Gelişmiş Arama
Ziyaret
16817
Güncellenme Tarihi: 2010/06/12
Soru Özeti
‘İlim eğer Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’ hadisinin senedi nasıldır?
Soru
5000 Tümen’lik banknotların üzerinde Hz. Peygamberden (s.a.a) rivayet edilen ‘İlim, Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’ hadisi sahih midir yoksa uydurma mıdır?
Kısa Cevap

Bu hadisi, ‘Kurb-ul Esnad’ adlı kitapta Abdullah b. Cafer Himyeri yüce İslam Peygamberinden (s.a.a) nakletmiştir. Kurb-ul Esnad kitabı güvenilir hadis kaynaklarındandır.

Ayrıntılı Cevap

Rivayetlerin itibarı mevzularına göre incelenir. İnanç temellerine ait olan rivayetler mutlaka çeşitli ve güvenilir yollardan nakledilmeleri gerekir. Ama fıkıha ait rivayetler birkaç senedi olsa da onlara güvenerek uygulamaya konulabilirler.

Genellikle sizin söylediğiniz manada ki rivayetlerin itibarı, inanç temelleri ve ameli ahkama ait olmazlarsa incelenmeye alınmazlar.

Bu kısa girişten sonra sorunuzun cevabına geçiyoruz: Bu hadisi, ‘Kurb-ul Esnad’ adlı kitapta Abdullah b. Cafer Himyeri babasından, o da yüce İslam Peygamberinden (s.a.a) nakletmiştir. Hadiste Peygamberimiz (s.a.a) şöyle buyuruyor: ‘İlim Süreyya yıldızında olsa da Fars diyarından insanlar ona ulaşacaklardır.’[1]

Bu hadisin senedi hakkında iki şey üzerinde durulmalıdır:
1-Himyeri’nin senedinin masum  imama (a.s) ulaşması
2-Bizim, Kurb-ul Esnad kitabına dayanmamız.

Abdullah b. Himyeri’nin senedinin Masum İmama (a.s) ulaşması hakkında denilmiştir ki, Ebulabbas Abdullah b. Cafer b. Hüseyin b. Malik b. Cami Himyeri Kummi, İmam Hasan Askeri’nin (a.s) yakın dostlarından olup, hicri 3. y.y.’da Şia’nın büyük fakih ve ravilerindendir.

O, Şia alim ve fakihlerinin içinde büyük bir makama sahipti. Şeyh Saduk ‘el-Fakih’de, Necaşi ‘Rical’de, Meclisi II ‘Ravzat-ul Muttakin’de, Mamakani ‘Tenkih-ul Mekal’de ve İlyari ‘Behcet-ül Amal’de Kum şehri hadisçilerinin onun fakih, güvenilir ve itibarlı olarak tanıdıklarını yazmaktalar.

O, Muhammed b. Yakup Kuleyni’nin büyük hadis şeyhlerindendir. Kuleyni ‘el-Kafi’de ona dayanarak bir çok rivayet nakletmiştir.

Himyeri, İmam Hadi (a.s) ve İmam Hasan Askeri’yle (a.s) yazışmalarıda vardır. Abbasilerin Şiilerle bu İki İmamın (a.s) arasında ki ilişkilerini koparmak için büyük bir baskı uygulamalarına rağmen o, Onlarla (a.s) bağını koparmamış ve devamlı olarak yönledirmelerinden faydalanmıştı.

Himyeri, İmam Hasan Askeri’nin (a.s) şehadetinden sonra gaybet-i suğra döneminde de vahyin madeniyle bağını koparmadı. Muhammed b. Osman Amri vasıtasıyla İmam Zamanla (a.f) irtibatını ve yazışmasını sürdürdü. O, mesele ve müşküllerini İmam Zaman’a (a.s) mektuplar yazarak hallediyor, bu şekilde onun mübarek varlığından faydalanıyordu. Himyeri bu mektupları’Mesailun An Muhammed b. Osman el-Amri ve’t Tevkiat’ adlı kitapta toplamıştır. Bu da gösteriyor ki o, büyük alim ve hadis yazarlarındadı; onun kitabı da güvenilir hadis kitaplarının arasındadır.[2]

Bizim, Kurb-ul Esnad kitabına dayanmamızın nedenine gelince diyoruz ki: Bu hadisi Bihar-ul Envar’da Kurb-ul Esnad’dan nakletmiştir ve bizde oradan naklettik. Ayrıca kitabın bir nüshası Ayetullah Burucerdi’nin kütüphanesinde mevcuttur; hicri 1359 yılında Hasan Mir Hani’nin hattıyla yazılmıştır. Bu nüsha, yazarın yani Abdullah b. Cafer Himyeri’nin hicri 304’de izin verdiği nüshasının üzerinden yazılmıştır.[3]

