Gelişmiş Arama
Ziyaret
150
Güncellenme Tarihi: 2013/12/05
Soru Özeti
Ölü telkininde ne söylenmesi gerekir?
Soru
Kamil bir şekilde ölü telkini nasıl yapılır, ne söylenmelidir ve ibaretler nedir?
Kısa Cevap
Ölü defninde sünnet olan adaptan biride ölüye şehadetlerini telkin etmektir. bu sünnet şu şekilde yerine getirilir: Ölüyü kabre koyduktan sonra kefenin düğümleri çözülür ve ölümün yüzü toprağa koyulur. Daha sonra topraktan bir yastık düzeltilerek başı onun üzerne koyulur. Tekrar sırt üstü yatmaması için sırt tarafına kerpiç koyulur veya toprak atılır. Mezar kapatılmadan önce sağ el ölünün sağ omzuna sol el ise sıkıca ölünnün sol omzu tutularak ağız ölünün kulağına yaklaştırılır. Ölü şiddetle sallanarak üç defa şöyle söylenir: «اسْمَعْ افْهَمْ يا فُلانَ بْنَ فُلان» "Ey filan oğlu filan dinle ve anla" filan kelimesi yerine baba adı ve kendi adı söylenir. Örneğin kendi adı Muhammet babasının adı ise Ali ise üç defa şöyle hitab edilir:      «اسْمَعْ افْهَمْ يا مُحَمَّدَ بْنَ عَلى»  "Ey Ali oğlu Muhammet dinle ve anla"
Daha sonra söyle söylenir:
«هَلْ انْتَ عَلَى الْعَهْدِ الَّذِي فَارَقْتَنا عَلَيهِ مِنْ شَهَادَةِ انْ لٰا إِلٰهَ إِلَّا اللّٰهُ وَحْدَهُ لَا شَريكَ لَهُ وَ انَّ مُحَمَّداً صَلّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ عَبْدُهُ وَ رَسُولُهُ وَ سَيِّدُ النَّبِيّينَ وَ خاتَمُ الْمُرْسَلِينَ و انَّ عَلِياً أَميرُ الْمُؤمِنينَ وَ سَيِّدُ الْوصِيِّينَ وَ امامٌ افْتَرَضَ اللّٰهُ طاعَتَهُ عَلَى الْعٰالَمِينَ وَ انَّ الْحَسَنَ وَ الْحُسَيْنَ وَ عَلِيَّ بْنَ الْحُسَيْنِ وَ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ وَ جَعْفَرَ بْنَ مُحَمَّدٍ وَ مُوسَى بْنَ جَعْفَرٍ وَ عَلِيَّ بن مُوسىٰ وَ مُحَمَّدَ بْنَ عَلِيٍّ وَ عَلى بْنَ مُحَمَّدٍ وَ الْحَسَنَ بْنَ عَليٍّ وَ الْقٰائِمَ الْحُجَّةَ الْمَهْدِىَّ صَلَواتُ اللّٰهِ عَلَيْهِمْ ائِمَّةُ الْمُؤمِنينَ وَ حُجَجُ اللّٰهِ عَلَى الْخَلْقِ أَجْمَعِينَ وَ ائِمَّتُكَ ائِمَّةُ هُدىً بِكَ ابْرارٌ يا فُلانَ بْنَ فُلانٍ»                          
Filan oğlu filan tabirinin yerine kendi adı ve baba adı söylenir.
Daha sonra şöyle denir:
«اذا اتٰاكَ الْمَلَكٰانِ الْمُقَرَّبٰانِ رَسُولَيْنِ مِنْ عِندِ اللّٰهِ تَبٰارَكَ وَ تَعٰالَى وَ سَأَلاكَ عَنْ رَبِّكَ وَ عَنْ نَبِيِّكَ وَ عَنْ دِيِنكَ وَ عَنْ كِتابِكَ وَ عَنْ قِبْلَتِكَ وَ عَنْ ائِمَّتِكَ فَلا تَخَفْ وَ لا تَحْزَنْ وَ قُلْ فِي جَوابِهِما اللّٰهُ رَبّي وَ مُحَمَّدٌ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ نَبِيِّي وَ الإِسْلامُ دِينِي وَ الْقُرْآنُ كِتٰابِي وَ الْكَعْبَةُ قِبْلَتِى وَ اميْرُ الْمُؤمِنينَ عَلِىُّ بْنُ أبي طٰالِبٍ امٰامى وَ الْحَسَنُ بْنُ عَلِيٍّ الُمجْتَبىٰ امٰامى وَ الْحُسَيْنُ بْنُ عَلِيٍّ الشَّهيدُ بِكَرْبَلاءَ امٰامِى وَ عَلِىٌّ زَيْنُ الْعٰابِدِينَ امَامِى وَ مُحَمَّدٌ البِاقِرُ امَامِى وَ جَعْفَرٌ الصّادِقُ امَامِى وَ مُوسَى الكاظِمُ إِمامي وَ عَلِىٌّ الرِّضٰا إِمامي و مُحَمَّدٌ الجَوادُ إِمامي و عَلىٌّ الْهَادِى امَامِى وَ الْحَسَنُ الْعَسْكَرىُّ امَامِى وَ الْحُجَّةُ الْمُنْتَظَرُ امٰامى هٰؤُلٰاءِ صَلَواتُ اللّٰهِ عَلَيْهِمْ أَجْمَعِينَ ائِمَّتِى وَ سَادَتِى وَ قَادَتِى وَ شُفَعَائِى بِهِمْ أَتَولَّى وَ مِنْ اعدائِهِمْ أَتَبَرَّأُ فِى الدُّنْيَا وَ الآخِرَةِ ثُمَّ اعْلَمْ يا فُلانَ بْنَ فُلان» و به جاى فلان بن فلان اسم ميّت و پدرش را بگويد و بعد بگويد: «انَّ اللّٰهَ تَبَارَكَ وَ تَعَالَى نِعْمَ الرَّبُّ وَ انَّ مُحَمَّداً صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ نِعْمَ الرَّسُولُ وَ انَّ عَلِىَّ بْنَ أَبِي طالِبٍ وَ اوْلادَهُ الْمَعْصُومينَ الْأَئِمَّةَ الْاثْنَيْ عَشَرَ نِعْمَ الْأئِمَّةُ وَ انَّ مٰا جَاءَ بِهِ مُحَمَّدٌ صَلَّى اللّٰهُ عَلَيْهِ وَ آلِهِ حَقٌ وَ انَّ الْمَوْتَ حَقٌ وَ سُؤٰالَ مُنْكَرٍ وَ نَكيرٍ فِى القَبْرِ حَقٌّ وَ الْبَعْثَ حَقٌّ النُّشُورَ حَقٌّ وَ الصِّرٰاطَ حَقٌّ وَ الْمِيْزٰانَ حَقٌّ وَ تَطٰايُرَ الْكُتُبِ حَقٌّ وَ انَّ الْجَنَّةَ حَقٌّ وَ النّٰارَ حَقُّ وَ انَّ السَّاعَةَ آتِيَةٌ لا رَيْبَ فِيهَا وَ انَّ اللّٰهَ يَبْعَثُ مَنْ فِي الْقُبُورِ»
Daha sonra deki: «أَ فَهِمْتَ يا فُلانُ» "Ey filanca anladın mı?" filanca yerinde adı söylenir ve şöyle denir:
«ثَبَّتَكَ اللّٰهُ بِالْقَولِ الثَّابِتِ وَ هَداك اللّٰهُ إِلَى صِرَاطٍ مُسْتَقِيمٍ عَرَّفَ اللّٰهُ بَيْنَكَ وَ بَيْنَ اوْليٰائِكَ في مُسْتَقَرٍّ مِنْ رَحْمَتِهِ»
«اللّٰهُمَّ جَافِ الْأَرْضَ عَنْ جَنْبَيْهِ وَ اصْعَدْ بِرُوحِهِ الَيكَ وَ لَقِّهِ مِنكَ بُرهَاناً اللّٰهُمَّ عَفوَكَ عَفْوَك»
Eğer ölü kadınsa bu duanın bir kısmı değişir. Duanın tertibine göre: «اسْمَعِى، افْهَمِى يٰا فُلٰانَةَ ابْنَةَ فُلٰانٍ
"Ey filanın kızı filanca dinle ve anla" filan yerine baba adı filanca yerine bayanın adı söylenir. Sonra söyle hitap edilir:
«هَلْ أَنْتِ عَلَى الْعَهْدِ الَّذٖى فٰارَقْتِنٰا .. أَئِمَّتُكِ ائِمَّةُ هُدىً ابْرٰارٌ يٰا فُلٰانَةَ ابْنَةَ فُلٰانٍ» " filan yerine baba adı filanca yerine bayanın adı söylenir. Daha sonra şöyle denir:
«اذٰا أَتٰاكِ الْمَلَكٰانِ الْمُقَرَّبٰانِ رَسُولَيْنِ مِنْ عِنْدِ اللّٰهِ تَبٰارَكَ وَ تَعٰالىٰ وَ سَأَلاكِ عَنْ رَبِّكِ وَ عَنْ نَبِيِّكِ وَ عَنْ دِينِكِ وَ عَنْ كِتٰابِكِ وَ عَنْ قِبْلَتِكِ وَ عَنْ أَئِمَّتِكِ فَلٰا تَخٰافِى وَ لٰا تَحْزَنِى وَ قُولِى فى جَوٰابِهِمٰا .. ثُمَّ اعْلَمِى يٰا فُلٰانَةَ ابْنَةَ فُلٰان»
Burada da filan yerine baba adı filanca yerine bayanın adı söylenir. Sonra şöyle denir:
«ثَبَّتَكِ اللّٰهُ بِالْقَوْلِ الثّٰابِتِ وَ هَدٰاكِ اللّٰهُ الٰى صِرٰاطٍ مُسْتَقيٖمٍ عَرَّفَ اللّٰهُ بَيْنَكِ وَ بَيْنَ أَوْلِيٰائِكِ فى مُسْتَقَرٍّ مِنْ رَحْمَتِهِ» sonrada şöyle denir:
«اللّٰهُمَّ جٰافِ الْأَرْضَ عَنْ جَنْبَيْهٰا وَ اصْعَدْ بِرُوحِهٰا إِلَيْكَ وَ لَقّهٰا مِنْكَ بُرْهٰاناً اللّٰهُمَّ عَفْوَكَ عَفْوَكَ».[1]
 
 

[1] İmam Humeyni, Seyit Ruhullah, Tevzuh'ul Mesail, 1.c, 344.s, Defter intişarat islami, 8.bk, 1424.h.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Hz. Ali’nin (a.s) hakikatı ezeli midir?
    4180 Eski Kelam İlmi 2011/10/20
    Ezeli olmak, bir varlığın geçmişinde yokluğun olmaması demektir;[1] yani her zaman vardı. ‘Hz. Ali’nin (a.s) hakikatı ezelidir.’ sözünden maksat maddi varlığı ise Onun maddi varlığının ezeli olmadığı bellidir. Ama Hakikat’tan maksat nurdan olan varlığıysa, başka bir ...
  • Suhayb-i Rumi'nin kişiliği hakkında bilgi verir misiniz? Bu zat Ehl-i Beyt'in dostlarından mıdır? Hz. Ali'nin imametini kabul emiş midir?
    5215 تاريخ بزرگان 2008/05/25
    Suhayb b. Sinan, Irak asıllı ve Dicle’nin kıyılarında Musul şehrinin yakınlarında yaşayan kabilelere mensuptur. Babası ve amcası Kesra tarafından Ebelle şehrinin yönetimini üstlenmişler, İran ve Ruma arasında cereyan eden savaşlardan birinde Rumlulara esir düşmüş, onu Ruma’ya götürmüşler ve orada büyümüştür. Bu yüzden Suhayb-i ...
  • Geçmiş yıllarda bilmeden unutulan malın humusu nasıl hesaplanır?
    3499 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/11/08
    Geçmiş yıllarda bilmeden unutulan malın humusu nasıl hesaplanır? ...
  • Özellikle Muharrem ve Sefer ayında, çok gülmenin önünün alınması yolunu gösteriniz.
