Ziyaret
15085
Güncellenme Tarihi: 2011/08/15
Soru Özeti
Asabı bir insanın sinirinin rahatlaması için rivayetlerde neler tavsiye edilmiştir?
Soru
Hadislere göre hangi işler sinirin rahatlaması ve ruhun huzur bulması için tavsiye edilmiştir?
Kısa Cevap

 Asabını kontrol eden ve öfkesini yenen bir kimsenin bu özelliği ayet ve hadislerde kazmu'l-gayz olarak ifade edilir. Yüce Allah kazmu'l-gayz ve affı değerli ve zahit insanların en önemli özelliklerinden sayarak şöyle buyuruyor:

 "Onlar ki, (müminler) kolaylık ve zorlukta mallarını Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah, iyilik yapanları sever."

Asabı kontrol etmenin ve öfkeyi yenmenin en önemli yollarını şöyle sıralayabiliriz:

1- Allah'a sığınmak

2- soğuk suyla abdest almak

3- Öfkenin sebeplerini kendinden uzaklaştırmak

4- Sabır

5- Dua ve yakarış

6- Namaz ve Allah'ı anmak

Sabır, dua, yakarış, Allah'ı anmak ve tövbe insanda huzur ve sükunet oluşturmada önemli bir etkiye sahiptir. Namaz hakkında şöyle diyor: "Namaz Allah'ı anmaya vesiledir, ruhun huzur bulunmasına ve kaygı ve tedirginlikleri insandan uzaklaştırmaya yol açmaktadır."

Ayrıntılı Cevap

Hadislere Nazaran İnsanın Ferdi ve Toplumsal Hayatında Huzurun Sebepleri

Ruhta huzur ve sükunetin oluşmasına vesile olan bir çok etkenler vardır bunların en önemlileri şöyledir:

1- Sabır: Sabır sözcük olarak ona ulaşan bir kötülüğe karşı nefsi feryat ve figan etmekten kontrol etmek anlamındadır.[1] Sabır insanın keder ve üzüntüsünün giderilmesine ve ruhun huzur bulmasına sebep olur. Nitekim Hz. Ali (a.s) şöyle buyurur: "Sabırlı irade ve güzel yakin ile sana doğru gelen üzüntüleri kendinden uzaklaştır."[2]

Mümin, sabır için olan ilahi sevap ve mükafata inancı yüzünden sabırlı olarak üzüntü ve kederi kendinde uzaklaştırır ve huzur bulur. Çünkü o inanır ki: "Sabredenler kendi mükafatını hesapsız olarak alırlar."[3]

Daha yüksek bir aşamada mümin şu inancı taşıyor ki Allah'ın lütfü ona şamil olmuştur, bu yüzden üzülmesine bir sebep yoktur. Çünkü Yüce Allah buyuruyor ki:

"Muhakkak sizi biraz korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden azaltma ile deneriz. Sabredenleri müjdele. Onları (o sabredenleri) ki, bir musibete uğradıklarında, "Kuşkusuz biz Allah'tanız ve kuşkusuz O'na döneceğiz." derler."[4]

2- Dua ve yakarış:

Dua bahar yağmuru gibi gönül tarlalarını serinletir ve insanın ruh ve canın dallarına dirilik ve tazelik bahşeder, böylece insanın asabına sükunet verir. İnsan dua ederken kendi Yaratıcısı ile münacat etmekte ve onu tedirgin eden sorun ve çıkmazlardan Ona sığınmaktadır. Şüphesiz sorunların bu şekilde dile gelmesiyle insanda ruhi bir huzur oluşur ve içini kapsayan korku ve endişelerden uzaklaşır.

