Gelişmiş Arama
Ziyaret
128657
Güncellenme Tarihi: 2009/08/23
Soru Özeti
Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
Soru
Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

Hz. Âdem’in(a.s) çocuklarının sayısı hakkında birçok diğer tarihi hadise gibi kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Muteber İslam kaynaklarında onların isimleri ve sayısı hakkında görüş farklılığı bulunmaktadır. Bunun sebebi tarihin kaydedilmeye başlanmasıyla bu olay arasında çok uzun bir zamanın olması veya bu konuya önem verilmeyişi olabilir.

   Gazi Nasruddin Beyzavi, Nizamu’t-Tevarih adlı kitabında Hz. Adem(a.s) ve Havva’nın çocuklarının sayısı hakkında diyor ki: Havva her hamile kaldığında bir erkek ve birde kız çocuğu dünyaya getirirdi. O hamilelikten dünyaya gelen her kız çocuğu bir önceki hamilelikten dünyaya gelen erkek çocuğuyla evlendirilirdi. Gazi devamında şöyle diyor: Havva 120 kez hamile kaldı ve kabil dördüncü hamileliğinden dünyaya gelmiştir. Habil’in ölümünden beş yıl sonra bir erkek çocuk dünyaya geldi tek başına. Hazreti Âdem(a.s) onun ismini “Şis” koydu ve buyurdu ki : “bu Habil’in yerine mübarek bir çocuktur. O peygamber olacaktır.”[1] Hazreti Âdem(a.s) ve Havva 239 çocuğa sahiptiler.  

Teberi kendi tarih kitabında bu konuda şu üç görüşü nakletmektedir:

1.     120 çocuk, kız erkek karışık

2.     40 erkek ve kız

3.     25 erkek ve 4 kız

Daha fazla bilgi için Taberi’nin Tarih-i ümem vel Muluk kitabına (c.1 s. 145) başvurun.



[1] Gazi Nasruddin Beyzavi, Nizamu’t-Tevarih, s 5-6.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Cemaat namazı niyetinde namaz rekâtlarının sayısı belirtilmeli midir?
    4148 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Asıl yanıta değinmeden önce niyette iki önemli konunun dile getirildiği noktasını hatırlamak gerekir:1. Niyette söz gerekli midir?2. Niyette muteber olan şeyleri dile getirmenin lazım olmadığı açıklığa kavuştuktan sonra[1] hangi şeylerin niyette gerekli ve muteber olduğu konusu ortaya çıkmaktadır. ...
  • Diğer namazlar sesli kılındığı halde öğle ve ikindi namazları neden sessiz kılınmaktadır?
    92181 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi
    Bu iki namazın sessiz kılınmasının asıl delili Allah Resulünün (s.a.a) sünnetidir. Zira Resulullah (s.a.a) namazlarını bu şekilde kılmıştır. Allah Teala’da Onu (s.a.a) bizlere bir örnek tayin etmiştir. Peygamberimiz (s.a.a) ‘Ben nasıl namaz kılıyorsam öyle namaz kılın’ diye buyurduğundan bizde namazlarımızı Onun (s.a.a) gibi kılıyoruz. Bu konu için başka delillerde ...
  • Utanmanın kökü nedir?
    10700 Teorik Ahlak
    Utanmak “çekingenlik” anlamındadır. Çekingenlik ise olağanüstü “kendine bakma” ve başkalarıyla karşılaşmaktan korkmaktır. Çekingenlik hayâ ile eşdeğer değildir. Hayâ kendini kontrol etme gücü olup iradî ve değerli bir fiildir. Ayet ve rivayetlerde ondan olumlu bir şekilde söz edilmiştir. Çekingenlik ise tamamıyla gayri tabii, hoş olmayan ve insanın ...
  • Dört seçkin kadın ve babalarının ismi nedir?
    17652 تاريخ بزرگان
    İnsanlık tarihi boyunca tevhid yolunda ve ilahi hedefler uğruna büyük fedakârlıklar gösteren Evliya ve Salihlerin içinde kadınlarda vardır. Onların namı insanlığın karanlık tarihinde parlamaktadır. İslami rivayet ve kaynaklarda büyüklük, fazilet ve yüce makamlarından ötürü en üstün kadınlar ve cennet kadınlarının en üstünleri olarak yad edilen, yücelikle övülen ...
  • Kuranı kerim dağları yeryüzünün çivileri şeklinde tanımlamış, Kuranı kerimin bundan maksadı nedir?
    14609 Kur’anî İlimler
    İslami kaynaklarda dağlar için değişik faydalar ve nitelikler dikkate alınmıştır. Yeryüzüne çakılmış çiviler misalinde olmaları bu niteliklerden bir tanesidir. Dağlar yeryüzü için ölçü aletleri gibi çalışmaktadırlar. Yeryüzü küresinin dağılmasını, dolayısıyla yeryüzünü üzerinde yaşanılamayacak bir alem konumuna gelmesini engellemektedir. Çağdaş bazı düşünürler de yeryüzünde yaşanılabilmesi için dağlar ...
  • Hâkimin kaçınana velayet etmesi kaidesinin manası nedir?
    4079 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Kaidenin kısa ve açık tanımı, Müslümanların hâkiminin bir şahsın üzerinde bulundurduğu yükümlülükleri yerine getirmekten kaçınması durumunda, onu yükümlülüğünde bulunan vazifeyi yerine getirmeye mecbur kılmasından ibarettir. Fıkhî mirasa kısa ve öz bir şekilde bakıldığında, hâkimin kaçınana vilayet etmesi konusunun tüm fakihler nezdinde kabul edilmiş bir kaide olduğu ve ...
  • Kur’an’daki yedi göğün manası nedir?
    25236 Tefsir
    Gök ve galaksiler hakkında bilimsel açıdan müphemlikler olması nedeniyle Kur’an’daki yedi göğün manası hakkında kesin bir görüş ileri sürülemez. Sadece ihtimal ve sanı düzeyinde birkaç teori dile getirilebilir. Ama Kur’an’ın hedefinin insanlığın manevî ve terbiye eksenli hidayeti olduğu noktasından gafil olmamalıyız. Kur’an’ın yedi gök ve yer ...
  • Acaba kadın veya erkek, şehvetinin tahrik olunması için cinsel ilişkide bulunurken başka bir şahsı tasavvur etmeleri caiz midir?
    4988 Bazı Hükümler
    Aşağıdaki cevaplar taklidi mercilerin defterlerinden alınmıştır: Ayetullahi’l uzma Hamenei hazretleri (yüce gölgesi devam etsin) Vacibi ihtiyat gereğince terk etmesidir. Ayetullahi’l uzma Mekarimi Şİrazi hazretleri (yüce gölgesi devam etsin) Bu iş mekruhtur, ondan sakınınız. Ayetullahi’l uzma Safi Gölpaygani hazretleri (yüce gölgesi devam etsin) Soruda farz edilen tefekkür ve ...
  • Eğer erkek karısıyla cinsel ilişkiye girmeden önce ölürse, onun mehriyyesi yarı mı olur?
    4009 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Mezkûr soruyu Ayetullahların bürosuna yolladık ve aşağıda onlardan bir grubun elimize şimdiye dek ulaşan fetva yanıtını size takdim ediyoruz: Hz. Ayetullah Hamaney’in (Allah ömrünü uzun kılsın) Bürosu:Mehriyye yarı olur.Hz. Ayetullah Mekarim Şirazi’nin (Allah ömrünü uzun kılsın) Bürosu:Mehriyyenin kâmil olarak ödenmesi gerekir. Hz. Ayetullah Mehdi ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) hakikatı ezeli midir?
    5745 Eski Kelam İlmi
    Ezeli olmak, bir varlığın geçmişinde yokluğun olmaması demektir;[1] yani her zaman vardı. ‘Hz. Ali’nin (a.s) hakikatı ezelidir.’ sözünden maksat maddi varlığı ise Onun maddi varlığının ezeli olmadığı bellidir. Ama Hakikat’tan maksat nurdan olan varlığıysa, başka bir ...

En Çok Okunanlar