Gelişmiş Arama
Ziyaret
9688
Güncellenme Tarihi: 2012/03/11
Soru Özeti
‘İnsan öldüğü zaman Allah’a döner’ dediğimizde yaşarken onun Allah’tan uzak olduğunu mu kastediyoruz?
Soru
‘İnsan öldüğü zaman Allah’a döner’ dediğimizde yaşarken onun Allah’tan uzak olduğunu mu kastediyoruz? Allah her şeye yakınken insan nasıl olur Allah’tan uzak olabilir?
Kısa Cevap

Kur’an’daki bazı ayetlerde gelen Allah’a dönüş, yakınlaşmayla aynı manayı taşımıyor. Yakınlaşmanın maddi manası da Allah konusunda geçerli değildir.

İnsanın ölümünden bahseden ayetler, bu dünyada Allah’tan uzaklaşma manasının anlaşılmasına neden olacak olan Ona yakın olma manasını değil, öldükten Allah’a döndüğümüz manasını kastetmektedirler. Allah’a dönüş demek maddi yaşamın bütün bağlarından kurtulmamız, gerçek sebep ve maliki şeffaf bir şekilde görmemizi sağlayacak olan üzerimizdeki bütün hicapların kalkması demektir. Ve bu dönüş yalnızca insana özgü değildir. Varlıkların tümü kendilerini var edene döneceklerdir.     

Ayrıntılı Cevap

Kur’an’daki bazı ayetlerde gelen Allah’a dönüş, yakınlaşmayla aynı manayı taşımıyor.

Konuya girmeden önce Allah’a yakın ve uzak olmanın manasına kısaca bakalım:

Yakınlık ve uzaklık daha çok maddi manasında kullanılmaktadır. Bu iki sözcüğü cisimler için kullandığımızda ister istemez maddi manayı kastetmekteyiz. Akıl maddi terimlerin meta fizikte kullanılmayacağını ispatlamaktadır. Mesela Allah Teala’nın bir mekanda olduğunu veya maddi bir cisminin olduğunu söyleyemeyiz. Doğal olarak maddi yakınlık ve uzaklık, Onun hakkında düşünülemez. Evet bu kelimelerin maddiyata bağlı olan zahiri manaları kastedilmezse başka.

Dolayısıyla yakınlık ve uzaklık kelimeleri Allah hakkında kullanıldığı zaman hiç bir şekilde maddi manayı içermeyecek ve kendisine tamamen manevi bir mana alacaktır. Şöyle ki Allah’a yakın olmaktan kasıt manevi ve ruhsal olarak yakınlıktır. Uzaklık ise manevi ve ruhsal uzaklıktır.

İşte burada şöyle bir soru karşımıza çıkar: İnsan öldüğünde Allah’a yakın olur mu ki dünyada insandan uzaktır diyebilelim? Bu konuda diyoruz ki, birincisi Kur’an, insan öldüğünde Allah’a yakın olur diye bir şey dememiştir. Kur’an ‘ona döneceksiniz’ demiştir. İkincisi bu dünyada birçok Allah dostunun Allah’a yakın olduklarını biliyoruz. Allah’ın düşmanları ise öldüklerinde bile Ondan uzaktırlar. Demek ki yakınlık ve uzaklık yalnızca insanın ameline bağlı olan bir şeydir.

Kur’an çeşitli ayetlerde, ölümün insanların Allah’a dönüşlerine bir vesile olduğunu buyurmaktadır:

‘Onlar (mü'minler), şüphesiz, Rablerine ulaşacaklarını iyiden iyiye umarlar ve şüphesiz O'na döneceklerini bilirler.’[1]     

‘Onlara (sabredenlere) bir musibet ulaştığında derler ki: Biz Allah'ınız ve şüphesiz O'na dönücüleriz.'[2]

‘Öyle kişilerdir ki onlar verecekleri şeyi verirler ve yürekleri, gerçekten dönüp Rablerinin tapısına varacaklarını bildikleri için korkuyla dolar.’[3]

Kimi müfessirler Allah’a dönüşten maksadın, Allah’tan başka hiç bir malikin olmadığı, fayda ve zararın Allah’tan başka kimsenin elinde bulunmadığının ortaya çıktığı yere dönmek manasına geldiği görüşündeler. Nitekim yaratılışın başlangıcıda öyle idi ve biz yaratılışın başlangıcında olduğumuz şeye dönüyor, maddi yaşamın bütün bağlarından kurtulup, varlığın kaynağına gidiyoruz.[4]

Başka bir ifadeyle Allah’a dönüş demek maddi yaşamın bütün bağlarından kurtulduğumuz, üzerimizdeki bütün hicapların kalktığı ve gerçek sebep ve maliki açık bir şekilde görmemiz demektir. Ve bu dönüş yalnızca insana özgü değildir. Varlıkların tümü varlık kaynakları olan Allah’a dönecekler. Bu dönüş bütün alemde gerçekleşecek olan değişim vasıtasıyla olacaktır. Kur’an bu konuya şöyle işaret ediyor: ‘Bütün işler, ona dönüp varır, artık ona kulluk ve ona tevekkül et’[5] ‘Muhakkak dönüş yalnızca Rabbinedir’[6]

 

     

 

 

 


[1] -Bakara/46

[2] -Bakara/156

[3] -Müminun/60

[4] -Fahruddin, Razi, Mefatihu’l-Gayb, c.3, s.492, Dar-u İhyai’t-Terasi’l- Arabi, 3. Baskı, Beyrut, HK.1420.