Son olarak şu noktayıda hatırlatmak faydalı olacaktır: Maide suresinin 54. ve Muhammed suresinin 38. ayetinin tefsirinde bir çok rivayet var ki onlarda ‘ilim’ yerine ‘din’ ya da ‘iman’ kelimesi kullanılmıştır. Şöyle ki: Arap kavmi imanlarında sabit kalmayınca, onları yerlerine başka kavim getirmekle tehdit eden ‘İtaatten yüz çevirirseniz yerinize bir başka topluluğu getirir, sonra görürsünüz ki onlar, size benzememektedir.’[4] ve ‘Ey inananlar, içinizden kim çıkar da dininden dönerse Allah yakında onlara bedel öyle bir kavim getirecek ki o onları sevecek, onlar da, onu sevecek, inananlara karşı alçak gönüllü, kafirlere karşı yüce olacak o kavim. Allah yolunda savaşacaklar ve hiçbir kınayanın kınamasından korkmayacaklar.’[5] gibi ayetler nazil olunca ashab Resulullah’dan (s.a.a) ‘Allah’ın bu ayetlerde kendilerine işaret ettiği kavim kimdir?’ diye sordular. Bu sırada Selman Resulullah’ın (s.a.a) yanında idi. Allah Resulü (s.a.a) elini onun ayağına -bir rivayete göre omuzuna- vurdu ve şöyle buyurdu: ‘Bu ve bunun kavmidir. Andolsun canımın elinde olduğu kimseye ki, iman süreyya yıldızında olsada Farslılardan bir grup ona ulaşacaklardır.’[6]



[1] -Kurb-ul Esnad, s.53; Bihar-ul Envar, c.64, s.175

[2] - Bu kitap, Şia’nın ilk dörtyüzlük asıl hadis kitaplarından sayılmaktadır. Yazıldığı zamandan bugüne kadar geçen bin yılı aşkın sürede Şii alimlerinin hep faydalandığı bir eser olmuştur. Rivayetleri büyük hadis kitaplarında aktarılmıştır, örneğin: Usul-u Kafi (Şeyh Kuleyni), Fakih ve Hisal (Şeyh Saduk), Tehzib (Şeyh Tusi), Bihar-ul Envar (Allame Meclisi), Vesail-uş Şia (Şeyh Hürr-ü Amuli) ve Müstedrek-ul Vesail (Muhaddis-i Nuri); daha fazla bilgi için bk: 1181. Soru, Dizin: İranlılar ve Araplar   

[3] - Daha fazla bilgi için Cami-ul Ahadis, CD’sine bakınız.

[4] - Muhammed/38

[5] - Maide/54

[6] -Bihar-ul Envar, c.22, s.52, Bab: 37, Ma Cera Beynehu ve Beyne Ehl-il Kitap; Tefsir-i Nümune’nin Özeti, c.4, s.464

Tebersi (r.a) diyor ki: Ebu Hureyre şöyle rivayet ediyor: (Yukarıdaki hadisi aktarıyor.)

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Ahmet ismi İncil’in neresinde gelmiştir?
    24943 Eski Kelam İlmi 2011/11/12
    Bu konuda dikkat edilmesi gereken önemli nokta şudur: Kur’an, İncil’de İslam Peygamber’inin (s.a.a) müjdeleyici olduğunu söylüyorsa, tahrif edilmiş İncil’i değil, Hz. İsa’nın (a.s) getirdiği incili kastetmektedir. Elbette tahrif edilmiş hali hazırdaki İncil’de de, bu meseleye işaret edilmesi dikkate değer bir konudur.Hz. Mesih (a.s), “Farkilit”ın geleceği müjdesini vermişti. Bu kelime ...
  • Eğer Yüce Allah Peygamber ve kullarına iyyake nabudu ve iyyake nestain demelerini buyurmuşsa, neden “kul” (söyle) kelimesi zikredilmemiştir?
    9276 Tefsir 2011/12/18
    Kuşkusuz Yüce Allah ibadet ve namazlarında istifade etmeleri için bu ayeti kullarına nazil etmiştir. Elbette benzer durumlarda genel olarak “kul” (söyle) ve “kulu” (söyleyiniz) gibi kelimler de cümle başında yer almaktadır. Ama Arap edebiyatını ve tüm dillerdeki mevcut diyalogları incelemeyle, kesin karine ve delillerin bulunması ve onların ...
  • Hadis külliyatında ‘israiliyat’ denilen bir kavram geçmektedir. Ehlibeyt mektebi kaynaklarında İsrailiyat’ın konumu ve itibarını açıklar mısınız?
    3396 2020/09/05
    İslam uleması ‘israiliyat’ kavramını İslami olmayan, özelliklede hicri ilk yüzyıl içerisinde Yahudi ve Hristiyanların İslam dinine sokmaya çalıştıkları inançlar, efsaneler ve hurafelerin tamamı için kullanmaktadır.Bu kelime ilk başta Yahudilerin İslam dinine sokmaya çalıştıkları hadisler için telaffuz edilmekteydi. Ama gerçekte bu kavram biraz daha geniş ...
  • basiret gözüyle Allah-ı görmek, kalp ile Allah-ı müşahede etmekle aynı mıdır?
    13449 Pratik İrfan 2010/12/18
    Hazreti Ali'nin (a.s.) kelamında söz konusu olan basiret gözü ile Allah-ı müşahede etme meselsi kelam ilmince Allah-ı görme meselesiyle ilgili bir konudur. Bu konuyla ilgili hak ve doğru olan görüşe göre kalbi rüyet ve tecelliden farklı olan gözsel rüyet hak Teâlâ hakkında imkânsızdır. Ama Allah ile buluşmak ...
  • Muhammed b. Osman Ömri’nin İmam-ı Zaman’ı (a.c) hac mevsiminde gördüğü iddiası doğru mudur?
    6183 Eski Kelam İlmi 2011/07/21
    Her ne kadar böyle bir iddiada bulunan kimseden kabul edilmesi mümkün olmasa da İmam-ı Zaman’ı (a.s) gıyap döneminde görmek esasen kesin ve makbul bir husustur. Hz. Hüccet’in (a.s) ikinci naibi halk ile İmam arasında irtibatı sağlayan vasıta olması nedeniyle, kuşkusuz küçük gıyap döneminde bu görüşme ...
  • Ayakların üstünü mesetme konusunu hadisler ile ispatlayınız?
    7591 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    “Vesailu’ş - Ş,a” gibi Şia’nın Muteber Kitaplarında İmamlardan (a.s.) nakledilmiş olan hadislere baktığımızda abdest alınırken başın ön kısmının ve ayakların üstünün Mes edilmesinin vacip olduğunu görürüz. Keza hadislerden istifade ediliyor ki ayaklar Mes edilirken sağ ve sol sırasını dikkate alarak ayakların parmaklarından başlayarak ayaklarda var olan çıkıntıya ...
  • Acaba fakihler Cuma namazının seçmeli farz olduğu konusunda görüş birliğine ulaşmışlar mıdır?
    3294 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/11
    Cuma namazı, masum imamın fiziki huzurunun olduğu, diğer şartların imkânı ve takiye gerektirecek bir durum olmadığı taktirde hükmü aşikardır. (Yani farzdır) Gaybet döneminde çeşitli hükümler Cuma namazı hakkında beyan edilmiştir. Bu görüşlerden en meşhur olanının “Cuma namazı seçmeli farz” olduğu söylenebilir. Hatta bazı fakihler Cuma namazının seçmeli ...
  • Mersiye okuyucuların her yıl mersiyelerine ekledikleri yeni şeylerin sakıncası yok mudur?
    8088 تاريخ بزرگان 2009/01/29
    Aşura kıyamı ve Kerbela tarihinin iki sayfası vardır: Biri yiğitlik ve iftiharla dolu nurlu ve beyaz bir sayfa, diğeri benzersiz veya eşine az rastlanır bir cinayetin işlendiği bir facia oluşu. Bu yüzden Kerbela’da meydana gelen musibetleri imkansız ve akla aykırı olarak algılamamak gerekir. ...
  • Ehl-i beyt’i neden birkaç kişide sınırlıyorsunuz?
    6913 Eski Kelam İlmi 2008/02/18
    Ehl-i Beyt’in on dört masumlarda sınırlandırılması, beşeri bir sınırlandırma değildir. Tathir ayetinden ve Peygamber (s.a.a.)’den gelen rivayetlerden anlaşılan bir sınırlamadır.Bu iddianın ispatlanması için birçok rivayet delil olarak getirilebilir.1) Kuran-ı Kerim, Peygamber (s.a.a)’e Arapça olarak indirilen ilahi bir kelamdır. Allah’ın ...
  • Kimler İmam-ı Zaman (a.c.f) ile irtibat halindedirler?
    12383 Eski Kelam İlmi 2012/10/24
    İmam-ı Zaman (a.c.f) ile irtibat halinde olmanın teorik temelleri ve bunun değişik türleri kendi yerinde incelenmelidir. Bununla birlikte Şia ulemasının bazı muteber kitaplarında Mukaddes-i Erdebili, Seyit Bahru’l-Ulum, Seyit b. Tavus ve başka birçok büyük şahsiyetin görüşmeleri belirtilmiştir. Aynı şekilde birçok birey de İmam-ı Zaman (a.c.f) ile özel ...

En Çok Okunanlar