Gelişmiş Arama
Ziyaret
24732
Güncellenme Tarihi: 2011/07/18
Soru Özeti
Zifaf gecesinin adabı nasıldır?
Soru
Lütfen zifaf gecesi hakkında bir açıklama yapar mısınız?
Kısa Cevap

Zifaf gecesi gelinle güveyin (damat) şer’i yolla karı koca olama akdini yaptıktan sonra birlikte kalacakları ilk gecedir. Bu gece her fert için kendi hayatında çok önemli ve çok mübarek bir gecedir. Bu nedenle İslami kaynaklarda bu gece için birçok adap zikredilmiştir. Mübarek oluşuna kaynaklık yapan evlilik hakkında varit olan hadislerdir. Hadiste şöyle denilmiştir: “Müminin izdivaç ve evlenmekle imanının yarısı tekmil olacaktır. Bu gecede dua kabul ediliyor, bu gecede melekler gelin ile güvey için rahmet yağdırıyorlar”.

Evlenme ve karı koca ilişkisi bağlamında var olan adaplar iki türdür:

A)         Zifaf gecesiyle irtibatlı olan adaplar.

Bu bağlamda zikredilen adaplar şunlardır:

1-         İlkin gelin ile güvey (damat) abdest alsınlar.

2-         Cahiliyet merasimlerinin tersine zifaf gecesinde tekbir getirsiler.

3-         Abdest aldıktan sonra huzu ve huşu ile iki rekat namaz kılsınlar. Gelin ile damadın (güveyin) kaderinde çok etkili olan aşağıdaki duayı okusunlar: “Allahım! Kadının (gelinin) ülfetini, rızayetini, sevgisini bana ve benim rizayetimi de ona bana ver, en güzel bir şekilde bizi birleştir. En iyi ülfeti bize ver. Helâlı seven haramdan nefret eden sensin”.

4-         Zifaf namazını kıldıktan sonra yakarış ve dua etsinler.

5-         Gelin zifaf odasına girdikten sonra güveyin yönünü kıbleye çevirir halde elini gelinin alnına koyacak ve kendisi, gelin ve kendisinden gelecekte doğacak evlatları için dua etsin: “Allahım! Bu kadını senden emanet aldım. Senin kelimelerinle onu helal kıldım. Eğer bu kadından benim için bir çocuk karar kılmışsan onu bereketli ve kamil kıl. Onda şeytan için pay bırakma”.

b)         Evlenmenin genel adapları “müstahaplar”:

1-         Abdest alınsın.

2-         Bismillah söylensin.

3-          Cima yaparken acele edilmemeli. Kadının kendisi de tam lezzet götürebilmesi için hazırlanmalıdır.

4-         Cima pazartesi, Salı, perşembe ya Cuma geceleri yapılmalı.

5-         Kadının temayülü olduğu vakitlerde cima yapılmalı.

Aşağıdaki hususiyetlerle (vakitlerde) cima yapmaktan sakınması tavsiye ediliyor:

1-         Ayın veya güneşin tutulduğu gecelerde.

2-         Güneşin batacağı vakitte.

3-         Fecirden güneşin doğuncaya kadar.

4-         Ramazan ayı hariç diğer ayların ilk gecesi

5-         Ayın son gecesinde.

6-         Uykuda gerçekleşen ihtilamdan sonra.

7-         Çocuğun bulunduğu odada.

8-         Kadınının aletine bakmak.

9-         Çıplak haliyle.

10-       Göğün altında (açık yerlerde).

11-       Önünü veya arkayı kıbleye dönük durumda.

12-       Tok karınla[1]

13-       Onlara bakan veya seslerini işitecek çocuğun bulunduğu yerde, onların dediklerini anlamasa bile.

14-       Namaz ile kamet arasında, zira bu vakit ibadi olan amellere hastır.

15-       Kurban bayramının gecesinde.

16-        Ramazan bayramının gecesinde.

Zikir edilen vakitlerde ve haletlerde cima yapmak mekruhtur. Bunun haricindeki vakitlerde sakıncası yoktur.[2]

Konuyla ilişkin daha fazla bilgi edinmek için aşağıdaki kaynaklara müracaat ediniz:

1-         İbrahim EMİNİ, “ayin hemserdari”.

2-         İŞTİHARDİ, “izdivac-i asan”.

3-         MİŞKİNİ, “izdivaç der İslam”.

4-         Dr. PAKNEJAD, “izdivaç mektebi insan sazi”.

5-         ALLAME MECLİSİ, “hilyetu’l muttakin” s. 70-75.

6-         izdivaç ve mesail cinsi” bir grup yazmış.

7-         Dr. Seyit Cevat MUSTEFEVİ, “bihişt-i hanevade”.



[1]sefinetul-bihar”, c. 1, s. 181.

[2] Cd. Pursıman.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar