Gelişmiş Arama
Ziyaret
10502
Güncellenme Tarihi: 2011/08/14
Soru Özeti
Bazı Hıristiyanlar Hz. İsa'dan (a.s) önce (Hz. İsa dışında) bütün peygamberlerin günah işlediğini, İslam Peygamber'inin bir mucizesi olmadığını ve Kur'an'ın da İncil'in bir kopyası olduğunu söylemektedirler bu söz doğru mu?
Soru
Ben yabancı bir ülkede yaşayan Müslüman bir öğrenciyim, sınıf arkadaşlarımdan biri Hıristiyan'dır. O İslam hakkında bana bazı sorular sormaktadır. O Kur'an-i Kerim'in İncil'in kopyası olduğunu ve içinde yeni bir konu olmadığını iddia ediyor. Onun bu iddiasına nasıl mantıklı bir karşılık verebilirim?
Kısa Cevap

Herkes bir çok iddia da bulunabilir, önemli olan kendi iddiaları hakkındaki delillerini ortaya koymalarıdır. Delilsiz bir iddianın hiçbir değeri yoktur. Kur'an'ın İncil'den bir kopya olduğu konusuna gelince ona sormak gerekir hangi İncilin kopyasıdır. Bugün elimizde bulunan İncilin mi yoksa başka bir İncilin mi? Eğer bugün elimizde bulunan İncil'in kopyası olduğunu iddia ediyorlarsa şunu bilmek gerekir ki Kur'an ve İncillerin muhtevasından haberi olan akıllı hiçbir kimse Kur'an'ın mevcut olan İncillerin bir kopyası olduğunu iddia etmesi düşünülemez. Bu gün kitapları karşılaştırmak çok zor bir iş değildir. Biraz insaflı olmak bu iddianın yalan olduğunu ortaya koymaktadır.

Eğer Kur'an bugün elde bulunmayan asıl İncil'in bir kopyasıdır demek istiyorlarsa o zaman ellerinde bulunan İncillerin tahrife uğradığına ve yalan olduğuna itiraf etmiş olurlar buna göre Kur'an'a iman edip onun hükümleri uyarınca amel etmeleri gerekir.

Diğer yandan bu adamlardan sormak gerekir ki kim Kur'an'ı İncil üzerinden kopya etmiştir. Eğer böyle bir şey olmuşsa bunu Peygamber'in yapmış olması gerekir, oysa tarih ve Kur'an şahitlik etmektedir ki Peygamber kimseden ders almamıştır. Acaba ders okumamış bir kişi nasıl böyle bir işi yapabilir?

Eğer "peygamber Kur'an'ı Hıristiyan bilginlerden sözlü olarak öğrendiğini söylerlerse bunun Kur'an'da işaret edilen müşrikler tarafından ortaya atılan bir şüphe olduğunu söylemek gerekir. Nehl suresinin 103. ayetinde şöyle deniyor:   Şüphesiz, biz onların, "Ona (Peygamber'e) ancak bir beşer öğretiyor." dediklerini biliyoruz.

sonra bu sözün reddi hakkında şöyle buyurmaktadır. Yalanla işaret ettikleri [1] kişinin dili yabancıdır. [2] Bu (Kur'an) ise, apaçık bir Arapçadır. [3]

Buna göre maksat Arapça bilmeyen ve bu dilin gramer ve anlatım gücünden anlamayan bir kişi Kur'an'ı Peygamber'e öğrettiği ise bu tamamen boş ve beyinsizce bir sözdür. Çünkü Arap dilinin lügat bilginlerinin karşısında acizliklerini ortaya koydukları ve Kur'an'ın defalarca ona benzer bir sure getirmeleri konusunda meydan okuduğu böyle bir fesih ve beliğ bir kitabı dil bilmeyen bir yabancının öğretmesi nasıl düşünülebilir?

Eğer Kur'an'ın muhtevasının başkaları tarafından öğretildiği söylenmek isteniyorsa bunun reddi önceki iddiadan daha kolaydır. Çünkü Kur'an'daki anlatım şivesi, Arap edebiyatına vakıf hiçbir kişinin getirmesi mümkün olmayan bir üstünlük ve seçkinliktedir. Bu da gösterir ki bu kitapta öyle bir anlatım tarzı işlenmiştir ki Arapça diline vakıf hiçbir kişi tarafından benzerinin getirilmesi mümkün değildir. Yani bu tarz anlatım insanlara ait değil her türlü eksiklikten uzak olan Yüce Allah'ın işidir. [4]

üstelik Kur'an'da işaret edilen konular çeşitli sebeplere nazaran İncilin bir kopyası olamaz. Çünkü Kur'an'da gelecekte vuku bulacak hadiselerden örneğin Rum İmparatorluğunun İran İmparatorluğuna gelip geleceği gibi konulardan söz edilmiştir. Bu tür bir bilginin İncil'de yer almadığı apaçık ortadadır. Diğer yandan İslam ile Hıristiyanlık arasında bir çok önemli konu hususunda ihtilaf vardır. Örneğin tevhit konusunda İslam şiddetle teslis inancını reddederken Hıristiyanlık bu inancı ısrarla savunmaktadır. Yine İslam Hz. İsa'nın dara çekildiği ve feda olduğu inancını reddetmektedir ancak Hıristiyanlık bu inancı da ısrarla savunmaktadır. Bunlar işte Kur'an'la İncilin arasındaki derin farklardan bazılarıdır.

Buna göre böyle bir iddia temelden batıldır. Bunu iddia edenler eğer delilleri var ise bunu sadakatle ortaya koymalıdırlar.

Daha fazla bilgi için aşağıdaki dizinlere başvurun:

1- Dizin: İncil, Peygamber'in dönemi, soru 12664(site: 2862)

 2- Dizin: Kur'an'da Peygamber'in mucizeleri soru 1414 (site: 2897)

3- Kur'an'ın tahriften uzak oluşu, soru: 5801, (site: 6049)

Dizin: Kur'an nazarında peygamberlerin masumluğu, soru: 1706 (site: 1824)



[1] "Yulhidine" kelimesinin karşılığı olarak "işaret ettikleri" kelimesini kullandık, ilhadın lügat anlamı haktan sapmaktır. Maksat inkarcıların Peygamberi böyle bir suçlamaya tabi tutmaya meyletmeleridir.

[2] Bunu "acemi" kelimesinin karşılığı olarak kullandık. Aslında acemi anlatımında bir sorun olan kişiye denir, ister Arap olsun ister yabancı. Ama Araplar genelde diğer dillerde konuşanlara "acemi" diyorlardı.

[3] Nahl: 103

[4] Nasır Mekarim Şirazi, Tefsir-i numune, c. 11, s. 409; Medrese-i İmam Ali b. Ebitalip, Kum, 1421.

