Gelişmiş Arama
Ziyaret
80935
Güncellenme Tarihi: 2012/03/10
Soru Özeti
Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
Soru
Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) yapılır mı?
Kısa Cevap

Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. Uykuda ya başka bir nedenden dolayı kendisinden meni gelirse).

Sabah Azanından Önce Gerçekleşen Cenabetin Guslü:

İmam Humeyni (r.a.) şöyle buyuruyor: eğer cünüp olan bir kimse sabah namazına kadar kasten gerçekleşen cünüplüğünden gusül yapmazsa, ya eğer vazifesi teyemmüm ise kasten teyemmüm etmezse orucu batıldır.[1] Ama eğer farz olup vakti muayyen olan bir oruç ise (nezir etmiş oruçlar gibi) sabah azanına kadar gusül veya teyemmüm etmezse orucu sahihtir.[2]  Her halükarda eğer ramazan ayında sabah azanından önce cenabet hasıl olursa kesinlikle gusül etmelidir.

Sabah Azanından Sonra Ve Gün Boyunca Gerçekleşen Cenabetlik Guslü:

Hazreti İmam Humeyni (r.a.): Eğer oruçlu bir kimse gündüz ihtilam olursa (yani uykuda iken kendisinden meni çıkarsa) acele gusül etmesi vacip değildir.[3] Ama öğle ve ikindi veya akşam veya yatsı namazlarını kılmak için gusül edilmesi gerekir. Hulasa ramazan ayının sabah azanından sonra uyandığında ihtilam olduğunu fark ederse azandan önce ihtilam olduğunu bilse bile onun orucu sahihtir.[4] Dolayısıyla oruçlu iken gün boyunca büyük boy abdesti yapılmasında bir sakınca yoktur.

 


[1]Tevzihü’l-mesail (el-muhaşi lil imam Humeyni)”, c. 1. S. 908-909; Mekarım Şirazi: “…ihtiyati vacip gereğince orucu batıldır. Ama eğer gusül edecek güçte değil veya vakit dar ise teyemmüm etsin.

[2] A.g.e., s. 909, mesele; 1620; Huyi, Tebrizi: “eğer ramazan ayının orucu veya kazası dışında başka günlerde orucu ramazan ayının orucu gibi günü muayyen ise cünüp olan kişi sabah azanına kadar kasten gusül etmezse azhar (daha açık olan görüş) şudur ki, orucu sahihtir”.

[3] A.g.e., s. 915, mesele; 1632: Fazıl: “ihtiyatı müstahap gereğince alel acele gusül etmelidir”; Mekarım: “her ne zaman oruçlu olan bir kimse gündüzleri ihtilam olursa en uygunu alelacele gusül etsin ama eğer alelacele gusül etmezse orucuna sakıncası yoktur”.

[4] A.g.e., mesele: 1633:Mekarım: “orucu sahihtir, ister sabah azanından önce ihtilam olmuş olduğunu bilsin ister sabah azanından sonra ihtilam olmuş olduğunu bilsin veya ne zaman ihtilam olduğunda şek etmiş olsun fark etmez”.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Mehdi ile irtibat ve ilişki mümkün mü?
    12089 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/20
    Birbirini tanımayan iki kişi arasında ilişkinin kurulması mümkün değildir İlişkinin meydana gelmesi için en azından iki taraftan birinin diğerini tanıması ve sonuçta ona bağlılık duyması onun mehabetini kalbinde oluşturması ile başlayabilir ve sonra karşılıklı bağ ve dostluk oluşmasına yol açabilir.
  • Cemaat namazı niyetinde namaz rekâtlarının sayısı belirtilmeli midir?
    5494 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/09/12
    Asıl yanıta değinmeden önce niyette iki önemli konunun dile getirildiği noktasını hatırlamak gerekir:1. Niyette söz gerekli midir?2. Niyette muteber olan şeyleri dile getirmenin lazım olmadığı açıklığa kavuştuktan sonra[1] hangi şeylerin niyette gerekli ve muteber olduğu konusu ortaya çıkmaktadır. ...
  • İslam devletinde medeni kurumların yeri nedir?
    7213 Düzenler 2010/12/04
    Toplumda halk kitleleriyle devlet arasındaki kuruluşlara medeni kurumlar denir. Köy ve şehirlerdeki kooperatifler, dernekler, spor kulüpleri ve birlikler (okul-aile birliği gibi) vb. medeni kurumlara örnek teşkil etmektedirler. Medeni kurumların varlığı halkçı düzenlerin temel özelliklerinden biridir. Bir işi ve mesleği olan herkes bu kurumlara üye olabilirler. Medeni kurumlar, toplumsal ...
  • Şefaatin kıyametteki yeri ve önemi nedir?
    9004 Eski Kelam İlmi 2009/06/17
    Şefaat, zayıf birini güçlendirmek, takviye etmek demektir. Şefi' (şefaat edici) ise ihtiyacı olana yardım eden ve onu mutedil bir duruma getirip ihtiyacını gideren kimsedir. Kıyamette şefaat etmek Allah'a mahsustur. Elbette Yüce Allah bazılarına da başkalarına şefaat etmeleri için izin vermiştir. Bu konu hakkında gelen birçok rivayetten kıyamette şefi'lerin çok olacağı ...
  • Çocukken bir defa kız kardeşimin sütünü içmiş olan amcakızım ile evlenebilir miyim?
    7506 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Niçin Abdulmuttalib oğlunun adını Abduluzza koymuştur?
    22730 تاريخ بزرگان 2008/07/22
    Abdulmuttalibin oğlu Ebu leheb (Haşim oğlu Abdulmuttalib oğlu Abduluzza) künyesi Ebu utbe’dir, Peygamber (s.a.a) efendimizin amcası ve aynı zamanda onun en katı düşmanlarından biridir. Annesi Beni Huzae kabilesinden Lubna ve eşi Harb ibn-i Umeyye’nin kızı ve Ebu süfyanın kız kardeşi, Ümm-i cemil adıyla tanınan Arvi veya Avra’dır. ...
  • İmamları (a.s) ziyaret etme felsefesi nedir?
    8535 İslam Felsefesi 2011/05/21
    Saygı ve tazim etme eşliğinde herhangi bir şahıs veya şeye yönelik duyulan içsel bir temayül ve eğilime ziyaret denir. İnsanın hakikati ruhu olduğundan ve o da hiçbir zaman fani olmadığından, bir büyük şahsı öldükten sonra ziyaret eden bir insan gerçekte diri bir varlığı ziyaret etmiş, ona eğilim ve temayül ...
  • Acaba Ehlisünnet ile Şia arasında münazaraların yapılmasına taraftar ve teyit ediyor musunuz?
    7490 Eski Kelam İlmi 2011/07/24
    Semavi dinler, özellikle İslam dini diyalog ve görüş alış verişinin yapılmasına önem vermiş/vermekte ve buna has bir ilgi göstermiş ve göstermektedir. Zira dinin temel hedefi insanları saadete tekâmüle ve doğru yola, doğru bir şekilde hidayet etmektir. Bu hedef ve maksadın gerçekleşmesi sadece ve ...
  • Melekler Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bilmekteydiler?
    12160 Tefsir 2011/06/20
    Meleklerin Âdem’in yaratılmasından önce Âdem’in bozgunculuk çıkaracağını nerden bildiği hususunda bir takım ihtimaller beyan edilmiştir:1. Lavh-i Mahfuz kanalıyla Âdem’in zürriyetinin yeryüzünde bozgunculuk çıkaracağı ve kan akıtacağı öğrenilmiştir. 2. İlahi haberler yoluyla öğrenilmiştir.3. Bu konu gerçekte meleklerin öngörüsüydü; çünkü onlar insanın bir takım tabii çelişkiler taşıyan toprak ...
  • Salâvat getirirken Al-i Muhammed’i demezsek niçin savat eksik sayılır?
    15109 Tefsir 2009/07/23
    Al-i Muhammed’e salâvat getirmek bidat olmadığı gibi Kur’an ve hadis ve akıl ve irfanla da uyumludur, çünkü:Bidatin manası dinde olmayan bir şeyi dine dahil etmektir. Biz Al-i Muhammede salâvat getirmenin bidat olmadığını söylüyoruz çünkü bu konu Peygamber ve Ehl-i Beyt’ten gelen hadislerde yer ...

En Çok Okunanlar