Gelişmiş Arama
Ziyaret
12588
Güncellenme Tarihi: 2009/02/22
Soru Özeti
'Her gün Aşuradır, her yer Kerbela' sözü bir hadis midir? Hadis ise senet ve itibarı ne ölçüdedir?
Soru
Birçok kişiden 'Her gün Aşuradır, her yer Kerbela.' hadisinin çok zayıf bir hadis olduğu veya böyle bir hadisin olmadığını duydum. Sizden ricam bu konuda daha fazla bilgi vermenizdir. Bu söz bir hadis ise lütfen onun itibar ve doğruluğunun ne ölçüde olduğunu söyleyin.
Kısa Cevap

Hadis kitaplarında 'Her gün Aşuradır, her yer Kerbela' sözünün Masumlara (a.s) ait olduğuna dair bir delile rastlamadık. Ancak bu söz Kerbela olayı hedef ve maksadını ifade etmek yönünden güzel bir anlamı ifade eden anlamlı mesajlar içeren bir sözdür. Zira İmam Mehdi (a.s) zuhur edip zalimlerin kökünü kazıyıncaya kadar zalimin mazluma yapacağı zulüm bitmeyecektir. Aşura günü gibi bir günün olması mümkün olmamakla beraber Aşura kültürü devam etmektedir ve Kerbela da, İslam uğruna direnişin ve zulümle, adaletsizlikle mücadele etmenin sembolü olmuştur. Masum İmamlar (a.s) bize, zalimlerin zulmüyle mücadele etmenin gerekliliğini öğretmiş, kendileri de buna amel etmişlerdir. Aşura, belli bir zaman ve mekan içinde sınırlanmış bir olay değildir.

Ayrıntılı Cevap

Hadis kitaplarında 'Hergün Aşuradır, her yer Kerbela' sözünün Masumlara (a.s)[1] ait olduğuna dair bir delile rastlamadık.[2]

Ancak bu söz Kerbela olayı hedef ve maksadını ifade etmek yönünden güzel bir anlamı ifade eden anlamlı mesajlar içeren bir sözdür. Zira İmam Mehdi (a.s) zuhur edip zalimlerin kökünü kazıyıncaya kadar zalimin mazluma yapacağı zulüm bitmeyecektir. Aşura günü gibi bir günün olması mümkün olmamakla beraber Aşura kültürü devam etmektedir ve Kerbela da, İslam uğruna direnişin ve zulümle, adaletsizlikle mücadele etmenin sembolü olmuştur. Masum İmamlar (a.s) bize, zalimlerin zulmüyle mücadele etmenin gerekliliğini öğretmiş, kendileri de bu yolu takip etmişlerdir. Aşura, belli bir zaman ve mekan içinde sınırlanmış bir olay değildir.

 

'Hergün Aşuradır, her yer Kerbela' sözü, hakla batıl arasında ki savaşın her yer ve zamanda süreceğini göstermektedir. Aşura ve Kerbela bu zincirin parlak halkalarından biridir. Hakla batıl daima birbirlerine karşı mücadele ve savaş halindedirler. Hakkın savunuculuğunu üstlenen özgür insanlar sürekli batıla karşı savaş vermişlerdir. Hak ve batıl mücadelesini umursamamak dinsizliktir.

 

İmam Hüseyin (a.s)'ın gerçek takipçilerinden ve İslam Cumhuriyetinin kurucusu büyük mücahid İmam Humeyni (r.a) de yukarıdaki sözü 'Büyük bir sözdür.' diye nitelemektedir. O, Aşura'nın manasının korunmasına ve Kerbela'nın rolünün yerine getirilmesine önem vererek şöyle demiştir: 'Bu söz (Hergün Aşuradır, her yer Kerbela) büyük bir sözdür… Halkımız her gün bu manayı algılamalıdır; bugün Aşura günüdür ve biz zulmün karşısında durmalıyız, burası Kerbela’dır ve Kerbela’nın rolünü yerine getirmeliyiz, o, belli bir yere ait değildir, belli kişilerle sınırlı değildir. Kerbela olayı yetmiş iki kişilik bir grupla ve Kerbela toprağıyla sınırlı değildir. Her yer bu rolü üstlenmelidir..'[3]

 

İmam Humeyni (r.a), Seyyid-i Şüheda (a.s)'ın kıyam ve şehadetinin Müslümanların toplumsal hareketlerinin dayanağı olması gerektiğine inanıyor ve kendisi de Hüseyni kıyamı İslam İnkılabı hareketinin temeli biliyordu: 'Seyyid-i Şüheda'nın işi, onun sahip olduğu ideal, gittiği yol, şehadetinden sonra İslam'a zafer kazandırdı. Bu eğitici olayda hem görev vardır, hem de müjde: Görev, mustazafların az sayıda da olsa büyük bir şeytani güce sahip olan müstekbirlerin aleyhine şehidlerin efendisi gibi kıyam etmeleridir. Müjde ise, şehidlerimiz kerbela şehidlerinden sayılmalarıdır.'

