Gelişmiş Arama
Ziyaret
23249
Güncellenme Tarihi: 2011/11/12
Soru Özeti
“Mehdi cennet ehlinin Tavusudur” hadisiyle, Tavusu yeren diğer hadisler nasıl birleştirilebilinir?
Soru
Peygamber’in (s.a.a) buyurduğu “Mehdi, cennet ehlinin Tavusudur” hadisiyle, tavusu yeren diğer hadisler nasıl birleştirilebilinir?
Kısa Cevap

Hz. Mehdi’nin (a.s) faziletlerinin zikri babında Peygamber Ekrem’den (s.a.a) pek çok rivayet nakledilmiştir. Bu hadislerden bir tanesi şöyledir: “Mehdi, cennet ehlinin Tavusudur.” Bu hadis Şia ve Ehl-i Sünnet’in muteber kitaplarında nakledilmiş ve muhteva açısından da bir sorunu yoktur. Çünkü bizim dini öğretilerimizde, Tavus yaratılışta güzellik ve harikuladelikte meşhurdur. Nitekim Hz. Ali (a.s) bir hutbesinde bu kuşun yaratılışta son derece güzel olduğunu beyan eder. Bu hadiste de Hz. Mehdi’nin (a.s) cennetlikler arasındaki güzelliği, Tavus’un diğer kuşlar arasındaki güzelliğine benzetilmiştir. Buna binaen tıpkı bu hadis gereğince, nasıl ki Tavus, en güzel kuşlardan birisi sayılıyorsa, Hz. Mehdi (a.s)’de, cennet ehlinin en güzel fertlerinden bir tanesidir. Eğer Tavus’un yerilmesine dair rivayetler varsa, bu hadislerin zayıflığının yanı sıra, söz konusu bu rivayetle uyuşmayan bir tarafı yoktur.

Ayrıntılı Cevap

Ehl-i Sünnet kaynaklarında Peygamber Ekrem’den (s.a.a) Hz. Mehdi’nin (a.s) faziletleri babında hatıra olarak kalan hadis şudur: “Mehdi (a.s) cennet ehlinin Tavusudur.”[1]

Zikredilmeye değer nokta şudur: Her benzetmenin temel dört kuralı vardır, bunlar: Benzeyen (müşebbeh), Kendisine benzetilen (müşebbeh’un bihi), Benzeme yönü (vechi şebeh) ve Benzetme edatı. Her benzetmede, Benzeme yönü muhataba göre meşhur ve maruf olmalıdır. “Ali, Aslan gibidir” örneğinde Benzeyen: Ali, Kendisine benzetilen: Aslan, Benzetme edatı: Gibi, Benzeme yönü: Cesarettir. Cesarette (Benzeme yönü) Aslanın diğer hayvanlar içinde meşhur ve tanınmış olduğunu önceden bilmemiz hasebiyle Ali cesurlukta Aslan gibidir başka yönlerden değil. Buna binaen bu benzetmeden Ali’nin cesur olduğu anlıyoruz.[2]

Yukarıdaki konuları dikkate alarak şunu diyoruz: Nebevi rivayetlerde de bu benzetme dikkat konusudur; yani halk arasında Tavus güzel ve nefis bir kuş olmakla tanınıyorsa Hz. Mehdi (a.s)’de cennet ehli arasında en güzel şahıslardan bir tanesidir. Netice itibariyle Peygamber (s.a.a)’in bu buyruğunda, Tavusun güzelliği “Benzetme yöntemi” olarak dikkate alınmıştır. O hal de Tavusu yeren rivayetlerle hiçbir uyuşmazlığı olmayacaktır.

