Gelişmiş Arama
Ziyaret
5893
Güncellenme Tarihi: 2011/09/21
Soru Özeti
Kendi şer’i vazifelerine karşı kayıtsız olan anne ve babanın oruç ve namazının karşısında oğlunun vazifesi nedir?
Soru
Kendi hayatında sağlam ve salim olup yılda yaklaşık bir ay namaz kılan bir kimse vefat ettikten sonra kendisi için namaz ve oruç satın almanın hükmü nedir?
Kısa Cevap

Fıkıhçıların çoğuna göre Babanın yerine getirmediği oruç ve namazının kazası en büyük oğlanının üzerinde farzdır. Yani babanın vefatından sonra kazaya kalmış namaz ve orucunu ya büyük oğlu bizatihi kendisi veya başka birisini kiralayarak yerine getirmesi gerekir. Elbette taklidi mercilerin bir kısmı da anne ve baba yani her ikisinin namaz ve orucunun kaza edilmesini vacip olduğunu söylemişlerdir.

Dikkat edilmesi gerekir ki bazı fakihler şöyle buyuruyorlar: bu teklif (babanın veya baba ve annenin kazaya kalmış namaz ve oruçlarının kaza edilmesi) hatta eğer baba ve anne Allaha karşı isyan ederek namaz ve oruçlarını yerine getirmemiş olsalar bile yine bu teklif büyük oğlana yönelir. Ama bazıları bu durumda büyük oğlu tarafından kaza edilmesi gerekmez veya kaza edilmesi müstehaptir diyor.

Örnek olsun diye fakihlerin bu bağlamdaki görüşlerini gözden geçiriyoruz:   

Hz. İmam Humeyni (r.a.):

Eğer baba kendi orucunu tutmazsa, orucunu Allaha karşı isyan ederek tutmazlık yapmamış ve kaza yapabilir olduğu halde kaza yapmamış ise vefatından sonra kazası büyük oğlu üzerinde farzdır. Veya yerine getirilmesi için birisini kiralaması gerekir. Belki hatta eğer isyan kastıyla da terk etmiş olsa bile bu şekilde amel etmesi gerekir. Hakeza! Yolculukta tutmadığı oruçları hatta kaza edememiş olsa bile büyük oğlu tarafından kaza edilmesi vaciptir. Veya kaza edilmesi için birisini kiralamalıdır.

Ayetullah Eraki (r.a.):

Eğer baba ve anne üzerlerine farz olan orucu yerine getirmemiş olsalar ve yerine getirmemiş olması Allaha karşı isyandan dolayı değil ve kaza edebiliyorlardı ama yapmamış ise büyük oğlu üzerinde ölümlerinden sonra kazası vaciptir. Veya yerine getirilmesi için birisini kiralamalıdır. Hatta eğer isyandan dolayı yerine getirmemiş olsalar bile bu şekilde amel etmesi büyük oğlu üzerinde vaciptir. Hakeza! Yolculukta tutmadıkları orucu hatta eğer kaza edememiş olsalar bile büyük oğlu kaza etmelidir veya kaza edilmesi için birisini kiralamalıdır.

Ayetullah Mekarim-i Şirazi:

Vefat etmiş anne ve babadan Allaha isyan etmek kastiyle değil ve kaza yapabilir gücünde oldukları halde kazaya kalmış oruç ve namazları büyük oğulları (yani onların ölümünden sonra hayatta olan en büyük oğlu) tarafından kaza edilmesi farzdır. Belki hatta eğer isyan etme kastıyla terk etmiş olsalar bile ihtiyat-i müstahap gereğince bu şekilde amel etmelidir. Hakeza! Eğer yolculukta tutmadığı oruçları kaza etmesi için fırsat bulmamış olsalar bile ihtiyati müstahap gereğince büyük oğulları tarafından yerine getirilmesi vaciptir.

Ayetullah Sistani:

Eğer baba namazını kılmamış olsa, kaza da yapabiliyordu ve isyan etme kastıyla nazmı terk etmemiş ise ihtiyat gereğince kazası büyük oğlu üzerinde farzdır.