Bir ruh bilimci şöyle diyor: "Bu gün psikoloji dalı peygamberlerin insanlara öğrettiği şeyi öğretmektedir. Bunun sebebi de ortadadır. Ruh bilimciler dua, namaz ve sağlam bir inanca sahip olmanın bir çok ruhi rahatsızlıklara yol açan kaygı, heyecan ve korkuyu insandan uzaklaştırdığını kavramışlardır.[5]

Allah'a yakarış ruhun huzuruna sebep olmakta ve insanın üzüntü ve acısını gidermektedir. İnsan dua ettiğinde hissediyor ki onu destekleyen sağlam ve güçlü bir dayanağı vardır. İmam Cafer Sadık (a.s) şöyle buyurmuştur: "Babam İmam Muhammed Bakîr'ı bir olay üzdüğünde kadın ve çocuklarını toplar ve dua ederlerdi."[6]

3- Namaz: Yüce Allah Kur'an'da bütün kaygı ve tedirginliklerin ilacının Allah'ı anmak olduğunu ve Allah'ın anmanın kalplerin güven ve huzur vesilesi olduğunu açıklamıştır. Nitekim buyurmuştur ki: "Bilin ki: Allah'ı anmak gönüllerin huzur bulmasına sebep olur."[7] Allah'ı anmanın en kamil örneklerinden biri namazdır. Yüce Allah namaz kılmanın felsefesinin Onu anmak olarak açıklamıştır. Nitekim şöyle buyurmuştur: "Namazı beni anmak için hakkınca kılın."[8] Gönlü Allah'ı anmakla mutmain olan bir kimse ruhi yönden huzura kavuşur ve Allah'tan başka kimseden bir korkusu kalmaz. Böyle bir kimse umutlu ve huzurludur. Çünkü sonsuz ilahi güce yaslanmış, ilahi nurlar onun kalbini aydınlatmış ve Allah'ın anmak sayesinde güven kazanmıştır. Yüce Allah Mearic Suresinin 20 ayetinde namazın sırrını beyan ederek buyuruyor ki: "İnsan tabiatı gereği sürekli zorluklar karşısında sızlanıp durur. Eğer ona bir hayır ulaşsa ondan başkalarının yararlanmasına engel olur. eğer ona bir kötülük ulaşırsa sabırsızlık eder ve sızlanır. Sadece namaz kılanlar böyle değiller: Ayetin meali şöyledir:

"Gerçekten insan, açgözlü ve sabırsız yaratılmıştır. Kendisine kötülük dokununca sızlanır, sabırsızlık eder. Kendisine hayır dokununca da (onu diğerlerinden) esirger. Ama namaz kılıp namazlarında sürekli olanlar böyle değildir."[9] Bu yüzden namaz ve Allah'ı yad etmek insanın gönlünü ihya eder ve tedirginlik ve kaygıyı ondan uzaklaştırır.

4- Tövbe: Günah hissi insanın ruhunu yormaktadır. Bu his insanın yaşayışında şaşkınlığına yol açar. Günah işleyen bir kimse boşluk hissetmekte ve hayatını devam ettirme dürtüsünü kaybeder ve ıstırap çeker Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmuştur: "Günah zinciri ne de kötü bir zincirdir!"[10] Günah hissi insanın fikrini sürekli kendisine meşgul eder. Günahkar sürekli günah bağından kendisini nasıl kurtaracağını düşünür. Bu fikir onu tedirgin eder ve huzurunun yok olmasına sebep olur. Tövbe günah hissinden kurtulmanın en güzel yollarından biridir. Çünkü günahın bağışlanmasına sebep olur ve insanın Allah'ın hoşnutluğunu kazanmasına ümidini yeniler ve bu yüzden onun kaygısının azalmasına sebep olur.[11]

Asabı Kontrol etmenin yolları:

Bir kimse kendi asabını kontrol edebilirse artık öfkesini yener buna ayetlerde ve hadislerde "kazmu'l-gayz" denir. Yüce Allah üstün ve zahit kişilerin en önemli özelliklerinden birinin kazmu'l-gayz (öfkeyi yutmak) ve insanları affetmek olduğunu beyan buyurmuştur.

Nitekim şöyle buyurur:

"Onlar, (müminler) kolaylık ve zorlukta mallarını Allah yolunda harcarlar, öfkelerini yutarlar ve insanları affederler. Allah, iyilik yapanları sever."[12]

Kazm sözcük olarak suyla dolmuş tulumun ağzını bağlamaya denir. Mecaz olarak öfkeyle dolmasına rağmen öfkesini fiiliyata dökmeyen kişi hakkında kullanılır.

Gayz gazabın şiddeti anlamındadır. Bu durum insanda sevilmeyen bir duruma karşı ortaya koyduğu kızgınlık ve heyecan halini ifade eder.

Gazap ve öfke hali insandaki en tehlikeli durumlardan biridir. Eğer bunun önü alınmazsa bir çeşit delilik olarak kendini gösterir. İnsanın ömür boyu cezasını ödemeğe mahkum eden bir çok cinayetler ve tehlikeli kararlar bu halde meydana gelir. Bu yüzden yukarıdaki ayette takvalıların ikinci özelliği öfkeyi yutmak olarak zikredilmiştir.[13]

 Kur'an ve hadislerde insanda öfkenin varlığı temelden kınanmamış ve mukaddes öfkeler övülmüştür. Temelde mukaddes öfke yüce Allah'ın sıfatlarından sayılır. Bu sıfat örneğin Kahhar ve Cebbar gibi isimlerde tecelli etmektedir. Kızmak ve öfkelenmek eğer dengeli olur ve hak yolunda gerçekleşirse kötü bir sıfat olmadığı gibi Allah'ın rızasına bir vesile sayılır.

Resulullah (s.a.a) sireti, Emiru'l-müminin Hz. Ali'nin nakline göre şu cümle ile açıklanmıştır: "Resulullah (s.a.a) asla dünya işleri için kızmazdı. Ama bir hak için kızsaydı artık kimseyi tanımazdı, bu durumda onun öfkesi hakka yardım etmedikçe yatışmazdı."[14]

Takvalı bir insan sadece hak yolunda ve ilahi hakların ve insanların haklarının çiğnendiği için öfkelenir. Bu durumda da iman ve ilahi sınırları aşmaz.

Kur'an, yersiz öfke ve kızmaları cahiliyet dönemine isnat eder. Öfkelendiğinde sükuneti Resulullah ve müminlerin özelliği olarak sayar ve bu sükunetin bir ilahi lütuf bilir; diğer yandan öfke ve cahili bağnazlığı cahiliyet döneminin kibir ve gazabı olarak nitelendirir ve şöyle buyurur:

"Hani inkâr edenler, kalplerinde taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah da Elçisi'ne ve müminlere huzur ve güvenini indirdi ve takva sözünü onlardan ayrılmaz kıldı. Zaten onlar, buna layıktılar ve bunun ehliydiler. Allah, her şeyi bilendir."[15]

 Yüce Allah bu ayette bize öğretiyor ki cahiliyet kültürü hamiyet, bağnazlık, gazaptır. Ancak İslam'ın kültürü sükunet, huzur ve nefsi kontrol etmektir.

Bir kimse kendi asabını ve gazabını önlerse zamanla bu gazabını tamamen kontrol edebilir. Yukarıda açıklanan yollardan başka gazap ve öfkenin tedavisi için aşağıdaki yollara başvurmak da çok yararlıdır.

A. Gazap ve öfkeyi tedavi etmek için şuna dikkat etmemiz gerekir ki öfkelendiğimizde şeytan bize musallat olur bu yüzden Allah'a sığınmak gerekir. İmam Muhammed Bakîr (a.s) huzurunda öfke hakkında konuşulduğunda İmam şöyle buyurdu: "Bir erkek kızdığında kendisini cehennem ateşine sokmadıkça (bir günah işlemedikçe) sakin olmaz ve öfkesi yatmaz. Bu yüzden öfkelendiği zaman kötü bir iş yapmaktan sakınması için eğer öfkelenen ayakta durmuş ise hemen otursun ki şeytanın vesvesesi ondan uzaklaşsın. Eğer akrabasına karşı kızmışsa onun yanına gidip vücudunu (elini) ona dokundursun Çünkü akraba, akrabanın vücuduna dokununca sakin olur.[16]

B. Abdest almak: Resulullah (s.a.a)'dan şöyle nakledilmiştir: "Sizden biriniz gazap ettiğinde abdest alsın ve gusül etsin, çünkü gazap ateştendir."[17]

C. Öfkeyi yutmak ve aff hakkında gelen hadisler hakkında düşünmek. Örneğin şu hadis: Resulullah'ın şöyle buyurduğu nakledilmiştir: "Kim öfkesini önlerse Allah onu kendi azabından korur." [18]

D. Kişinin gazap ve öfkesine yol açan sebepleri kendisinden uzaklaştırması. Örneğin biriyle düşmanlık etmesi, ihtiras, gurur, tekebbür vb…[19]



[1] Lisanu'l-Arab, Sabır Maddesi; Molla Ahmed Neraki, Miracu's-Saade s. 613-614, Cavidan yay.

[2] Meclisi, Muhammed Bakır, Biharu'l-Envar, c. 74, s. 211, Beyrut, Daru İhyaitturasilarebi, yay.

[3] Zümer: 10

[4] Bakara: 155 ve 156

[5] Mekarim Şirazi, Nasir, Tefsir-i Numune, c. 1 s. 642, Tehran, Darulkutubi'lİslamiye yay.

[6] Kummi, Şeyh Abbas, Sefinetu'l-Bihar, c. 1 s. 447, Senai yay.

[7] Ra'd: 28

[8] Taha: 114

[9] Cevadi Amuli, Abdullah, Esrar-i İbadat, s. 41

[10] Temimi Amudi, Abdu'l-Vahid b. Muhammed, Gureru'l-Hikem, s. 185, Taharan, Tahran üniversitesi yay.

[11] Necati, Muhammed Osman, Kur'an ve revanbşinasi, s. 376, Meşhed, Astan kuds-i Razavi yay.

[12] Al-i İmran: 134

[13] Tefsir-i Numune, c. 3 s. 97

[14] Buharu'l-Envar, c. 16, s. 149; Neraki, Molla Ahmed, Miracu's-Saade, s. 236, İntişarat-i Hicret yay. 8. bask.

[15] Fetih: 36

[16] Kuleyni, Muhammed b. Yakup, el-Kafi, Babu'l-Gazab, c. 2 s. 302

[17] El-Hikamu'z-Zahire, s. 586; Şübber, Seyyid Abdullah, Ahlak, çev: Muhammed Rıza Cebbaran, s. 250, Hicret yay. 12. bask.

[18] Biharu'l-Envar, c. 70 s. 280; Ahlak, s. 251

[19] Miracu's-Saade s. 238

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ahbariler ve Usuliler kimlerdir?
    11113 Tarih Felsefesi 2012/05/03
    Ahbarilik, hadis ashabına denir ve Şiilikte onlar Ahbarî olarak adlandırılır. Bu grup içtihadı geçersiz bilmekte ve sadece habere (rivayetler ve hadisler) uymaktadır. Ahbariler karşısında olan Usuliler ise birçok İslam fakihinin içinde bulunduğu ve Usulî olarak adlandırılan gruba denir. Bu grup, İslam’ın şer’i hükümlerini belirlemede Kur’an, sünnet, akıl ...
  • İslami düşüncenin kapsamlılığıyla ilgili dengeli bir proje sunmak mümkün müdür?
    4932 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    İslam, gönderilmiş olan son ve en mükemmel dindir. Bundan dolayı insan hayatını ilgilendiren bütün toplumsal ve ferdi alanlarda bu dinin yol gösterici olması beklentisi içerisindeyiz. “İslam’da sistematik düşünce teorisi “ İslam dininin kapsamlılığıyla ilgili dengeli bir teoridir. ...
  • Niçin insan (intihar ederek) hayatı kendinden selb edemiyor?
    3354 Pratik Ahlak 2010/11/09
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Vesveseyi tedavi etme yolu nedir?
    7131 Pratik Ahlak 2011/04/11
    Sözlerinizde belirttiğiniz gibi vesveseye müptelasınız. Belirttiğiniz ruhsal ve psikolojik sorunlarınızın çoğu kesinlikle bu hastalıktan kaynaklanmaktadır. Bu sorunlardan kurtulmak için ilk etapta hastalığınızı tedavi etmeye yönelin. Vesvesenin şeytanın desise ve tuzaklarından olduğunu bilmeli ve ona itina etmemelisiniz. Ondan kurtulmak ve bu tür hallerin bertaraf edilmesi için, kendinizi ...
  • Acaba Müslüman olmayan bir kimseyi Müslümanların kabristanına defnedilebilinir mi?
    2771 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/07/18
    İslami hükümlere göre Müslüman olmayan bir kimseyi Müslümanların kabristanına ve Müslüman olan bir kimseyi Müslüman olmayanların kabristanına defnedilmesi işkâllı ve caiz değildir. Eğer yanlışlıkla böyle bir şey gerçekleşirse kabri açıp içinde defnedilmiş olan meyyiti çıkartıp başka bir yere götürülebilinir. Bu bağlamda şu meseleye dikkat ediniz. Müslüman olan bir ...
  • İçtihat kaynaklarının aynı olması göz önüne alındığında neden bazı meselelerde bazı müçtehitlerin görüşleri birbirinden farklıdır?
    3492 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/03/07
    Müçtehitler arasında görüş ve fetvanın aynı olması birkaç şeye bağlıdır: 1- İçtihat kaynaklarının aynı olması.2- İçtihadın bağlı olduğu öncül ilimlerde ekol birliği.3- İçtihat ...
  • Müşriklere karşı arılar tarafından savunma altına alınan sahabenin ismi nedir?
    5117 تاريخ بزرگان 2010/11/22
    Arılar tarafından bedeni savunma altına alınıp muhafaza edilen sahabenin adı Asım b. Sabit Ansari, ebu Aflah veya ibni Aflahdır. Ama "Hamiyu Duber" (lakabı) ile tanınıyor."Zatu'r-Racii" savaşında –düşmanlardan birisi olan- Huzeyl tarafından Asım şehit edildikten sonra, müşrikler bedenini müsle[1] (parça parça) yapmak istediler. Düşmanlardan cenazesinin ...
  • Gadir hum gününde Allah u Teâlâ Peygambere (a. s.), İmam Ali\'ye verilmesini emrettiği o tabuttan Maksat nedir?
    6927 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2012/04/03
    Bu hadiste  ''tabut'' sözcüğü kullanılmaktadır. Kur'anı kerimde de şu cümleyle ''...En ye'etiyekumu't – tabut-u fihi es-sekinetun min rabbikum...'' bu tabuta işaret edilmiştir. Bu ayeti şerife "adata İsrail oğulları Talut'un Allah tarafından görevlendirildiğini Eşmuil peygamberleri tarafından açık bir dille kendilerine söylendiği halde onlar onun bu sözüne henüz ...
  • İslam tüm sorunların çözmeye nasıl kadirdir?
    2758 Fıkıh 2012/02/18
    İslam’ın hüküm ve buyrukları âlim ve hikmet sahibi Allah tarafından olup insanlığın tüm sorunlarını halletmeye kadirdir. Ama bu, toplumdaki tüm fertlerin İslam’ın buyruklarıyla amel etmesi şartıyla tahakkuk eder. Bugün gençlerin evliliği önünde birçok sorun yer alsa da hem kız, hem oğlan ve hem de tarafların ailelerinin İslam’ın buyruklarına göre ...
  • Kur’an Kerim ayetlerinde ve masumlardan nakledilen hadislerde arş ve kürsî kavramlarıyla çok kez karşılaşmaktayız, bu iki kavramdan maksat nedir?
    3543 Tefsir 2008/05/19
    Kuran müfessirleri ayet ve rivayetlere dayanarak arş ve kürsî için değişik anlamlar ifade etmişlerdir. Bazıları arş ve kürsînin iki farklı kelime ama manalarının bir olduğunu söylemiş ve bundan maksadın kinaye yoluyla Allah'ın âlemi idare etmesidir demişlerdir. Fakat bazı âlimler ise şu anlamları söylemişlerdir:1. ...

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    293432 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    184628 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112265 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    107357 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    101377 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99386 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    87930 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82053 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    81335 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73580 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...