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Eğer bir kimse Allaha inanır ama Allah bizim namazımıza ihtiyacı yoktur diyerek namaz kılmıyorsa onun cevabında ne demeliyiz?
    7858 Eski Kelam İlmi 2012/09/15
    Allah, namaz olmak üzere insanın hiçbir şeyine muhtaç değildir. Zira Allah mutlak bir şekilde müstağnidir. İnsanın kendisidir ki Allaha ve namaza muhtaçtır Allah insana ve insanın namazına ihtiyacı yoktur. Eğer Allah insandan namaz kılmasını istemiş ise Allah insanın faydasını dikkate alarak insandan namaz kılmasını istemiştir, kendi menfaatini ...
  • Kopya çekmek ve tez notuyla oynamanın hükmü nedir?
    3098 Yasa Ve Kanunlara Riayet Etmek 2019/12/09
    Kopya çekmek ve aynı sonucu doğuran eylemler haramdır. Buna bina tövbe etmeli ve Allah’tan bağışlanma dilemelisiniz. Ama eğer mesleğinizi yapacak gerekli bilimsel birikime sahipseniz bu alanda çalışmanızın da ve karşılında aldığınız paranın da sakıncası yoktur.Bu soruya Taklit Mercilerin vermiş olduğu cevaplar:[1]
  • Tahrip edilmiş korunaktan hırsızlık yapmanın hükmü nedir?
    5918 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Hırsızın elinin kesilmesinin şartları şunlardır:1. Erginlik2. Akıl3. İrade4. Zorunluluğun olmaması5. İster yalnız başına ve ister beraberce olsun hırsızın korunağa saygısızlık etmesi6. Eşyayı korunaktan çıkarması7. Hırsızın mal sahibinin babası olmaması8. Korunağa saygısızlığın ve hırsızlığın gizlice yapılması; açıkça ve aşikâr olarak korunak kırılır ...
  • Acaba bir insan cinle evlilik yapabilir mi?
    3978 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/05/28
    Öncelikle sagılarımızı sunarak şu noktayı hatırlatmayı gerek görmekteyiz.bu be benzeri konuları öğrenmenin hayatımıza hiçbir faydası yoktur. Bunun hükmünü öğrenmek bize hiçbir maddi ve manevi fayda sağlamayacaktır. “~~55.56~ فٖيهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ”
  • Huzurun hakikatı nedir ve ona hangi yollarla ulaşılır?
    21257 Pratik Ahlak 2010/12/04
    Yaşamda sakinlik ve düşüncenin rahatlığı demek olan huzur, İslam’ın övdüğü güzel bir hakikattır. İslam ona ulaşmak için yollar koymuştur. İslamın öngördüğü huzura ulaşmanın yollarından bazıları şunlardır: Allah’ı anmak, hüsn-ü zan, kendine güven, uzun arzulara kapılmamak, evlenmek, yaşamda ve işlerde programlı olmak, geceden istirahat etmek için faydalanmak, siyah üzüm ...
  • Nevruz bayramı hakkında ne gibi bir şerî delil mevcuttur?
    12913 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/08/21
    Bu bayram, İslam öncesi yaygın olan İranlıların antik bayramlarındandır. Rivayet kitaplarında İmam Sadık’tan (a.s) nevruzun fazileti hakkında bir rivayet nakledilmiş ve son dönemdeki meşhur fakihler bununla amel etmiş ve de nevruzda gusül almanın müstehap olduğuna fetva vermişlerdir. Lakin bazıları da bu rivayet hakkında münakaşa yapmıştır. Bu nedenle, yüzde yüz ...
  • Yüce Allah’ın dünyada kulları karşısında kendi hakkından geçtiği ama halkın hakkından geçmediği doğru mudur?
    7125 Eski Kelam İlmi 2011/08/21
    Tövbe insanın alçaklık ve ilahi azaptan kurtulması için bir yoldur. Tövbe günahtan geri dönme ve Allah’ın dergâhına yönelme manasındadır. Allah insanı günahları sebebiyle meyus etmez ve içten, halis ve doğru bir tövbeye çağırır ve de tövbesinin kabul edileceği vaadini de verir. Tövbe etmek sade bir iş değildir ve günah ...
  • Masum İmamlar da iktidar savaşına girişirler miydi? Onlar da verasete dayalı iktidar mı istiyorlardı?
    5239 Eski Kelam İlmi 2012/03/04
    Birincisi, İmamların siretine baktığınızda Onların iktidar için savaşım vermediklerini gördüğümüz gibi asla iktidar peşinde olmadıklarını da görmekteyiz. Bazı zamanlar haklarını savundularsa bunun nedeni görevlerini yerine getirmek içindi. İmam Ali’nin (a.s) ‘Beni bırakın ve başkalarının yanına gidin.’ sözü bu iddiaya en güzel delildir. İkincisi, başkalarından daha üstün ...
  • Kime şehid demektedirler? Diğer İslamî ve gayri İslamî ülkelerin ölüleri şehid sayılır mı?
    6075 Tefsir 2011/08/17
    Şehid şahit ve hazır anlamında olup değişik derecelere sahiptir. Bu anlamıyla Allah, peygamberler, melekler, Allah yolunda öldürülenler ve tüm müminler şahadet derecelerindeki mertebeler dizisinde yer alırlar. Elbette mukaddes “şehid” sözcüğü ilahî dürtü olmaksızın ve sadece kendi ülkesini savunmak veya hatta istemeyerek ve hedefsizce öldürülen tüm şahıslar için ...
  • Ben, namaz kılarken halim olmuyor, ne yapmam gerekir?
    8175 Pratik Ahlak 2008/04/09
    Namazın bir zahiri ve bir de batıni yönü vardır. Zahirinin kural ve şartları olduğu gibi batının da kural ve şartları vardır.Elbisenin pak olması, kıbleye doğru yönelmek abdestli olmak ve … gibi namazın zahiri şartlarına riayet etmek, namazın zahiri doğruluğuna sebep olduğu gibi, namazın batıni şartlarını yerine getirmek de, örneğin ...

En Çok Okunanlar