 

Yine şöyle demiştir: 'Aşura savaşı, zaman yönünden en kısa savaştı (yarım gün), ama etki ve uzantı yönünden ise hak ve batıl arasında ki en uzun savaştır. Kerbela'da olmak ve Şehidlerin İmamına yardım etmek (keşke sizinle beraber olsaydık ve o büyük feyize bizde ulaşsaydık)[4] arzu edildiği sürece Kerbela cephesi sıcak kalacak ve Aşura savaşı devam edecektir.[5]

Başka bir deyişle, İmam Hüseyin (a.s), Hz. Adem, Hz. İbrahim, Hz. Nuh, Hz. Musa ve Hz. İsa (aleyhimu's selam)'ın ve Hz. Muhammed (s.a.a)'in varisi ise onun (a.s) Aşuravari takipçileri de kanlı cihat ve şehadetin varisidirler ve Kerbela sancağını yere bırakmayacaklardır. Teşeyyü'nün bu yapısı onun siyasi boyutudur. Nitekim İmam Hüseyin (a.s) şöyle buyuruyor: 'Bende sizin için bir örnek vardır.'[6]

 

Bu görüş, Kerbela ve Hüseyni kıyam yalnızca İmam (a.s)'a aittir, Ondan (a.s) başkası bu yoldan gidemez, tezini reddetmektedir.

 

Şia yani süvarinin yanında giden piyade

Güneş çeksin çehresinden perdeyi diye

Şia yani bela kadehine susayan kimse

Şia yani Kerbela kıyamı

Şia yani gökyüzü tepkisi

Neyin ucunda ki gökkuşağı cilvesi

Neyin dudağından duyayım sesini

'Ölümü ar bilmiyorum.' diyen sesini

Şia yani kınından çıkmış kılıç

Budur sözün kısası, ey kardeş.[7]

 

Haşim Maruf el-Hasani şöyle yazıyor: 'Biz yakin ediyoruz ki, İmam Hüseyin (a.s) günümüzde yaşamış olsaydı, Kudüs, Güney Lübnan ve bir çok İslami bölgede ikinci Kerbela yaratırdı ve Muaviye ve Yezide karşı takındığı tavrı takınırdı.'[8]



[1] -Bazıları herhangi bir kaynak göstermeden bu sözü İmam Sadık (a.s)'dan nakletmişlerdir. Bkz: Abbas Azizi, Peyam-ı Aşura, s.28; Cevad Muhaddisi, Ferheng-i Aşura, s.371

[2] -Bazılarıda bu sözün Masumlar (a.s)'dan rivayet edilen bir hadis olmadığına dair karineler zikretmişlerdir. Bkz: Mecelle-i Ulum-u Hadis, no: 26

[3] -Sahife-i Nur, c.9, s.202

[4] -Ziyaret-i Aşura

[5] -Sahife-i Nur, c.20, s.195

[6] -Tarih-i Taberi, c.4, s.304

[7] -Muhammed Rıza Ağasi'nin, 'Şianame' mesnevisinden alınmıştır. (Keyhan gazetesi, h.ş.12/6/1371)

