Gelişmiş Arama
Ziyaret
11831
Güncellenme Tarihi: 2011/03/03
Soru Özeti
Ölüpte dünyadan ümidi kesilen bir insan için Hakk’ın rahmetinden uzak olmasını istmek kötü niyetli olunduğu anlamına gelmez mi? Biz insanlardan nefret etmiyoruz. Öyleyse neden Ziyaret-i Aşura’da ölen birinin arkasından lanet okuyoruz? Hem de ebedi lanet.
Soru
Ziyaret-i Aşura’yı -manasına dikkat ederek- okuduğumda: ‘(Allahım!) Ubeydullah b. Ziyad’a, İbn-i Mercane’ye, Ömer b. Saad’a, Şimr’e, Al-î Ebi Süfyan’a, Al-î Ziyad’a ve Al-î Mervan’a kıyamete kadar lanet et.’ Ve ‘Senin lanetin sonsuza dek onların üzerine olsun.’ cümlelerini gördüm ve aklıma şöyle bir soru takıldı: Ölüpte dünyadan ümidi kesilen bir insan için Hakk’ın rahmetinden uzak olmasını istmek insanın kötü niyetli olduğu göstermez mi? Bu ‘Rahmeten Li’l Alemin’in rahmetinden uzak kalmak anlamına gelmez mi? Biz inanıyoruz ki Masum İmamlar düşmanlarını da severdi. Hatta kendileriyle savaşanların bile akıbetlerini düşünür, savaşmadan önce onları doğruya ve hakka davet ederlerdi. Yani insanları hep Hakk’ın rahmetine yakınlaştırmak istiyorlardı. Biz insanlardan değil amellerinden nefret ediyoruz (Eğer yüz çevirenler bilseydiler onlara nasıl iştiyakım var, şevkten ölürlerdi). Öyleyse neden ölen birine lanet ediyoruz? Hem de ebedi lanet!
Kısa Cevap

Yezid gibilere lanet etmek, herkesten önce Allah-u Teala, Resul-i Ekrem (s.a.a) ve Vasileri (a.s) tarafından yapılmıştır. Halbu ki, Onlar rahmetin kendisi ve yaratılmışlara karşı ilahi rahmetin abidesidirler.

Bazı insanlar, özgürce hak dini tanıdıktan sonra ona uymadığı zaman azaplandırılacaklarını bilmelerine rağmen, dinin emir ve yasaklarına uymazlarsa, kendi haklarını zayi ettikleri gibi, Allah’ın ve insanların da haklarına tecavüz ederler. Bu isyan ve tecavüzlerinden dolayı dünya ve ahiretin hem lanetine, hem de azabına müstehak olurlar.

Buna göre lanetlilere lanet etmek, ilahi, nebevi ve imami bir fiil olup, melunların kendi kötülük ve pisliklerinden kaynaklanmaktadır. Onlar günaha ve isyana daldıkları için kendilerini Allah’ın ebedi azabına müstehak etmişlerdir. Kur’an-ı Kerim ve Ehl-i Beyt’in (a.s) öğretilerine göre Hak’kın rahmeti kendisini onun rüzgarına doğru tutan kimseye ulaşır. Bu yüzden Kur’an, ebedi olarak Allah’ın azabında olacak kimselerden bahsetmektedir.

Ayrıntılı Cevap

Allah-u Teala kendisi rahmetin kaynağı olmasına rağmen Kur’an-ı Kerim’de bir çok kişiye lanet etmiştir. Örneğin: Allah’a ve Resulüne eziyet edenlere, kadın olsun erkek olsun bütün münafık ve müşriklere, ayetleri gizleyenlere, Allah’ın elinin bağlı olduğunu söyleyen Yahudilere ve mümin kadınlara iftira atanlara.[1]

Bütün bunlar gösteriyor ki, Allah insanlara özgürlük verdiği halde bazıları günaha ve isyana o kadar saplanmışlar ki, kendilerini Allah’ın ebedi azabına müstehak etmişlerdir. Hakk’ın rahmeti, Kur’an-ı Kerim, Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt’in (a.s) öğretilerine göre kendisini onun rüzgarına doğru tutan kimseye ulaşır. Kur’an, ebedi olarak Allah’ın azabında olacak kimselerden bahsetmektedir.[2]

Öyleyse Allah veya Peygamber (s.a.a) ve Masumlar (a.s) bazılarına lanet etmişlerse, böyle kimseler Allah’ın rahmetine giden bütün yolları kapadıkları, günaha girdikleri ve Allah’a muhalefet ettiklerinden dolayı onlar için kurtuluşa erme ümidi kalmamış demektir. İmam Ali (a.s), İmam Hüseyin (a.s) ve diğer İmamlar (a.s), sizinde belirttiğiniz gibi her savaşın başlangıcında kendilerine savaş açanları hakka davet ederlerdi, ama bu davetleri kabul görmediğinde şiddete baş vururlardı.

Ölmüş zalimlerin durumu neden anlatılmasın ve bundan dolayı onlara neden lanet edilmesin? Kur’an’ın nazil olmasının üzerinden 1400 seneden çok geçmesine rağmen henüz Ebu Lehep gibilerin dosyası açıktır. Kur’an buyuruyor: ‘Elleri kuruyasıca Ebu Leheb ve kurudu da...’[3]

Allah’ın ve Ehl-i Beyt’in (a.s) düşmanlarından beri olmak (yani teberra) Şia mezhebinin temel ilkelerindendir. Sevmek (yani tevella), teberra ile beraber olursa mana kazanır.

Allah’ın ve Ehl-i Beyt’in (a.s) düşmanlarına lanet etmenin salavattan daha üstün olduğuna dair rivayetler vardır.[4]

Evet, bazen aykırı iş yapan müminlerin kendilerinden değil onların amellerinden nefret ederiz. Ancak hakikat ortaya çıktıktan sonra bile Allah’ın velilerini öldürmek gibi büyük günah işliyenlere karşı ne yapmalı?

İmam Kazım’ın (a.s) şöyle buyurduğu rivayet edilir: ‘Bizim dostlarımızdan yanlış iş yapanların kendilerinden değil, amellerinden beri olun.’[5]

İnsanları Allah yoluna hidayet etmek ve geniş ilahi rahmete ulaştırmak için gelen Masum İmamların (a.s) hakkını inkar eden, Onların mukaddes kanlarını akıtan ve insanlığı bu büyük feyizden mahrum bırakanlar ebedi olarak Allah’ın ve bütün Allah dostlarının lanetine hak kazanacaklardır. İnsanlığı kıyamete kadar bu hidayet meşalesinden mahrum etmenin cezası ebedi azaba çarptırılmaktır.



[1] -Ahzap/57, Feth/6, Bakara/159, Maide/64, Nur/23.

[2] -Ahzap/65.

[3] -Mesed/1.

[4]-Ebu’l Hasan b. Muhammed Necefi Razi, Mecma-un Nureyn ve Multek-al Bahreyn, s.243, İntişarat-ı Âl-i Aba, Kum.

[5] -(Ravi) Diyor ki: Ebu’l Hasan Musa (Kazım)’dan (a.s) ‘Sizin dostlarınızdan bilerek şarap içen ve günah işleyen birinden beri olalım mı?’ diye sorduğumda şöyle buyurdu: ‘Onun kendisinden değil amelinden beri olun. Onu sevin ama amelini sevmeyin.’ Ben: ‘Onlara fasık ve facir dememize izin veriyor musunuz?’ diye sorduğumda: ‘Hayır’ diye buyurdu ‘Fasık ve facir, hakkımızı inkar eden dostlarımıza düşmanlık eden kafirdir. Allah dostlarımızın -ne yaparlarsa yapsınlar- fasık ve facir olmasından sakınır. Siz deyin ki, ameli kötüdür, ameli günahtır, kendisi mümindir, ama işi kötüdür; ruhu ve bedeni paktır...’ (Müstedrek-ul Vesail, c.12, s.237).

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Kur’an surelerinin kaç tanesi hayvan ismiyledir?
    34499 Kur’anî İlimler 2010/08/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Yanlışlıkla işlenmiş bir cinayetin diyeti ne kadardır? Bugün dinar ve dirhemin dolar olarak karşılığı nedir?
    14792 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/04/04
    Dinar ve dirhem Hz. Peygamber (s.a.a) ve imamlar (a.s) zamanında yaygın olan dövizlerdendi ve şerî ve hukukî hususlarda da kullanılmaktaydı. Bugün de bazı hususlarda kullanılmaktadır. Dinar altın türünden ve dirhem ise gümüşten bir sikkeydi. Bundan dolayı dinar ve dirhemde kullanılan altın ve gümüşün ağırlığını bilmeyle bu iki ...
  • Mastürbasyonun evlilikten farkı nedir?
    20018 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/08
    Mastürbasyon insanın ihtiyacını gerçek şekilde gidermez ve sahte bir doyumdur. İnsanın şehvanî ihtiyacı sadece meninin çıkmasıyla giderilmez. Bunun aşk, duygu, yakınlık ve sevgi ile beraber olması gerekir. Bu nedenle bu fiili işleyenler içlerinde eksiklik hissederler. Bu da cismanî ve ruhî hastalıkları peşinden getirebilir. Ama evlilik şehvanî ...
  • Cinleri, ruhları ve şeytanları çağırıp teshir etmenin (emri altına almanın) hükmü nedir?
    16205 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/06/16
    Ruhlar, cinler ve şeytanlardan ilmi ve ameli istifade etmeye ve irtibata geçmeye lugatte ve fıkhi ıstılahta sihir denmektedir.[i] Kur'an, hadis ve fıkhi delillere göre sihirbazlık dünya ve ahiret yaşantıları açısında insanın faydasına değildir.
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6987 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Fatıma Zehra (a.s) nerede toprağa verildi?
    49013 تاريخ بزرگان 2011/10/23
    Fatıma Zehra (a.s), İslam Peygamberinin (s.a.a) elçiliğe seçilmesinden sonra[1] ve hicretten sekiz yıl önce (peygamberliğin beşinci yılında) Mekke’de doğmuş[2] ve dokuz yaşındayken İmam Ali (a.s) ile evlenmiştir.[3] Peygamberden (s.a.a) sonra Hz. Fatıma’ya (a.s) zulüm ...
  • Babam şehid olmuştur ve ben o dönemde ergin değildim ve onun ne kadar namaz kazası olduğunu bilmiyorum. Yükümlülüğüm nedir?
    6071 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/01/18
    Büyük taklit mercilerinin görüşüne göre, eğer babanın kazası varsa, onun vefat etmesinden sonra en büyük oğlunun kaza namazlarını yerine getirmesi farzdır. Babanın vefat ettiği zamanda oğlun ergin olup olmaması bir şeyi değiştirmez.[1] Eğer oğul kaza namazlarının sayısını bilmiyorsa, kesin ...
  • Acaba İslam Peygamberi şehit mı oldu?
    19193 تاريخ بزرگان 2011/09/28
    Şia ve Ehlisünnet’in Rivayi ve tarihsel kaynaklarında Peygamber’in (s.a.a.), zehirlendiğinden dolayı şehit olduğunu teyit eden birçok delil var olmakta. Ama şu noktaya da dikkat etmek gerekir ki eğer şehitliği kuranın tarif ettiği; yani Allah ve Allah resulü yolunda öldürülmek şekilinde tarif edersek açıktır ...
  • Lütfen Şia tefekkürünün temlini ve özelliklerini açıklayınız.
    10983 Eski Kelam İlmi 2008/05/14
    Şia tefekkürünün temeli ve Şia ilimlerinin hepsi Kuran’ı Kerim’den alınmıştır.Kuran’ı Kerim’in ayetlerinden anlaşılan anlamı ve Resulü Ekrem’in söz ve davranışlarını ve hatta takrirleri (bir davranış karşısında onu onaylarcasına susmasını) hüccet bilir ve yine masum İmamların (a.s) ...
  • Neden zamanın imamının (a.c) esenliği için dua ediyoruz?
    6195 Eski Kelam İlmi 2011/03/02
    Zamanın imamının (a.c) esenliği için dua etmek şerî buyruklardandır ve her ne kadar nedenini bilmesek de hikmet taşımaktadır. Aşağıdaki hususlar bu hikmetlerin bazı örnekleri olarak zikredilebilir: 1. O değerli şahsın varlığı için yapılan dua, onun esenliği için bir etkendir. Netice itibariyle her ...

En Çok Okunanlar