Gelişmiş Arama
Ziyaret
6991
Güncellenme Tarihi: 2011/09/21
Soru Özeti
Eğer Ayşe müminlerin annesiyse ve Kur’an onun temiz olduğunu ilan etmişse, Cemel savaşında İmam Ali’yle (a.s) nasıl savaştı?
Soru
Eğer Ayşe müminlerin annesiyse ve Kur’an onun temiz olduğunu ilan etmişse, Cemel savaşında İmam Ali’yle (a.s) nasıl savaştı? İmam Ali (a.s) mi yoksa Allah mı hata yapmıştır?!
Kısa Cevap

Sorudaki temizlikten kastedilen temizlik, tathir ayetinin içeriği olan tüm yönleriyle ve mutlak temizlikse, tathir ayeti sadece aziz Peygamber (s.a.a), İmam Ali (a.s), Fatıma (a.s), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin ile ilgilidir ve Peygamberin eşlerini kapsamamaktadır. Ama iffet ile çelişen bir ameli yapma ithamından (ifk hadisesi) temizlenmek ise, bu söz konusu şahsın siyasal ve toplumsal aktivitelerde hata ve yanlış yapmadığı anlamına gelmez. Kur’an Peygamberin bazı eşlerini kendisine muhalefet yapmaları ve onun sırlarını ifşa etmeleri nedeniyle ikaz etmiş ve boşanmayla tehdit etmiştir.

Ayrıntılı Cevap

Bu soruya cevap verirken birkaç noktayı açıklamak gerekmektedir:

1. Peygamberin eşlerinin müminlerin annesinin olmasının manası: Ahzab suresinin altıncı ayetinde Yüce Allah müminlere şöyle hitap etmektedir: “Peygamber, müminlere kendi canlarından daha önce gelir. Onun eşleri de müminlerin analarıdır.” Bu ayet Peygamberin eşleriyle evlenmenin haram olduğunu beyan etmektedir. Bir başka Kur’an ayetinde de Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Allah’ın Resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra hanımlarını nikâhlamanız ebediyen söz konusu olamaz. Çünkü bu, Allah katında büyük bir günahtır.”[1] Bu ayet bundan fazla bir şeye delalet etmemektedir.[2]

2. Kur’an’da Peygamberin (s.a.a) eşlerinin temiz olduklarının ilanı: Sorudaki temizlikten kastedilen temizlik, tathir ayetinin içeriği olan tüm yönleriyle ve mutlak temizlikse, tathir ayetinin sadece aziz Peygamber (s.a.a), İmam Ali (a.s), Fatıma (a.s), İmam Hasan (a.s) ve İmam Hüseyin ile ilgili olduğunu ve Peygamberin eşlerini kapsamadığını belirtmeliyiz. Bu hususta daha fazla bilgi edinmek için şu adrese müracaat ediniz:

İndeks: Tathir Ayeti, Soru: 1504 (Site: 1557).

Kur’an’ın iffet ile çelişen bir ameli yapma ithamından (ifk hadisesi) Peygamberin eşlerinin temiz olduğuna tanıklık etmesi şu şekilde gerçekleşmiştir: Hz. Peygamberin savaşlarının birinde onun eşlerinden biri (Ehli Sünnetin bazı rivayetlerine göre Ayşe ve diğer bazı rivayetlerine göre de Mariya Kıbtiye)[3] de bulunmaktaydı. Bir takım nedenlerden dolayı Hz. Peygamberin eşi dönmekte olan kafileden uzak kalır. Medine münafıkları bu konudan haberdar olunca, Hz. Peygamberin haysiyetini zedelemek için kendisinin eşine iffet karşıtı bir amelde bulunma iftirasını attılar. Yüce Allah Hz. Peygamberi savunmak için bu iftirayı reddetmiş ve Hz. Peygamberin eşinin bu iftiradan arı olduğunu vurgulamıştır.[4] Bu ayette söz konusu kadının ve Hz. Peygamberin diğer eşlerinin iffet karşıtı meselelerden arı oldukları açıklanmıştır. Kur’an’ın bu açık vurgusu sadece Hz. Peygamberin eşlerinin temiz ve arı olduklarını savunmamakta, yanı sıra aziz Peygamberin (s.a.a) haysiyetini ve nübüvveti de savunmaktadır; zira böyle bir haksız iftira peygamberlik konusunda bir engeldir. Ama Kur’an’ın bu açıklaması, Hz. Peygamberin eşlerinin her türlü hata, yanlış ve unutmadan korunduğu (masumların korunması gibi) anlamına gelmez. Çünkü Kur’an hata işlemiş ve Hz. Peygamberin bazı sırlarını ifşa eden kendisinin iki eşinden tövbe etmelerini istemiş ve şöyle buyurmuştur: “(Ey peygamber’in eşleri!) Eğer siz ikiniz Allah’a tövbe ederseniz, ne iyi. Çünkü kalpleriniz kaydı. Eğer Peygamber’e karşı birbirinize arka çıkarsanız bilin ki Allah onun yardımcısıdır, Cebrail de, salih müminler de. Bunlardan sonra melekler de ona arka çıkarlar. Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona, sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.”[5] Şia ve Ehli Sünnetin tefsirlerinin tümüne göre bu iki kadın (sırasıyla sırrı söyleyen ve duyan) Hafsa ve Ayşe idi.[6] Bu ayetlerde bu iki kadının Hz. Peygamberin (s.a.a) isteğine muhalefet etmesi ve onların Peygamber tarafından boşanabileceğine yönelik Allah’ın tehdidinden açık olarak söz edilmektedir. Peygambere muhalefet ederek büyük bir hataya duçar olmaları göz önünde bulundurulduğunda, onun vefat etmesinden sonra bu hataların onlar tarafından yapılma olasılığı yok mudur? Bunların imamet ve velayete karşı muhalefetleri nübüvvete muhalefet etmelerinden daha mı acayiptir? Tüm İslam mezhepleri, Osman’ın öldürülmesinden sonra kesinlikle İmam Ali’nin (a.s) Allah Resulü’nün dördüncü halifesi olduğu ve ona itaat etmenin herkes için farz olduğu noktasında hemfikirdir. O halde İmam Ali’ye karşı ayaklanmak, kesinlikle Peygambere (s.a.a) karşı ayaklanmak sayılmaktadır. Buna ek olarak Kur’an’da Peygamberin (s.a.a) eşlerinden evlerinde oturmaları ve takvalı olmaları istenmiştir.[7] Müslümanların önderine karşı yapılan açık bir savaş ve ayaklanmaya katılmak Kur’an’ın bu ayetine uymakta mıdır yoksa karşı gelmek midir?!

Cemel savaşının nedenlerini şu adresten öğrenebilirsiniz:

Soru: 158 (Site: 1250).



[1] Ahzab, 53.

[2] Ehli Sünnetin birçok tefsiri, Peygamber eşlerinin müminlerin annesi olmasının onlarla evliliğin haram olduğu ve onlara büyük saygı duyma anlamına geldiğini belirtmiştir. Bkz: Cesas, Ahmed b. Ali, Ahkamu’l-Kur’an, c. 5, s. 225, Daru’l-İhya, Beyrut, 1405; Beyzavi, Abdullah b. Amr, Envaru’l-Tenzil Ve Esraruru’t-Tevil, c. 4, s. 225, Daru’l-İhyai’t-Turas, Beyrut, 1405; Endülüsi, Ebu Hayan, El-Behru’l-Muhit Fi’t-Tefsir, c. 8, s. 454, Daru’l-Fikir, Beyrut, 1404.

[3] Tefsir-i Kumi, c. 2, s. 99.

[4] Nur, 11.

[5] Tahrim, 4 ve 5.

[6] Tabatabai, Muhammed Hüseyin, Tercüme-i el-Mizan, c. 19, s. 555, Camia-i Müderrisin-i Havza-i İlmiye-i Kum, Kum, 1374 ş; Fethu’l-Kadir, c. 5, s. 298; Envaru’t-Tenzil, c. 5, s. 224; el-Bahru’l-Muhit Fi’t-Tefsir, c. 10, s. 210.

[7] Ahzab, 33.

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İslam’ın Kehf suresinin son ayetlerini okumaya yönelik ısrarının nedeni nedir?
    20605 Tefsir
    Hadislerde belirli bir vakitte uyanmak için Kehf suresinin son iki ayetinin okunması tavsiye edilmiştir.[1] Kehf suresini okumaya yönelik İslam’ın ısrarının nedeni nedir diye sorduğunuz sorunun yanıtı bağlamında ise şöyle söylemek gerekir: Buyruklardaki ısrar ve tekit ya farz hüküm ya ...
  • Mersiye okuyucuların her yıl mersiyelerine ekledikleri yeni şeylerin sakıncası yok mudur?
    5787 تاريخ بزرگان
    Aşura kıyamı ve Kerbela tarihinin iki sayfası vardır: Biri yiğitlik ve iftiharla dolu nurlu ve beyaz bir sayfa, diğeri benzersiz veya eşine az rastlanır bir cinayetin işlendiği bir facia oluşu. Bu yüzden Kerbela’da meydana gelen musibetleri imkansız ve akla aykırı olarak algılamamak gerekir. ...
  • Acaba kadın yargıç olabilir mi?
    8035 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Fakihler ve din uzmanları kadının yargıç olması gibi bazı konular hakkında farklı görüşlere sahiptirler. Bu gibi konular, dinin zaruri ve zorunlu konularından sayılmamaktadır.Kadının yargıç olamayacağını söyleyenler, bu hususta nakledilen rivayetlere ve icma delililine dayanmışladır.
  • İkamet ettiğimiz evimizin dışında iki parça da arsamız var. Sattıktan sonra onların humusunu vermemiz gerekir mi?
    3922 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Ayetullah el-Uzma Hamanei’nin Bürosu: Elde edilen kazançtan ticaret yapmak ve değerinin yükselmesi için satın alınmışsa satıldıktan sonra humusunun verilmesi gerekir. Ayetullah el-Uzma Mekarim Şirazi’nin Bürosu: Şimdi de humusunu verebilirsiniz, ama sıkıntıdaysanız sattıktan hemen sonra da verebilirsiniz. Ayetullah el-Uzma Hadevi Tahrani’nin Cevabı: Arsa sahibi ...
  • Bazı müfessirlerin işaret ettiği Kur’an’daki iphamların anlamı nedir?
    4249 Tefsir
    Evvela bir kitapta okuduğunuz her düşünce ve teoriyi Şia’nın genel düşüncesi olarak değerlendirmemeniz gerektiğine dikkat etmelisiniz. Pek tanınmayan bir yazara ait kitaptan alıntılanmış olan ve de dağınık ve muğlâk şekilde ifade edilen sorunuz, maalesef bu türdendir. Ama kısa ve özet olarak bilmelisiniz ki hem Ehli Sünnetten bir grup ve ...
  • Acaba içinde humus payı olan veya borç olarak verilen para değer kaybına uğrarsa zaminliğe neden oluyor mu?
    6290 Hukuk ve Şer’I Hükümler
    Aşağıdaki noktalara dikkat etmek sorulan sorulara cevap verme hususunda bize yardımcı oluyor: 1-   Ukala (akıl sahibi olanlar) nezdinde mal olarak kabul edilen her şey İslam anlayışında mal olarak kabul görülmekte ve şeraitin istisna ettiği yerler ...
  • Meleklerin ömrü ne kadardır? Mukarreb (üstün) melekler de ölüyorlar mı? Nasıl?
    21495 Eski Kelam İlmi
    Hadislere göre melekeleri İslam Peygamberi (s.a.a.) ve Ehl-i Beyt İmamlarının (a.s) ruhlarının yaratılmasından sonra gerçekleşmiştir. Bütün melekler hatta Cebarail, İsrafil, ve diğer mukarreb melekler kıyametten önce öleceklerdir. Meleklerin ölümleri hakkında iki ihtimal söz konusudur: Ya ruhlarının onların misali gövdelerinden ...
  • Şeytan cennetten kovulduktan sonra, tekrar nasıl cennete girebildi?
    14554 بهشت و جهنم
    Kısaca, şeytanın insanla irtibatında ve vesvese vermesinde fiziksel varlığa ihtiyaç duymadığını biliyoruz. Bu esas gereğince şeytanın cennete girmeden vesvese amelini yerine getirmesi imkânı vardır, ancak her halükarda soru için faraziyeleri söz konusu ettikten sonra soruyu cevaplandıracağız. 1. Hz. Âdem ve Havva’nın içinde oldukları cennet, Allah-u ...
  • İmam Rıza (a.s) şuan hayatta olsaydı türbesinin böyle ihtişamlı ve gösterişli olmasını onaylar mıydı?
    1306 زیارت قبور و بنای مراقد
    Hiç şüphesiz İmam Rıza (a.s) kendi hayatında altın tuğlalardan yapılmış bir evde yaşamayı kabul etmezdi. Bununla birlikte Hazretin sevdalılarının İmam Rıza (a.s)’ı  ziyarete gelen sevenlerinin rahat etmesi için geniş ve olanaklı bir muhit hazırlamalarının da bir sakıncasıda yoktur. Zira Masum İmam (a.s)’ın görevi olduğu gibi sevenlerinin ve ...
  • İmam Ali (a.s) zamanında kimler humus toplamakla görevliydi?
    8428 تاريخ بزرگان
    Müslümanların tamamı, humusun ilahi farzlardan bir tanesi olduğuna inanmış ve bunu herkesin zorunlu olarak kabul etmeleri gerektiğini söylemişlerdir. Bu hükmün, Bedir savaşından sonra bir kanun haline gelerek sürekli uygulanmıştır. Hz. Ali (a.s)’de bu ilahi farzın uygulanmasında Peygamber (s.a.a)’in yanında yer alıp Peygamberle (s.a.a) gerekli işbirliği içinde olan ve Peygamber (s.a.a)’in ...

En Çok Okunanlar