Gelişmiş Arama
Ziyaret
26299
Güncellenme Tarihi: 2010/06/30
Soru Özeti
İnsan nasıl Allah’ın mahbubu (sevimli kulu) olur?
Soru
İnsan nasıl Allah’ın mahbubu (sevimli kulu) olur?
Kısa Cevap

 Allah’la dostluk iki şekilde mümkün olur: 1- Kulların Allah’la dost olması 2- Allah’ın kullarıyla dost olması. Soruda geçen işte bu ikinci kısmıdır, yani kulların Allah tarafından sevilmeleri.

Elbette evrende olan her şey Allah’ın yaratığı ve eseri olduğu için, Allah tarafından sevilmektedir. Ancak ayet ve hadislerde söz konusu olan muhabbetten maksat özel anlamdaki bir muhabbettir, yani kul ile Allah arasındaki perdelerin kalkması, kulun batının nurlanması ve Allah’ın özel lütuf ve merhametine layık duruma gelmesi.

Ayet ve hadislerde genel çerçeveleriyle Allah katında sevimli olmanın yolları açıklanmıştır: Bunlar başlıca Resulullah’a (s.a.a), itaat etmek, Allah’ı sevmek, farz ve müstehap amelleri yerine getirmek, haram ve mekruh işlerden sakınmak olarak sayılabilir.

Diğer bir ifade ile Allah’a kıyamete iman etmek, peygamberlere iman etmek, Hz. Resulullah’a (s.a.a) iman etmek, On iki imam’ı (a.s) kabul etmek, küfür, şirk ve nifaktan uzak durmak, akidede bilinçli olmak, İslam dinine tam olarak amel etmek, dini hükümler arasında ayrım yapmamak , Allah, Resul ve İmamlara karşı tam bir teslimiyet ve itaat içinde olmak, insanlara karşı tecavüz ve haksızlıktan uzak durmak, pratikte Allah ve resulünü sevmek, nefsini erdem sıfatlarlarla süslendirmek, kötü huylardan uzaklaşmak. Bunlar ve benzeri işler kişinin Allah katında, Hz. Resulullah ve Hz. Ali’nin yanında değer kazanmasına sebep olur. Ve insanı Allah katına yaklaşmak olan yaratılış hedefine ulaştırır.

Ayrıntılı Cevap

Allah’la dostluk iki şekilde mümkün olur: 1- Kulların Allah’la dost olması 2- Allah’ın kullarıyla dost olması. “Onları sever; onlar da Onu severler”[1]

Soruda geçen işte bu ikinci kısmıdır, yani kulların Allah tarafından sevilmeleri.

Cevaba geçmeden önce iki konuya dikkat etmek gerekir:

1- Muhabbet ve aşk makamı çok yüce bir makamdır ve geniş boyutlara sahiptir. Bu konu çeşitli ayet, hadis ve dualar gibi muteber dini kaynaklarda yer almıştır. Bu yüzden bu konuyu etraflıca incelemek bir kitap yazmayı gerektirir.

2. Allah Teala kendi zat ve cemalini sevmektedir, mahlukat da onun cemalinin bir tecellisi olduğu için yaratıklarını da sevmektedir. Kutsi hadis de şöyle geçiyor: “Ben gizli bir hazine idim, tanınmayı istedim ve yaratıkları yarattım ki tanınayım.”[2]

Gizli bir hazineydi bir kanadını açtı

Toprağı feleklerden daha aydın bir cevher kıldı.[3]

9. asrın ariflerinden olan Abdurrahman Cami de şöyle diyor:

O halvet yerde ki varlığın bir izi yoktu

Yokluğun köşesinde evren gizlenmişti

Bir varlıktı nakışsızdı o

Karşılıklı sohbet yoktu ve bensiz ve sensizdi o

Bir kemaldi bağlılıklardan uzak

Kendi nuruyla kendisi aşıkardı

Onun nuru her yerde tecelli etti

maşuklardan evrende perdelenmiş halde

Evrenin yaratılışının temeli Allah’ın kendi zatına olan aşk ve muhabbetidir. Kendi cemalini aşikar etmek istedi ve yaratılışı kendi cemalinin aynası kıldı.

