Gelişmiş Arama
Ziyaret
108766
Güncellenme Tarihi: 2009/08/23
Soru Özeti
Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
Soru
Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
Kısa Cevap
Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız.
Ayrıntılı Cevap

Hz. Âdem’in(a.s) çocuklarının sayısı hakkında birçok diğer tarihi hadise gibi kesin bir bilgi bulunmamaktadır. Muteber İslam kaynaklarında onların isimleri ve sayısı hakkında görüş farklılığı bulunmaktadır. Bunun sebebi tarihin kaydedilmeye başlanmasıyla bu olay arasında çok uzun bir zamanın olması veya bu konuya önem verilmeyişi olabilir.

   Gazi Nasruddin Beyzavi, Nizamu’t-Tevarih adlı kitabında Hz. Adem(a.s) ve Havva’nın çocuklarının sayısı hakkında diyor ki: Havva her hamile kaldığında bir erkek ve birde kız çocuğu dünyaya getirirdi. O hamilelikten dünyaya gelen her kız çocuğu bir önceki hamilelikten dünyaya gelen erkek çocuğuyla evlendirilirdi. Gazi devamında şöyle diyor: Havva 120 kez hamile kaldı ve kabil dördüncü hamileliğinden dünyaya gelmiştir. Habil’in ölümünden beş yıl sonra bir erkek çocuk dünyaya geldi tek başına. Hazreti Âdem(a.s) onun ismini “Şis” koydu ve buyurdu ki : “bu Habil’in yerine mübarek bir çocuktur. O peygamber olacaktır.”[1] Hazreti Âdem(a.s) ve Havva 239 çocuğa sahiptiler.  

Teberi kendi tarih kitabında bu konuda şu üç görüşü nakletmektedir:

1.     120 çocuk, kız erkek karışık

2.     40 erkek ve kız

3.     25 erkek ve 4 kız

Daha fazla bilgi için Taberi’nin Tarih-i ümem vel Muluk kitabına (c.1 s. 145) başvurun.



[1] Gazi Nasruddin Beyzavi, Nizamu’t-Tevarih, s 5-6.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz Zehra (s.a) hangi yılda dünyaya gelmiştir?
    5207 تاريخ بزرگان
    Eski zamanlarda imkanların az olması ve dakik zabıt tutma ve kaynakları dikkatli saklamaya özen göstermeme vb … tarihi olay ve vakıalarda ve büyük şahsiyetlerin doğum, ölüm ve şahadet tarihleri hakkında görüş farklılıklarının bulunması olağan ve doğaldır. Bu nedenle tarih ve hadis kitaplarında Hz Zehra’nın (s.a) doğum tarihi ...
  • Kısa bir süre dahi abdestini saklayamayan şahsın ibadet hükümlerinde görevi nedir?
    889 Abdesti Bozan Şeyler
    Birçok mekânda ez cümle türbelerde abdestli ve taharetle hazır olmak tavsiye edilmiş olsa da vacip değildir. Sizin sorununuz daha çok farzları ve namazı eda ederken söz konusu olmaktadır. Bu konuda bilmelisiniz ki: Hastalık sonucu gaz çıkmasının önünü alamayan mükellef idrarını tutamayan[1] şahsın hükmünde olup ...
  • Nevruz bayramı hakkında ne gibi bir şerî delil mevcuttur?
    10081 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü)
    Bu bayram, İslam öncesi yaygın olan İranlıların antik bayramlarındandır. Rivayet kitaplarında İmam Sadık’tan (a.s) nevruzun fazileti hakkında bir rivayet nakledilmiş ve son dönemdeki meşhur fakihler bununla amel etmiş ve de nevruzda gusül almanın müstehap olduğuna fetva vermişlerdir. Lakin bazıları da bu rivayet hakkında münakaşa yapmıştır. Bu nedenle, yüzde yüz ...
  • Ben sekiz yıldır evlenmiş bulunuyorum ve şimdiye dek humusumu vermedim. Lütfen bana kılavuzluk eder misiniz?
    3405 Humus Ödeme Ve Hesap Etme Şekli
    Hz Ayetullah Uzma Sistani’nin (ömrü uzun olsun) bürosu: İlk iş günü, onun yılbaşıdır ve her yıl o günde kalmış her şeyin humusunu ödemelidir; ister nakit para olsun ister azık gibi kalmış kullanılabilecek maddeler olsun ve ister yıl boyunca istifade edilmemiş eşya, elbise ve benzeri şeyler olsun durum ...
  • Ahd duası gibi bazı duaları belirlenen ölçüden az veya çok okumanın özel bir etkisi var mıdır?
    11840 Pratik Ahlak
    Her güzel amel, fiili ve öznel olmak üzere iki tür güzellikten oluşmaktadır. Yani hem doğru olan ve hem de ilahi niyet ve Allah rızası için yapılan bir iş Allah katında kabul olur. Rivayetlerde niyetin, üzerinde durularak amellerin ruhu diye tabir edilmiştir. Birçok ...
  • Lezzet kısımları nelerdir? Üstün lezzete nasıl ulaşılabilir?
    4698 Pratik Ahlak
    İnsan lezzet ve dertsiz değildir. Bazı hususlardan lezzet almakta ve bazı hususlardan da rahatsız olmaktadır. Bu hususları tanzim etmede ahlakın önemli bir payı vardır. Ahlakî konular sayesinde gerçek lezzet ve dert, gerçek dışı olandan ayırt edilmekte ve böylece insan gerçek lezzete yönelebilmekte ve gerçek olmayandan ...
  • Bu asırda kızları köleliğe çekmek caiz midir?
    3913 Eski Kelam İlmi
    Her şeyden önce köleliğin İslam dini tarafından temelleri atılan bir kurum olmadığını, bilakis bu fenomenin İslam’ın doğduğu çağda dünyanın tüm bölgelerinde yaygın olan bir realite olduğunu bilmeliyiz. İslam köle sahiplerine ciddi bir zarar vermeksizin ve mevcut toplumsal dengeyi ani ve hızlı bir girişimle ortadan kaldırmaksızın imkânların elverdiği ölçüde ve ...
  • Niçin Kuran’ı kerimde şöyle bir ibaret: «فبشّرهم بعذاب الیم» bulunmaktadır. Zira müjde olumlu bir mana içermektedir?
    4093 ثواب و عقاب
    Kuran da ve sözlükte «بشارت» kelimesi hem mutluluk verici ve hemde üzüntü verici haber için kullanılmıştır. Karineler sayesinde hangi manada kullanıldığı anlaşılır. Kuran’ı kerimde bu kelimenin hayırda ve şerde kullanılması kinaye ve kesinlik içindir. Azaptan başka hiçbir şey onları beklememektedir. Zira nasihat, öğüt kâfirlerin ve putperestlerin kalplerinde ...
  • Ödünç (karz) olarak verdiğimiz malın humusunu vermeli miyiz?
    3356 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Söz konusu olan para kesb ve kazancından birikilmiş durumda ve humus yılı üzerinden geçmiş ise bütün taklidi Mercilerin bu bağlamdaki fetvası şöyledir: Humus yılının başı geldiği zamanda ödünç olarak vermiş olduğu parayı kolaylıkla (zahmetsizce) alınması mümkün ise o paranın humusunu çıkartmalısın. Ama eğer humus yılının geldiği sırada ödünç verilmiş olan ...
  • Sagır (küçük) çocuğun rızası olmadan onun malından tasarruf edilebilir mi?
    3343 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Cevaba geçmeden önce birkaç konunun bilinmesi gerekir:1- Değerli fakihler sagır’ı ‘Büluğ çağına ermemiş kimse’ diye tarif etmişlerdir. Sagır olan kimsenin, kendi malını satmak,[1] sulh etmek, hibe etmek, borç vermek, ödünç vermek gibi tasarruf (kullanma) hakkı yoktur. ...

En Çok Okunanlar