Gelişmiş Arama
Ziyaret
15869
Güncellenme Tarihi: 2011/01/17
Soru Özeti
Karidesin helal, ıstakozun haram olmasının felsefesi nedir? Oysa ikiside aynı cinstendir?
Soru
Karidesin helal, ıstakozun haram olmasının nedeni nedir? Bunların cins, tür ve derilerinin farkını söyleyiniz.
Kısa Cevap

Bütün hükümler fayda ve zarar esası üzerinedir ve her hükmün bir felsefe ve nedeni vardır; ama bu nedenlerin ayrıntılarını bilmek çok zordur. En fazla hükümler için genel kaideler söylenebilir. Ancak buradaki genellik istisnaları olan çoğunluk manasına gelmektedir. Karidesin yenmesinin caiz olması konusunda bazı rivayetlerde onun balık cinsinden (pullu) olduğuna işaret edilmiştir. Oysa ıstakozda böyle bir özellik yoktur.

Ayrıntılı Cevap

Konunun daha iyi anlaşılması için birkaç noktayı hatırlatmak gerekir.

1-Şii fakih ve alimlerin görüşü -ki doğru olanda budur- Allah’ın hükümleri fayda ve zarar üzerine kurulu olduğu yönündedir; yani bir amelin önemli ve hayati bir faydası varsa o amel farz edilmiştir. Eğer faydası hayati değilse müstehaptır. Ama bir amelin tehlikeli ve helak edici bir zararı varsa onu yapmak haramdır. Eğer zararı tehlikeli ve helak edici değilse mekruhtur. Fayda ya da zarar yönü baskın olmayan ve eşit olan amel mubahtır. Ancak fayda ve zarardan maksat yalnızca maddi fayda ya da zarar değildir. Onun insan varlığının boyutlarının genellik ve genişliği kadar genel ve geniş bir manası vardır.

2- Her ne kadar ‘İlahi hükümler fayda ve zarar temelleri üzerine kurulmuştur’ kaidesinin genelliği kesin ve yakini ise de detaylarda ve ve mısdaklarda onu keşfetmek çok zordur. Çünkü, bu keşif her şeyden önce çeşitli ilmi açılardan büyük imkanlara sahip olmayı gerektirmektedir. Öte yandan beşer ilim ve sanatta ne kadar çok ilerlese de yine de bildikleri bilmediklerine göre denizde bir damla gibidir: ‘Zaten size pek az bir bilgiden başka bir şey de verilmemiştir.’[1]  

İlahi önderlerin ahkamın felsefesinin tümünü söylememelerinin nedenlerinden biri birçok ilimi hakikatların keşfedilmediği bir dönemde onları söylemenin çoğu insan için bir muamma ve bilmeceden başka bir şey olmayacağından dolayı idi. Bu da muhtemelen insanda bazı şeylere karşı soğutabilirdiı. İmam Ali (a.s) şöyle buyuruyor: ‘İnsanlar bilmediklerinin düşmanıdırlar.’[2]  Bu yüzden ilahi önderler, insanların anlayabileceği ölçüde hükümlerin bazı neden ve felsefelerini söylemişlerdir.

Öte yandan din ve şeriatın hedefi insanların ilmin ve amelin güzellikleriyle ziynetlenmesini sağlamak, düşünce ve ameldeki çirkinliklerden sakındırmaktır. Bu hedef -insanlar ahkamın neden ve felsefesini bilmeselerde- şeriata amel edildiğinde elde edilir. Hastanın -verilen ilaç ve direktiflerin felesefesini bilmese de- doktorun direktiflerine uyarak iyileşmesi bunun benzeri bir örnektir.

Ayrıca müminler, dini buyrukların ilim ve bilgileri hata yapmayan kimselerden geldiğine inanırlar. Dolayısıyla onların etki ve faydalarına da yakin etmekteler.

3-Hükümlerin felsefese ve nedenlerini anlamak zor olsa da onların genel kaidelerini bulmak imkansız değildir. Ancak hukuk meselelerinde ki genellik, istisnası olmayan felsefi meselelerdeki genellik gibi değildir. Hukuki ve ictimai meselelerde genelliğin manası istisnası olan çoğunluktur.

4- Masum İmamlar’ın (a.s) rivayetlerinde yenmesi helal ve haram olan hayvanların genel kaidesi hakkında çeşitli ölçüler zikredilmiştir. Örneğin karada, suda ve havada yaşayan hayvanlar için ayrı ayrı kaideler söylenmiştir. Suda yaşayan hayvanların helal olmasının ölçüsü onların pullu olmasıdır.

