Gelişmiş Arama
Ziyaret
5099
Güncellenme Tarihi: 2014/06/23
Soru Özeti
İslam Dinin Zarurileri Nelerdir?
Soru
İslam Dinin Zarurileri Nelerdir?
Kısa Cevap
Dinin zarurileri din sahibi tarafından açık bir şekilde tespit edilmiş şeylerdir. Dinin zaruri has ve genel olmak üzere iki kısımdır:
Has zaruriler din sahibi tarafından o dinin genel insanları için değil, belki has kişileri için açık bir şekilde sabit olunmuş şeylerdir. Genel zaruriler ise söz konusu dine giren, o dinin adap ve şeraitinden haberdar ve O dinin takipçileriyle muaşeret içinde olan her kes için söz konusu din sahibi tarafından açık ve bedihi bir şekle zikir edilmiş olan şeylerdir.
Mutlak olarak “zaruriler” denildiğinde, zarurilerden ikinci kısım kast ediliyor. Bu tür zarurilerin alameti şudur ki şeriat sahibi tarafından söz konusu şeyin açık delilleri, açık burhanları ve açık emareleri var olmasıdır. Ve söz konusu delillerin şeriat sahibine intisap edilmesi o denli meşhur olacak ki şeyin doğru olduğu hakkında var olan hadsi, o dinin dâhilinde bulunanlar ve o dinin takipçileriyle haşir ve neşir olan kimseler için kesin olduğu ve bu cihetle bu dine mensup olan her kesin ona iman ettiği açıktır.  
Dinin zarurileri, söz konusu dinin ehli olan kimselerin; avamı ve havası kendisine inandıkları şeylerdir denildiğinde bu kanaldan zaruri ve tanındığı içindir. Yoksa kim gelip hangi mesele hakkında yetmiş üç fıkraların tümünün durumlarını araştıracak söz konusu fırkaların avam ve havasların o meseleye itikat edip etmediğini araştıracak? Ama bununla birlikte bazı meseleler vardır ki araştırmaksızın bütün İslam fırkaları tarafından kendisine iman edildiği biliniyor. Kabe’nin kıble, beş vakit namazın var olduğu ve buna benzer meseleler gibi.
Bir meselenin dinin zarurilerinde olma şartlarından bir diğeri söz konusu mesele din ile alakalı bir mesele olmalıdır. Dinin zaruri kelimesinin kendisi buna delalet ettiği gibi. Dolayısıyla dinin taalluk ettiği meselelerden olmayan bir mesele dinin tüm takipçileri tarafından kabul görülmüş olsa bile dinin zarurilerinden sayılmaz. “Tüm kendi cüzünden daha büyüktür” veya “Ebu Kubeys” dağı Mekke’nin etrafındadır meseleleri gibi.
Böyleli bir meselenin (zaruri) inkâr edilmesi, bazı haletlerde sahibi kâfir olacak ve bunun iki durumu vardır:
Bir: İnkâr eden kimse, inkâr edeceği meseleye din sahibinin söz konusu meseleye inancı var ve kabul etmiş olduğunun farkında ve bilecek ki söz konusu meselenin inkârı din sahibini inkâr etmesini gerektiriyor. İşte bunu bildiği halde inkâr ederse kâfir olacaktır. Onun bu inkârı din sahibini inkârı etme anlamında olduğu için kâfir oluyor. Hatta bu durumlarda bile meselenin bazı dallarında inkâr edeni tekfir etmek teemmülü gerektirir. Bir sonraki meseleden de bu konu daha açık bir şekilde anlaşılacaktır.
 İkin: inkârcı inkâr ettiği şeyi dinden ve dinin hükümlerinden saydığı halde inkâr ediyor. Asıl maksadın bu olduğu da uzak değildir. el-Kâfi kitabında İmam Muhammed Bakırdan (a.s.) nakledilmiş Acliy Merviye sahihasinda şöyle denilmektedir: “Abd’ın kendisiyle müşrik olacağı en ufak şey nedir diye sordum? Şöyle dedi: hurma çekirdeğine çakıl ve çakıla hurma çekirdeğidir demek ve ona inanmaktır”.
Şunu söylemek gerekir ki bir şey bir kimsenin yanında dinden oluşu sabit olunmuş dolayısıyla kendisi için dinin zarurilerinden ve başka birisi için sabit olunmamış ve dolayısıyla onun için dinin zarurilerinden sayılmayabilir. Yani bir şey has zarurilerden olması mümkündür. Şöyle ki bir şahıs için her hangi bir meselenin ve her hangi bir şeyin delilleri açık ve söz konusu din ehlinden olan bir kimse için aynı dinin sahibi tarafından sabit olduğu bedihidir. Ama başka birisinin bu söz konusu mesele hakkında yakini yoktur. Bu cihetledir ki bizim fakihler arasında dinin zarurileri noktasında ihtilaf var olmakta ve dolayısıyla bazıları; “falan mesele ezhar, meşhur veya güçlü görüşe göre” şeklinde terimler kollanmışlardır.[1]  
 

[1] Bkz. Neraki, Mevla Ahmet b. Muhmmet Mehdi, “rsail ve Mesahi”, Kum: Kongre-i Nerakyeyn; Molla Mehdi ve Molla Ahmet, c. 2, s.336-338.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bilal evlenmiş midir, yoksa evlenmemiş midir? Eğer evlenmiş ise çocuğu veya çocukları var mıdır?
    5777 تاريخ بزرگان 2010/09/04
    Tarih kitaplarında Bilal’in evliliği hakkında bilgi bulunmaktadır. Örneğin peygamberin ısrarı ile beni Kenan kabilesinden bir kadınla evlenmiştir.[1] Bir başka yerde de beni Zühre kabilesinden bir kadınla evlendiği nakledilmiştir.[2] Bir başka kaynağa göre de ...
  • Tek bir kapısı olan Camiye hayız ve cünüp bir kimsenin girmesinin hükmü nedir?
    5982 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/30
    Hayız halinde olan kadın ve cünüp bir kimsenin Camide durması caiz değildir. Ama eğer bir kapıdan girip bir diğer kapıdan çıkıyorsa ya Camide var olan bir şeyi kaldırmak için Camiye giriyorsa sakıncası yok.[1] Buna binaen eğer Caminin tek bir ...
  • Kuran’da hangi ayet kurtuluş yolunu açıklamaktadır?
    2674 Tefsir 2020/01/20
  • Kafi’de sahih hadislerin fazla olmadığı iddiası doğru mudur?
    11232 Ricalu’l-Hadis (Ravilerin İncelenmesi) 2010/12/29
    Kuleyni’nin hadisler için söylediği ölçüler, muhalif ve çelişik hadisler içindir. Yoksa bütün sahih hadisleri tanımak için söylenen şu üç ölçüyle, yani ‘rivayetin Kur’an’la karşılaştırılması, sünniye muhalif olması ve tahyir’le sınırlı değildir; ölçüler bunlardan daha çoktur.Kuleyni’den sonra yazılan kitaplar, onun kitabının yetersiz olduğu anlamına gelmez. Çünkü ...
  • Ubey b. Kab’ın şahsiyeti nasıl idi?
    8592 تاريخ بزرگان 2012/03/12
    Ubey b. Kab, Hz. Peygamberin en meşhur sahabelerinden biridir, Şia ve Ehli Sünnet’i içeren tüm Müslümanların yanında saygıya sahiptir. Şii kaynaklarında ondan sınırlı sayıda rivayet nakledilmiştir. Rical bilginleri, onu Allah Resulü’nün sahabelerinden ve vahiy kâtiplerinden saymışlardır. Kendisinden nakledilen rivayetler göz önünde bulundurulduğunda, onun Ehli Beyte (a.s) ve ...
  • Kadınlar, arka arkaya 31 gün olan orucun keffaretini hayız halinde nasıl yerine getirebilirler?
    6008 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/02/14
    Arka arkaya tutulması şart olan oruçlarda (keffaret veya adak orucu gibi), hastalık, hayız, nifas vb. özürlerden dolayı mükellef arka arkaya oruç tutamazsa özrü (hastalık, hayız, nifas...) giderildikten sonra orucunu tutmaya hemen devam ederse orucu sahih olur ve yeni baştan oruçları tutmasına gerek yoktur.
  • Çöl ve sahraların yaratılış felsefesi nedir?
    10637 Eski Kelam İlmi 2012/04/09
    1. Allah-u Teâlâ’nın gökyüzü, yeryüzü, dağlar, denizler, ormanlar, çöller ve… kapsamak üzere yarattığı her şey fayda ve maslahat üzerinedir. Bunların yaratılışı hak iledir ve bunların hiçbirisine batıl yol bulunamaz.[1] Ne var ki beşer, bu maslahatları derk etmekten acizdir. Ormanlar ve denizler, insan için hissedilip ...
  • İnkılâbın Rehberi Seyit Ali Hameyney’i hazretlerinin namahrem kadına bakma bağlamındaki fetvası nedir?
    7312 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/20
    İnkılâbın Rehberi Seyit Ali Hameyney’i hazretlerinin namahrem kadına bakma bağlamındaki fetvası imam Humeyni’nin (r.h.) fetvasıyla aynıdır.Müslüman kadınlara bakmanın hükmü hakkında İmam Humeyni şöyle buyuruyor: “erkeğin kadının bedenine bakması ister lezzet kastıyla olsun ister lezzet kastıyla olmasın haramdır. Yüzüne ve ellerine bakması eğer lezzet kastıyla olursa haramdır. Ama eğer lezzet ...
  • Sigaranın orucu bozduğunu bilmeyen biri, sigara içerek tuttuğu oruçların kazasının yanı sıra keffarette vermeli midir?
    7618 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/13
    İmam Humeyni (r.a) ve diğer büyük taklit mercilerinin görüşleri şöyledir: (Oruç tutan kişi) Meseleyi bilmediğinden dolayı orucu bozan bir şey yapsa, eğer meseleyi öğrenme imkanı vardıysa farz ihtiyat gereği üzerine keffaret gelir. Eğer meseleyi öğrenme imkanı yoktuysa veya meselenin farkında değildiyse yahut filan şeyin orucu bozduğunu kesin olarak ...
  • Ferdi namaz cemaat namazıyla birleştirilebilir mi? (Merciim rehberdir)
    5500 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/12/22
    Ferdi namaz cemaat namazıyla birleştirilemez; elbette insan farz bir namazı kılma esnasında cemaat namazı kılınmaya başlarsa, eğer üçüncü rekata girmemişse ve namazı bitirdikten sonra cemaat namazına yetişemeyeceğinden korkarsa, namazı müstehap bir namaz niyetiyle iki rekat olarak tamamlayıp cemaate yetişmesi müstehaptır. Eğer müstehap namazı tamamlamayla da cemaate ulaşamıyorsa, müstehap namazı ...

En Çok Okunanlar