Gelişmiş Arama
Ziyaret
16790
Güncellenme Tarihi: 2012/05/12
Soru Özeti
Edison elektriği bulmakla insanlığa büyük bir hizmet sundu ve milyarlarca insan ondan yararlanmaktalar, ama ruhaninin bir köşede Kur’an okuması veya fıkıh, felsefe yahut tefsir dersi vermesinin topluma ne gibi bir tesiri ve faydası ver olmaktadır?
Soru
Bazen dışarıda şöyle söylüyorlar: Örneğin Edison elektriği bulmakla büyük bir hizmet sundu; milyarlarca insan da o hizmetten yararlanmakta, ama o ruhaninin (mollanın) bir köşede Kur’an okuması veya fıkıh, felsefe yahut tefsir dersi vermesinin topluma ne gibi bir tesiri ve faydası var olmaktadır? Veya bazen şöyle söylüyorlar; bir ruhani oturup ders okuyor ve en fazla risale yazıyor. Bu nasıl hizmettir? Ama örneğin Pastor insanlara ne kadar büyük hizmetler sundu. Onun yaptığı işle ne kadar hasta iyileşiyor. Buna benzer sözler çok söylenmekte sizin bunun gibi sözlere verilecek cevabınız nedir?
Kısa Cevap

İlimlerin kısımlandırılmasında ilahi ilimler rütbe ve makam bakımından birinci mertebeye sahiptir ve ilahi ilimlerde şu anda İlim havzalarında okutulmakta olan ilimlerdir ve bu ilahi ilimlerden sonra diğer ilimlere sıra gelmektedir.

Bize göre ruhani, üniversite hocaları, öğretmenler ve insani ilimler bilginlerinin işleri, sadece maddi yönde işlevli olan hizmetlerden daha da yüksektir (gerçi onların yaptığı işlerde kendi yerinde değerlidir). Zira insanların ruhi ve manevi ihtiyaçları maddi ihtiyaçlardan önceliklidir. Ruhaniyetin işi halkın ve toplumun ruhani ve manevi boyutunu yetiştirmektir. Eğer bir toplum, maddi açıdan kayda değer ilerleme sağlar, ama ahlaki ve maneviyat yönünden aşağıda kalırsa, o toplumun hiçbir değeri kalmaz. Belki de onun elde ettiği maddi şeyler topluma yarar sağlayacağı yerde tehlike oluşturan bir unsur konuma gelir. Bu nedenle âlim ve bilginlerin iş türleri farklıdır ve yargılamada onların işlerine mütenasip yapılmalıdır.

Ayrıntılı Cevap

Beşeri ihtiyaçlar maddi ve manevi olmak üzere iki boyutludur ve her fert yâda grup kendi istidat ve gücü oranında ikisinden birini seçmekte ve o alanda araştırma ve gayretle topluma hizmet etmek için çaba sarf etmektedir. Sizlerinde bildiği gibi, ilimlerin kısımlandırılmasında ilahi ilimler rütbe ve makam bakımından birinci mertebeye sahiptir ve ilahi ilimlerde şu anda İlim havzalarında okutulmakta olan ilimlerdir ve bu ilahi ilimlerden sonra diğer ilimlere sıra gelmektedir.

Bize göre ruhanilerin, üniversite hocalarının, öğretmenler ve insani ilimler bilginlerinin işleri, sadece maddi yönde işlevi olan hizmetlerden daha da yüksektir. Zira insanların ruhi ve manevi ihtiyaçları maddi ihtiyaçlardan önceliklidir. Ruhaniyetin işi halkın ve toplumun ruhani ve manevi boyutunu yetiştirmektir. Eğer bir toplum, maddi açıdan kayda değer ilerleme sağlar, ama ahlaki ve maneviyat yönünden aşağıda kalırsa, o toplumun hiçbir değeri olmaz. Ola ki onun elde ettiği maddi şeyler topluma yarar sağlayacağı yerde tehlike oluşturan bir unsur olabilir. Elbette biz burada tabii ve tecrübî ilimleri nakıs etme makamında değiliz, ama âlim ve bilginlerin iş türleri farklıdır ve aynı şekilde yargılamada onların işlerine mütenasip yapılmalıdır. Sizlerinde bildiği gibi Peygamberler halkın ruhi hastalıklarını deva etmek için geldiler: “Peygamber (s.a.a) seyyar bir tabiptir.  Şifa bağışlayan merhemlerini ve tedavi malzemelerini hazırlamış, kör kalpleri, sağır ruhları gördüğü her yerde onların tedavisine kayam eder. Müptela ve hasta olmuş olan halkları manevi ölümlerinden ve ruhani uçurumlarından kurtarmaya çalışır”.[1]