    4619 Pratik Ahlak 2012/04/09
    Bir çeşit içgüdü ve hisselerin göstergesi olan ağlama ve gülme, insanoğlunun normalliği ve mizacının ölçülü olduğunun alametleridir ve ferdin bu konuda yeterli ölçü ve kapasiteye ulaşarak gülme ve sevinçli olmanın çirkin bir ahlak değil, övülmüş bir ahlak olması için kendini, gülme ve sevincini açığa vurma adabına aşina ...
  • Kıbleyi nasıl bulabiliriz?
    3383 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/23
    Kıbleyi bulmak için bir takım yollar vardır ve onlardan bazıları şunlardır: 1. Hissel göstergelerden yola çıkarak tanıklık eden iki adil tanığın tanıklığı.2. Bilimsel kaidelerle (gökbilim vb.) kıbleyi bilen ve güvenilir olan bir şahsın belirtmesi.3. Müslümanların ...
  • Hz. İbrahim’in kitabı henüz mevcut mudur?
    6050 Eski Kelam İlmi 2011/05/21
    Bugün Hz. İbrahim’in kitabı adıyla elde bir şey mevcut değildir. Elbette aşağıdaki kaynaklarda onun hakkında bir takım açıklamalar yapılmış ve onun bazı bölümleri zikredilmiştir:1. Kur’an’da İbrahim’in sayfaları sıfatıyla bu peygamberin kitabından bahsedilmiştir. A’la suresindeki vaazlarının bir bölümünün Hz. İbrahim’in sayfalarında da olduğu belirtilmiştir.
  • Kendimizi yetiştirmeye ve nefsimizi arındırmaya nereden başlamalıyız?
    6171 Pratik Ahlak 2010/05/06
    Tezkiye, nefsi arındırmak ve temizlemek anlamına gelmektedir. Kur’an-ı Kerim’de nefsi arındırmanın önemi hakkında birçok ayet bulunmaktadır. Ama şu bilinmelidir ki; nefsi arındırmaya başlama noktası her insana göre değişir. İslam’ı henüz kabul etmemiş birisinin nefsi temizlemeye başlayacağı ilk aşama, İslam’ı kabul etmesidir. Müminler için ilk basamak, ...
  • Şeytan cennetten kovulduktan sonra, tekrar nasıl cennete girebildi?
    11475 بهشت و جهنم 2012/09/09
    Kısaca, şeytanın insanla irtibatında ve vesvese vermesinde fiziksel varlığa ihtiyaç duymadığını biliyoruz. Bu esas gereğince şeytanın cennete girmeden vesvese amelini yerine getirmesi imkânı vardır, ancak her halükarda soru için faraziyeleri söz konusu ettikten sonra soruyu cevaplandıracağız. 1. Hz. Âdem ve Havva’nın içinde oldukları cennet, Allah-u ...
  • İslam’ın telepati hakkındaki görüşü nedir?
    26553 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/03/15
    Telepati deyimi Yunanca bir deyim olup,uzaklık anlamında tele ve duygu anlamında patus sözcüklerinden oluşmuştur. Telepati kendi duygu organlarından yararlanmadan esrarengiz bir şekilde başkalarının hislerini bilmesi veya duymasını ifade eder. Telepati yanlıları şöyle diyorlar: Normal insanlar için bile yüzlerce kilometre uzakta bulunan dost ve akrabalarının ölümü zamanında tevehhüm ...
  • Muhammed b. Hanefiye’nin naklettiği rivayette zikredilen “hucze” kelimesinin anlamı nedir?
    4085 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/02/15
    Rivayette zikredilen “hucze” kelimesinden maksat, dünyada bizim ile Allah, Resulüllah (s.a.a.) ve imamlar (a.s.) arasında var olan sebeplerdir. Yani o sebeplere temessük etmek ve bağlamak anlamındadır. Söz konusu olan sebepler şunlardan ibarettir: din, ahlak ve güzel amellerdir. Eğer insanlar İslam dinini takip ederler, güzel ahlak ve Salih ameller işlerler onların ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    290580 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    177567 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    110491 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    104110 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    98965 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    98858 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    83086 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    80353 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    78861 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73128 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...

Linkler