Buna göre evrenin bütün yaratıkları Allah tarafından sevilmektedir.[4] Ancak burada söz konusu olan muhabbet özel muhabbettir; özellikle insanların Allah tarafından sevilmeleri kastedilir. Bu konu ileride açıklanacaktır.  Allah Teala insanların Allah tarafından sevilebileceklerini açıklamıştır. Nitekim şöyle buyurmuştur: “De ki eğer Allah’ı seviyorsunuz bana uyun ki Allah da sizi sevsin.”[5] Ve Maide suresinde de şöyle buyurur: “O onları sever onlar da onu severler.”[6] Kutsi hadis de şöyle diyor: “Eğer (bana) sırt çevirenler, benim onlara olan iştiyakımı bilselerdi iştiyaktan ölürlerdi.”[7]

Kutsi muteber hadiste İmam Cafer Sadık (a.s) Resulullah’tan (s.a.a) şöyle nakleder: “Allah Teala şöyle buyurdu: Gerçekten kul nafileler vasıtasıyla bana yaklaşır öyle ki ben onu severim… [8]

Allah’ın insanı sevmesi, insanların birbirlerini sevmesi anlamında değil, bu sevginin özelliği hakkında söyleyebileceğimiz şey şu ki bu dostluk neticesinde Allah aradaki perdeyi kaldırır böylece dostları kalp gözüyle Onu müşahede eder ve sonuç olarak kul Allah’a yaklaşır.  Şöyle ki ezelden beri Hak Teala böyle bir kulun batınını arındırmaya teveccüh etmiş öyle ki Ondan başkası hiçbir şey onun kalbinde yerleşmez. Kendisiyle kulu arasındaki engelleri kaldırır, kul artık haktan başka bir şeyi duymaz, haktan başka bir şeyi görmez ve haktan başka bir şeyi konuşmaz.”[9]

Allah tarafından sevilmenin yolu:

Allah katında sevimli kul olmanın başlıca yolu, kulun Allah’ın kendisinden neleri istediğini ayrıntılarıyla bilmesi ve o işleri yerine getirerek onun teveccühünü kendi üzerinde toplaması ve sonuçta Ona yakınlık kazanmasıdır.

Ve Allah katında sevimli olmayı koruyabilmek için ömrünün sonuna kadar bu durumu sürdürmesi gerekir. Yine Allah’ın nelerden hoşlanmadığını, nelerin onun gazabına yol açtığını bilmesi ve bu işlerden de uzak durması gerekir.

Bu bilinç ve marifeti elde etmenin en kolay yolu Kur’an-i Kerim ve masumların sözlerine baş vurmaktır. Çünkü Allah’ın kelamı her türlü tahriften uzaktır ve Allah katında sevimli olan her şey onda açıklanmıştır.

İman ve amel onun katında sevimli olmayı ve onun rahmetine kapsamında yer almayı gerektir.  Yine Kur’an, Allah’ın gazabına sebep olacak ve onun rahmetinden kovulmaya yol açacak fikir, inanç ve davranışları bize açıklamaktadır. Eğer insan inanç ve davranış yönünden kendisini Kur’an ile mutabık kılarsa, Peygamber’in ve Ehl-i Beyt İmamlarının davranış ve hayatlarını kendisine örnek yaparsa bu maksada yani Allah yanında sevilen bir kul olma makamına ulaşır. Ayet ve hadisler genel çerçeveleriyle Allah katında sevimli olmanın yollarını açıkladıkları gibi bazen bunun ayrıntılarını da bildirmiş ve hak yolunun saliklerine kılavuzluk etmiştir.

1-     Resulullah’a (s.a.a) uymak: İşaret edildiği üzere Allah Teala kendi kulunun Ona sevimli oluşunun şartını Resullulah’a uymak olduğunu açıklamış ve şöyle buyurmuştur: “De ki eğer Allah’ı seviyorsunuz, bana uyun ki Allah da sizi sevsin”[10]

Bu ayet-i kerime de Allah katında sevimli olmanın genel ölçüsünün Resulullah’a (s.a.a) ister söz ve ister pratikte uymak olduğu bildirilmiştir. Nitekim bir çok ayette de bu itaat ve uyuma emredilmiştir:

“Resul size neyi getirdiyse ona tutun”[11] “Allah’a itaat edin ve Resul’a itaat edin”[12] “Allah’a ve resulüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin.”[13]

2-     Farızalar, nafileleri ve müstehap amelleri yerine getirmek

Bir çok hadiste yer aldığına göre Allah katında mahbup olmanın yolu farz ve nafileleri yerine getirmektir. Bu gibi hadisleri etraflıca ele alıp kurb-i faraiz ve kurb-i nevafil’in farklarını açıklamak sözün uzamasına sebep olur. Sadece biz bu hadislerden bir örnek vererek dini metinlerde yer alan Allah’ın yakınlığına ve muhabbetini kazanmaya sebep olacak bazı özel amellere değinmekle yetineceğiz.

İmam Cafer Sadık (a.s) Peygamber’in şöyle dediği aktarmıştır: “Allah Teala şöyle buyurdu: Kulum  farzları yerine getirmekten daha sevimli bir şeyle, bana yaklaşmaz. Kulum nafilerleri de yerine getirerek sürekli bana yaklaşır ve o dereceye varır ki ben onu severim. Onu sevdiğimde onun duyma vesilesi olan kulağı, görme vesilesi olan gözü ve konuşmasını sağlayan dili ve işlerini yapma aracı olan eli olurum…”[14]

Buna benzer bir hadis de İmam Muhammed Bakır’dan nakledilmiştir. [15]

Bu tür hadislere dikkat ettiğimizde Allah’a sevimli kul olmanın doğurduğu önemli sonuçların da neler olduğu anlaşılır. Kısacası bu muhabbetin semeresi içte nurun oluşması ve ilahi yakınlığa ulaşma sonucu engellerinin kaldırılmasıdır ki bunların hepsi ilahi lütuf sayesinde gerçekleşir.[16]

İmanın da bu muhabbetin bir semeresi olduğu hadisler de açıklanmıştır. Peygamber’den (s.a.a) nakledilen bir hadiste şöyle buyurmuştur: “Allah dünyayı sevdiği ve sevmediği herkese verir, ancak imanı sadece sevdiği kullarına verir.”[17] Çünkü mahbubun sevene nazar etmesi onun lütfü sayılır böylece sevenin sevgisi daha da artar ve o artık kendisine bakmaz. Bu yüzden Nudbe duasında şöyle geçmektedir: “Allah’ım bize kerim yüzünle yönel, bizim sana yaklaşmamızı da kabul buyur, bize rahmet nazarınla nazar eyle, öyle ki o nazarın sayesinde senin katındaki keramet ve onuru tamamlayalım ve sonra kendi cömertliğin hakkına o nazarını bizden geri çevirme.”[18]

Bu açıklamalardan Allah katında mahbup olmanın bazı genel ilkeleri açıklandı, şimdi bazı ayrıntılara da değinelim. Bu örnekler Kur’an ayetlerinde Allah katında sevilen işler olarak yad edilmiştir.

Allah ve Peygamer’e iman etmek, iyi işlere süratle koşmak, hataları telafi etmek, Allah’tan bağışlanma dilemek, Allah yolunda aşikar ve gizli harcamada bulunmak, öfkesini yenmek, halkın hatalarına göz yummak, onlara iyilik yapmak, sürekli Allah’ı anmak, kendi hataları üzerinde diretmemek ve riba (faiz) yememek[19], Allah’a tevekkül etmek, zorluklar karşısında sabretmek ve şikayetçi olmamak, insanlarla meşveret etmek, insanlarla yumuşak şekilde davranmak,[20] takvalı olmak, Allah’la, Peygamber’le ve halkla yaptığı ahitlerinin üstünde durmak,[21] ihlaslı olmak, tevbe etmek, kötülüklerden ve müstehcen işlerden uzak durmak,[22] kendi göz, kulak, dil, karın ve belini haram yolda kullanmaktan alı koymak,[23] baba, anneye saygı göstermek ve akrabalara iyi davranmak,[24] din önderlerini özellikle Resulullah’ı saygı ve salavatla anmak,[25] eğer bir görev üstlenirse adaletli davranmak[26], Allah yolunda harcadığına üzülmemek, bir makam, mal ve imkana kavuşursa mağrur olmamak[27] ve Allah yolunda mal ve canından geçmek…[28]

Hadislerde de bazı işler ilahi muhabbet kazanmak aracı olarak zikredilmiştir:

Allah’ın katında sevilen şeylere rağbet etmek,[29] Peygamber ve Ehl-i Beyt’ini sevmek,[30] Allah’ı sevmek,[31] ilim elde etmeğe çalışmak,[32] çok lailahe illellah demek ve tekbir getirmek,[33] iyi amelleri sürdürmek ve..[34]

Buna karşılılık aşağıdaki gruplar Allah katından kovulmuş, lanete uğramış ve gazaba uğramış kimseler olarak tanıtılmışlardır.

Kafirler,[35] müşrikler,[36] munafıklar,[37] müstekbirler,[38] çok tartışan inatçılar,[39] böbürlenenler,[40] Allah’ın ve halkın hakkını riayet etmeyenler,[41] refah ve zevke dalanlar,[42] müsrifler,[43] yeryüzünde fesat ve bozgunculuk çıkaranlar,[44] kendi mallarından Allah yolunda doğru şekilde istifade etmeyenler, cimrilik yapanlar,[45] ahitlerini bozan ve düşmanlarla dostluk kuranlar,[46] hainler ve nimete şükretmeyenler,[47] müminleri ve peygamberleri öldürenler,[48] günah işleyenler ve azanlar,[49] kendilerine ve halka haksızlık edenler,[50] Allah’a yönelmeyenler, tövbe etmeyenler, Allah’a karşı tekebbür eden ve başkaldıranlar,[51] dini tahrif edenler,[52] şeytana ve tağuta uyanlar,[53] halkı doğru yoldan saptıranlar ve dindarlar arasında bölücülük ve tefrika çıkaranlar,[54] kötü dilli olanlar ve sözlerinin üzerinde durmayanlar,[55] Allah’a, Resülüne ve Allah’ın dostlarına kendi davranışlarıyla eziyet edenler,[56] Allah yolunda cihat etmekten kaçanlar,[57] günah ehli olanlar ve şükretmeyenler[58] fasıklara uyanlar, [59]Salih işler görmeyen ve Allah’a, peygamberine ve İmam’a iman etmeyip bunlardan ayrılarak düşmanlarına bağlananlar.[60]

