Gelişmiş Arama
Ziyaret
20973
Güncellenme Tarihi: 2012/10/09
Soru Özeti
Yüce Allah Kur’an’da Hz. Eyüp’ün (a.s) diliyle şöyle buyurmaktadır: “Gerçekten de şeytan beni yordu ve azaba uğrattı.” Soru şudur: Şeytan nasıl peygamberlere etki edebilmekte ve onlara hâkim olabilmektedir?
Soru
Yüce Allah Sad suresinin 41. ayetinde Hz. Eyüp’ün (a.s) diliyle şöyle buyurmaktadır: “Gerçekten de şeytan beni yordu ve azaba uğrattı.” Aynı şekilde bu surenin 82 ve 83. ayetlerinde de şöyle buyurmaktadır: “Şeytan demişti ki yüceliğine ant olsun ki onların hepsini azdıracağım. Ancak içlerinden ihlasa eren kulların müstesnadır.” Bu ayetlere istinaden şeytan halis kullar üzerinde bile sulta kuramazken Hz. Eyüp’ün (a.s) yorgunlu üzerinde nasıl bir etkisi olabilir? Aynı şekilde Hz. Eyüp’ün (a.s) şeytan beni bozguna uğrattı sözünden ne kastedilmektedir.
Kısa Cevap

Kur’an-ı Kerim’de şöyle okumaktayız: “(Ey Muhammed!) Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani o, Rabbine, “Şeytan bana bir yorgunluk ve azap dokundurdu” diye seslenmişti.”[1] Ayet-i şerife Hz. Peygambere (s.a.a) hitap etmekte ve Hz. Eyüp’ün (a.s) başına gelen hadiseleri hatırlatmak suretiyle ona teselli vermek istemektedir. Hz. Eyüp (a.s) Allah ile dertleşme ve halini bildirme makamında Ey Allah’ım şeytan ve hileleri bana eziyet etmekte ve zorluk çıkarmaktadır diye buyurmuştur. Burada Hz. Eyüp’ün (a.s) çektiği acı ve eziyet şeytanın hilesine isnat edilmiştir. Hz. Eyüp (a.s) yüce Allah’tan merhamet etmesini ve sorunlarını ortadan kaldırmasını talep etmiştir. Lakin şeytanın bu oyunları ve benzeri hususlar peygamberlere eziyet etmekten başka bir etki göstermez. Bunların peygamberlerin kutsal ruh ve nefislerine egemen olması diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü şeytanın peygamberlerin ruh ve batınlarına el koyması ve egemen olması, onların masum olması nedeniyle muhaldir. Peygamberlerin ruh ve özlerinin temizliği asla şeytani ilhamların katılık ve karanlığının etkisi altında kalmaz.[2] Lakin evlatlara ilgi duymak gibi kendilerinin doğal ve normal diğer hususlarının zarar ve tehlikeyle karşılaşması imkan dâhilindedir. Bu ilahi sınamanın gereği ve insanlık doğasının bir gereğidir. Eğer maslahat gerektirirse yüce Allah peygamberlerin de acı çekmesi, üzülmesi ve meşakkate katlanmasının altyapısını hazırlar ve böylece kendilerinin sabır, rıza ve teslim dereceleri sınanmış olur.[3] Buna ek olarak şeytanın yorması ve azaba uğratmasından maksat da Hz. Eyüp’ün (a.s) bir şekilde yorgunluk ve azabı şeytana isnat etmek ve “benim bu problemlerimde şeytan etkilidir” demek istemesidir.[4] Bundan dolayı bahse konu olan ayetin kastettiği şey, şeytanın peygamberlerinin ruhuna hâkim olması değildir. Dolayısıyla bu ayet, peygamberlerinin masum olduğunu ispat eden veya şeytanın Allah’ın ihlasa erdirilmiş kullarını saptıramayacağını belirten ayetler ile bir çelişki arz etmez.[5] Aynı şekilde bu ayet-i şerifeden yüce Allah nezdinde Hz. Eyüp’ün (a.s) yüce makamının “kulumuz” ifadesiyle ne kadar yüce olduğu iyice anlaşılmaktadır.[6]

 


[1] «وَ اذْکُرْ عَبْدَنا أَیُّوبَ إِذْ نادى‏ رَبَّهُ أَنِّی مَسَّنِیَ الشَّیْطانُ بِنُصْبٍ وَ عَذاب»; Sad suresi, 41. ayet.

[2] Tabatabai, Seyit Muhammed Hüseyin, el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, c. 3, s. 180, ve c. 17, s. 209 ve 210, Defteri intişaratı İslami, Kum, çapı pencum, 1417 h.k.

[3] Mekarim Şirazi, Nasır, Tefsir-i Numune, c. 19, s. 296, Daru’l-Kütübü’l-İslamiye, Tahran, çapı evvel, 1374 h.ş; Hüseyni, Hamedani, Seyit Muhammed Hüseyin, Envar-ı Dırahşan, c. 14, s. 133 ve 134, Kitapfuruşiyi Lutfi, Tahran, çapı evvel, 1404 h.k.

[4] el-Mizan fi Tefsiri’l-Kur’an, c. 3, s. 180, ve c. 17, s. 209.

[6] Tefsir-i Numune, c. 19, s. 294.                                                                                                                      

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar