Gelişmiş Arama
Ziyaret
12634
Güncellenme Tarihi: 2009/08/25
Soru Özeti
Yok olmak mümkün mü?
Soru
Yok olmak mümkün mü?
Kısa Cevap

Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.

Ayrıntılı Cevap

Yok olmaktan kastınız nedir? Doğmadan önceki hale dönmek midir kastınız? Örneğin insan bazen der ki: Keşke doğmasaydım?

Geçmişe dönmek mümkün değildir. Zira zaman geçip gidiyor ve bu bizim istek ve irademize bağlı değildir; zaman geri de dönmez. Bu mana göz önüne alındığında yokolmak imkansız bir şeydir. Ancak yokolmaktan kastınız ölmek ise, bilin ki ölüm yokluk değildir. Ölüm bir halden başka bir hale geçiştir. Bir alemden başka bir aleme geçmektir. Dolayısıyla ölüm, gerçekte tekmül ve ilerleme sayılmaktadır. Nitekim Mevlana diyor ki:

 

Cansızlıktan çıktım bitki oldum

Bitki olmaktan çıktım hayvan oldum

Hayvanlıktan çıktım insan oldum

O zaman neden yokolurum diye ölümden korkayım

Bir hamlede insan olmaktan da çıkayım

Meleklerden kanat almak için

Sonra melek olmaktan da çıkayım

Vehmin olmadığı şeye ulaşayım

Öyleyse yok olayım erganun gibi yok olayım[1]

'İnna ileyhi raciun' diyeyim.[2]

 

Mevlana demek istiyor ki, insan olmak için cisim olmak, bitki olmak ve hayvan olmak gerekir. Bu üç merhalenin her biri gerçekte, bir önceki merhalenin ölümüyle gerçekleşir.[3] Ve bununla şöyle bir netice alıyor: Eğer şu anda ölsem yokluğa gitmem. Aksine bir aşama daha yukarı çıkarım ki, o da meleklerin mertebesidir.

 

Filozoflar da ölümden sonra ki dirilmeyi yokluğa dönüş olarak kabul etmiyor ve diyorlar ki: 'Ma'dumun (yokolanın) aynısının dönmesi imkansızdır.[4]

 

Kıyamet ve meadı ma'dumun iadesi ve yok olan bir şeyin yeniden var olmasıdır diye düşünen kimse yanılıyor. Zira:

1- Ölmekle yokolunmaz; ölüm bir çeşit tekamüldür. İnsanın gerçek hakikatini teşkil eden ruh, bedenden ayrılmakla yaşamını devam ettiriyor, hatta güç ve kudreti, bedenin idaresinde olduğu zamankinden çok daha fazladır.

2- Mead ve kıyamet, yokoluştan sonra tekrar var olmak demek değildir. Mead dönüş demektir. Bunun da manası yokolduktan sonra tekrar var olmak değil, Allah'a dönüştür. Kısaca belirtmek gerekirse, yokolmanın her hangi bir manası yoktur ve böyle bir şey mümkün de değildir.[5]



[1] -Mevlananın burada yokluktan kastı şiirinin üst beyitlerinde kendisinin dediği gibi, bir halden başka bir hale geçmektir.

[2] -Mesnevi-i Manevi, Defter-i sevvum, s.512

[3] -Tıpkı Sadra-i Mektebinin görüşüne göre ölüm, giysiden (var oluştan) sonraki giysidir (var oluştur), yokluktan sonraki giysi (var olma) değil

[4] -Filozofların delilleri hakkında bilgi sahibi olmak için bkz: Allame Tabatabai, Nihayet-ul Hikme, s.22-25

[5] -Felsefede, 'Var olan bir şey yok olur mu?' diye bir konu vardır. Eğer hiçbir varlık yok olmuyorsa, bu kanun varlıkların ezeli ve ebedi oldukları anlamına mı geliyor?

Bu soruya Lavoisier (Lavazye)'nin deneysel yolla ve felsefi olarak iki şekilde cevap verilmiştir. Daha fazla bilgi için bkz: Allame Tabatabai, Usul-u Felsefe ve Reviş-i Realizm, c.3, s. 111-121, (Üstad Mutahhari'nin dipnot açıklamalarıyla) Allame Tabatabai, Nihayet-ul Hikme, s.326

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar