Ziyaret
9097
Güncellenme Tarihi: 2010/06/12
Soru Özeti
Niçin network marketing, ve QI İnternational İran’da yasaklanmış ve haramdır?
Soru
Niçin Network marketing ve QI İnternational İran’da yasaklanmış ve haramdır. Lütfen tarafsızca ve mantıklı cevap verin.
Kısa Cevap

Gold quest ve Goldmine gibi piramit sistemiyle sermaye toplayan şirketlerin İran’da yasaklanışı ülkenin ekonomisine vurdukları büyük zararlardan dolayıdır.

Bu zararlardan bazılarını şöyle sıralayabiliriz:

1-     Karşılığında ülkeye eşdeğere sahip bir mal gelmeden sermayelerin ülkeden çıkarılması

2-     Sermayenin güvenliğinin olmayışı

3-     Faiz’in artışı ve enflasyon

Bu yüzden taklit mercileri genelde bu gibi şirketlerin faaliyetlerinin ve bu yoldan elde edilen gelirin haram olduğuna fetva vermişlerdir. Bu tür çalışmalar ülke ekonomisine verdiği zarardan başka, alt kümelerde yer alan üyelerin zarara vermektedir çünkü üye bulmaya muvaffak olmayan kişiler kendi sermayelerinin büyük bir bölümünü kaybediyorlar.

Network Marketing gelince bu, kademeli ve piramit türü pazarlama ile farklıdır.[i] Çünkü bu, gerçekte geleneksel pazarlamanın modernleşmiş bir biçimidir. Network marketing de dikkate alınması gereken tek husus elektronik ticaretin helal olup olmadığı konusudur.

Bazı fakihler, elektronik ticarette alış-veriş yapanlarda aranan akıl ve irade sahibi olmak, tarafların veya vekillerinin kontrat yapılırken hazır bulunmaları gibi şartları taşımadığı için bu tür alış-verişin caiz olmadığına fetva vermişleridir.

Ama diğer bazı fakihler bu tür muamelelerin sakıncasız olduğuna fetva vermişlerdir. Onlara göre gerçekte bilgisayar için yapılan program sayesinde bu anlaşma iki irade sahibi akıllı insan arasında gerçekleşiyor.



[i] Eğer maksat kademeli ve piramit sistemli pazarlama ise Goldquest’te açıklanan sakınca burada da geçerli olur.

Ayrıntılı Cevap

Araştırmacılar ve iktisatçılar tarafından Gold quest ve Goldmine gibi piramit sistemli şirketlerin çalışmaları hakkında yapılan araştırmalar,[1] bu tür şirketlerin çalışmalarında bir çok bozuklukların olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu tür ticaretin ülke ekonomisine telafi edilmez ziyanlar vurduğu belli olmuştur. Bu yüzden İran İslam Cumhuriyeti’nin ekonomik kurumları bu tür şirketlerin çalışmalarını kanun dışı ilan etmiş ve yargı sisteminin de kanun dışı çaba gösteren kimseleri kovuşturma altına almaları kararlaştırılmıştır. Bu şirketlerin doğurduğu bazı ziyanlar şöyledir:

1-     Bu tür şirketlerde her üyenin ödediği sermayenin %35’i şirketin hesabına yatırılıyor sadece %65’lik bölümü alt düzeydeki üyelerin tamamlanması kaydıyla üyelere verilmektedir. Bu meblağ satılan malların gerçek fiyatını ve vasıtalara ödenen primleri de karşılıyor.

Bunu makroaçı ile değerlendirdiğimizde çok tehlikeli bir tablo ile karşılaşıyoruz, örneğin İran gibi bir ülkede istatistiklere göre yaklaşık bir milyon kişi bu şirketlere üyedirler. Eğer her kişinin en azından 500 dolar bu şirketlerde yatırım yaptığını düşünsek 500000000 dolar sermayenin bu şirketlere ödendiği anlaşılır. Bu sermayeden şirketlere düşen %35 payın 1750000000 dolar –diğer karları hariç- olduğu nazara alındığında ne kadar büyük bir mablağın ülkeden çıkarıldığı belli olur.

Bu rakam üyelerin sayısının sadece bir milyon olduğunu farz ettiğimizde ortaya çıkmaktadır. Oysaki bu şirketlerin üyelerinin sayısı bundan çok daha fazladır. Bir çok üyeler de 500 dolardan daha fazla yatırım yapmışlardır.

Bununla da ülkeden çıkarılan paranın ne kadar fazla olduğu ve bu paraların bu gibi şirketlere yedirildiği anlaşılır oysa karşılığında ülkenin kazandığı bir şey de yoktur.

Bu miktar sermayenin ülkeden çıkması ülke ekonomisine büyük bir hasardır. Kişilere zarar vurmak haram olduğu gibi ülkeye de zarar vurmak haramdır. Çünkü bu herkese yönelik bir zarardır ve hiçbir akıl sahibi bu tür zararları kabul etmez.

2. İç borsada yatırım için kullanılması gereken bu sermayenin ülkeden çıkarılması iç yatırımcıların sermaye elde edebilmesinin zorlaşmasına faiz oranın yükselmesine sonuçta iç üretim karının azalmasına ve ülke mamullerinin pahalanmasına sebep olur, bu da üreticilerin ve tüketicilerin zarara uğramalarına yol açar; başka bir ifade ile yabancı malların ülkeye ithal edilmesine, iç üreticilerin zarar etmelerine ve fabrikaların kapanmasına sonuçta bir çok işçinin işsiz kalmalarına sebep olur.

3. Bu tür şirketlerde yatırımın bir güvencesi yoktur. Çünkü bu tür yatırımlarda meydana gelebilecek yolsuzluklardan dolayı ülkenin yargı gücü sorumlu değildir; üyelerden biri küme başlarından biri hakkında şikayet eder ve iddiasını belgelerse bu mahkemede takibe alabilir, ancak kişinin kendisi doğrudan parasını bu tür şirketlerden birinin hesabına yatırmışsa ve bu para elden çıkarsa İran İslam Cumhuriyetinin yargı organları bu konuda bir sorumlulukları olmaz.

Nitekim diğer ülkeler ve uluslar arası mahkemeler de bu konuda bir sorumluluk kabul etmezler. Eğer kabul etseler de bu alandaki girişimin masraflarının ağır olduğu için (avukat tutmak yol ve iletişim masrafları gibi) böyle bir girişim ekonomik olmaz.

4. Bu şirketlerin sattığı malları örneğin sikkeleri onları üreten firmalardan çok daha ucuz fiyata almak mümkündür. Bunların koleksiyonluk mallar olduğunu söylemek de yalandır, çünkü birincisi, bu malların üretiminde bir tekel söz konusu değil; herkes bu malı asıl üreticisinden alabilir.

İkincisi, bir malın koleksiyonluk değeri olması için onlarca yıl öncesine ait olması gerekir oysa piramit sistemiyle çalışan şirketlerin pazarladığı mallar bu türden değildir.

Taklit mercileri de bu delillere ve diğer fikhi delillere dayanarak bu şirketler yoluyla elde edilen gelirin haram olduğunu bildirmişlerdir. Fakihlerin dayandığı delillerden bazıları şöyledir:

1- Bu şirketlerin aracılık ve komisyonculuk için ödediği para gerçekte alt üyelerden alınan paralardır, eğer bu çalışmanın bir yerde durduğunu farz etsek ki mutlaka bir yerde duracaktır, aşağı kademelerde yer alan üyeler kendi sermayelerinin büyük bir bölümünü kaybeder karşılığında ise (aldıkları sikkeden ve değeri az diğer maldan başka) hiçbir şey elde etmezler.

2. Aracı olarak bu şirketlerle işbirliği yapan kimseler sadece üye buldukları taktirde şirketlerden para alabilirler. Ne kadar üye kazanabilseler o kadar para kazanırlar. Bunlar gerçekte diğer üyeleri aldatmanın parasını alırlar. Onlar yeni üyeleri bu şirkete güvendirerek onların sermayelerini şirkete kaydırmalarını sağlayarak onları aldatırlar. Karşılık olarak da şirket elde ettiği gelirin az bir miktarını bu aracılara vermekte ve geri kalanını kendisine almaktadır. İşte bu batıl sebeplerle başkalarının malını yemek olduğu için haramdır.

