Gelişmiş Arama
Ziyaret
5930
Güncellenme Tarihi: 2011/07/18
Soru Özeti
Acaba taklidi merci olamayan bir kimseye humus ödenebilinir mi?
Soru
Acaba humus hususunda nitelik ve nicelik bakımından mercilerden hangileri benzer görüşe sahiptir. Bu konuda bizi aydınlatabilir misiniz? Yani humusu ödeme hususunda hangisini bir diğerinin yerine koyabiliriz?
Kısa Cevap

Bildiğiniz üzere bazı değerli mercilerin görüşüne göre kendi taklidi mercii olmayan bir başka mercie humus ödeyebilmek için sadece bazı prensipler dairesinde mümkündür. Söz konusu mercilerin değerli görüşleri aşağıda zikrediliyor:

Eğer bir kimse imamın (a.f.) payını (humusu) taklit etmediği bir müçtehide vermek istiyor ise bir surette bu izin kendisine veriliyor. Oda şu: humusu vereceği mercii de imamın payı olarak kendisine verilen humusu taklit ettiği merciiyle aynı şekilde masraf edeceklerini bilmelidir.  

(HUİY) (TEBRİZİ): İhtiyat-i vacip gereğince taklit ettiği merciden izin alınmalı.

(BEHCET): Eğer her iki (taklit ettiği mercii ile humus vereceği) merci imamın (a.f.) payı olan humusun bir kısmı ayni yerlerde sarf ediyorlar ise (caizdir).

(MEKARIMİ ŞİRAZİ): Eğer birisi İmamın (a.s.) payı olan humusu taklit etmediği başka bir mercie vermek istiyor ise şu surette caizdir ki, taklit ettiği merci ile humusu vereceği merci imamın payı olan humusu aynı şekilde masraf ediyorlar.  

(Zencani): Ama eğer insan imamın payı olan humusun bir bölümü taklit ettiği merciin dışında bir mercie vermek istiyorsa bir surette verebilir. Oda şu: kendisine humusu vereceği merci imamın (a.f.) payını masraf edeceği yerler taklit ettiği merciice caizdir.

Merhum Ayetullah Fazılı LENKERANİ’in bu bağlamdaki görüşü farklıdır.

(FAZIL): Hali hazırdaki şartlarda (humusun) her iki (imamın ve seyitlerin) payını sadece taklit ettiği mercie vermeli veya taklit ettiği merciin defterinden dolaysızca izin alıp kendisi harcamalıdır.[1]  

Ama bu bağlamda (humusu harcama) mercilerden kimlerin görüşleri bir birine benzer ve aynı şekilde amel ediyor gibi konuların teşhisini yapmak mükellefin kendi uhdesindedir. Elbette mercilerin defterleri bu konuda sizlere yardımcı olabilirler.  

 



[1] İmam HUMEYNİ, “tevzi’ül mesail” (el-muhaşi), c. 2, s. 59.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Rastgele Sorular

  • Sigaranın orucu bozduğunu bilmeyen biri, sigara içerek tuttuğu oruçların kazasının yanı sıra keffarette vermeli midir?
    7532 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/13
    İmam Humeyni (r.a) ve diğer büyük taklit mercilerinin görüşleri şöyledir: (Oruç tutan kişi) Meseleyi bilmediğinden dolayı orucu bozan bir şey yapsa, eğer meseleyi öğrenme imkanı vardıysa farz ihtiyat gereği üzerine keffaret gelir. Eğer meseleyi öğrenme imkanı yoktuysa veya meselenin farkında değildiyse yahut filan şeyin orucu bozduğunu kesin olarak ...
  • Mübarek Tekvir suresindeki yıldızların ‘kuvviret’ ve ‘inkederet’ olmalarının manası.
    7773 Tefsir 2011/04/28
    Kuvviret, dürülmek, toplanmak, atılmak veya kararmak manalarına gelmektedir. Buradaki maksat Güneşin ışığının sönmesi, kararması ve onun hacminin küçülmesi demektir. Aynı şekilde ‘inkederet’ kelimesi ‘inkidar’ kökünden olup düşmek ve dağılmak demektir. Yine kararmak ve karanlık demek olan ‘küdüret’ten de gelmektedir. Dolayısıyla ayetin manası şöyle olur: Kıyamete yakın zamanda yıldızlar ...
  • Çok eşli olmak neden erkekler için caiz ama kadınlar için caiz değildir?
    31516 Hukuk ve Şer’I Hükümler Felsefesi 2009/10/10
    Çok evlilik İslam’dan önce yaygındı ve herhangi bir sınır ve kuralı yoktu. İslam insan hayatının gereksinimini göz önüne alarak onu sınırladı ve ağır şartlar koydu.Islam’ın kanunları insanın ...
  • Anneleri seyyid olanlar neden seyyid sayılmazlar? Halbu ki Hz. Fatıma’nın (s.a) bütün evlatları seyyid’dirler.
    25425 Eski Kelam İlmi 2012/07/10
    İslamda Seyyid, Hz. Zehra’nın (s.a) evlatlarından olmasa da soyu baba tarafından Peygamber Efendimizin (s.a.a) ceddi Haşim’e ulaşan kimseye denir. Başka bir ifadeyle Haşim’in soyundan gelen herkese seyyid denir ve mutlaka Hz. Zehra’nın (s.a) soyundan gelmesi gerekmemektedir. Dolayısıyla Hz. Zehra’nın (s.a) evlatları Onun (s.a) soyundan geldikleri için değil, ...
  • Evrendeki şerlerin arazî olarak Allah’a isnat edilmesinin nedeni nedir?
    6730 İslam Felsefesi 2011/11/21
    Şer olarak anılan şeyler soyutlar âleminde mevut değildir ve bu konu madde âlemiyle ilişkilidir. Hayır ve şerrin manasının tahlilinde şöyle denmiştir: Hayır, her şeyin kendi doğası hasebince talep ettiği, sevdiği ve birkaç husus arasında tereddüt ettiğinde onların en iyisini seçtiği şeydir. Şer ise hayrın karşısındadır. Eşya hayır ve şer ...
  • Annenin izni olmadan kızın evlenmesi doğru mudur?
    6779 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2010/07/24
    Şimdiki mercilerin çoğu bakire kız ile nikâh akdini (geçici veya daim) babanın veya baba tarafından atanın izni şartına bağlamışlardır. Ama kız bakire değilse yahut baba veya baba tarafından atası yoksa (vefat etmişlerse) bir başka şahsın iznine gerek yoktur. Ama bu evliliğin annenin üzülmesine ...
  • Rabbin Yusuf’u günahtan korumak için gösterdiği burhan neydi ve nasıl vuku buldu?
    12620 Kur’anî İlimler 2011/06/20
    Burhan kesin delil ve yakin anlamındadır. Her ne kadar Kur’an’da bu burhanın niteliğine işaret edilmemişse de Yusuf’a (a.s) gösterilen şeyin maddi ilimler cinsinden bir şey olmadığı bellidir. Bu burhan hakkında aşağıdaki ihtimaller dile getirilebilir: 1. Bu bir çeşit keşif ilimidir ve insan onu görmeyle artık hiçbir surette günaha ...
  • Kadın namazda secdedeyken ayaklarının altını ve üstünü örtmesi gerekir mi?
    5595 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/04/28
    Taklit merciilerinin çoğuna göre eğer namahrem görmezse namazın secdesinde ayağın altını ve üstünü örtmek farz değildir.[1][1]
  • Allah zihin aracılığıyla tanınamayacağından, şirke bulaşmayacak bir şekilde O’nu nasıl tanımalıyız?
    8176 Eski Kelam İlmi 2012/04/16
    Allah’ı tanımanın doğru yolu hakkında rivayetler esasınca bu husustaki ölçünün teşbih ve durmaktan uzak durmak olduğunu söylemeliyiz. Konunun açıklaması için ayrıntılı cevaba müracaat ediniz. ...
  • Toprağa secde etmenin felsefesi nedir?
    17958 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2012/10/24
    Secdenin hakikati alçakgönüllülük, baş eğmek ve meyildir. Secde farzlardan biridir; çünkü yüce Allah şöyle buyurmuştur: “Ey iman edenler rükû ve secde edin…” Burada bir noktaya dikkat edilmesi gerekir ve bu nokta Şia’nın toprağa toprak için secde etmemesidir; zira yüce Allah’tan başkasına secde etmek tüm Şia âlimlerinin görüş ...

En Çok Okunanlar