Eğer gerçekten Allah’ın rahmetine kavuşmak ve onun katında sevimli kul olmak istiyorsak ikinci grupta yer alan kimselerden ayrılıp birinci grupta yer alanlardan olmaya çalışmalıyız. Marufa emredip kötü işlerden sakındırarak, İslam ve Müslümanları savunarak ve Şia mektebini müdafaa ederek Allah’ın rızasını kazanabiliriz. Böylece hem biz Allah, Peygamber (s.a.a) ve Masum İmamları (a.s) sevdiğimizi gerçekleriz hem de onların bizi sevmelerini sağlarız.[61]



[1] Maide: 54

[2] Bihar, 84 s. 198

[3] Mevlevi, Mesnevi

[4] Bkz İbn-i Sina, El-İşarat vet-Tenbihat, c. 3 s. 359-363; Molla Sadra, Esfar, c. 7 s. 148-160

[5] Al-i İmran, 31

[6] Maide, 54

[7] Şeyh Muhammed Behari Tezkiretu’l-Muttakin s. 134

[8] Kuleyni, Kafi, s. 253, Biharu’l-Envar, ci 70, Mekarimu’l-Ahlak s. 16

[9] Feyz-i Kaşani, Molla Muhsin, Ahlak-i Hasane s. 238-239

[10] Al-i İmran, 31

[11] Haşr, 7

[12] Nisa, 59

[13] Enfal, 46

[14] Kuleyni, Kafi, c. 2 s. 352

[15] Ade s. 352 H. 8

[16] Ahlak-i Hasane s. 238

[17] Feyz-i Kaşani, Muhsin, Mahaccatu’l-Beyza c. 8 s 64

[18] Muhaddis-i Kummi, Şeyh Abbas, Mefatihu’l-Cinan, Nudbe Duası

[19] Al-i İmran, 130, 136, 146, 148

[20] Al-i İmran, 3, 146, 159, 160

[21] Al-i İmran, 76; Tevbe, 4, 7

[22] Tevbe, 108; Bakara, 232

[23] Müminun, 11, 1; Nur, 30-31; Ahzap, 70-71

[24] Lokman, 14-15

[25] Ahzap, 56; Hucurat, 2, 5

[26] Hucurat, 9; Maide 42

[27] Hadid, 23

[28] Saf, 4; Al-i İmran, 154-158

[29] Biharu’l-Anvar, c. 70 s. 70

[30] Ade. c. 57 s. 198

[31] Ade, c. 70 s. 18

[32] Ade, c. 70 s. 304

[33] Mahacctu’l-Beyza, c. 2 s. 275

[34] Biharu’l-Envar, c. 71 s. 216

[35]  Bakara, 89-90

[36] Lokman, 13

[37] Fetih, 6; Tevbe, 38. ayetten surenin sonuna kadar

[38] Nehl, 23

[39] Şura, 16, A’raf 55

[40] Hadid, 23; Nisa, 36, Lokman, 18

[41] Bakara, 190; A’raf, 55

[42] Kasas 76

[43] A’raf, 31; En’am, 141

[44] Kasas, 77, Taha, 81; Maide, 64; Bakara, 205

[45] Aynısı

[46] Maide, 50, 63, 80

[47] Hac, 38, Enfal, 58, Nisa, 107

[48] Nisa, 93; Al-i İmran, 112; Bakara, 61

[49] Hucurat, 7

[50] Şura, 40; Al-i İmran, 57 ve 140

[51] A’raf, 55

[52] Maide, 78, Hud, 18

[53] Hud, 59-60; Nisa, 115-118; Ahzap, 64-68

[54] A’raf, 44-45

[55] Saf, 2,3; Hucurat, 11-12 Nur, 23; Nisa, 148

[56] Ahzap, 57,58

[57] Enfal, 16

[58] Bakara, 276

[59] Hud, 59-60

[60] Ra’d, 20-25

[61] Fecr, 28; Al-i İmran, 31

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar