Gelişmiş Arama
Ziyaret
6180
Güncellenme Tarihi: 2009/06/16
Soru Özeti
Raksetmenin haram olduğunu söyleyen hadisleri senetleriyle beraber zikrediniz.
Soru
Raksetmenin haram olduğuna delil olan hadisleri senetleriyle beraber zikrediniz.
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

Sorunun cevabına geçmeden önce şu önemli noktaya dikkat çekmek istiyoruz: Bir rivayet, sırf hadis kitaplarında geldi diye onunla istidlal edilemez (onunla şer’i bir hokum kanıtlanamaz). Rivayetle istidlal etmek fakihlerin görevidir. Şer'i hükümleri çıkarmak onların uzmanlık alanıdır. Zira bir rivayete istidlal etmek çeşitli ilimleri bilmeyi gerektirir ki bunu da herkes bilmemektedir. Bu yüzden fıkhi kitaplara baş vurduğumuz zaman fakihlerin raksetmek konusunda ki görüşlerinin farklı olduğunu görmekteyiz. Kimisine göre raksetmek tümüyle haram değildir. Yani raksetmek eğer haram işlere neden olmazsa haram değildir. Ayetullah Hoi'nin (r.a) görüşü böyledir. O (r.a) “Düğün vb. gibi toplantılarda raksetmek ve alkış çalmak caiz midir? Bu cevaz kadınlar için de geçerli midir?” sorusuna şöyle cevap veriyor: “Raksetmek eğer kadın ve erkeğin bir birine karışması vb. gibi günahlara neden olmayacaksa başlı başına haram değildir.”[1] Öğrencisi Ayetullah Tebrizi de (r.a) aynı görüştedir.

 

Bazı takilt merciileri ise şehveti tahrike veya harama neden olursa raksetmenin haram olduğunu söylemekteler. Ayetullah Hamenei şöyle diyor: “Raksetmek eğer şehveti tahrik eder veya harama götürür ya da fesada yol açarsa haramdır.”[2]

 

Bazılarıda raksetmenin tümüyle haram olduğunu söylemekteler.[3]

 

Raksetmek hakkında iki grup hadise istinad edilebilir:

 

1-Genel olarak her türlü eğlence ve boş şeyleri yasaklamayan hadisler. Bu eğlence ve boş şeylerin içinde raksetmekte vardır. Örneğin İmam Sadık (a.s) buyuruyor: “Adem (a.s) dünyadan göçtüğünde İblis ve Kabil onu kınadılar (ölümüne sevindiler) ve saz çalıp şarkı söylemeye başladılar. Kim yer yüzünde bu şekilde eğlenirse o ikisine uymuştur.”[4]-[5]

Hz. Ali (a.s)'dan rivayet edilen bir hadiste de şöyle buyruyor: “Oyun peşinde olan ve kendisini daima eğlenceye veren kimse akıllı değildir.”[6]

 

2-Açıkca raksetmeyi yasaklayan hadisler. Aşağıda onlardan örnekler getiriyoruz:

 

İmam Sadık (a.s)'dan rivayet edilir ki, Resulullah (s.a.a) şöyle buyruyor: “Sizlere raksetmeyi, kaval, ud ve davul çalmayı yasaklıyorum.”[7]

 

Yine Allah Resulü (s.a.a)'in raksetmeyi, her türlü eğlenceyi ve bu meclislerde bulunmayı ve onları dinlemeyi yasakladığı rivayet edilir.[8]

 

Bu rivayetlerin senetlerinin ve delaletinin açıklanması fıkhi uzmanlık isteyen bir şeydir ki, kendi yerinde bunlar ele alınmıştır.[9]



[1] -Ayetullah Hoi, Sırat'un Necat (Ayetullah Tebrizinin haşiyesi) c.1, s.372

[2] -Ecvibet-ul İstiftaat, c.2, s.14

[3] -Seyyid Muhsin Mahmudi, Mesail-i Cedid-i Ez Didgah-ı Ulema ve Meraci-i Taklit, c.1, s.203-204

[4] -Ve anhum, an Sahl, an Süleyman b. Semae an Abdullah b. Kasım, an Semae kale kale Ebu Abdullah... Muhammed b. Hasan Hürr-ü Amuli, Vesail-uş Şia, Ebvab-u Ma Yuksibu Bihi, Bab-u Tahrimi İstimal-il Melahi Bi-Cemii Esnafiha ve Beyiha ve Şiraiha

[5] -Bu hadis muteber değil, zira bir senetle nakledilmiştir. Bu senette Abdullah b. Kasım Hazremi diye biri var ki, batıllıkla tanınmaktadır. Necaşi onun hakkında şöyle diyor: “Çok yalancı ve ğalidir, ğulatlardan hadis nakleder.” Şeyh Tusi de şöyle diyor: “O, vakifi mezhebine mensuptur.” Mu'cem-u Rical-il Hadis, c.10, s.285

[6] -Müstederk-ul Vesail, c.13, s.220

[7] -Ali b. İbrahim, an ebihi, an-il Nevfeli an-is Sekuni an Ebi Abdullah a.s kale... el-Kafi, c.6, s.432, Bab-ul Ğina; Vesail-uş Şia, c.17, s.313

[8] -Müstedrek-ul Vesail, c.13, s.218, Müessese-i Al-ul Beyt, Aval-il Leali, c.1, s.262

[9] -Bkz: Ğayet-ul Amal fi Şerh-i Kitab-ul Mekasib, c.1, s.124

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Seyf b. Ömer tarafından üretilen Abdullah b. Sebe hikâyesinin sahte oluşu hakkında Şia âlimlerinin delili nedir?
    10619 تاريخ بزرگان 2010/07/24
    Gerçek İslam Şiiliğin kendisidir. Hz. Ali (a.s) onun öğretilerini Peygamber-i Ekrem’den (s.a.a) almış ve takipçilerine ulaştırmıştır. Şii düşüncesinin Abdullah b. Sebe adındaki Yahudi bir şahsa dayandırılması aklî ve naklî deliller ile tamamıyla yalandır. Bu hikâyenin aktarıcısı sıfatıyla “Seyf b. Ömer”’in varlığı bu iddianın ...
  • Niçin Hz. Âdem’in (a.s) hatası yüzünden yer küresinde kalmaya mecbur olup sonuçta günaha bulaşıp cezalandırılmalıyız?
    12825 Eski Kelam İlmi 2010/06/02
    Hz. Âdem başta olmak üzere bütün Enbiyalar (a.s) her çeşit günah ve hatalardan masum ve beridirler. Hz. Âdemin yaptığı şey ise irşad-i bir emre muhalefetti. Dolaysıyla yapılan bu muhalefete günah denilmez. Aslında insanın ve Hz. Âdemin yeryüzüne gelişi ilahi bir takdir olup ...
  • Çöl ve sahraların yaratılış felsefesi nedir?
    10080 Eski Kelam İlmi 2012/04/09
    1. Allah-u Teâlâ’nın gökyüzü, yeryüzü, dağlar, denizler, ormanlar, çöller ve… kapsamak üzere yarattığı her şey fayda ve maslahat üzerinedir. Bunların yaratılışı hak iledir ve bunların hiçbirisine batıl yol bulunamaz.[1] Ne var ki beşer, bu maslahatları derk etmekten acizdir. Ormanlar ve denizler, insan için hissedilip ...
  • Namazı terk etmek orucu bozar mı?
    4850 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    İslam’ın tüm hüküm ve buyrukları insanın gelişmesi ve erginleşmesi için teşrii edilmiştir ve onlara göre amel edilmesi durumunda da bunun fayda ve yararı insana dönecektir. Bu hükümlerin tümü bir külliyattır ve ancak bütün buyruklarla amel edilmesi durumunda kâmil neticeye ulaşılır. Netice itibariyle oruçsuz namaz veya namazsız orucun hiçbiri, ideal ...
  • Hz. Zehra’nın (s.a) şahsiyeti hangi yönlere sahiptir?
    9550 Masumların Siresi 2010/07/06
    Sadece irdeleme ve derin düşünme aracılığıyla engin boyutlarına ulaşmanın mümkün olduğu Hz. Zehra’nın (a.s) yüce şahsiyetinin yönleri çok geniş ve engindir. O yüce şahsiyetin manevî ve ilahî, ilim ve marifet, siyasal ve toplumsal mücadele yönleri hakkında okumak ve araştırmak bize hedefimize ulaşmada yardımcı olacaktır. Kadınların efendisinin muhtelif ...
  • Şeyh Tusi’nin siyasî düşüncesinin devletsel boyutları nelerdir?
    5287 پیشینه تاریخی ولایت فقیه 2010/09/22
    Şeyh Tusi’nin devlet hakkındaki siyasî düşüncesinin değişik boyutları vardır:1- İslam Devletin Hedefleri: Şeyh Tusi İslam devleinin nihai hedeflerinin şunlar olduğuna inanmaktadır:1-1- Toplumda düzen ve emniyetin sağlanması. Bunların olmaması durumunda kaos hakim olacaktır.
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    5422 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın, temkini (şer’i olarak farz olan şeylerde kadının kocasına itaati) mihrin tümünün taksitle ödenmesi şartına bağlayabilir mi?
    5483 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/13
    Sorunuz taklit merciilerinin bürolarına gönderildi ve alınan cevaplar şöyledir:Hz. Ayetullah el-Uzma Hamanei: Soruya göre kadının temkin etmeme hakkı yoktur.[1]Hz. Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi: Kadın mihriyesinin ilk taksitini aldığında temkin etmelidir.
  • Neden Enfal sorusuna Kuran, onun mülkiyeti ile cevap veriyor?
    5441 Tefsir 2012/01/23
    Eldeki mevcut şahit ve koşullar dikkate alındığında ve Şii ve Ehli Sünnet tefsirleri incelendiğinde “Enfal”in ne olduğu bu ayetin nüzulünden önce hatta İslam’ın ortaya çıkışından önce bilindiği sonucuna ulaşıyoruz. Onun hakkında da sorunun yersiz olduğu ortaya çıkıyor. Enfal suresinin ilk ayetinde işaret edilen soru sadece Enfal’in taksimi ...
  • Fıkhi hükümlerin bir nedenselliği var mıdır?
    7653 بیشتر بدانیم 2012/08/12
    Aşağıdaki noktalar eşliğinde soruya cevap verilecektir: 1. Tüm ilahi hükümler maslahatlar ve sakıncalar esasıncadır; yani hiçbir şey cihetsiz helal veya farz kılınmamıştır. Hükümlerin hikmetsiz, ölçüsüz, kritersiz ve etkileri gözetilmeksizin insanlığa sunulması ve onlarda bir nedenselliğin bulunmaması diye bir şey söz konusu değildir. 2. Ayet ve rivayetlerde külli ve ...

En Çok Okunanlar