[8] -el-İntafadati'l Şia, s.387

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Yanlış bilgiler bilgi sayılmadığına göre Allah doğru ve yanlış bilgileri nasıl biliyor?
    6802 Eski Kelam İlmi 2012/05/15
    İster doğru olsun ister yanlış bir şeyi bilmek onu kabul etmek manasına gelmez. Ve biliyoruz ki Allah ilmini mevcut olan doğru veya yanlışlarla elde etmiyor, O’nun ilmi zati’dir. ...
  • Akıl din ile neden çelişir?
    12716 Yeni Kelam İlmi 2010/07/24
    Akıl, insanların içsel hücceti olup kemal yolunda kendilerine rehberlik eder. Şeriat (din) ise kirlilik girdabından insanları kurtarmak ve onları insanî kemal ve saadete sevk etmek için dışsal bir hüccettir. Buna göre zahir ve batın hüccetlerin birbiriyle çatışır olması mümkün değildir. Akıl bir fenomen ve her fenomen ...
  • Öldükten sonra insan ruhu hayvan şekline mi bürünür yoksa berzahta mı kalır?
    93941 روح و نفس 2012/07/24
    Öldükten sonra insan ruhunun başka bir insan veya hayvan şekline bürünmesi reenkarnasyona inanan kişilerin görüşüdür ve bu İslam’ın bakışında yanlış ve geçersiz bir görüştür. Ruh, dünya bedeninden ayrıldıktan sonra berzah âleminde misali bedende yer edinir ve kıyametin başlamasına dek berzah hayatını sürdürür. Bazen kabir âlemi ve bazen ...
  • Ağzı temizleyen maddelerin içinde genellikle az miktarda alkol bulunur. Bunun hükmü nedir?
    6952 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/06/12
    Sarhoş edici[1] sıvılardan olup olmadığı belli olmayan alkoller temiz hükmündedirler. Onların karıştırıldığı sıvıların alınıp satılması ve kullanılmasının herhangi bir sakıncası yoktur.[2]
  • Hz. Adem (a.s)’ın cennetten inişi ne manaya gelmektedir?
    14359 Eski Kelam İlmi 2010/01/27
    Hubut yüksekten aşağı inmek (nüzul) manasında olup, Suud’un (yukarı çıkmanın) karşıt anlamlısıdır. Bazen bir mekanda yerleşme manasında da kullanılmıştır.Hz. Adem (a.s)’ın hubutu konusu ve hubut olayı, her şeyden önce Hz. Adem (a.s)’ın bulunduğu cenneti nasıl mana ettiğimize bağlıdır. Acaba ...
  • Sehl bin Sa’d Saidi kimdi?
    9301 تاريخ بزرگان 2011/04/13
    Sehl bin Sa’d Ensari Saidi, Resul-i Ekrem’in (s.a.a) tanınmış sahabelerinden olup Peygamberimiz vefat ettiği zaman 15 yaşındaydı. Onun asıl adı ‘Hazn’ idi, ama Peygamber (s.a.a) adını ‘Sehl’ diye değişti. Künyesi ‘Ebu’l Abbas’ idi. Uzun bir ömür sürdü. Medine’de ölen son sahabe olduğu söylenmektedir. Kimisi hicri 88 yılında, kimisi ...
  • Eşinin veya başkalarının verdiği hediyelerle kadına hac farz olur mu?
    6298 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/12
    Bu malların size hediye edilip sizin kabul etmenizden sonra sizin malınız olduğuna göre bunlar da sizin diğer mallarınız gibi sayılır. Sizin bu mallarla mustati (hacca gitmeye gücünüzün) olduğu farz edilmiştir. Bu yüzden sizi mustati kılacak diğer şartlar da var ise hac size farz olur. ...
  • Hawking tarafından ortaya atılan anlayış ve düşünceye göre evren kendiliğinden meydana gelmiştir. İslam’ın bu nazariye karşısında cevabı nedir?
    13720 Yeni Kelam İlmi 2012/04/02
    Sorunun birinci kısmının cevap şudur: Evvela sayıns (science) anlamında olan ilimde hiçbir önermenin % 100 kesin olduğu hükmü yoktur. Hawking tarafından ortaya atılan bu yargı ve teori de bu kaideden müstesna değildir. Medya ve basın organlarının abarttığının tam tersine bilim adımı olan bu düşünce sahibinin kendisi bile ...
  • Sermayenin humusu var mıdır?
    6247 Humusa Konu Olan Şeyler 2012/05/16
    Muhterem taklit mercilerinin sermayenin humusu hakkındaki görüşü şudur: Eğer bir kimse bir sermaye edinirse ve bu sermayenin humusunu vermesi durumunda kalan kısmıyla bir işe girişemezse ki bu sermayeyle geçinmeyi istiyorsa bu sermayenin humusunu vermeli midir? Tüm merciler (Ayetullah Vahit ve Ayetullah Safi dışında): ...
  • Vacib’ul-vucudun bütün kemallere sahip olduğunun delili nedir?
    6352 صفات واجب 2018/11/14
    Vacib’ul-vucut zaten bütün kemallere sahip olmalıdır. Zira kemallerden bir kemale sahip olmaz ise bu eksikliğe ve noksanlığa sonuç olarak ta fakirliğe yol açar, buda vacib’ul-vucut için niyazdır. Açıktır ki kemali bir varlığın sahip olmadığı kemaller varsa bu kemalleri hasıl etmek için bir başkasına ihtiyaç duyar. Sizin faraziyeniz; ...

En Çok Okunanlar