Ayetullah Nuri:

Baba ve anne üzerinde farz olan namaz ve orucu yerine getirmemiş olsalar ve kaza da edebilirlerdi kaza etmemiş olarak vefat ederlerse vefatlarından sonra büyük oğlu tarafından kaza edilmesi vaciptir. Veya bunu yerine getirmek için birisini kiralamalıdır. Hakeza! Yolculukta tutmadıkları oruçları hatta kaza yapma fırsatı bulmamış olsalar bile vacibi ihtiyat gereğince büyük oğulları kaza etmelidir. Veya kaza edilmesi için birisini kiralamalıdır. Tuğyan ve isyandan dolayı anne ve babanın yerine getirmediği oruç ve namazların kazası büyük oğulları üzerinde farz değildir. Bu hüküm baba için sabittir anne için de ihtiyati vacip gereğince riayet edilmelidir.

Ayetullah Hamenei:

Bir baba tüm ibadi amellerini kasti olarak yerine getirmemiş. Acaba büyük oğlan üzerinde babanın terk etmiş olduğu bu namaz ve oruçları ki yaklaşık elli yıla kadar varmış durumdadır vacip midir? Sorusuna vermiş olduğu cevap şöyledir: eğer terk etmiş olduğu namaz ve oruçlar tuğyandan ötürü terk etmiş ise kazası büyük oğlan üzerinde farz değildir. Ama ihtiyat gereğince bu durumda bile kazası terk edilmesin.[1]



[1] İmam Humeyni, “tevziu’l-mesail (el-muhaşi lil imam Humeyni), c. 1, s. 761, m

Ayrıntılı Cevap
Bu sorunun ayrıntılı cevabı yoktur.
Diğer Dillerde Soru Tercümesi
Yorumlar
yorum Sayısı 0
Lütfen soruyu doğru giriniz
örnek : Yourname@YourDomain.com
Lütfen soruyu doğru giriniz
Lütfen soruyu doğru giriniz

Konusal Sınıflandırma

Rastgele Sorular

  • Eğer bir kimse Allaha inanır ama Allah bizim namazımıza ihtiyacı yoktur diyerek namaz kılmıyorsa onun cevabında ne demeliyiz?
    7858 Eski Kelam İlmi 2012/09/15
    Allah, namaz olmak üzere insanın hiçbir şeyine muhtaç değildir. Zira Allah mutlak bir şekilde müstağnidir. İnsanın kendisidir ki Allaha ve namaza muhtaçtır Allah insana ve insanın namazına ihtiyacı yoktur. Eğer Allah insandan namaz kılmasını istemiş ise Allah insanın faydasını dikkate alarak insandan namaz kılmasını istemiştir, kendi menfaatini ...
  • Kopya çekmek ve tez notuyla oynamanın hükmü nedir?
    3098 Yasa Ve Kanunlara Riayet Etmek 2019/12/09
    Kopya çekmek ve aynı sonucu doğuran eylemler haramdır. Buna bina tövbe etmeli ve Allah’tan bağışlanma dilemelisiniz. Ama eğer mesleğinizi yapacak gerekli bilimsel birikime sahipseniz bu alanda çalışmanızın da ve karşılında aldığınız paranın da sakıncası yoktur.Bu soruya Taklit Mercilerin vermiş olduğu cevaplar:[1]
  • Tahrip edilmiş korunaktan hırsızlık yapmanın hükmü nedir?
    5918 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2011/08/21
    Hırsızın elinin kesilmesinin şartları şunlardır:1. Erginlik2. Akıl3. İrade4. Zorunluluğun olmaması5. İster yalnız başına ve ister beraberce olsun hırsızın korunağa saygısızlık etmesi6. Eşyayı korunaktan çıkarması7. Hırsızın mal sahibinin babası olmaması8. Korunağa saygısızlığın ve hırsızlığın gizlice yapılması; açıkça ve aşikâr olarak korunak kırılır ...
  • Acaba bir insan cinle evlilik yapabilir mi?
    3978 Hukuk ve Şer’I Hükümler 2019/05/28
    Öncelikle sagılarımızı sunarak şu noktayı hatırlatmayı gerek görmekteyiz.bu be benzeri konuları öğrenmenin hayatımıza hiçbir faydası yoktur. Bunun hükmünü öğrenmek bize hiçbir maddi ve manevi fayda sağlamayacaktır. “~~55.56~ فٖيهِنَّ قَاصِرَاتُ الطَّرْفِ لَمْ يَطْمِثْهُنَّ اِنْسٌ قَبْلَهُمْ وَلَا جَانٌّ”
  • Huzurun hakikatı nedir ve ona hangi yollarla ulaşılır?
    21257 Pratik Ahlak 2010/12/04
    Yaşamda sakinlik ve düşüncenin rahatlığı demek olan huzur, İslam’ın övdüğü güzel bir hakikattır. İslam ona ulaşmak için yollar koymuştur. İslamın öngördüğü huzura ulaşmanın yollarından bazıları şunlardır: Allah’ı anmak, hüsn-ü zan, kendine güven, uzun arzulara kapılmamak, evlenmek, yaşamda ve işlerde programlı olmak, geceden istirahat etmek için faydalanmak, siyah üzüm ...
  • Nevruz bayramı hakkında ne gibi bir şerî delil mevcuttur?
    12913 Diraytü’l-Hadis (Hadis Etidü) 2011/08/21
    Bu bayram, İslam öncesi yaygın olan İranlıların antik bayramlarındandır. Rivayet kitaplarında İmam Sadık’tan (a.s) nevruzun fazileti hakkında bir rivayet nakledilmiş ve son dönemdeki meşhur fakihler bununla amel etmiş ve de nevruzda gusül almanın müstehap olduğuna fetva vermişlerdir. Lakin bazıları da bu rivayet hakkında münakaşa yapmıştır. Bu nedenle, yüzde yüz ...
  • Yüce Allah’ın dünyada kulları karşısında kendi hakkından geçtiği ama halkın hakkından geçmediği doğru mudur?
    7125 Eski Kelam İlmi 2011/08/21
    Tövbe insanın alçaklık ve ilahi azaptan kurtulması için bir yoldur. Tövbe günahtan geri dönme ve Allah’ın dergâhına yönelme manasındadır. Allah insanı günahları sebebiyle meyus etmez ve içten, halis ve doğru bir tövbeye çağırır ve de tövbesinin kabul edileceği vaadini de verir. Tövbe etmek sade bir iş değildir ve günah ...
  • Masum İmamlar da iktidar savaşına girişirler miydi? Onlar da verasete dayalı iktidar mı istiyorlardı?
    5239 Eski Kelam İlmi 2012/03/04
    Birincisi, İmamların siretine baktığınızda Onların iktidar için savaşım vermediklerini gördüğümüz gibi asla iktidar peşinde olmadıklarını da görmekteyiz. Bazı zamanlar haklarını savundularsa bunun nedeni görevlerini yerine getirmek içindi. İmam Ali’nin (a.s) ‘Beni bırakın ve başkalarının yanına gidin.’ sözü bu iddiaya en güzel delildir. İkincisi, başkalarından daha üstün ...
  • Kime şehid demektedirler? Diğer İslamî ve gayri İslamî ülkelerin ölüleri şehid sayılır mı?
    6075 Tefsir 2011/08/17
    Şehid şahit ve hazır anlamında olup değişik derecelere sahiptir. Bu anlamıyla Allah, peygamberler, melekler, Allah yolunda öldürülenler ve tüm müminler şahadet derecelerindeki mertebeler dizisinde yer alırlar. Elbette mukaddes “şehid” sözcüğü ilahî dürtü olmaksızın ve sadece kendi ülkesini savunmak veya hatta istemeyerek ve hedefsizce öldürülen tüm şahıslar için ...
  • Ben, namaz kılarken halim olmuyor, ne yapmam gerekir?
    8175 Pratik Ahlak 2008/04/09
    Namazın bir zahiri ve bir de batıni yönü vardır. Zahirinin kural ve şartları olduğu gibi batının da kural ve şartları vardır.Elbisenin pak olması, kıbleye doğru yönelmek abdestli olmak ve … gibi namazın zahiri şartlarına riayet etmek, namazın zahiri doğruluğuna sebep olduğu gibi, namazın batıni şartlarını yerine getirmek de, örneğin ...

En Çok Okunanlar