Network marketing’e gelince bu NM Ağ pazarlaması[2] anlamına ise gerçekte elektronik ticaret kategorisine girdiği,[3] işleri çabuklaştırdığı ve doğurduğu diğer kolaylıklar için iyi bir iştir. İslami hükümler ve İran İslam Cumhuriyeti’nin kanunları açısından da bunun bir sakıncası yoktur.

Sadece bazı fakihler bu tür ticaretleri tarafların belli olmadığı için sakıncalı bilmişlerdir. Zira alış verişte alıcı ve satıcının belli olmaları ve tarafların akıl, irade ve seçim gücüne sahip olmaları gerekir.[4] Elektronik ticarette iki taraftan birinin en azında bilgisayar olduğu için -yani alıcı malı irade ve akıl sahibi olmayan bir araçtan aldığı için- bu tür ticareti geçersiz bilmişlerdir.

Elbette bu konu yeni ortaya çıkmış meselelerden sayılır ve üzerinde düşünülmesi ve araştırma yapılması gerekir. Konunun mahiyetinin etraflıca belli olması üzerine hükmü de fakihler tarafından daha açık şekilde beyan edilecektir.[5]

Elbette bu tür kontrat ve ticaretlerde bilgisayarın sadece bir araçtan ibaret olduğu ve irade ve akıl sahibi satıcının maksatlarını aktardığı ispatlanırsa bu konuda başka bir fetvanın verilmesi mümkündür. Nitekim bazı fakihlere göre bu tür ticaretlerde bilgisayar bir araçtan ibaret olduğu için bir sakıncası yoktur.[6]

Elbette bu fetva bu tür pazarlama ve ticaretin piramit türü şirketler tarafından su-i istimal edilmemesine bağlıdır.



[1] Ferheng ve endişe-i İslami Merkezi’nin iktisat bölümü başkanı ile mülakat

[2] Ağ pazarlaması (NM) kademeli pazarlama (MLM) ile farklıdır. MLM piramit türü oyunlara girmeğe çok müsaittir. Bu yüzden bazı ülkelerde birçok MLM kara listede yerleştirilmiştir. Ama NM böyle değildir. NM’in geleneksel ticaretle farkı bu yöntemdeki surat ve kolaylıktır. Bk Dr. Katuzuyan ile röportaj Ruzname-i Hemşeri

[3] Elektronik ticaretin anlamını kavramak için bk Aliriza İbrahimi, Mefhum ve mevani Ruşt Ticaret Elektronik Ruzname-i İran

