Gelişmiş Arama
Ziyaret
23079
Güncellenme Tarihi: 2011/11/12
Soru Özeti
“Mehdi cennet ehlinin Tavusudur” hadisiyle, Tavusu yeren diğer hadisler nasıl birleştirilebilinir?
Soru
Peygamber’in (s.a.a) buyurduğu “Mehdi, cennet ehlinin Tavusudur” hadisiyle, tavusu yeren diğer hadisler nasıl birleştirilebilinir?
Kısa Cevap

Hz. Mehdi’nin (a.s) faziletlerinin zikri babında Peygamber Ekrem’den (s.a.a) pek çok rivayet nakledilmiştir. Bu hadislerden bir tanesi şöyledir: “Mehdi, cennet ehlinin Tavusudur.” Bu hadis Şia ve Ehl-i Sünnet’in muteber kitaplarında nakledilmiş ve muhteva açısından da bir sorunu yoktur. Çünkü bizim dini öğretilerimizde, Tavus yaratılışta güzellik ve harikuladelikte meşhurdur. Nitekim Hz. Ali (a.s) bir hutbesinde bu kuşun yaratılışta son derece güzel olduğunu beyan eder. Bu hadiste de Hz. Mehdi’nin (a.s) cennetlikler arasındaki güzelliği, Tavus’un diğer kuşlar arasındaki güzelliğine benzetilmiştir. Buna binaen tıpkı bu hadis gereğince, nasıl ki Tavus, en güzel kuşlardan birisi sayılıyorsa, Hz. Mehdi (a.s)’de, cennet ehlinin en güzel fertlerinden bir tanesidir. Eğer Tavus’un yerilmesine dair rivayetler varsa, bu hadislerin zayıflığının yanı sıra, söz konusu bu rivayetle uyuşmayan bir tarafı yoktur.

Ayrıntılı Cevap

Ehl-i Sünnet kaynaklarında Peygamber Ekrem’den (s.a.a) Hz. Mehdi’nin (a.s) faziletleri babında hatıra olarak kalan hadis şudur: “Mehdi (a.s) cennet ehlinin Tavusudur.”[1]

Zikredilmeye değer nokta şudur: Her benzetmenin temel dört kuralı vardır, bunlar: Benzeyen (müşebbeh), Kendisine benzetilen (müşebbeh’un bihi), Benzeme yönü (vechi şebeh) ve Benzetme edatı. Her benzetmede, Benzeme yönü muhataba göre meşhur ve maruf olmalıdır. “Ali, Aslan gibidir” örneğinde Benzeyen: Ali, Kendisine benzetilen: Aslan, Benzetme edatı: Gibi, Benzeme yönü: Cesarettir. Cesarette (Benzeme yönü) Aslanın diğer hayvanlar içinde meşhur ve tanınmış olduğunu önceden bilmemiz hasebiyle Ali cesurlukta Aslan gibidir başka yönlerden değil. Buna binaen bu benzetmeden Ali’nin cesur olduğu anlıyoruz.[2]

Yukarıdaki konuları dikkate alarak şunu diyoruz: Nebevi rivayetlerde de bu benzetme dikkat konusudur; yani halk arasında Tavus güzel ve nefis bir kuş olmakla tanınıyorsa Hz. Mehdi (a.s)’de cennet ehli arasında en güzel şahıslardan bir tanesidir. Netice itibariyle Peygamber (s.a.a)’in bu buyruğunda, Tavusun güzelliği “Benzetme yöntemi” olarak dikkate alınmıştır. O hal de Tavusu yeren rivayetlerle hiçbir uyuşmazlığı olmayacaktır.

Yukarıda anlatılanlara ek olarak, bizim dini öğretilerimizde Tavus, güzel ve harikulade bir kuş olarak anılır ve yerilme imkânının en az olduğu bir kuştur. Örnek olarak Hz. Ali (a.s) “Nehc’ül-Belağa”da buyurduğu bir hutbenin zimmînde Tavusun yaratılış harikası olduğuna dair şöyle buyurmuşlardır: “Tavus yaratılışın güzel ve hayret uyandıran kuşlardandır ve Allah onu en güzel ölçülerde yaratmıştır. Kanatlarının rengi, renklerin en güzeliyle süslenmiştir; tüy ve telekleri birbiri üzerine kapanmış harikulade kanatları vardır… Tavusun kanatları sanki gümüşten yapılmış tarak gibi durur, üzerinde biten sarı ve yeşil renkler saf altın ve yeşil zebercet gibi parlar. Onu yerin yeşilliklerine benzetecek olursanız; her ilkbaharda yeşeren rengârenk çiçekler, işlenmiş kıymetli taşlara veya Yemen’in işlenmiş giysilerine benzetebilirsiniz. Onu mücevherlere benzetecek olursanız, o muhtelif renklerden meydana gelen mücevherler ve gümüşlerle süslenmiş yüzük taşına benzer. Yürüyüşü kendisini beğenen ve iş ve ile yürüyen kimsenin yürüyüşüne benzer… Onun başında ise bir tutam yeşil ve nakışlı saç bulunmaktadır. Boynunun çıkış yeri ve boyun ile karna varan mesafe ibriğe benzemektedir. Yemyeşil renkli Yemen kına çiçeğini veya giyilen gibi parlak ipekleri andırmakta, kadının siyah bir örtüyü kendisine sardığı gibi siyah bir örtüye bürünmekte, ancak o çok parıldadığını, eşi olmayan göz alıcı yeşilliğin kendisinde birleşip kaynaştığını hayal etmektedir… Onda kullanılmayan çok az renk vardır, aşırı parlaklık ve güzellikten dolayı rengi daha güzel göstermekte ve henüz bahar yağmurlarının ve sıcak güneşin büyütmediği dağınık tomurcuklarını andırmaktadır.[3]

Hz. Ali (a.s)’nin Tavusun yaratılışının güzelliği ve harikası hakkındaki buyruğunu dikkate alarak, Tavusun yaratılmış kuşların en güzeli olduğunu anlarız. Buna binaen Nebevi rivayette Hz. Mehdi’nin (a.s) cennet ehli arasında Tavus gibi güzel olduğu açıklığı kavuşur. Sonuç itibariyle eğer Tavusun yerilmesi hakkında rivayetler var olsa bile, bu rivayetlerin zayıflığı bir yana, söz konusu bu rivayetle çelişir bir yanı yoktur ve bu şekilde Tavusu öven ve yeren rivayetler bir arada her hangi bir tezat teşkil etmeden olabilirler.



[1] Firuzi, Seyit Murtaz, Fazail’ul-hamse mine’s-Sahahih’us-Sitte, Lübnan: İslamiye, 1410 Kameri, c. 3, s. 343; Bihar’ul-Envar,  Müesseseyi el Vefa 1404 kameri, c. 51, s. 105; Şeyh Yusuf b. Yahya b. Ali, Mukaddesi, Şafii, Akdu’d-Durer fi ahbari Mehdi el-Muntazar, c. 1, s. 34.

[3] Seyit Razi, Nehc’ül-Belağa, tercümeyi Muhammed Deşti, Müesseseyi el-Hadi çapı nuzdehum, 1381 Şemsi, s. 313 ve 315.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar