Gelişmiş Arama
Ziyaret
12384
Güncellenme Tarihi: 2011/08/03
Soru Özeti
Eğer bir kimse abdestini tutmaya güç yetiremiyorsa ve namaz ortasında abdesti bozuluyorsa, bu meselenin hükmü nedir?
Soru
Eğer bir şahıs doğum neticesinde bir hastalığa yakalanmışsa, bu yüzden artık abdestini tutmaya güç yetiremiyorsa ve namaz ortasında namazı bozuluyorsa, bu meselenin hükmü nedir?
Kısa Cevap

Eğer insan hastaysa ve bu yüzden idrarı damla damla geliyorsa veya dışkı veyahut mide yellenmesinin önünü alamıyorsa, bu durumda ya namaz vaktinin başından sonuna dek abdest alma ve namaz kılma miktarınca zaman bulmakta ya da bulmamaktadır.

Birinci Durum:

Zaman bulduğu vakit namazı kılmalıdır. Eğer zamanı namazın farz fiilleri miktarıncaysa zamanı olduğu vakit sadece namazın farz fiillerini yerine getirmeli ve ezan, ikame ve konut gibi onun müstehap amellerini terk etmelidir.

İkinci Durum:

Eğer namaz arasında birkaç defa ondan idrar geliyorsa, ilk abdest yeterlidir. Ama namaz arasında ondan birkaç defa dışkı ve mide yellenmesi çıkıyorsa eğer namazın hiçbir miktarını abdest ile kılamıyorsa, birkaç namazı bir abdest ile kılabilir. Elbette isteyerek idrar veya dışkı çıkarır veya abdesti bozan başka bir şey yapacak olursa böyle yapamaz.[1] Ama namazın bir miktarını abdest ile kılabilirse ve her defadan sonra abdest alması zor değilse, bir su kovasını yanına koymalı, kendisinden ne zaman dışkı çıkarsa abdest almalı ve kalan namazı kılmalıdır.[2] Ama her defadan sonra abdest almak kendisi için zorsa, her namaz için bir abdest almalıdır.[3] Kendisinden ardı ardınca dışkı çıkan bir şahsın namaz sonrası yapılması gereken unutulmuş secde ve teşehhüdü yerine getirmesi ve ihtiyat namazını kılması için, bunları namaz sonrası hemen yerine getirmesi şartıyla abdest alması gerekmez.[4] Bu cevap İmam Humeyni’nin (r.a) fetvalarına göre hazırlanmıştır. Başka bir mercii taklit ediyorsanız kendisinin fetvalarına göre yanıt verilmesi için muhterem taklit merciinizin adını söyleyiniz.     



[1] Tevzihü’l-Mesail, (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 183, mesele. 309 ve 310.

[2] Tevzihü’l-Mesail, (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 181, mesele. 306 ve mesele. 307 ve mesele. 311.

[3] Tevzihü’l-Mesail, (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 182, mesele. 308.