Bir rivayette[3] Muhammed b. Müslim, İmam Bakır’a (a.s) ‘Bize derisiz (pulsuz) balık getiriyorlar’ diye arzettiğinde İmam (a.s) şöyle buyurdu: ‘Derisi (pulu) olan balığı ye, derisi olmayanı yeme.’ Deriden maksat rivayetlerde de geldiği gibi puldur.[4]

Ancak yaratılışın başlangıcında pullu olması gereklidir. Eğer çevrenin etkisi veya yaşam şeklinden dolayı pullar sonradan dökülürse sakıncası yoktur. Nitekim bir rivayette böyle gelmiştir.[5]

Karidesin helal olması konusunda özel olarak ‘Onun yenmesinin sakıncası yoktur ve karides bir balık çeşididir.’[6] şeklinde rivayet vardır.

Onun helal olması konusunda şu ihtimaller verilebilir:

1-Karides, pulu normal gözle görülmese de pullu balıklardandır.

2-Karidesler doğuştan pulludurlar, sonradan pulları dökülmüştür.

3-Karides tür ve cins açısından pullu olmasa bile hüküm olarak pullu balık hükmündedir ve yenmesinin sakıncası yoktur. Başka bir ifadeyle suda yaşayan bu tür hayvan şu anda bizim bilmediğimiz nedenlerden dolayı pulu olmasada istisna olmuş ve rivayetlerde helal olduğuna hükmedilmiştir.[7]

Istakoz konusunda da özel rivayet var ki şöyle buyurmaktadır: ‘... kaplumbağa ve ıstakoz yemek haramdır.’[8]

Istakozun pullu olmadığı bilinmektedir.

Yukarıda söylenenler dikkate alındığında İslam’da karidesin helal, ıstakozun haram olduğu -her ne kadar ikisinin arasındaki öz ve tür farkını tam olarak bilmesekte- görülecektir. Ve bilimin bugüne kadar bu ikisinin arasındaki öz ve mahiyet farkını ortaya çıkaramaması onların mahiyetinin farklı olmadığı manasına gelmez. Zooloji ve gıda bilim uzmanlarının gelecekte bu alanda yapacakları geniş araştırmalarla ikisinin arasındaki farka ulaşmalarını ümit ediyoruz.


[1] -İsra/85.

[2] -Mizan-ul Hikme’den Seçmeler, c.1, s.214.

[3] -Vesail-uş Şia, c.16, s.397-398, hadis1, bab:8

[4] -a.g.e. hadis:3 ve 7.

[5] -a.g.e. bab:10, (At’ima-ı Muharreme), s.405.

[6] -a.g.e. s.408, hadis:5 ve 12, (At’ima-ı Muharreme).