[4] Tehriru’l-Vesile c. 1 s. 396- 397

[5] Huccetu’l-İslam Mecid Rizai -Mufid üniveristesi öğretim üyesi- röportajı

[6] Ayetullah Hadevi Tehrani’den istifta

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

En Çok Okunanlar

  • Allah, kalbi kırılanın bedduasını kabul eder mi? Yoksa sadece hayır dualarına mı icabet eder?
    293432 Pratik Ahlak 2012/04/04
    Beddua dini öğretilerde olan bir şeydir. Örneğin Kur’an buyuruyor: ‘Kırılsın Ebu Lehebin elleri sakat olsun...’ Bir hadiste ‘Mazlumun bedduasından korkun! Çünkü onun bedduası göğe çıkar.’ diye buyurulmaktadır. Bu konuda ayet ve hadis çoktur. Ancak nasıl ki duanın kabul olma şartları varsa ve herkesin her duası kabul olmuyorsa, ...
  • Acaba istimna (mastürbasyon) günah mıdır? Ondan kurtulmanın yolu nedir?
    184629 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2008/06/22
    İstimna (mastürbasyon) diye bilinen kendini tatmin etme büyük günahlardandır ve haramdır[i] ve ağır bir cezası vardır.İstimna ve kendini tatmin etmenin en güzel yolları pratik risalelerde şartları açıklanan evliliktir (daimi ve ya geçici). ...
  • Hz. Ali’nin (a.s) kaç tane çocuğu vardı? Çocukların ve annelerinin isimleri nedir?
    112265 Masumların Siresi 2011/04/13
    Şeyh Müfid, İrşad adlı eserinde Hz. Ali’nin (a.s) erkek ve kız olmak üzere on yedi çocuğunun olduğunu yazmıştır. O şöyle diyor: ‘Bir kısım Şii alimler diyorlar ki, Fatıma, Peygamberin (s.a.a) vefatından sonra Peygamberin Muhsin adını verdiği çocuğuna düşük yaptı. Onlara göre İmamın (a.s) on sekiz evladı vardı.’
  • Yağmur yağdığında dualar neden daha çok kabul olur?
    107359 Ahlak Felsefesi 2012/03/08
    Duanın zamanı için yapılan tavsiyelerden biri yağmurun yağdığı zamandır. Ayet ve rivayetler bunun genel nedeninin, yağmurun Allah’ın rahmetinin göstergesi olduğunu söylemekteler. Allah’ın rahmeti şu anda açıldığına göre duanın isticabetine daha fazla ümit bağlanılabilir. ...
  • Hz. Âdem (a.s) ve Havva’nı kaç tane çocukları vardı?
    101378 تاريخ کلام 2009/08/23
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız. ...
  • Dualar, hangi şart ve durumlarda kesinlikle kabul edilmektedir?
    99386 Pratik Ahlak 2008/02/17
    Arapça bir kavram olan dua; seslenmek, çağırmak, birisine istekleri söylemek, onunla irtibat kurmak anlamına gelir. Terimsel olarak da; kulun Rabbine karşı elini ve tabii gönlünü açıp tazarru ve niyazda bulunması şeklinde tarif edilebilir. Öyleyse dua; küçük olanın büyük olana, hiçbir şeyi olmayanın sonsuz zenginlik sahibine, güçsüzün güçlüye, acizin kudret sahibine; ...
  • Bedeninin bir kısmı (el, ayak veya baş vb.) yaralı ve bandajlı olan ve de suyun kendisine zararlı olduğu bir kimse, nasıl abdest, gusül ve teyemmüm alabilir?
    87932 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/12/19
    Yara ve kırığı bağladığınız (bandaj) ve yara ve benzeri şeylerin üzerine sürdüğünüz şey cebire olarak adlandırılır. Bununla alınan abdest ve gusle cebire abdest ve guslü denir. Taklit mercileri cebire abdesti hakkında şöyle demektedir: Eğer yara veya çıban veyahut kırık eldeyse, onun üzeri açıksa ve üzerine su dökmek zararlıysa, onun ...
  • Sadakayı kime ve nasıl vermemiz gerekiyor? Sadakanın en az limiti ne kadardır?
    82053 Pratik Ahlak 2011/08/21
    İslam’da sadaka vermek müstehap bir ameldir. Sadaka Allah rızası için, fakire minnet etmeden, riyadan uzak bir şekilde ve haram yolda harcanmaması şartıyla verilir. İnsanın yakınları önceliklidir. Gizli bir şekilde yapılması ise daha faziletlidir.Sadaka temiz ve helal olan mallardan olmalıdır. Miktar olarak da ifrat ...
  • Fatime isminin anlamı nedir? Niçin Peygamber (s.a.a) tek kızı için bu ismi seçmiştir?
    81337 Masumların Siresi 2011/08/14
     İlk önce şu noktaya dikkat etmek gerekir ki bütün isimlerin özel bir anlam taşıması ve o ismi taşıyan kişinin kişiliğini göstermesi gerekmez, sadece ismin şirki andıran ve değerlere tersi düşen bir anlam taşımaması yeterlidir.Ancak gayp aleminden gelen Hz. Fatime (a.s) gibi Allah'ın velilerinin ...
  • Acaba oruçlu iken büyük boy abdesti (gusül) alınır mı?
    73580 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/03/10
    Ramazan ayında cünüp olan bir kimse iki durumdan birisine sahip olabilir. Ya sabah azanından önce cünüp olmuş ya sabah azanından sonra ve gün boyunca cünüp olmuştur. (Elbette oruçlu iken cima (cinsel ilişkiyle) veya istimnan (cinsel ilişki dışında her hangi bir yolla kendinden meni çıkartmak) vesilesiyle cünüp edilmemelidir. ...