[5] -Hud/123

[6] -Alak/8

 

Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Niçin İslami düşünceyi açıklamak için her yönlü kamil bir sistematik teoriye ihtiyaç vardır?
    8027 Yeni Kelam İlmi 2007/08/23
    Şimdiye kadar din bilginleri, evrensel ve belli dönemlere ait unsurları içeren İslami öğretiler karşısında tikelci bir yöntem kullanmışlardır. Böyle bir yöntem ve yaklaşım İslami araştırmaların sistematik bir yapıya sahip olmasını önlemiştir. İslami düşünceyi oluşturan öğeler birbirleriyle aralarında bir düzene tabii tutulmadan bir araya toplanmıştır. Bu bir araya ...
  • Peynir yemek neden mekruhdur.
    87082 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2010/08/14
    Hikmet sahibi Allah, kullarının faydasına olan şeyleri farz kılmış, onların zararına olan şeyleride ya haram yahutta mekruh etmiştir. Masum İmamlardan (a.s) peynir hakkında bize ulaşan rivayetlerden, peynirin tek başına yenildiğinde mekruh olduğu anlaşılmaktadır. Ama cevizle yenirse zararı olmayacağından mekruhta olmayacaktır.       ...
  • Kur’an’daki mukataa harflerinin manası nedir?
    14499 Kur’anî İlimler 2010/09/07
    Mukataa harfleri bazı surelerin başında gelen ve bağımsız bir manası olmayan harflerdir. Bu harflerin tefsirinde değişik görüşler ortaya atılmıştır. En doğru görüş, bu harflerin şifre olduğu ve de peygamber ve evliyaların onları bildiğidir. “Sıratu Aliyyin hakkun nemsikuhu” cümlesi ise bazı araştırmacıların sözü olup ...
  • Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının maliki kimdir?
    9428 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Çocuk doğumu münasebetiyle verilen hediye ve göz aydınlıklarının malikiyeti, bu hediyeleri veren şahsın niyetine bağlıdır. Eğer onun kasti baba ve anneye hediye vermek ise onlar malik olur ve eğer kasti bebeğe hediye vermek ise bebek malik olur. Bu durumda baba ve anne kendi evlatlarının mallarına el koyamazlar. Elbette çok ...
  • Ulu’l Emr ayeti kimin hakkında nazil oldu?
    14771 Eski Kelam İlmi 2011/04/13
    Şii müfessirlerinin hepsi Ulu’l Emr’den maksadın, İslam toplumunun maddi ve manevi yaşamının tüm boyutlarındaki önderliğinin, Allah ve Peygamberi (s.a.a) tarafından kendilerine verilen masum imamlar olduğu ve Onlardan başka kimsenin buna ortak olmadığı konusunda ihtilafları yoktur. Ancak Masum İmamların kendileri birilerini bir göreve atar ve bir makam verirlerse belli ...
  • Şia’daki adaletin Mutezile ile farkı nedir?
    11763 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Şia ve Mutezile’den ibaret her iki okul da adaleti kendi mezhep usullerinden biri olarak ilan etmekte ve her ikisi de aklî iyi ve çirkine inanmaktadır; yani bir takım konular hakkında hatta mukaddes şeriat tarafından bir hüküm belirtilmemişse dahi, insan aklı yalnız başına onların iyi veya kötü olduğunu ...
  • Resul-u Ekrem (s.a.a)’in sabah namazının bir kere kaza olduğu doğru mudur?
    6961 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2009/10/22
    Bu mesele kelamda da bahsedilen fıkhi meselelerdendir. Bu konuda rivayetler de gelmiştir. Ama fakihlerin onun üzerinde ortak bir görüşleri yoktur. Bir grup başka deliller ve Peygamber (s.a.a)’in masumiyetiyle çeliştiği için böyle rivayetleri kabul etmezken, diğer bir grup senedin muteber oluşu ve rivayetlerin bazılarının metninde ...
  • Kendisi için zararlı olduğu takdirde hastanın oruç tutması farz mıdır?
    9779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/11
    Taklit mercileri ve İslam âlimlerinin fetvalarına göre, oruç hastaya önemli bir zarar verirse kendisinin oruç tutması farz değildir.[1] Kur’an bu hususta şöyle buyurmaktadır: “Sizden kim hasta, ya da yolculukta olursa, tutamadığı ...
  • yedi kari (kurra-i sab’a) kimlerdir? Doğru kıra’atın teşhis edilmesi için riayet edilmesi kural nedir? Ehlibeyti ısmet ve Taharetin (a.s.) yedi kıraat hakkındaki görüşü nedir?
    13717 Kur’anî İlimler 2015/06/18
    Bazı yerlerde kuranın kıratı noktasında kariler arasında ihtilaf var idi ve karilerin sayısı git gide seneler geçince fazlalaşıyordu. Ta ki ibn. Mücahit kariler arasından yedi tanesini seçti. Bu kariler şunlardır: Abdullah b. Amır Yahsebi (vefatı 118 k), Zabban Ebu Amru b. Ala Mazeni (vefatı 154 k.), Hamze ...
  • “Zer Âlemi” Nedir?
    21757 Eski Kelam İlmi 2007/10/25
    “Zer” veya “Misak alemi” bu alemden önce olan bir dönem, aşama, sahne, yer veya alemden ibarettir. Allah Teala Hz. Âdem’in soyundan olan bütün soyları küçük zerreler halinde var etmiş ve o zerrelere ruh verdikten sonra onlardan kendisinin rablığı, peygamberlerin peygamberliği ve masum imamların velayetine inanacaklarına dair kesin ...

En Çok Okunanlar