Yukarıda anlatılanlara ek olarak, bizim dini öğretilerimizde Tavus, güzel ve harikulade bir kuş olarak anılır ve yerilme imkânının en az olduğu bir kuştur. Örnek olarak Hz. Ali (a.s) “Nehc’ül-Belağa”da buyurduğu bir hutbenin zimmînde Tavusun yaratılış harikası olduğuna dair şöyle buyurmuşlardır: “Tavus yaratılışın güzel ve hayret uyandıran kuşlardandır ve Allah onu en güzel ölçülerde yaratmıştır. Kanatlarının rengi, renklerin en güzeliyle süslenmiştir; tüy ve telekleri birbiri üzerine kapanmış harikulade kanatları vardır… Tavusun kanatları sanki gümüşten yapılmış tarak gibi durur, üzerinde biten sarı ve yeşil renkler saf altın ve yeşil zebercet gibi parlar. Onu yerin yeşilliklerine benzetecek olursanız; her ilkbaharda yeşeren rengârenk çiçekler, işlenmiş kıymetli taşlara veya Yemen’in işlenmiş giysilerine benzetebilirsiniz. Onu mücevherlere benzetecek olursanız, o muhtelif renklerden meydana gelen mücevherler ve gümüşlerle süslenmiş yüzük taşına benzer. Yürüyüşü kendisini beğenen ve iş ve ile yürüyen kimsenin yürüyüşüne benzer… Onun başında ise bir tutam yeşil ve nakışlı saç bulunmaktadır. Boynunun çıkış yeri ve boyun ile karna varan mesafe ibriğe benzemektedir. Yemyeşil renkli Yemen kına çiçeğini veya giyilen gibi parlak ipekleri andırmakta, kadının siyah bir örtüyü kendisine sardığı gibi siyah bir örtüye bürünmekte, ancak o çok parıldadığını, eşi olmayan göz alıcı yeşilliğin kendisinde birleşip kaynaştığını hayal etmektedir… Onda kullanılmayan çok az renk vardır, aşırı parlaklık ve güzellikten dolayı rengi daha güzel göstermekte ve henüz bahar yağmurlarının ve sıcak güneşin büyütmediği dağınık tomurcuklarını andırmaktadır.[3]

Hz. Ali (a.s)’nin Tavusun yaratılışının güzelliği ve harikası hakkındaki buyruğunu dikkate alarak, Tavusun yaratılmış kuşların en güzeli olduğunu anlarız. Buna binaen Nebevi rivayette Hz. Mehdi’nin (a.s) cennet ehli arasında Tavus gibi güzel olduğu açıklığı kavuşur. Sonuç itibariyle eğer Tavusun yerilmesi hakkında rivayetler var olsa bile, bu rivayetlerin zayıflığı bir yana, söz konusu bu rivayetle çelişir bir yanı yoktur ve bu şekilde Tavusu öven ve yeren rivayetler bir arada her hangi bir tezat teşkil etmeden olabilirler.



[1] Firuzi, Seyit Murtaz, “Fazail’ul-hamse mine’s-Sahahih’us-Sitte”, Lübnan: İslamiye, 1410 Kameri, c. 3, s. 343; “Bihar’ul-Envar”,  Müesseseyi el Vefa 1404 kameri, c. 51, s. 105; Şeyh Yusuf b. Yahya b. Ali, Mukaddesi, Şafii, “Akdu’d-Durer fi ahbari Mehdi el-Muntazar”, c. 1, s. 34.

