundan dolayı İmamlar (a.s.) ilkin hz Ali’nin kabrinin dakik yerini halis Şialara bildirdiler ve daha sonra Şia’nın güç kazanması ve teşkilat haline gelmesi nedeniyle bu bilgi genelleşti ve herkes tarafından mübarek kabri tanınmış oldu.

Ama Hz Zehra’nın (s.a) kabrinin gizli kalmasının nedeni, o hazretin (s.a) kendi emri ve vasiyetidir. Asıl itibariyle onun bu emri ve tavsiyesi, Peygamberimizin (s.a.a) vefatından sonra hilafet çizgisine oranla meydana gelen cereyana karşı bir ihtiraz mahiyetindedir. Hz. Zehra yaptığı bu vasiyetle, meydana gelen bu cereyana ve hilafet çizgisi bağlamında hak ve hakikatin ayaklar altına alınmasına karşı adeta ibraz ettiği nefretidir.[1]1 Bu nedenle Müslüman toplumları bir bütün olarak bu hakikate inanmadığı ve birçok İslam-i hakikatlerden uzaklaşmaya neden olan, hilafet seyrini yanlış olan bu şekliyle kabul ettikleri müddetçe, Hz Zehra’nın kabri gizli kalmaya devam edecektir.

Bir diğer nokta da şudur: Hz Zehra’nın (s.a) kabrinin gizli kalması, İslam tarihinin ilk yıllarında gerçekleşen tahrifin önünde bir settir. Hakeza kabrinin gizli kalması, Hz Zehra’nın (s.a) yaşanan olaylar karşısında sergilemiş olduğu tavrını kökten inkâr etmek isteyen gruba karşı bir engeldir. Bu tür meseleler, çalkantılı ve fitnelerin bulunduğu (sosyal hayatın) denizlerinde adeta hakikat âşıklarını kurtuluş sahiline çıkaracak kılavuzlar konumunda olan bazı nişanelerdir. Bu nişaneler hakikate bakan gözlerin önünde sergilenmiş tozları kaldırmakla birlikte herkes için İlahi hücceti tamamlıyor. Elbette bunun yanı sıra Hz Zehra’nın nurani kabrinden yararlanabilinmesi için kabrinin içinde bulunduğu muhtemel sınırlar[2] beyan edilmiştir. İnsanlar birbirine yakın olan bu muhtemel mekânları ziyaret ederek kabrinin nurundan yararlanabilirler.

Her halükarda beyan edilen yukarıdaki noktaları onaylayan bazı deliller ve karineler mevcuttur. Ancak zikir edilen noktalardan hz Zehranın kabrinin gizli kalmasının bütün sırları bunlardan ibaret olduğu neticesi çıkartılmamalıdır. Yani bu konu hakkında daha sonra gelecek nesiller için aşikâr olacak başka sırların da var olacağı mümkündür.



[1] Bkz. "Şerh-u nehcu'l-belaga", ibn. Ebi'l-Hadid, c. 16, s. 281; "ve mihnetu Fatime baade vefati resulu'l-lah (s.a.a.) (nusus-u tarihiye min mesadıri's-sünneti'l-mutemede" eş-şeyh Abdullah en-Nasıri, s. 197-206.

[2] Rivayetlere göre mescidi nebinin mihrabı ile minberin arası, hz. Zehra'nın kendi evi ve baki Mezarlığı muhtemel yerler olarak belirlenmişlerdir.  

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Şia Hz. Ali(a.s)'ın faziletlerini ispatlamada Ehl-i Sünnet'in mütevatir hadislerine dayanabilir mi?
    7829 Masumların Siresi 2011/06/21
    Tevatür yalan üzere anlaşmaları mümkün olmayan büyük bir kalabalığın bir konuyu nakletmelerine denir. Biz inanıyoruz ki Hz. Ali'nin faziletleri ve onun imameti hakkındaki nas tevatürle sabittir. Bunu Şia'nın hadis ve tarih kaynaklarının yanı sıra Ehl-i sünnetin kitaplarından ve sahabilerin hadislerini nakleden eserlerden istifade ediyoruz. Buna göre bizim bu konuyla ilgili ...
  • Neden Yahudiler Yahudi olarak adlandırılmaktadır?
    10738 Eski Kelam İlmi 2012/03/11
    Yahudilerin Yahudi olarak adlandırılmasının nedeni hakkında ihtilaf vardır. Bazıları Yahud’un hidayete ermiş olduğu manasına geldiğini ve bunun nedenin de Musa’nın (a.s) kavminin buzağı tapmaktan tövbe etmesi olduğunu belirtmiştir.[1] Bazıları da bu kavme Yahudi söylenmesinin nedeni hakkında şöyle demiştir: Hz. Yakub’un dördüncü oğlunun adı “Yahuza” ...
  • Bir miktarı buz tutan ve geriye kalan kısmı kür (çok) su miktarında olmayan kür (çok) suya necaset değerse hükmü nedir?
    5824 Su Türleri 2012/04/11
    Büyük taklit merciileri bu konuda şöyle buyuruyorlar: ‘Kür (çok) suyun bir miktarı buz tutar ve geriye kalan kısmı da çok su miktarına ulaşmazsa, necaset değdiğinde necis olur ve buzdan eriyen kısım da necistir.’[1]
  • Âli İmran Suresinin 14. Ayetini dikkate alarak, kadınlar da erkekler için aşağılık maddi işler kısmından sayılıp dört ayaklı hayvanlar cinsinden mi hesap edilir?
    18306 زن 2012/07/21
    Söz konusu ettiğiniz sorunun cevabında şöyle denilmesi gerekir: Sizin Ali İmran Suresinin 14. Ayetinden yaptığınız çıkarım yanlış bir çıkarım olup ayetin manasına dikkat edilirse, sizin açıkladığınızın dışında bir şey anlaşılır. Ayette şöyle buyrulur: “Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin ...
  • Üç Haslet hadisinin senedi sahih midir?
    7614 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/10/23
    Söz konusu hadisin bazı ravileri hakkında elde herhangi bir bilgi yoksa da birkaç sebepten dolayı ona istinat edilebilir:1-Hadis, çeşitli birinci grup rivayet kaynaklarında gelmiştir. Ve biliyoruz ki bir rivayet değişik kaynaklarda gelmişse ve büyük muhaddisler ona önem vermişlerse bu, onun itibarını ve muhaddislerin ...
  • Rüyada bilinçli olma imkânı mevcut mudur? Bazı rüyaların gerçekleşmesinin nedeni nedir?
    12738 Teorik İrfan 2012/02/18
    Bilgelerin görüşüne göre uyku, zahiri duyuların tedricen dış dünyayla ilişkisinin kesildiği, ama batıni duyuların henüz aktif olduğu bir haldir. Uyku anında dış dünyayla uğraşmaktan ve değişik meşguliyetlerden uzaklaşması neticesinde insan nefsi, melekût âlemine odaklanır ve nefis madde âleminden ne kadar çok uzaklaşırsa, nefsin kendi âlemiyle irtibat kurması daha fazla ...
  • Baş ve göğüs balgamını yutmanın oruca bir zararı var mıdır?
    7106 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/08
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.  ...
  • Aceleyi gidermek için ne yapılmalıdır?
    7207 Teorik Ahlak 2012/05/03
    Acele, dinsel öğretilerin men ettiği hususlardandır. Bu, işleri yapmada erken girişimde bulunmak anlamına gelir. Acele etmek hız ve işleri zamanında yapmak ile fark eder. Hız, öncüllerin ve gerekli şartların hazır olmasından sonra insanın fırsatı elden vermemesi ve işi yapmak için girişimde bulunmasıdır. Acelenin karşısında ise soğukkanlılık ve ...
  • Acaba yaradanın yaratıcılık özelliğinin fiiliyyete geçmediği bir an ve ya zaman varmıdır?
    8445 Eski Kelam İlmi 2008/06/12
    Gereken cevaba ulaşmak için bu bir kaç noktanın yani zamanın mahiyyeti, fiili sıfatlar ve ilahi feyzin devamının, açıklığa kavuşması gerek.1.Zamanın mahiyyeti nedir?Zaman: Hareket yoluyla cisimlere arız olan akıcı aralıksız niceliktir. ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    82581 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

En Çok Okunanlar