Allah-u Teala Kur’an-ı Kerim’de bu konu hakkında şöyle buyurmaktadır: “men ahayaha ke’ennema ehyannase cemi’a”.Her kim de birini yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır.”[2]

Bu ayeti kerimedeki bir insanı yaşatmaktan kasıt,  “yaşayan bir insanı yaratmak” veya “ölü birini yaşatmak” değildir. bilakis yaşatmaktan kasıt, akıl sahiplerinin örfünde ihya olarak sayılan şeylerdir. Akıl ehli bir tabibin bir hastayı iyileştirdiği veya bir dalgıcın boğulmak üzere iken birisini kurtardığı veyahut esir düşen birsini başka birisi tarafından düşmandan kurtarıldığında, felan kişi felan şahsı yaşattı (yahut ona yaşama hakkı verdi) derler. Allah-u Teâlâ’nın da yüce kelamı Kur’an’da böyleli tabirler kullanmıştır. Örneğin hakka doğru hidayeti ihya saymış ve şöyle buyurmuştur: “eve men kane meyyiten fe’ehyeynaha ve ce’alna lehu nuren yemşi bihi finnas” “Ölü iken dirilttiğimiz ve kendisine, insanlar arasında yürüyeceği bir nur verdiğimiz kimsenin durumu.”[3]

Eğer soruda sorulduğu şey doğru olmuş olsaydı, şöyle bir netice almamış gerekirdi: Çocuklarını iyi terbiye eden anne ve baba, işi gücü insani ilimlerle olan öğretmen ve üniversite hocaları insan toplumları için faydalı bir hizmet yapmamış. Faydalı işler sadece maddi alanda bir eser tevlit edebilen kimseler yapmıştır. Ama bu tür bir yargı ve kazavet kesinlikle doğru değildir. 

Bu nedenle ruhaniyetin işini risaleti doğrultusunda değerlendirmek ve tahlil etmemiz gerekmektedir, başkalarının yargıladığı gibi değil, eğer öyle olursa (hâşâ) ilahi Peygamberlerin, imamların, büyük âlim ve ariflerin de halka müspet ve kayda değer bir şey sunmadıklarını söylememiz gerekir.     

 


[1] “Nehcü’l Belaga”, s: 156, Beni Ümeyye Fitnesi.

[2] Maide Suresi, 32. ayet

[3] Tabatabai, Seyyid Muhammed, “El- Mizan”, Tercüme Musa Hemdani,Kum: İntişaratı İslami, c: 5, s: 317.

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • arazinin tapusunu erken alabilmek için avukat tarafından rüşvet verilmesinin hükmü nedir?
    7473 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/03/01
    Rüşvetin alınması, verilmesi, rüşvetin tahakkuk bulaması için vasıtalık görevinin yapılmesi bütün şekilleriyle ve her kime veriliyorsa verilsin haramdır. İster hakkın tahakkuk bulması için olsun, ister batılın ibtaledilmesi için, ister asıl işin gerçekleşmesi için olsun, ister işin daha erken gerçekleşmesi için, ister başka kimselerin hakkına zayıat verilmesine sebebiyet ...
  • Rivayette müminlerin birbirleriyle ilişkilerinde sevinçli ve güler yüzle davrandıkları gelmiştir. Acaba bu mesele, yaşamda karı-koca arasında da geçerli midir?
    6781 خوش رفتاری 2012/09/09
    Müminin sıfatlarının birisi hakkında zikredilen rivayetlerde, onun başkalarına karşı sevinçli ve güler yüzlü davrandığı ve hüzün ve gamını kalbinde gizlediği; bu sıfatın dostluk eğilimini çektiği buyrulmuştur. Bu konunun müşterek yaşamda ve aile içinde başka bir şekilde olduğunu; evli çiftlerin birbirlerinin gam ve hüznüne ortak olduğunu; eşlerin birbirine ...
  • Kadın eşinin cinsel birleşme isteği karşısında kaçınabilir mi?
    105033 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/07/21
    Peygamber Ekrem (s.a.a) ve onun pak Ehlibeyti’nin (a.s) rivayetlerinde cinsel birleşmeyle alakalı kadın ve erkeğin bir birlerini gözetmeleri gerektiği konusu belirtilmiştir. Cinsel birleşmede olduğu gibi karşılıklı bu gözetme çok yönlüdür. Bu rivayetlerde erkeğe şöyle buyrulur: Erkeğin dinginlikle, oynaşarak ve yavaş yavaş cinsel birleşme amelini yerine getirmesi müstehaptır.
  • Neden Kur’an sizler kadınlarınızı dövebilirsiniz diye buyurmaktadır?
    9397 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/10/22
    Kur’an’da tavsiye edilmiş üçüncü taktik (öğüt verme ve yataktan uzaklaştırmadan sonra) hakkında, ilk bakışta insan, istediği şekilde kadına davranması ve yumruk, tokat ve tekmeyle onu teslim alması için İslam’ın erkeğe imkan tanımak istediği sanısına kapılabilir. Oysaki durum asla bundan ibaret değildir. Kadınların isyan etmesi, vazife ve sorumluluklarına sırt çevirmede ...
  • Niçin altın takmak erkeğe haramdır?
    94710 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/01/14
    Bu sorunun kısa cevabı yoktur. Ayrıntılı cevap seçeneğini tıklayınız ...
  • Bir kimsenin keramet sergilemesi onun hak oluşu manasına gelir mi?
    6642 Pratik İrfan 2012/05/03
    İrfanda yaygın olan konulardan birisi, keramet ve olağanüstü işler yapma meselesidir. İrfan ve seyr-i sülûk yolunda keramet, mükaşefe ve olağan dışı işlerin meydana gelmesi, insanın bunlar ile mağrur olacağı ve bu hususları çok önemseyeceği hususlar değildir. Bunlar yüce Allah’ı şuhudi olarak tanımanın ilk ve çok düşük basamaklarıdır. ...
  • İnsanların hepsi kıyamette nasıl tekrar dirilecekler? Oysaki yaşam dönemleri ve dilleri birbirinden farklı hatta çoğunun mezarı bile yok balıklara yem oldular?
    4155 Eski Kelam İlmi 2019/12/01
     Eğer bir insan Allah Teala’nın her şeye kadir olduğunu idrak etmiş ve hiçbir alet ve gereç olmadan maddi alemi yaratabileceğini anlamışsa; insanları tekrar diriltmesi için kabre ihtiyacı olmadığı sonucuna da ulaşır. Her insan din gününde tekrar diriltilecektir ister kabirleri olsun ister olmasın. Günümüzde bilim dünyası eğer bir ...
  • Acaba mezi, vezi, vedi necismidir?
    8521 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/04/07
    İnsan bedeninde idrar yolundan meni ve idrar dışında dışarı çıkan sıvılar bir kaç kısma ayrılır: Büyük abdesten sonra açığa çıkan ve azda olsa yapışkanlık taşıyan sıvı; bu sıvı “vedi” olarak adlandırılır. Cinsel birliktelik sırasında orgazm öncesi ve meninin gelmesinden önce açığa çıkan sıvı; bu ...
  • Ehl-i kitap, meadın cismani olduğuna inanıyor mu? Lütfen bu alanda bir kaç kitap tanıtır mısınız?
    8732 Eski Kelam İlmi 2010/12/28
    Cevabın daha iyi anlaşılabilmesi için birkaç noktaya dikkat çekmek gerekiyor:1-Ehl-i kitabın (ister Yahudi olsun, ister Hıristiyan, ister Zerdüşt) öğretilerinde cismani mead adı altında bir konudan özel olarak bahsedilmemiştir. Bu yüzden bu konuda söyleyeceğimiz şeyler Ehl-i kitabın dini kitaplarından mead inancı hakkında anladıklarımızdır.
  • Müslüman kadınlar camiasından ilmi havzalarda içtihat derecesine ulaşanlar var mı?
    10500 تاريخ بزرگان 2010/06/08
    İslam’ın ilime önem vermesi ve ilimi kadın erkek herkese farz kılması sonucu bazı kadınlar ilim öğrenimine iştigal edip sonunda içtihat derecesine ulaşmışlardır.Örneğin, H. K. 1403 yılında vefat etmiş olan Bayan Müçtehit Emin ve şimdi kadınların ilmi havzalarının değerli üstatlarından ...

En Çok Okunanlar