[4] Tevzihü’l-Mesail, (el-Mahşi lil-İmami’l-Humeyni), c. 1, s. 184, mesele. 312.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    6609 تاريخ بزرگان
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Abdest alırken yıkanması gereken derinin bir kısmı ayrık duruyorsa onun altı yıkanmalı mıdır?
    13215 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Sizinde okuduğunuz gibi ilmihallerde şöyle yazar:Yüzde, ellerde, başın ön kısmında ve ayakların üzerinde yanık veya başka bir sebepten dolayı şişkinlik oluşursa, onun üzerinin yıkanması veya üzerinin mesh edilmesi yeterlidir. Şişkinlik delinse bile, suyu derinin altına ulaştırmak gerekmez. Hatta derinin bir kısmı ...
  • İslam’la Hıristiyanlık arasındaki Allah’ın oğlunun olması ve olmaması meselesindeki tezat ve zıtlık nasıl giderilebilir?
    6026 Eski Kelam İlmi
    Müslümanlar, Tevhid suresi gereğince Allah-u Teala’nın kimseyi doğurmadığına ve kimseden doğmadığına inanmaktalar. Bu inanç bütün tevhidi dinlerde vardır. Hz. İsa’nın (a.s) dinide bu kaidenin dışında değildir; zira bütün semavi dinler akıl ve fıtrat üzerine kuruludur. Allah-u Teala’nın varlık aleminin yaratıcısı ve hiçbir şeye muhtaç olmadığı konusu akıl ...
  • Sakalı tıraş etmenin hükmü
    4107 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Hiçbir taklit mercii sakalı tıraş etmeyi hangi bahaneyle olursa olsun caiz bilmemektedir. Bütün merciler bu işten sakınmayı gerekli bilmekteler. Buna göre başkaları tarafından alaya alınmak bir işin cevazına sebep olmaz. İmam Humeyni bu konuda şöyle diyor: Sakalı tıraş etmek veya tıraşa benzer şekilde makineyle vurmak muhayyerlik zamanı farz ihtiyat gereği ...
  • Tek bir kapısı olan Camiye hayız ve cünüp bir kimsenin girmesinin hükmü nedir?
    4432 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Hayız halinde olan kadın ve cünüp bir kimsenin Camide durması caiz değildir. Ama eğer bir kapıdan girip bir diğer kapıdan çıkıyorsa ya Camide var olan bir şeyi kaldırmak için Camiye giriyorsa sakıncası yok.[1] Buna binaen eğer Caminin tek bir ...
  • Uykuda ya da istimna ile cenabet olan kimse hangi guslü almalıdır?
    8257 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • İslam Peygamberinin berzah yaşamı, ilmi ve bu dünyayı görmesi hakkındaki görüşünüz nedir?
    6826 Eski Kelam İlmi
    Şii inancına göre Peygamber Efendimizin (s.a.a), vefat ettikten sonra fiziki olarak maddi alemle irtibat kurmasının ve onu müşahede etmesinin imkanı yoktur, ama Allah’ın bu büyük elçisinin takipçileriyle manevi irtibat kurması mümkündür. Peygamberimizin şu anda dünyadan ve onda olup bitenlerden haberi vardır; Efendimiz selam ve ziyaretlerimizi kesinlikle duymakta ve bunlar birçok ...
  • Eşimin yanlış davranışını kendisine nasıl bildirebilirim?
    5110 Pratik Ahlak
    Sorunuzda bulunan nokta, her ikinizin de birbirinizi sevdiği ve sizin eşiniz için en iyi kadın olmayı istemenizdir. Diğer hususların önemsenmemesi için sizin her zaman bu özelliğe belirgin bir rol üstlendirmeniz gerekmektedir. Evlilik hayatında egemen atmosfer mutluluk, samimiyet, dostluk ve arkadaşlık olmalıdır. Egoistlik, kendini düşünmek ve mütekebbirlik olmamalıdır. ...
  • Başkalarına haksız yere lanette bulunmanın ve onları tekfir etmenin şeri hükmü ve eseri nedir?
    5683 Pratik Ahlak
    Dinsel öğretilerimizde başkalarına haksız yere lanette bulunmanın ve onları tekfir etmenin yasaklanması ve İslam dininin hiç kimseye böyle bir izin vermemesinin yanı sıra, din önderlerinden nakledilen rivayetler bir şahsın bir başkasına lanet etmesi ve o şahsın lanete müstahak olmaması durumunda, lanetin lanet edene döneceğini bildirmiştir. ...
  • İlime hakiki anlamda iştiyak kazanmanın yolu nedir?
    5322 Pratik Ahlak
    Ayetullah Hadevi Tehrani'nin bu konuyla ilgili görüşü şöyledir:İlime duyulan iştiyak ilahi bir lütuftur. Ancak bu hissi bazı yollardan güçlendirmek mümkündür:1- Sırayı gözeterek ve düzenli bir şekilde ders okuma. Bu tür ders alma insanda öğrenme ve ilime ilgi hissini güçlendirir ...

En Çok Okunanlar