Kılavuz (2)

Soru Sorma Kılavuzu

Salı, 29 May 2012

İnsanın soruları sınırsız ve cevap verici fert ve müesseselerin kapasitesi kısıtlı olduğundan, muhterem kullanıcıların bu kılavuzdaki hususlara riayet etmesi, mevcut fırsatların daha önemli önceliklerde yer edinmesinde bize yardımcı olacaktır. Bu kılavuz ile uyuşmayan sorular, daha ilk merhalede cevap verme işleminin dışında tutulabilir. Elbette bunun delilini kullanıcıya bildireceğiz.

1. Soru, sayfalarca cevap isteyecek kadar külli olmamalıdır; örneğin “İslam’ın insan hakkındaki görüşü nedir” sorusu, külli bir sorudur ve buna cevap vermek bir kitap yazmayı gerektirir. Yahut bir kitabın tamamının eleştirilmesini istemek, eleştirilecek kitaptan daha kalın bir kitabın telif edilmesini gerektirebilir.

2. Sorunuz diğer kullanıcıların istifade edemeyeceği tarzda şahsî olmamalıdır; örneğin herhangi bir rüyanın tabiri veya iki kişi arasındaki ailevî sorunlar hakkında soru sormak şahsî bir husus sayılır.

3. Din araştırmaları alanında olmalıdır. Bu esas uyarınca, “Kirman şehrinin eski adı nedir” veya ışığın hakikati dalga mıdır yoksa zerre midir” kabilinden sorular bu sitenin çalışma alanı dışındadır.

4. Eğer sorunuzda bir kitap, makale, site, konuşma ve benzeri kaynaklardan bir alıntı mevcut ise, kaynağın özellikleri dikkatlice belirtilmeli ve belirtilen kaynak site sorumluları için rahatça ulaşılabilir olmalıdır.

5. Beklentimiz, bir istekte birden çok soru sormamanızdır.

6. Eğer soruya tam bir cevap vermek uzun bir zaman gerektirirse, ilkönce size kısa cevabın ve araştırmanın tamamlanmasından sonra da ayrıntılı cevabın ulaştırılmasına çalışılacaktır.

7. Soruda isteğinizi tam olarak aktarabilmek için, beklentimiz soru metnini muğlâk ifadelerden uzak olarak ve akıcı bir üslup ile yazmanızdır.

8. Bu sitede sunulmuş cevapların tümü soru arşivi bölümünde bulunması nedeniyle, ilkönce sorunuzu bu bölümde arayın ve tam bir cevap bulmazsanız, sorunuzu gönderiniz.

9. Sizden beklenen, soru metinlerinde edepli bir edebiyat kullanmanızdır.

10. Bu site, soru soran şahsın şahsen cevap vermekle yükümlü olduğu soruları yanıtlamaz. Bundan dolayı tezler ve proje olarak verilmiş makalelerdeki araştırma sorusuna vb. cevap vermek bu sitenin faaliyet alanı dışındadır.

11. Her ne kadar biz din araştırmalarıyla ilgili her soruyu yanıtsız bırakmama azmindeysek de toplumda bulunan hassasiyetleri göz önünde bulundurarak bir soruya cevap vermek onun cevapsız kalmasından çok zararlı olursa, cevap verilmeyecek veya cevabın verilmesi geciktirilecektir.

12. Bu site kullanıcılarının değişik düzeylerde yer almaları ve dinî konuları bilmede farklılık taşımaları nedeniyle, cevabın soru soran kullanıcının ihtiyacını gidermesinin yanı sıra imkân ölçüsünde diğer kullanıcıların da ondan yararlanmasına çalışılmaktadır.

13. Eğer muhterem kullanıcının sorusunun cevabı diğer sitelerde bulunuyorsa, kaynak belirterek onu kullanıcıya iletmemiz ihtimal dâhilindedir.

14. Muhterem kullanıcı, çabamız, sizin sorunuz için ilmî, doğru ve tam bir cevap vermemizdir. Ama bizim cevabımız sizi ikna etmezse veya sorunun bu kılavuz ile uyuşmaması nedeniyle bir cevap almazsanız, başka yollardan cevap almak için çabanızı sürdürmenizi tavsiye ederiz.

 

Tüm muhterem kullanıcılara teşekkür ederiz.

IslamQoest Sitesinin yeni sürümünde (nüshasında / versiyonunda) eklenmiş en önemli imkânlardan birisi arama motorudur. Bu bölümde farklı imkânlar var olmaktadır ki sitede var olanları bulmak için size yardım eder. Burada arama motorunun imkânları ve araçlarının işlevleri geniş bir şekilde konu edilecektir.

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    282870 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    171430 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    107619 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    100423 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    97232 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    94554 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    78056 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    77972 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    75938 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    72258 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

Linkler