Gelişmiş Arama
Ziyaret
12440
Güncellenme Tarihi: 2009/06/03
Soru Özeti
Eğer Şeytan ateştense nasıl ateşte yanacak?
Soru
Eğer Şeytan ateştense nasıl ateşte yanacak?
Kısa Cevap

Âlem daima bir değişim içerisindedir. Eşyanın (maddenin) özellikleri de etki tepkilerden dolayı değişkenlik göstermektedir. Hatta bilim adamları yanmayan bir maddeyi üzerinde değişiklikler yaratarak yeni bir unsur yani yanıcı bir madde elde edebilirler. İnsanın böyle bir yeteneğe ulaştığı şu halde acaba varlık âleminin Rabbi’nin Şeytan’ı oluşturan unsurlarda küçük değişiklikler yaparak Onu Cehennem ateşinde yakabileceği hususunda şüphe var mıdır?

Ayrıntılı Cevap

Cevap olarak öncelikle bu alanda her ne kadar senet açısından şüpheler olsa da anlatılan bir öykü vardır. Ama her halükarda orada verilen cevap mantıklı olup sizin sorunuzla da alakalıdır:

Behlül’ün de katıldığı bir toplantıda zamanın ilim ehlinden biri bu soruyu yöneltmişti. Bir müddet sonra Behlül, bir sıva parçasını şahsın alnına fırlattı ve başını yaralayarak kana buladı. Onun itirazının cevabında ise “Acaba bu sıva parçası toprak değil mi ve sen topraktan yaratılmadın mı? Ateş başka bir ateşi yakamazsa nasıl olur da bir toprak parçası başka bir toprağa zarar verebilir? ” dedi.[1]

Buna binaen, dikkat buyurun ki insan toprak olmasa da topraktan yaratılmıştır. Şeytan da ateş olmadığı gibi ateşten yaratılmıştır. Toprak nasıl insana zarar verebiliyorsa ateşin de Şeytan’a zarar vermesi muhal ve akıl almaz bir şey değildir. Öyle ki birçok örnek vardır ki aynı kaynaktan olmalarına rağmen bir diğerine olumsuz etki bırakan ve zarar veren maddeler mevcuttur ve ayrıca bazı maddelerin özellikleri onlarda küçük bir değişiklikle tamamen tersine dönmektedir. Lütfen aşağıda belirtilenlere dikkat ediniz:

  1. Buzun sudan oluştuğunu hepimiz biliriz ve kaynar su da suyun kendisidir. Onların moleküler bileşiminde en küçük bir farklılık bulunmamaktadır. Ama buzu kaynar suya yaklaştırdığımızda zarar görerek zamanla ortadan kaybolur.
  2. Bizden ateşin düşmanını sorsalar ve nasıl onunla mücadele edeceğimizi sorsalar, şüphesiz cevaben su diyeceğiz. Suyun alev alması, ateşin alev almasından daha şaşılacak bir durumdur! Şunu bilmekte fayda var ki eğer suyu katalizör eşliğinde elektrik akımına maruz bırakırsak, onu oluşturan moleküllere yani Oksijen ve Hidrojen’e ayırmış oluruz. Bu her iki unsuru da ayrı tutarak onlara ateşi yaklaştırırsak Oksijen’in alev aldığını ve Hidrojen’in ise patladığını görürüz. Bundan daha ilginç olanı ise Allah’ın, Kuran-ı Kerim’de bu iki olaya işaret etmiş olması ve kıyamet alametlerinin beyanında o günde denizlerin alev alacağını[2] ve başka bir yerde ise denizlerin patlayacağı haberini bildirmesidir.[3] Geçmişte suyu oluşturan unsurlardan haberdar olmayan bazı müfessirler, suyun alev almasının şaşılacak bir durum olduğuna ve takriben muhal olduğuna inanmışlardır. Bu bağlamda bu ayetler hakkında çeşitle tevcihlerde bulunmuşlardır.[4] Elbette İmam Ali (a.s)’dan nakledilen bir rivayette İmam (a.s), bir Yahudi’den sormaktadır ki: “Cehennem nerededir?” Yahudi ise İmam’a (a.s) “Denizde” diye yanıt verir. Ali (a.s) onun sözünü destekleyerek onun doğru söylediğini buyurmuştur.[5]
  3. Bütün bitkiler fotosentez ile yani güneş ışınlarının yardımıyla (ateşten oluşan) yetişmekteler. Hatta günümüzde seralarda sadece su ve ışıktan faydalanarak toprağa dahi ihtiyaç duymadan bitki yetiştirmekteler. Şu halde sorumuz şudur ki ateş ve sudan terkip olunan bu bitkileri ateşin oluşturduğu hararete tabi tutarsak acaba onlara zarar vermez mi?
  4. Gökyüzünde uydular vasıtasıyla dağılan çeşitli dalgalar mevcuttur. Radyo, televizyon, uydu bağlantılı telefon ve diğer iletişim araçlarının istasyonları gibi. Ortak bir formüle sahip olan bu araçların tek farkı frekans ve dalga boyutu düzeyindedir.

Bu sebepten ötürü, tüm bunlar birbirine etki edebileceği gibi birbirlerinin işlevlerini de bozabilirler. Daha önce duymuş olduğunuz elektronik savaş bu özellikler kullanılarak gerçekleşebilir. Acaba aklınıza dalgaların başka dalgalara nasıl zarar verebileceği sorusu gelmedi mi?

Günümüzde fizikte madde ve enerjinin asla yok olmadığı sadece bir durumdan başka bir duruma dönüştüğü yönünde bir kanun vardır. Bu delile dayanarak, bir madde veya enerji onda oluşan değişimlerle farklı özellikler kazanır. Bir gün ateşi söndürme özelliğine sahip olan su, bazı değişikliklere uğrayarak ateşleme yapma ve alev alma ve patlama gibi olumlu etkiler göstermektedir.

Tabiat âleminde bu tür hayret verici özellikler yaratan yüce Allah kolayca, ateşten yaratılan Şeytan’ı kendi irade ve Şeytan’ın özelliklerinde uygulayacağı küçük eylemlerle veya alevlenebilen bir maddeye dönüştürerek Cehennem ateşinde yakabilir.

"إن ذلک علی الله یسیر"؛  ve şüphesiz bu Allah’a kolaydır.[6]    

 


[1] Hüseyni Şah Abdul Azimi, Hüseyin, Tefsir-i İsna Aşeri, C. 4, S. 28, İntişarat-i Misak, Tahran, 1363 h.ş

[2] Tekvin suresi, 6 ، "و إذا البحار سجّرت"

[3] İnfitar Suresi, 3 "و إذا البحار فجّرت".

[4] Girtabi, Muhammed b. Ahmet, El-Cami’ul Ahkam’il Kuran, C. 20, S. 231, İntişarat-i Nasir Hüsrev, Tahran, 1364 h.ş

[5] Taberi, Muhammed b. Cureyr, Cemi’ul Beyan fi Tefsir’il Kuran, C. 30, S. 43, Dar’ul Marifet, Beyrut, 1412 h.k

[6] Hac suresi, 70

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar