Gelişmiş Arama
Ziyaret
7217
Güncellenme Tarihi: 2010/07/24
Soru Özeti
Nikâh sözünün felsefesini açıklar mısınız?
Soru
Evlilik iki tarafın razı olması anlamındadır. O halde nikâh sözü söylenmesi ne anlama gelmektedir? Neden dört kelime söylemekle taraflar birbirinin mahremi olmakta ama onları söylemeksizin bir iş yapamamaktadırlar?
Kısa Cevap

İslam açısından evlilik aile ve ardınca toplum teşkil etmek için kutsal bir sözleşme olup cinsel güdüyü gidermek, nesli çoğaltmak ve korumak, insanın tekâmülü, huzur ve sükûnet, iffet ve edep, duyguların pekişmesi ve birçok başka güzel özellik gibi eser ve neticeler taşır. Bu kutsal sözleşmenin sağlanması sadece Yüce Allah’ın belirlediği özel kural, kanun ve şartlar esasınca mümkündür. Bu şartlardan biri de özel sözler ile nikâh sözüdür (ilmihallerde zikredilmiştir). Yüce Rabbimiz şeriat sahibi ve kanun koyucu olarak bu sözlere değer ve itibar bahşetmiş ve nikâh sözü sıfatıyla kadın ile erkek arasında evliliği gerçekleştiren sebebin unsuru olarak onların söylenmesini karar kılmıştır. Evlilik iki tarafın razı olması anlamında değildir. Tarafların razı olması, doğru şerî evliliğin gerçekleşmesi için nikâh sözünün söylenmesi gibi diğer şartlarla birlikte olması gereken evliliğin sadece gerekli şartlarından biridir. Evlilik bağlılık ve sorumluluk gerektiren büyük işlerdendir. Açık olduğu üzere akıllı insanlar büyük muameleler gibi önemli işlerde sözleşme yapmakta, iki tarafın razı oluşuyla yetinmemekte, sadece iki tarafın razı olmasının bu gibi önemli hususların gerektirdiği bağlılık ve sorumluluğu temin etmediğine ve bu bağlılığın kesinleşmesinin sözleşme çerçevesinde gerçekleşeceğine inanmaktadır.

Ayrıntılı Cevap

Başta İslam açısından evliliğin önem ve eserlerini hatırlatmamız gerekmektedir. İslam açısından evlilik aile ve ardınca toplum teşkil etmek için kutsal bir sözleşme olup cinsel güdüyü gidermek, nesli çoğaltmak ve korumak, insanın tekâmülü, huzur ve sükûnet, iffet ve edep ve insanın dininin korunması gibi birçok eser ve neticeler taşır. Kur’an-ı Mecid evlilik hakkında şöyle buyurur: “Onda 'sükûn bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O'nun ayetlerindendir.”[1] Yüce İslam Peygamberi (s.a.a) de evlilik hususunda şöyle buyurmaktadır: İslam’da Yüce Allah’ın sevgisine mazhar olan evlilik kadar tasarlanmış hiçbir kurum yoktur.[2] Evlilik her iki şekliyle (daim ve geçici) sözleşmeye (nikâh) muhtaçtır. Sözleşme/akit sözlük olarak “bağ” ve “bağlamak” anlamındadır. Istılahta ise iki fert veya iki grup arasında oluşturulan bir irtibat olup onun esasınca taraflardan her biri için diğeri mukabilinde bir takım sorumluluklar icat edilir.[3] Kur’an-ı Kerim (Ey iman edenler! Akitlerinizi yerine getirin)[4] cümlesiyle doğru ve insanî sözleşmelere uymayı inananlara farz kılmıştır. Her akdin icat edilme yolu, özel sözlerden teşkil olan bir sözleşmenin inşasıdır. “Evlilik sözleşmesi/nikâhı” vasıtasıyla iki taraflı hak, bağlılık ve sorumluluğun meydana geldiği kadın ve erkek arasında ortak bir bağın kurulmasından ibarettir. Ama nikâha (sözleşmeye) ne gibi bir gerek vardır sorusunu şöyle cevaplamalıyız: Akıllı insanlar büyük muameleler gibi bağlılık ve sorumluluk gerektiren önemli işlerde sözleşme yapmakta, iki tarafın razı oluşuyla yetinmemekte, sadece iki tarafın razı olmasının bu gibi önemli hususların gerektirdiği bağlılık ve sorumluluğu temin etmediğine ve bu bağlılığın kesinleşmesinin sözleşme çerçevesinde gerçekleşeceğine inanmaktadır. Bu yüzden, evlilik bağlılık gerektiren önemli bir husus olduğu için özel kural, kanun ve şartlar esasınca gerçekleşmelidir. Bu şartlardan biri de kutsal şeriat sahibi Yüce Allah tarafından belirlenmiş olan özel sözcükler ile nikâh sözünün söylenmesidir (ilmihallerde zikredilmiştir).[5] Nikâh sözündeki kelimelerin önemi hakkında şöyle söylemeliyiz: Yüce Allah özel kelimeler ile nikâh sözünün (teklif ve kabul) söylenmesini evliliğin şartlarından bir olarak karar kılmasından sonra gerçekte bu vesileyle bu kelimeleri kuru ve ruhsuz sözcükler halinden çıkarmış, onlara itibar ve değer bahşetmiş ve onları iki yabancı ve namahrem insan (kadın ve erkek) arasında evlilik icat eden kutsal nedenlere dönüştürmüştür. O halde özel şartlarıyla (evlenme niyet ve iradesi taşımak, ciddi olmak vb.) nikâh sözünü söylemek ve onun ardınca gelen mübarek eser ve neticeler, birinin bu dört kelimenin eseri nedir diyebileceği dört normal kelime söylemek değildir. Bilakis sözün söylenmesi, nikâh sözleşmesinin sebeplerinden bir kısmının icat edilmesidir. Söz olmaksızın iki tarafın önceki onayı veya söz yahut yazılı veyahut işaretle sözleşme olmaksızın pratik evlilik yeterli değildir. Sağır ve lal olup nikâh sözünü söylemek için vekil tutma imkânı olmayan fertler istisnadır. Bu durumda işaretle söylemek veya sözü yazmak kelimelerle söylemenin yerine geçer.[6]   


[1] “Onda 'sükûn bulup durulmanız' için, size kendi nefislerinizden eşler yaratması ve aranızda bir sevgi ve merhamet kılması da, O'nun ayetlerindendir.” Rum, 21.

[2] (İslam’da Yüce Allah’ın sevgisine mazhar olan evlilik kadar tasarlanmış hiçbir kurum yoktur), Vesailü’ş-Şia, c. 20, s. 14.

[3] Bkn: Ferheng-ı Maarıf-ı İslamî, Müfredat-ı Elfaz-ı Kur’an, Vaje (Akd).

[4] Maide, 1.

[5] 1338. Soruya müracaat ediniz (Site: 1225) (Geçici evliliğin şartları).

[6] Tahrirü’l-Vesile, s. 246, (Lal olan fertler işaretle nikâh sözünü söyler.)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Bize karşı kötü davranışta bulunan akrabalarımızla sıla-i rahimimiz (ilişkilerimiz) nasıl olmalıdır?
    28704 Pratik Ahlak 2010/07/17
    Sıla-i rahim, soy akrabalığı olan yakınlarla ihsan ve lütufta bulunarak bağ kurmak demek olup herkesin yerine getirmesi gereken şer’i bir vazifedir. Sıla-i rahim yapmanın ömrün uzaması, güzel ahlaklı olmak, rızkın çoğalması gibi bir çok faydası vardır.Sıla-i rahimi bütün akrabalara (kadın, erkek, takvalı, takvasız, ...
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9464 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • İranlıların matem, şenlik ve dini bayramlardaki gelenekleri neden diğer Müslümanlarla ve hatta diğer Şiilerle farklıdır?
    8957 Eski Kelam İlmi 2009/07/11
    Dini kutlamalar için genel kurallar olmasının yanı sıra ancak mukaddes İslam dininin görüş belirtmediği yerlerde her bölge örf ve adetlerine göre bu merasimleri yerine getirilebilir. Başka bir deyişle dinin önem verdiği şey örneğin İmam Hüseyin (a.s) için matem merasimlerinin düzenlenmesidir. Ama bunun yapılma şekli halkın kendisine bırakılmıştır. ...
  • Sol elin işaret parmağına yüzük takmanın hükmü nedir?
    8797 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/18
    Altından olan süs eşyalarını takmak ve altın yüzük kullanmak sadece erkekler için haramdır ve onunla kılınan namaz geçersizdir.[1] Ama kadınların altın yüzük takmasının veya erkeklerin altın olmayan yüzük kullanmasının hiçbir sakıncası yoktur. Bir bayan altın veya altın olmayan bir ...
  • Kur’an’da kaç tane kelime vardır?
    16319 Kur’anî İlimler 2011/04/28
    Müslümanlar, İslamın başlangıcından bu yana semavi kitapları Kur’an’a her yönüyle büyük önem vermiş, onun bütün kelimelerini hatta Mekki ve Medeni olanları bile ayrı ayrı saymışlardır. Bu sayımdan elde edilen rakamlar şöyledir:Mekki kelimeler 45653, Medeni kelimeler 32154’tür. Buna göre Kur’an-ı Kerim’deki kelimlerin toplamı: 77807’dir.
  • Hz. Ali'nin (a.s) dilenciye yüzüğünü vermesi haliyle, ayağından ok çekildiğinde bunu fark etmemesi hali arasında bir çelişki yok mudur?
    16704 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2009/04/18
    Sorunuza şu şekilde cevap verebiliriz: 1- İnsan, ilahi rızaya uygun ameller yaparak kemale erişebilme gücüne sahiptir. Yani insan-ı kâmil makamına ulaşarak bütün mükemmellikleri kendisinde toplayabilir. 2- İnsan-ı kâmil makamına ulaşmak demek, bu makama ulaşanların çeşitli halleri olmayacağı anlamına gelmez. Bize ve birçok Müslüman'a göre İmam Ali (a.s), Müslümanlar için mükemmel bir örnektir ve ...
  • Humus yılının başlangıcından birgün önce alınan yiyeceklerin humusunun verilmesi neden gereklidir?
    6433 مؤونه(مخارج سال) 2012/03/14
    Herkes humus yılı boyunca şanına uygun şekilde ve israf etmeden gelirinden yaptığı -ailesine yiyecek almak gibi- harcamalarına humus gelmez. Ancak humus yılının sonunda humus yılından birkaç gün önce alınmış olsa bile bu yiyeceklerden fazla kalan kısmının humusunu vermesi gerekir. Zira sonuçta elindeki sermayeyle onları almıştır. Almasaydı ve ...
  • Dine dayalı ahlakın manası nedir?
    11701 دین 2012/06/16
    Din ve ahlak arasındaki ilişki bağlamında ahlaki değerlerin temelleri hususunda iki genel bakış vardır: 1. Ahlak dinden bağımsız bir disiplindir ve din bir ile ilişkisi yoktur. 2. Ahlak din, iman ve Allah’a inanmayla bağlantı kurmaksızın gerçekleşmez. Batı toplumlarında bu konu geniş ...
  • Ayat namazı kılarken Bismillahirrahmanirrahim’i surenin bir ayeti sayarak bir bölüm olarak okuyabilir miyiz?
    8076 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/28
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Hangi kaynaklarda hüküm ve yaratıkların hikmeti beyan edilmiştir?
    7263 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Esasen her hikmeti bilmek mümkün değildir; zira Yüce Allah bazı maslahatlar uyarınca birçok konuyu insana bildirmemiştir. Beyan edilenler hususlar da çok geniştir ve onların tümünü elde etmek ve bilmek herkes için müyesser değildir. Bu sebeple ve ömür ve fırsatın sınırlı olmasına binaen en faydalı ...

En Çok Okunanlar