Gelişmiş Arama
Ziyaret
3730
Güncellenme Tarihi: 2018/10/01
Soru Özeti
Hz. Musa (a.s) ulü’l azm bir peygamber olmasına rağmen neden Hz. Hızır’ın ilmi ondan daha fazlaydı?
Soru
Kuran’ı Kerim’de Hz. Musa (a.s) ile Hz. Hızır arasında geçen vakıa’da Hz. Hızır’ın Hz. Musa (a.s)’ın haberi olmadığı konulardan haberdar olduğu geçmektedir. Hz. Musa (a.s)’ın ulü’l azm peygamber olduğu Hz. Hızır’ın ise olmadığı göz önünde bulundurulursa bu nasıl mümkün olabilir?
Kısa Cevap
Hz. Musa (a.s) ulü’l azm peygamber ve risaletin öncülerinden olmasına rağmen Hz. Hızır’dan bazı noktaları öğrenmesi bu büyük peygamberin ilmi eksikliği olarak görülmemelidir. Bunun açıklığa kavuşması için aşağıdaki noktalara dikkatiniz çekmek isteriz:
  1. Hz. Musa (a.s) ile Hz. Hızır ilk defa karşılaştıklarında Hz. Hızır Hz. Musa (a.s)’ın selamına şöyle cevap veriyor: «السلام عليك يا عالم بنى اسرائيل» Esselam’u Aleykum ey İsrailoğulları’nın alimi.[1] Bu tabir Hz. Musa (a.s)’ın ilmi makamının izanı ve kabulünü göstermektedir.
  2. Ezcümle İmam Sadık (a.s)’dan nakledilen hadisten ve bazı rivayetlerden anlaşılan Hz. Musa kendisini nazil olan levhalarda bütün ilimlerin ve bilinmesi gereken her şeyin var olduğu ve kendisinin herkesten daha bilgili olduğu kanaatindeydi.[2] Allah Teala hikmeti ve maslahatı üzere bu kanaati düzeltmeyi irade etti. Kaderin cilvesi öyle gelişti ki gizemli bir olay sayesinde hazret bu kanaatinin sahih olmadığına vakıf olsun.
  3. Hz. Hızır bazı konularda irfan sahibiydi lakin toplamda ilmi Hz. Musa (a.s)’dan daha fazla değildi. Yani bu ulü’l azm peygamberin ilmi Hz. Hızır’dan daha fazlaydı. İşte bu yüzden İmam Sadık (a.s) Hz. Musa (a.s)’ı Hz. Hızır’dan daha alim ve bilgin bilmektedir.[3]
Başka bir ifadeyle Hz. Musa (a.s) ve Hz. Hızır vakıasının geçtiği ayet ve rivayetlerin bütünden anlaşılan Hz. Hızır’ın nezdinde olan ilim marifet türünde olup tekvini ve insanların kaderleri hakkındaydı. İlahi velayet, mutlak ve özel rahmet ışığında kendisine nasip olmuştu. Bu marifet Hz. Musa (a.s)’ın risaleti, nübüvvetine bir helallik getirmemekteydi. Hz. Musa (a.s)’ın Hz. Hızır’a itirazı şeriat, dini ritüeller ve zahir ilimler esasındaydı.   İşte bu şekilde Allah Teala kendi peygamberini bazı gaybı ilimlerle ve perde arkasındaki hakikatlerle aşina etti. Kendi has kullarından bir kul olan Hz. Hızır’ın dilinden beyan etti.[4]
  1. Hz. Hızır’ın ilminin kaynağıyla Hz. Musa (a.s)’ın ilminin kaynağı birdir. Her ikisi de ilahi öğretiler ve Allah tarafından aşikâr edilmiş hakikatlerdir. Hz. Hızır’ın Hz. Musa (a.s)’ın haberdar olmadığı bazı meseleleri ve mısdaklarını bilmesi ona has bir fazilet mahsup değildir. Zira bütün ilim Allah katındandır belirli bir hikmet ve maslahat doğrultusunda aşikar olur.