[7] -a.g.e. Dipnot, s.408

[8] -a.g.e. hadis:1, bab:16, (At’ima-ı Muharreme), s.145.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Nikâh sözünün felsefesini açıklar mısınız?
    6080 Ahlak 2010/07/24
    İslam açısından evlilik aile ve ardınca toplum teşkil etmek için kutsal bir sözleşme olup cinsel güdüyü gidermek, nesli çoğaltmak ve korumak, insanın tekâmülü, huzur ve sükûnet, iffet ve edep, duyguların pekişmesi ve birçok başka güzel özellik gibi eser ve neticeler taşır. Bu kutsal sözleşmenin sağlanması sadece ...
  • Niçin bizim mektepte imamlık makamı babadan oğla irsi olarak geçmektedir?
    7457 Eski Kelam İlmi 2010/10/05
    İmamet makamı masum olmak ve bol ilim gibi vasıflara sahip olan kişiye verilir. Bu vasıflara kimin sahip olduğunu yalnız Allah Teala bilir. Bu yüzden imamlar dünyaya gelmeden önce onların isimleri ve özellikleri Allah tarafından Peygambere bildirilmiştir. Ama imamlık veya peygamberlik makamının gereken liyakati taşıdığı için önceki peygamberin soyunda yer ...
  • İslamla Hıristiyanlığın maneviyatları arasındaki farklılıklar nedir?
    9887 Yeni Kelam İlmi 2010/07/17
    Her dinin maneviyatının değer ve itibarı, o dinin kendisinin değer ve itibarıyla direkt olarak ilgilidir. Hıristiyanların kendi itiraflarına görede onların dini akla yatkın olmayan öğretilerle doludur. Dolayısıyla bu gibi kaynaklardan gelen menaviyatta doğal olarak bir sürü yanlışlıklarla dolu olacaktır. İslamın maneviyatıyla Hıristiyanlığın maneviyatı arasındaki temel fark işte buradadır; ...
  • Eğer kardeşime bankanın parama verdiği kar miktarında bana kar vermesi şartıyla borç verirsem bu paranın hükmü nedir?
    5560 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/17
    Eğer paranızı borç olarak bir şahsa( kardeşiniz veya başka birisine) veya hukuki bir kuruma (banka, şirket gibi) verirseniz. Size belirli bir miktar kar verme şartı koyamazsınız. Zira borcun şartı olarak verilen kazanç riba(faiz) ve haramdır.[1]Elbette borç alan şahıs bir ...
  • İslam göre namahrem kadın ve erkeğin tokalaşmasının hükmü nedir?
    8887 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/07/08
    İnsanın namahreme karşı olan tutumu fesat ya da fesada düşmekorkusu olmayacak şekilde olmalıdır.[1] Namahrem kadın ve erkeğin bedensel temasları ve birbirleriyle tokalaşmaları hususunda değerli taklit mercileri genel olarak şöyle buyuruyorlar: ...
  • Allah’ın Günleri 1000 Yıla mı Yoksa 50000 Yıla mı Denk Düşmektedir?
    17308 Tefsir 2011/07/21
    “Yevm” veya “gün” kavramı değişik manalarda kullanılmaktadır ve her birinin özel bir manası bulunmaktadır. Bu kavramların veya benzerlerinin metinde hiçbir çelişki oluşturmadan defalarca ve her defasında da ayrı bir manayla kullanıldığı pasajlar gözlemlenebilir. Çünkü iki cümlenin çelişik olması için aralarında sekiz ortak ...
  • Kadın vatan ve ikamet konusunda eşine mi tabidir?
    7043 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/12
    Taklidi mercilerin bu soruya vermiş oldukları cevaplar şöyledir: Yüce Rehberlik Makamı Ayetullah Hamanei: Acaba kadın vatan ve ikametgah bakımından kocaya mı bağlı? Cevap: Sırf zevce olmak, zorunlu olarak tabi olmaya sebep olmaz. Dolayısıyla, vatan seçiminde ve ikamet kastında kadın isterse kocasına ...
  • Acaba evliliğin kendine özgü şartları varmı?
    3515 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/06/30
    İslam dinine göre geçici ve daimi evliliğin kendine özgü şartları bulunmaktadır. Bu şartlar şunlardır: Nikah akdini okumak. Kadın ve erkeğin razı olması yeterli değildir. Bunun yanında nikah kastıyla nikah akdi okunmalıdır. Vacip olan ihtiyat nikah akdinin sahih arapcayla okunmasıdır. Eğer kadın ve erkeğin kendisi ...
  • “Hazır olan bir şeyin kendisini tanımak vasıflarını tanımaktan önce gelir” sözünden maksat nedir?
    7173 Eski Kelam İlmi 2010/03/08
    Bu hadis, Allah’ı tanıma konusundaki temel bir konuya değinmektedir. Arifler ve filozoflar Sıddıkin Burhanı olarak bunu ifade ederler ve Vacib’i tanımada en kısa yol olduğuna inanırlar. Bu hadiste Allah’ı zatı dışında bir yolla tanıma reddedilmiştir. Çünkü vasıtalardan yararlanmak hazır olmayan bir şeyi tanımada kullanılan yöntemdir. İnsan hazır olan bir ...
  • Burhan-i siddikin nedir? Acaba bu burhan en doğru ve en derin burhan olarak tanıtılmış mıdır?
    10355 İslam Felsefesi 2012/09/15
    İslami felsefe tarihinde bu burhan hakkında birçok takrir ve beyanlar sunulmuştur. Birincisini ibni Sina “işarat” adlı telifinde sunmuştur. Bununla birlikte en iyi takrirlerinden birisini “Hikmeti Mutaliye” mektebinin kuruyucusu olan Molla Sadra –bu mektebin usullerine dikkatle- tarfından şöyle takrir edilmiştir. Asaletul-vücut aslına ve anlayışına göre vücut asıldır. Eğer ...

En Çok Okunanlar