[3] Seyit Razi, “Nehc’ül-Belağa”, tercümeyi Muhammed Deşti, Müesseseyi el-Hadi çapı nuzdehum, 1381 Şemsi, s. 313 ve 315.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerin manası nedir?
    8008 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/09/21
    Molla Mehdi Neraki’nin oğlu olan Molla Ahmed Neraki Şia’nın çağdaş âlimlerindendir ve onun Miracu’s-Saadet kitabında yer alan ergin halifelerden maksadı, Peygamberin (s.a.a) halifeleri; yani masum imamlardır. ...
  • Zaman nedir? İnsan tarafından kontrol edilebilir mi?
    14500 İslam Felsefesi 2011/11/22
    Filozofların önemsedikleri ve görüş ayrılığına düştükleri felsefî önemli konulardan birisi zaman meselesidir. Zaman hakkında değişik teoriler öne sürülmüştür. Meşhur filozoflar şöyle demektedir: Zaman hareketin miktarıdır, müstakar olmayan bir varlıktır ve hareketle vardır. Hareket onu taşır. Molla Sadra şöyle der: Zaman hareketin miktarıdır ve hareket etmeleri açısından hareket eden şeylerin ...
  • Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında kaç kişi recim edilmiştir ve bu konu hakkında hangi muteber kitaplar mevcuttur?
    11925 Varie 2012/08/21
    Recim hükmünün konusunun ispat edilmesi zor olması nedeniyle, böyle bir hüküm nadiren icra edilmektedir. Lakin Hz. Peygamber (s.a.a) zamanında bu hükmün icra edilmesi ile ilgili bir takım tarihi veriler mevcuttur. Maız, Yahudi bir erkek ve kadın, Eslemi adındaki bir fert, Beni Gamıt kabilesinden bir kadın ve Cuheyne ...
  • Peygamber her zaman Muaviye’ye, babasına (Ebu Süfyan’a) ve oğluna (Yezid’e) lanet mi ederdi?
    25079 Eski Kelam İlmi 2011/03/03
    Allah’ın dilinden kasıt, Allah’ın kullarına telkin ettiği ilahi sözlerdir.Hz. İbrahim (a.s), Hz. Musa (a.s) ve Hz. İsa (a.s) Kerbela’dan geçtiklerinde her birinin başından bir olay geçti. Onlar Allah’tan bunun nedenini sorup cevabını aldıktan sonra Allah-u Rahman şöyle buyurdu: ‘Gök ve yer ehli, Hüseyin’in katiline lanet ...
  • Yüzüğü sağ ele takmak mutlaka gerekli mi?
    57674 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/20
    Peygamber (s.a.a) ve Ehl-i Beyt İmamları(a.s)’nın sünnetlerinden biri ele yüzük takmaktır. Rivayetlerde yüzüğün çeşidi ve üzerindeki nakış hakkında da çeşitli bilgiler verilmiştir. Bir de yüzüğün sağ ele takılması tavsiye edilmiştir. Ancak İslam’daki yüzük takmak ile ilgili hükümlerin hepsi müstehap türündendir ve farz değildir. Sadece erkeklerin ...
  • Acaba Allah’u Teâlâ her Peygamber (s.a.a.) için bir Şeytan karar kılmış mıdır ki o, Peygamberi (s.a.a.) vesveselendirmek için Allah tarafından görevlendirilmiş olsun?
    9329 Eski Kelam İlmi 2011/09/28
    Kur’an’ı kerimin ayetleri esasınca yaratılış nizamını ve ondaki hayır ile şer tekabülünü açıklanmasında cinler ve insanlardan olan Şeytanlar sadece insanlara karşı hile ve tuzak kurma ve Allah’ın dostlarına (velileri) karşı düşmanlık yapma iznine sahip olduğu belirtilmektedir. Ama kesinlikle tekvini olan bu izin Allah ...
  • İbn. Arabî Şii miydi yoksa Sünni miydi?
    25705 تاريخ بزرگان 2011/06/20
    İbn. Arabî’nin şahsiyetinin giriftliği ve İslamî mezhepler ve bu mezheplerin önde gelen şahsiyetlerine karşı takınmış olduğu tavır, onun hangi mezhebe mensup olduğu hakkında görüş ayrılıklarının çıkmasına neden olmuştur. Bazıları onu Ehli Sünnet, bazıları On İki İmam Şia’sı, bazıları İsmailî, bazıları Malikî mezhebine mensup bilmiş ve bazıları mezhep üstü ve ...
  • Acaba Allah yetmiş yaşındakileri seviyor ve seksen yaşındakileri, azap etmeyeceğini söylemiş midir?
    9467 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2015/05/27
    İmam Sadık’tan (a.s.), rivayi (rivayet içerikli) kaynaklarda müminlerin mükâfatı noktasında bir rivayet nakil edilmiş ki şöyle buyuruyor: kırk yaşından sonra imanlı kimseler her on senede Allah tarafından özel merhamet ve lütufla karşılaşıyorlar. Eğer bu rivayetin senedinde, azıcık tesamuh göstersek ve başka rivayetleri de bunun yanına koyup, dikkate alırsak ...
  • Dua ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetinin şifa bulmadaki rolü
    15449 Yeni Kelam İlmi 2009/01/29
    Bu üç amel, hastanın şifa bulması için ayrı ayrı sebep olabilecekleri gibi üçüne birden de başvurulabilir. Ama insan dua ederken (Allah’la irtibata geçip, direkt olarak Ondan şifa isterken) doktora gider ve İmam Hüseyin (a.s)’ın türbetini de yerse daha iyi olur. Zira doktorun tedavisi, ...
  • Uyumak ve istirahat etmek için kıbleye doğru yatmak mı gerekir? Cenaze nasıl defnedilmelidir?
    57632 خواب 2012/06/11
    Bizim rivayetlerimizde uyumak dört şekilde taksim edilir ve bunların en güzel türü müminin sağ tarafa ve kıbleye doğru yatmasıdır. Ali (a.s) şöyle buyurur: Uyumak dört şekildedir: Peygamberler sırtüstü uyuyorlardı ve gözleri uyumuyordu; Allah’ın vahyi beklentisi içindeydiler. Müminler sağ tarafları üzerine ve kıbleye doğru uyurlar, padişahlar ...

En Çok Okunanlar