  2. Yapılan açıklamalara teveccüh edecek olursanız bazı sırların Hz. Hızır tarafından Hz. Musa (a.s)’a öğretilmesi Hz. Hızır’ın üstünlüğünden ve faziletinden daha çok Hz. Musa (a.s)’ın ruhsal yeterliliği ve zati liyakatini bizlere göstermektedir. Allah Teâlâ bu şekilde ona bilmediklerini bildirmiştir. Elbette böylesi özel bir rahmete ve ilahi feyze nail olmak içsel ve dışsal etkenler ve faktörler sayesinde mümkündür. Hz. Musa (a.s) için bu inayet dışsal bir faktör olan Hz. Hızır sayesinde muhakkak olmuştur. İşte bu sebeptendir Hz. Hızır söylediği her şeyin kendisinden olmadığını ve ilahi irade olduğunu vurgulamaktadır. Kendisi vesilesiyle bu hakikatler Hz. Musa (a.s)’a beyan olunmuştur.[5]
 

[1] Feyzi Kaşani, tefsir safi, 3.c, 251.s, bihar’ul-envar, 13.c, 278-286. s.
[2] Feyzi Kaşani, tefsir safi, 3.c, 252.s, bihar’ul-envar, 13.c, 278-286. s.
[3] Feyzi Kaşani, tefsir safi, 3.c, 252.s, bihar’ul-envar, 13.c, 303-309. s.
[4] Kehf/65.
[5] Feyzi Kaşani, tefsir safi, 3.c, 257.s,
 
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • İmam Hüseyin (a.s) mateminde çıplak bir şekilde sine vurmanın hükmü nedir?
    4067 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2018/11/17
    Taklit mercilerin İmam Hüseyin (a.s) matem merasimlerinde sine vurmak için çıplak olunması hakkında fetvalarında göze çarpan çoğunlukla namahremin gözü önünde olmaması ve fesat içermemesi halinde caiz olduğu yönündedir. Aynı şekilde hiçbir taklit merci hızlı şekilde sine vurulmasını haram bilmemektedirler. Bilakis bunun müstahak olduğunu ifade edip tekit etmişlerdir. ...
  • İslamî olmayan devletlerin bankalarından borç almanın hükmü nedir?
    5893 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/08/22
    “Borç almak devlet bankasından olsa dahi zatı itibariyle şerî otoritenin iznine bağlı değildir ve faizli olsa bile durum hükmü açısından doğrudur. Ancak faizli olması durumunda ister Müslüman’dan veya Müslüman olmayandan, ister İslam devletinden veya İslamî olmayan bir devletten alınmış olsun sorumluluk açısından haramdır. Harama bulaşmayı caiz ...
  • Şeytanın mı nüfuzu ve kudreti fazladır yoksa Allah’ın mı?
    6738 Eski Kelam İlmi 2012/01/23
    Hiç şüphesiz Allah’ın kudreti her şeyin yaratıcısı olması yönüyle bütün işlerde şeytandan daha fazladır. Hz. Âdem’in Allah’ın buyruğuna uymayarak şeytan’ın sözünü dinlemesi şeytanın sözlerinin gücü ve nüfusu nedeniyle değildi, şeytanın vesvesesinin sonucuydu, çünkü insan muhtar(irade sahibi) bir varlıktır. Kendi seçimlerinde değişik unsurların etkisi altındadır.
  • İslam Peygamberinin berzah yaşamı, ilmi ve bu dünyayı görmesi hakkındaki görüşünüz nedir?
    8665 Eski Kelam İlmi 2011/11/21
    Şii inancına göre Peygamber Efendimizin (s.a.a), vefat ettikten sonra fiziki olarak maddi alemle irtibat kurmasının ve onu müşahede etmesinin imkanı yoktur, ama Allah’ın bu büyük elçisinin takipçileriyle manevi irtibat kurması mümkündür. Peygamberimizin şu anda dünyadan ve onda olup bitenlerden haberi vardır; Efendimiz selam ve ziyaretlerimizi kesinlikle duymakta ve bunlar birçok ...
  • Mübarek Tekvir suresindeki yıldızların ‘kuvviret’ ve ‘inkederet’ olmalarının manası.
    7813 Tefsir 2011/04/28
    Kuvviret, dürülmek, toplanmak, atılmak veya kararmak manalarına gelmektedir. Buradaki maksat Güneşin ışığının sönmesi, kararması ve onun hacminin küçülmesi demektir. Aynı şekilde ‘inkederet’ kelimesi ‘inkidar’ kökünden olup düşmek ve dağılmak demektir. Yine kararmak ve karanlık demek olan ‘küdüret’ten de gelmektedir. Dolayısıyla ayetin manası şöyle olur: Kıyamete yakın zamanda yıldızlar ...
  • ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ (Müzemmil/5) ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat nedir?
    6883 Tefsir 2012/02/14
    ‘Gerçekten de sana ağır bir söz vahyedeceğiz.’ayetindeki ‘Ağır Söz’den maksat Kur’an-ı Kerim’dir. Müfessirler ‘Ağır Söz’ü değişik boyutlardan çeşitli şekillerde tefsir etmişlerse de anlaşılan o ki onun Kur’an-ı Kerim olduğunda şüphe yoktur. ‘Ağır Söz’ün çeşitli yönleri vardır. Ağır ...
  • ilahi yakınlığın (kurb) anlamı nedir? Kısımları nelerdir? Nasıl elde ediliyor.
    16195 Pratik İrfan 2010/12/14
    kurb lügatte; bir şeyin başka bir şeye yakınlığı anlamındadır. Bu yakınlık bazen mekânsal, bazen de zamansaldır. Bu nedenle yakınlık, ya mekânsaldır veya zamansal. Geleneksel ve genel örfte yakınlılık (kurb) başka bir anlamda da kullanılıyor. Oda şudur ki; bir kimsenin başka birisinin yanında değerli olmak ve ...
  • Bir Hindu, Kur’an’ı araştırmak ve okumak isterse ona Kur’an hediye etmenin şer’î hükmü nedir?
    6021 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/05/19
    Büyük taklit mercilerinin görüşlerine geçmeden önce bazı noktaları dikkatlerinize sunuyoruz:1- Hindular kafirler sınıfındandır.2- Kafirin Kur’an’a saygısızlık veya necis edeceği bilinse (ihtimal demiyoruz) taklit mercilerinden hiç biri bunu caiz bilmemekteler.3- Kafir, okumak maksadıyla ...
  • Allah-u Teâlâ’nın hilesinin anlamı nedir?
    8370 Tefsir 2012/06/11
    Arap lügatinde hile (mekr), bir kimseyi hedefin­den (hedef iyi ya da kötü olsun) alı koymaktır. Bu anlam esasınca hile her zaman ve her yerde kötü değildir. Bu kelimenin Allah-u Teâlâ’ya nispet verilmesi, zararlı komployu hünsa etmek anlamındadır ve bozguncular hakkında kullanıldığında, programları ıslah etmenin önünün ...
  • Hz Peygamber’den (s.a.a) sonra kızı Hz Fatıma Zehra’nın (s.a) başına neler gelmiştir?
    12197 تاريخ بزرگان 2012/04/15
    Hz Peygamberin vefatından sonra kızı Fatıma’nın yaşadığı musibet ve sorunlar hakkında birçok söz ve rivayet vardır. Bu hususta Ehli Sünnetin en muteber kitabı olan Sahih-i Buhari’deki bir rivayete dikkatinizi çekiyoruz. ...

En Çok Okunanlar